Nüfus Üzerinden Başarısızlığı Ölçemezsiniz!
Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Ahmet TALİMCİLER Nüfus Üzerinden Başarısızlığı Ölçemezsiniz!

Nüfus Üzerinden Başarısızlığı Ölçemezsiniz!

6f4901d746669923

Ahmet Talimciler- 28 Eylül 2022 Nüfus büyüklüğünün bir anlam ifade etmesi için sizin o nüfusunuzu farklı spor branşları içerisinde organize edebilecek bir yapıya sahip olmanız ve bu çocukları bu doğrultuda eğitim süzgecinden geçirmeniz gerekmektedir. Aksi halde dengimiz olmayan Lüksemburg veya sıklet farkımız olduğunu belirttiğimiz Faroe Adaları ile oynadığımız karşılaşmalarda yaşanan sonuçlar olduğundan çok daha can yakıcı ve yüz kızartıcı olabilmektedir.

 

Bu yazıyı yazmak için bilerek birkaç gün bekledim ve geçen süre içerisinde gerek yazılı basında gerekse de televizyonlar ile sosyal medya mecralarında yapılan yorumları izlemeye çalıştım. Öncelikle geçtiğimiz perşembe günü oynanan ve son anda 3-3'lük beraberliği yakalayabildiğimiz Lüksemburg karşılaşması sonrasında yorumcular adeta ağız birliği etmişçesine milli takımın oyun kurgusu ve rakibin bizim dengimiz olmadığına odaklandılar. Ardından pazar gecesi Faroe Adaları ile oynanan karşılaşmada 2-1'lik mağlubiyet sonrasında ise bardak taştı ve hem teknik direktör Stefan Kuntz hem de onun bu mevkiye getirilmesine aracılık eden Hamit Altıntop'un birlikte Türk futbolundan çekip gitmeleri konu edildi. Üstelik bu yenilgi ile ekranlarda ağzını açanın 55 bin kişilik ülkeye-80 bin koyunluk ülke diyenler de oldu- mağlup olarak bizi rezil ettiniz sözleri adeta dalga dalga yayıldı.

Ekranlardaki yorumcuların büyük bir kısmının rakibimiz olan ülkeleri kendi ülkemizin sınırları içerisinde ilçe ve beldelerle kıyaslamaları bir türlü bitmedi. Aslında bu durumun ülke futbol medyasının geçmişinde de bir hayli yoğun olarak karşılık bulduğunu ve gerek milli takımın gerekse de kulüp takımlarının oynadıkları karşılaşmalar sonrasında alınan beklenmeyen sonuçların ardından 'köy takımına elendik' klişesi bu kez de devreye sokuldu. Futboldaki başarı ya da başarısızlığın arka planında sizin ne ölçüde hazırlık yapıp yapmadığınız ve kendinize koyduğunuz hedeflere ulaşma konusunda ne kadar çalışıp çalışmadığınızın etkileri söz konusudur. Bir ülkenin sizin bir ilçenizin ya da bir adanızın nüfusuna sahip olması sizin o ülke ile oynadığınız karşılaşmadaki belirleyici unsur değildir! Böylesi saçmalama katsayısını arttırdığımız her noktada daha fazla savrulmaya doğru gittiğinizi ve buradan çıkışın biraz daha fazla zorlaşmakta olduğunu görebilmeniz neredeyse mümkün değildir. Ülke olarak yıllar içerisinde toplumsal hayatımızın diğer bütün alanlarında olduğu gibi futbol konusunda da dönüp dönüp aynı şeyleri yaşamaktan ve bir dejavu formatı içerisinde hayatlarımızı sürdürmekten kendimizi bir türlü alamıyoruz! 

