Şans-Çalışma İkilemi
Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Ahmet TALİMCİLER Şans-Çalışma İkilemi

Şans-Çalışma İkilemi

616f988386b2443fa0b8ea7f

Ahmet Talimciler- 21 Ekim 2021Salı gecesi Beşiktaş ile Sporting Lizbon arasında oynanan karşılaşma sonrasında Beşiktaş teknik direktörü Sergen Yalçın basın toplantısında yaşanan mağlubiyeti şansa bağladı:

 

"Üzgünüz. 4-1'lik bir skor. Başlamadan önce beklediğimiz bir skor değildi. Bu kulvar, zor bir kulvar. Hataları affetmiyorlar Şampiyonlar Ligi'nde. Oynadığımız takımlar, ters takımlar. Sporting çabuk kontraya çıkan, 5'li oynayan ve geçiş oynayan bir takım. Çok da 4-1'lik bir maç değil. Böyle maçlar her zaman olmuyor, her zaman oynanmaz. Skoru artıracak, çevirecek birçok pozisyon yakaladık. İyi oynadık. Biraz da şans golleri. Söylenecek bir şey bulamıyorum bu maça. 4-1'lik oyun değil. Böyle skor olmaması gerekiyordu. Bu maç 4-1'lik maç değil. Bu rakibin bizi 4-1 yenmesi olağanüstü bir durum. Şans çok yanlarındaydı. Atamadık. Çok basit goller yedik. Bu seviyede böyle goller yemek doğru değil. Canlı oyun, futbol bu. Hatalar oyunu, her zaman olabiliyor. Bu maçtan ne ders çıkarabiliriz, onu düşünüyoruz. Çok da çıkarılacak bir ders yok bence."

Maçın galibi Sporting Lizbon'un teknik direktörü Ruben Amorim ise adeta Sergen Yalçın'ın sözlerine göndermede bulunarak son derece ilgi çekici şu ifadeleri kullandı:

"Oyuncularımın kalitesiyle maçı aldık. Kornerden attığımız goller, birbirinin aynısı olan gollerdi. Hatta penaltı pozisyonu da aynı organizasyonla gelişti. Bir şey bir kere oluyorsa şanstır, ikinci kez oluyorsa çalışılmış bir şeydir. Oyuncularım iyi hazırlandı ve karşılığını aldık."

Aslında bu iki açıklamayı sadece oynanan bir karşılaşmanın arkasından teknik direktörlerin olup biten konusundaki görüşleri olarak okumanın çok da doğru olmayacağı kanaatindeyim. Bir başka ifadeyle bu görüşler bir taraftan da takımların içinden çıktıkları ülkelerin kültürel bakış açısını da yansıtmakta. Çünkü futbol oynama tarzınız ve futbol ile kurmuş olduğunuz bağlantı sadece sahada olup bitenlerle ilgili değildir, aynı zamanda sizin o olup biten konusundaki düşüncelerinizle de yakından ilintilidir.

Sergen Yalçın'a göre oynanan karşılaşmadan çıkartılabilecek herhangi bir ders bulunmamaktadır. Çünkü yenilen goller tamamen şans eseri gerçekleşirken, atılamayan goller ise şanssızlık sonucu meydana gelmiştir. Yani eğer şans Beşiktaş kulübünün yanında olsaydı, maçı Sporting Lizbon kulübü değil de Beşiktaş kulübü kazanırdı! Evet her şey bu bakış açısına göre bu kadar basit bir düzeyde gerçekleşmektedir ve bu yüzden de yaşanan mağlubiyetten çıkartılabilecek herhangi bir ders bulunmamaktadır. Sergen hocanın dile getirmiş olduğu bu bakış açısı aslında bu ülke insanlarının çok büyük bir kısmının gündelik hayatları içerisinde içselleştirmiş oldukları kültürel zihniyetin ete kemiğe bürünmüş halinden başka bir şey değildir. Girdiği üniversite sınavında şansın yanında olmadığı için herhangi bir bölümü kazanamayan öğrenci de aynı yere vurguda bulunmak suretiyle 'bu yıl sorular çok kazıktı, bu bizim dönemin şanssızlığı ifadesini' kullanır. Ya da başvurduğu iş başvurusundan beklediği sonucu alamayan gençte, yaşadığı hayal kırıklığını şanssızlığına bağlar. Oysa gayet iyi bilindiği gibi yaşananları veyahut yaşanacak olanları belirsiz bir özneye yüklemek demek aslında kendinizi aradan çekip çıkartmak anlamına gelmektedir. Yani gerçekte sizin yapmanız gerekenleri yapmamanıza rağmen suçlu siz değil de yaşanan olumsuzlukları yükleyeceğiniz 'şans' faktörü olacaktır.

