Kimsenin Derdi Adalet Değil!
Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Ahmet TALİMCİLER Kimsenin Derdi Adalet Değil!

Kimsenin Derdi Adalet Değil!

12123131

Ahmet Talimciler- 6 Ocak 2023 Hakem ve VAR hakemlerinin şansları yanlarında olsun çünkü işleri çok ama çok zor olacak. Yapacakları en ufak bir hatanın telafisi bu ortam yüzünden mümkün olacak gibi görünmemekte.

Türkiye'de futbol sahalarında yaşanan hakem hataları ve bu hatalara yönelik olarak kulüplerin yapmış oldukları açıklamalar konusunda kalın bir kitap cildi oluşturacak kadar birikmiş bir geçmişe sahibiz. Ne yazık ki bu durum her geçen yıl biraz daha fazla yer kaplamak suretiyle asıl üzerinde durulması gereken futbol denilen alanın önüne geçmeyi de başarıyor. Kulüplerin kendi bakış açıları üzerinden tesis etmek istedikleri adalet algıları yüzünden, yaşanan her olay biraz daha fazla kaosun büyümesine yol açıyor. Sosyal medya olanaklarının da etkisi ile taraftarların da yaşananlara müdahil olmaları sonrasında ise işler tam anlamıyla zıvanadan çıkıyor ve artık her seferinde bir önce olup bitenler üzerinden ahkam kesilmesi ile karşı karşıya kalıyoruz.

Yaşanan gelişmelerin ardından her seferinde 'büyük' olarak adlandırılan kulüplerimizden bir tanesi basın toplantısı düzenliyor ve kendilerine yönelik olarak yapılan hataları göstererek, kendi çapında adaletin tecelli etmesini sağlamaya çalışıyor. Oysa bu ve benzeri her basın toplantısı ile adaletin tecellisi değil adaletin, futbol dünyasından kaybolması süreci hızlanıyor. Çünkü gerçekte hiçkimsenin derdi adalet falan değil! Her ağzını açan kendi haklılıklarının teyit edilmesini ve ayrıcalıklı bir konum içerisinde hareket edebilme hakkının kendilerine tanınmasını arzu ediyor. Bunun için ise taraftar sayıları üzerinden kamuoyu oluşturmak suretiyle medya baskısını arkasına almayı ve federasyon ile hakemler üzerinde bir etki yaratmayı hedefliyorlar. Arada yıllar içerisinde düdük astırılan hakemlerin yanı sıra işten el çektirilen merkez hakem komitesi başkanları ile federasyon başkanlarını da gördük.

Peki tüm bunların sonucunda ülke futbolu ve futbolun içinde yol aldığı yapı değişti mi? Kesinlikle hayır. Sistemsizliğin sistem haline dönüştürülme gayretleri beraberinde gücün baskınlığını arttırırken adaletin silikleşmesini ve kamuoyunun her geçen yıl biraz daha fazla komplo mantığı içerisine hapsedilmesine yol açtı. Para miktarının arttığı futbol dünyası beraberinde kaybetmenin trajik bir sonucu beraberinde getirmesine yol açtı ve futbolumuz her yıl biraz daha fazla algı operasyonlarının karşılık bulduğu bir futbol iklimini yaşar hale dönüştü. Buradaki en ilginç figürler ise hiç kuşkusuz hakemler oldular ve onlar, kendi kendilerinin hem cellatları hem de kurtarıcıları oldular.

Hakem giderek hakemin kurdu haline dönüştü ve medyanın yaygınlaşma süreci ile hakem eskileri, hakemler üzerinde bağlı bulundukları merkez hakem komitesinden daha fazla etkide bulunma gücüne eriştiler. Bu durumu erken keşfeden medya ve onlara çabuk katılan kulüpler, söz konusu bu yeni durumu hemen satın alıp buna göre konum almaya başladılar. Medyada buradan sonra yapılan bütün futbol programlarında mutlaka bir hakemin yer alması durumu söz konusu olmaya başladı ve hakemler, kendi mesleklerinin icrasında yaşanan gelişmelerden ziyade karşılaşmalarda yapılan hatalar üzerinden var olan durumu normalleştirmeyi başardılar. Artık maçların 90 dakika üzerinden değil sonrasında başlayarak yeniden inşa edilmesi söz konusuydu ve bunu gerçekleştirenlerin başında hiç kuşkusuz eski hakem yorumcuları geliyordu. Onlar, birer rol model olarak hakemlerin nasıl davranması gerektiğinden neleri yapıp neleri yapmaması gerektiğine kadar birer 'ağabey' figürü olarak yol göstericiydiler.