 

Futbol, tıpkı diğer bütün alanlar gibi kendi kuralları olan bir alandır ve bu alan içerisinde gerekenleri yerine getirmediğiniz sürece başarısızlık kaçınılmazdır. Şans faktörü elbette ki zaman zaman sizin yanınızda olabilir ancak şansın bu oyun içerisindeki etkisi de bir yere kadardır. Çalışma olmadan şansınız size tek başına yardımcı olamayacaktır işte bu yüzden de oynanan 90 dakikanın öncesinde oynanması gereken onlarca 90 dakika söz konusudur ve bu aşamaları gereğince tamamlamadığınız müddetçe de başarı denilen kavramı yakalayabilmeniz mümkün değildir! Ülke olarak sürekli bir biçimde aynı klişeleri üzerinden gitmeyi ve yaşanan başarısızlıkları da yine bu klişeler üzerinden normalleştirmeyi sürdürüyoruz. Böyle yaptığımız sürece de hem başarısızlıkları yaşamaya devam ediyoruz hem de kendimizi başarı sarmalanın içerisine böyle tuhaf bir şekilde hapsettiğimiz için yapmamız gerekenleri yapabilmeyi başaramıyoruz!

 

85 milyonluk bir nüfusa sahip olmanız ve milyonlarca gencinizin olması ile iş bitmiyor hatta asıl iş tam da bu noktada başlıyor. Ne yazık ki bu ülkenin sporunu yönetenler ve bu spor algısını millet ile buluşturanlar bu noktada tam aksi bir havanın oluşmasına yol açacak ifadeleri kullanmaktan kaçınmıyorlar. Ortada var olmayan bir lisanslı sporcu havuzu bulunuyor ve ülkenin spor yapması gereken milyonlarca çocuğu ve genci ise sporun dışında bir yerlerde tutulmaya devam ediliyor. Bu ülkenin çocuklarına spor yaptırması gereken yerel yönetimler de spor kulüpleri de havanda su dövmeye devam ediyorlar. İşte tam bu noktada yerli ve milli olma meselesi ile bir kez daha burun burana geliyoruz. Ülkemizin futbol alanındaki yerli oynatma zorunluluğu gibi bir garabet üzerine konuşmak bile adeta zül iken bu ülkenin çocuklarının oynatılması amacıyla kurulan rezerv lig organizasyonunun neden dört hafta sonunda kaldırıldığını ve yerine konması planlanan U19 liginin ne zaman hayata geçirileceğini bile bilmiyoruz.

 

Nüfus büyüklüğünün bir anlam ifade etmesi için sizin o nüfusunuzu farklı spor branşları içerisinde organize edebilecek bir yapıya sahip olmanız ve bu çocukları bu doğrultuda eğitim süzgecinden geçirmeniz gerekmektedir. Aksi halde dengimiz olmayan Lüksemburg veya sıklet farkımız olduğunu belirttiğimiz Faroe Adaları ile oynadığımız karşılaşmalarda yaşanan sonuçlar olduğundan çok daha can yakıcı ve yüz kızartıcı olabilmektedir. Sporu spor olarak anlamlandırmayı beceremediğimiz sürece spor üzerinden yaşadığımız her türlü başarısızlığı da yine gerçek anlamı ve değeri içerisinde nitelendirebilmeyi öğrenemeyeceğiz. Bu ise adeta bir kısır döngü içerisinde aynı davranışları sürdürmek suretiyle farklı sonuçları alma gayretimizin hiçbir zaman ortadan kalkmaması anlamına gelecektir. Yaşadıklarımızın bir yanılsama olmanın ötesinde hayatın ta kendisi olduğunu bir gün kavrayabilmemiz dileğiyle!