Bu coğrafyada kader mahkumları gibi, trafik canavarı gibi veyahut bu olayları çıkartanlar bir avuç kendini bilmez ifadeleri gibi klişeler her zaman çok rağbet görürler. Benzer şekilde çalışma ve şans arasındaki ikilem içerisinde yine asıl vurgu çalışmaya değil şansa yapılmaktadır ve şansın bütün kapıları açabileceğine inanılır. Oysa çalışmanın ve çalışmaya eşlik eden tekrarın özellikle futbol gibi bir alandaki önemini göz ardı ettiğinizde istediğiniz kadar şans sizin yanınızda olsun işiniz çok ama çok zordur. Çünkü çalışarak ve emek harcayarak öğrenirsiniz. Öğrendikleriniz özellikle sanatta ve spor alanında sizin gözü kapalı dahi olsanız aynı hareketleri yapabilmenizi ve aynı ritmi tutturabilmenizi sağlamaktadır. İşte bu yüzden çalışmak, başarmanın yarısıdır cümlesi tesadüfen ortaya çıkan bir cümle değildir.

Sergen Yalçın, basın toplantısında oynanan oyunu ve yaşanan mağlubiyeti sadece şans üzerinden ele almak suretiyle aslında Avrupa kupalarında takımlarımızın ne kadar farklı bir seviyede olduklarını belki de farkında olmadan açık etmiş oldu. Çünkü böylesi bir kulvarda sadece şansın sizin yanınızda olmasıyla lider olamaz, gruptan çıkamazsınız! Şansın ötesinde çalışmaya hatta çok çalışmaya ve bıkmadan usanmadan tekrarlara ihtiyacınız bulunmaktadır. Zaten bu yüzden de rakip takımın teknik direktörünün sözleri son derece anlamlı bir göndermeye işaret ediyor: Bir şey bir kere oluyorsa şanstır, ikinci kez oluyorsa çalışılmış bir şeydir. Oyuncularım çok çalıştılar ve karşılığını aldılar.

Salı gecesinde oynanan futboldan ve maç sonunda yapılan bu iki farklı açıklamalardan çıkartılması gereken bir başka önemli nokta söz konusudur ki, galibiyetlerden çok mağlubiyetler geliştiricidir tabii ki, ders çıkartmasını bilirseniz. Türkiye'deki teknik direktör profilinin 'ben ders almam ders veririm' anlayışından öteye gitmediği gerçeğini hatırladığınızda ise Sergen Yalçın'ın “bu maçtan çıkartılacak herhangi bir ders yok” ifadesinin de, benzer bir noktayı tekrarlamaktan öteye gitmediğini anlamış olursunuz. Fakat bu bakış açısının ülke futbolunun neden Türkiye'nin sınırlarının dışına çıkıldığında işlemediğini ise açıklayamazsınız. Oysa değişen futbol dünyası içerisinde hem çok yavaş oynayan, hem de taktiksel düzeyde alternatif uygulamalar geliştiremeyen Türk futbolunun, bu bakış açısı ile başarılı olabilmesi mümkün değildir. Rakip sizden daha fazla koşuyor, daha fazla pozisyona giriyor ve girdiği pozisyonlarda gol yapmayı daha çok beceriyor. Şanssızlık ise, Salı gecesi rakibin de iki topunun direkten döndüğünü ve Beşiktaş kalecisi Ersin'in Sporting kalecisinden çok daha fazla gol kurtardığı gerçeğini de eklemelisiniz.

Tabii bir de işin hakem boyutu var ve karşılaşmada bir golün VAR aracılığıyla iptal edildiğini ve yine hakemin VAR'dan gelen uyarı üzerine Sporting Lizbon'un penaltısını verdiğini de unutmayalım. Peki bu hakem yönetimi ülkemizdeki lig karşılaşmalarında olsaydı ne olurdu? Başkanlar çıkıp hakemin maçı bir yerden alıp bir başka yere verdiklerini söylerler ve bütün hakem yorumcuları da hakem üzerinden ahkam kesmek suretiyle yaşananların tek suçlusu olarak hakemleri ve onlara eşlik eden VAR'daki hakemleri suçlayarak haftayı temize çekerlerdi. Avrupa karşılaşmalarında da hakemler yanlış kararlar verebiliyorlar neden hiç bu boyutta tartışmıyoruz? Yoksa orada komplo teorileri üzerinden yürüyen bir mekanizma işlemiyor mu?