İşte yıllar içerisinde bütün bunlar olurken taraftar denilen kitle, ezeli rakip ebedi dost masalı içerisinde adım adım içinden geçmekte olduğumuz günlere doğru getirildiler. Rakipler, her yıl biraz daha fazla düşmanlaştırıldı ve bu sürecin arka planında karşılaşmalarda yapılan hatalar üzerinden ortaya konulan adaletsiz kararlar ve hakkı yenen takım algısı kullanıldı. Oysa biraz yakından bakıldığında bu takımların hepsinin söz konusu oyunun farklı parçaları olduğu ve her birisinin dönem dönem benzer gelişmelerle karşı karşıya kaldığı gerçeği kabak gibi orta yerde durmaktaydı.

Hakemlerin verdikleri ve vermedikleri kararlar ile takımlarının haklarını yediklerini düşünen taraftarlar açısından devreye sokulan VAR (Video Yardımcı Hakem) Sistemi durumun daha da karmaşık bir yapıya bürünmesinin önünü açtı. Çünkü eskiden hakem penaltıyı görmedi, ofsaydı kaçırdı üzerinden yürütülen durum bu kez görüntülerin varlığı ile birlikte son bir hafta içerisinde yaşadığımız üç karşılaşmada-ki bu üç karşılaşmanın da üç İstanbul takımının karşılaşmaları olması, üstelik üçünde de ev sahibi takımların haklarının-da hakem ve VAR hakemleri ile birlikte büyük bir infial yaşanması durumun vahametini ortaya koyuyor.

Türkiye Futbol Federasyonunun Beşiktaş ve Galatasaray'ın maçlarının ardından suskunluğa bürünmesi ve Fenerbahçe'nin açıklama yapması beraberinde tartışmanın başka bir aşamaya geçmesine yol açtı. Üstelik burada yayıncı kuruluşun spikerlerinin de taraf olduklarını belirten yorumlar yapmaları, ortamı daha da gerdi. Hiç alışık olmadığımız tarzda VAR kayıtlarının sadece ilgili olayla bağlantılı olan kısımlarının yayınlanması bile yeterli olmadı! Çünkü söz konusu durumun yarattığı gerilimin gazına almaya yetecek bir malzeme orada yoktu. Türk futbolu bu kayıtlar sayesinde 'Ofsaytımsı ve bana kafa gibi gelmedi' tarzında hakem yorumlarını da öğrenmiş oldu.

 

Bu açıklamalar ve ardından gelen ifadeler, hafta sonu oynanacak olan Fenerbahçe-Galatasaray karşılaşmasını daha şimdiden içinden çıkılmaz bir hale büründürdü. Hakem ve VAR hakemlerinin şansları yanlarında olsun çünkü işleri çok ama çok zor olacak. Yapacakları en ufak bir hatanın telafisi bu ortam yüzünden mümkün olacak gibi görünmemekte.

 

Adalet taleplerinin ülke futbolunun en önemli karşılaşmasını gölgede bırakmış olması yüzünden Pazar gecesi oynanacak olan karşılaşma sadece bir futbol karşılaşması veyahut rekabetin bir randevusu olma vasfına sahip olmayacak!

 

Kazanan her kim olursa bunun üzerinden kendisini temize çekme girişimlerini sürdürecek ve aslında kazanırken de kaybeden olduğunun farkında dahi olmayacak.

 

Kimsenin adalet istemediği bir ortamın içerisinde futbolun konuşulabilmesi de mümkün değildir ve bu yüzden de gecenin kaybedeni futbolun kendisi olacaktır. Kazanan ise ne federasyon ne de kulüpler veyahut futbolcular/teknik direktörler olabilir, asıl bu işin kaymağını yiyecek olan gergin ortamları kazanca çeviren medya olacaktır.

 

Kaybedenlere hakemleri ve taraftarları da eklemeliyiz çünkü her iki grupta değişen futbol zihniyeti ile el ele kaybetmeyi sürdürüyorlar. Adaletin tecelli etmesini sağlayabilecek her iki unsur da adalet arayışının içinde doğrudan yer almıyorlar.

 

Adaleti arayanların derdinin ne kadar adalet ne kadar da kendi çıkarları olduğu meselesi, adalet arayışını da gölgede bırakıyor. Bu yüzden de futboldaki adalet ateşi bir türlü kıvılcımdan öteye geçemiyor! Çünkü futbolun bütün aktörlerini kapsayacak ve hepsini bir zemin içerisinde bir araya getirebilecek bir adımın atılması gibi bir dert ortada yok.

 

Samimiyetin olmadığı ortamda güvenin tecelli edebilmesi de mümkün değildir. Gerçek anlamda adaletin tesisi için kazançlarınızı da kayıplarınızı da ortaya koymak ve bunlar üzerinden pazarlık yapmaktan vazgeçmeniz gerekir.