Son olarak görünen o ki üç vakte kadar Stefan Kunz bir şekilde gidecek kendisiyle birlikte onu getiren Hamit Altıntop'a da yol görünüyor. Sorun birilerinin gitmesi onların yerine birilerinin gelmesinde değil. Ülke olarak başarıyı da başarısızlığı da hep aynı bakış açısının içerisine hapsetmemiz de. Bir başka deyişle gerçeklerle yüzleşmek yerine sürekli olarak onların etrafında dolaşarak top gezdirmemizde. Bir önceki teknik direktör Şenol Güneş giderken yaşadıklarımıza dair herhangi bir çıkarımda bulunmadığımız gibi önümüzdeki süreçte gidecek gibi gözüken Stefan Kuntz'un arkasından da bir artılar, eksiler çalışması yapmayacağız. Her yeni gelen ile yepyeni bir sayfa açarak hem devamlılığı olmayan bir yapıyı inşa etme gayretlerimizi sürdüreceğiz hem de geçmişin yanlışlarını yapmaya devam edeceğiz. Böyle bir bakış açısına sahip olduğumuz için bir futbol ekolü oluşturabilmeyi daha önce başaramadığımız gibi yine başaramayacağız! Olan yine ayırdığımız zamana, paraya, geleceğe ve hepsinden önemlisi umutlarımıza olacak.{jcomments on}

 

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  99  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

Spor Endexi

 

24/11/2022

Kapanış Günlük
Değişim %
  BİST 100

4.858,21

0,08

 bjk BJKAS

5,64

2,92

 fb FENER

61,10

-0,41

 gs GSRAY

6,49

-0,15

 trabzon TSPOR

4,60

0,66

   SPOR ENDEKSİ

1.662,13

0,29

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 33203930

SÜPER LİG 2022-2023 SEZONU

  

 

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV  
Fenerbahçe  13  9   2   2  36 14   22    29 
2 Galatasaray  13   8  2 23  10   13 

27

3 Adana Demir  13  6 6 24  14 10 24
4 Konyaspor  14   6  16  7 24
5 Başakşehir  13 7 3  3  19  15 4 24
6 Kayserispor  14  7   5 20   15    5   23 
7

Trabzonspor

 13  5   2  19  16   3 23 
8 Beşiktaş  13   4

26  18   8  22 
9 Alanyaspor 14  5 19  24  -5 17 
10

Gaziantep

 13  4 19  19   0  16
11 Antalyaspor 12 

19 

21  -2  16
12 Giresunspor 13  13  20  -7    15 
13 Kasımpaşa 13  11  22   -11   15
14 Hatayspor  13  2 12   22   -10    14  
15 Karagümrük 13 24  27  -3  13
16 Ankaragücü  13  3   16  21  -5 13
17 Sivasspor 14 13  19  -6   11  
18 İstanbulspor  13  2 12  26   -14 8
19 Ümraniyespor 13 4 15  24  -9    7  

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2022 Deluitte Raporu

 

2022-deloitte football review


Deloitte Sports Grup’un Avrupa Futbol Finansmanına ilişkin 31. kez düzenlediği yıllık futbol finans raporuna göre, Avrupa futbol pazarı bir önceki yıla göre %10 büyüyerek 27.6 Milyar Euro büyüklüğe ulaştı. Rapora ulaşmak için tıklayınız.

 


 

2021-Money-league-Raporu

 

Yirmidördüncü Deloitte Money League raporuna göre Barcelona'nın 715.1 Milyon Euro'luk geliriyle ilk sırada yer aldığı, tamamı merkez lig kulüplerinden oluşan ve bir önceki yıla göre gelirleri %12 azalan Para Ligi raporunu okumak için tıklayınız

 


 

 

annual report 202021 photo

 

Avrupa Futbolunun patronu UEFA’nın gelirleri 5.7 Milyar Euro’ya Ulaştı. Raporu okumak için tıklayınız.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

master bm report lowres

 

The European Club Footballing Landscape 2022


UEFA'nın Avrupa Lulüp futboluna ilişkin 13, kez yayınladığı, Covid-19'un etkilerinin de analiz edildiği raporu okumak için Bkz.


 

 Eko spor 1

“Ekospor’un aylık bültenlerinden haberdar olmak için tıklayınız”

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.