Şans ile çalışma arasındaki bağlantıyı iyi kuranlar önceliği daima çalışmaya ve çalışma üzerinden sürekli olarak yapılan tekrarlara verenlerdir. Futbolun giderek finansal bir alan görünümüne büründüğü günümüzde artık geçmişte sarıldığımız şans üzerinden tüm olup bitenleri açıklayabilme gibi bir durumumuz bulunmamaktadır.

Daha iyisini yapabilme ihtimali elinizdeyken yapamıyorsanız, demek ki bir şeyleri eksik yapıyor veyahut rakibiniz sizin yapmanızı engelliyor demektir. Burada şansınıza kızmak veya şanssızlık üzerinden her şeyi açıklamak yerine dönüp kendinize bakmalı ve yaşadıklarınızdan ders çıkartmayı öğrenmeniz gerekmektedir. Aksi halde, her seferinde aynı hataları tekrarlamak suretiyle adeta bir dejavu yaşamaya mahkum olursunuz. Nasıl olup da Salı gecesi aynı şekilde üç pozisyonu birden verdiğimiz gerçeğinin arkasında, aslında bu ülke futbolunun benim izlediğim son kırk yılı boyunca hiç ama hiç değişmeyen uzun toplar, köşe vuruşları, taç atışlarındaki acziyetimiz yatıyor. Ve ne yazık ki kırk yıldır değişmeyen bu makus talihimizi ise işte bu şans faktörü ile açıklama sevdamız nedeniyle ortadan kaldıramıyoruz. 

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  131  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

Spor Endexi

29.11.2021

Kapanış Günlük
Değişim %
  BİST 100

1.808,79

1,82

 bjk BJKAS

5,36

6,94

 fb FENER

34,44

3,11

 gs GSRAY

3,90

4,18

 trabzon TSPOR

7,85

1,29

   SPOR ENDEKSİ

1.445,20

-0,49

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 29895975

SÜPER LİG 2021-2022 SEZONU

  

 

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV  
Trabzonspor  14  11   0   29 11   18  36 
2 Konyaspor  14  7   2  23  10  13 

26

3 Hatayspor  14 8 2  4  23 14 9 26 
4 Fenerbahçe  14   7   4  20 17  3 24 
5 Alanyaspor  14 7 3  4  20 22 -2 24 
6 Başakşehir  14   7   1   6  20  16   4  22 
7

Karagümrük

 14  6  4  4  21  18  3 22 
8 Galatasaray  14   6  4  4  19  17  2 22 
9 Adanaspor 14  5  5  4  20  18 2 20 
10 Beşiktaş  14    6   2   6  21  21  0 20
11 Antalyaspor  14  5  3  6

 18

 20  -2 18
12 Gaziantep    14  5  3  6  17  21   -4   18 
13 Altay  14  5  2  7  18  21  -3 17
14 Sivasspor  14   3  7  4  20  15    5   16 
15 Giresunspor  14  4  4  6  12  12 0 16
16 Kayserispor  14   4   4  6  18  22 -4 16
17 Yeni Malatya 14  4  1  9  12  23  -11   13 
18 Göztepe  14   2  5  7  13  20  -7 11
19 Kasımpaşa 14  2  4  8  13  21  -8   10 
20 Rizespor  14   3  1   10   12  27 -15 10

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2021 Deluitte Raporu

 

 

 

 2021de-avrupada-ve-turkiyede-futbol-ekonomisi

Cocid-19 sürecinde 2021'e girerken Avrupa'da ve Türkiye'de Futbol Ekonomisi'nde yaşanılan değişim ve olumsuz gelişmeleri okumak için tıklayınız.

 


 

2021-Money-league-Raporu

 

 

 

Yirmidördüncü Deloitte Money League raporuna göre Barcelona'nın 715.1 Milyon Euro'luk geliriyle ilk sırada yer aldığı, tamamı merkez lig kulüplerinden oluşan ve bir önceki yıla göre gelirleri %12 azalan Para Ligi raporunu okumak için tıklayınız


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

 Eko spor 1

“Ekospor’un aylık bültenlerinden haberdar olmak için tıklayınız”

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.