 

Türkiye'de futbolun böylesi bir aşamaya gelebilmesi için bir hayli adım atılması gerekiyor. Futbolun bütün aktörleri başta kulüpler olmak üzere bu adımları atmaya gerçekten istekliler mi? Önce bu sorunun yanıtlanması gerekiyor.{jcomments on}

 

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  573  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

Spor Endexi

 

16/04/2024

Kapanış Günlük
Değişim %
  BİST 100

9.707,13

-1,09

 bjk BJKAS

77,15

+3,28

 fb FENER

96,80

+5,22

 gs GSRAY

6,92

+0,44

 trabzon TSPOR

1,59

-1,85

   SPOR ENDEKSİ

4.847,33

-0,18

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 39668376

TRENDYOL SÜPER LİG 2023-2024 SEZONU

  

 

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV
Galatasaray 32 28  3   1  73 20 53  87 
2 Fenerbahçe  32  27    4  1 85  28   57

85

3 Trabzonspor  32  16 4  12 54  42 12 52
4 Beşiktaş  32   14   6  12 42  38  4 48
5 Rizespor 32 14 6  12   43  47 -4 48
6 Başakşehir 32  13 12 42  38 

  4 

 46 
7

Kasımpaşa

32  13  7  12   55 57  -2 46
8 Sivasspor 32 11 11

10 

38  43 -5  44 
9 Antalyaspor 32 10  12  10  36  37  -1 42 
10

Alanyaspor

32 10  12 10 41  46   -5  42
11 AdanaDemir 32 9 13  10

48 

43   5  40
12 Samsunspor 32 10  14 36  42 -6  38  
13 Ankaragücü 32  8 13

11 

40  41   -1  37
14 Kayserispor 32 10  10 12  36  45  -9  37
15 Konyaspor 32  12  12 34  45  -11  36
16 Hatayspor 32

7

12  13 36  44  -8 33
17 Gaziantep 32  7 17  35  50  -15  31 
18 Karagümrük 32  9 16  35 41  -6 30

19

Pendikspor  32 7 9 16 36 64 -28   30  

20

İstanbulspor 32 4 7 21 25 59 -34 16

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Annual Review of Football Finance 2023

Annual Review of Football Finance 2023

Deloitte Sports Grup'un Avrupa Futbol Finansmanına ilişkin 32. kez düzenlediği yıllık futbol finans raporuna göre, Avrupa futbol pazarı 2021 - 22 sezonunda bir önceki yıla göre %7 büyüyerek 29.5 Milyar Euro büyüklüğüne ulaştı. Rapora ulaşmak için tıklayınız

Deloitte Money League - 2024

Deloitte Money league 2024

Deloitte Money League Raporunu 27. kez yayınladı. Rapora göre Avrupa'nın en zengin 20 kulübünün 2022-23 sezonunda gelirleri toplam 10.5 Milyar Euro'ya ulaştı. Raporu okumak için tıklayınız.

UEFA Kulüp Finans&Yatırım Raporu 2024

 

UEFA Raporu-2023

UEFA Kulüp futbolunun finansal durumları ve yatırımlarına ilişkin yıllık görünüm ve benchmark raporunu yayınladı. Okumak için tıklayınız

 


 

2021-Money-league-Raporu

 

Yirmidördüncü Deloitte Money League raporuna göre Barcelona'nın 715.1 Milyon Euro'luk geliriyle ilk sırada yer aldığı, tamamı merkez lig kulüplerinden oluşan ve bir önceki yıla göre gelirleri %12 azalan Para Ligi raporunu okumak için tıklayınız

 


 

 

annual report 202021 photo

 

Avrupa Futbolunun patronu UEFA’nın gelirleri 5.7 Milyar Euro’ya Ulaştı. Raporu okumak için tıklayınız.

 


 

 UEFA-Kulup-Futbolu-Lisanslama-2023


UEFA’nın 2023’te yayınladığı en son  Kulüp Lisanslamaya İlişkin Karşılaştırma raporuna göre kulüpler Pandemi döneminde 7.3 Milyar Euro zarar ettiler. UEFA raporu, Avrupa kulüp futbolunun endişe verici bir resmini çiziyor. Raporu okumak için tıklayınız.

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

master bm report lowres

 

The European Club Footballing Landscape 2022


UEFA'nın Avrupa Lulüp futboluna ilişkin 13, kez yayınladığı, Covid-19'un etkilerinin de analiz edildiği raporu okumak için Bkz.


 

 EkoSpor-y

“Ekospor’un aylık bültenlerinden haberdar olmak için tıklayınız”

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.