Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
Futbolekonomi-14 Ekim 2021 Newcastle United Futbol Kulübü resmi olarak Suudi Arabistan Veliaht Prensi Mohammed bin Selman'a bağlı servet fonu olan PIF'e 305 Milyon Sterlin'e satıldı. Futbolekonomi-21 Eylül 2021 Pandemik olumsuzluklar futbolu etkilemeye devam ediyor...5 Büyük Lig Seyircisiz Oynayınca 2 Milyar Euro Gelirden Oldu. Futbolekonomi-20 Eylül 2021 İngiliz futbolunun en eski kulüplerinden, 1888'de İngiliz Futbol federasyonu' nun kurulmasında yer alan on iki kulüpten birisi olan Derby County FC, 60 Milyon Sterlinlik borç yüzünden kayyum yönetimine girmek üz... 6 Eylül 2021- Beşiktaş Kulübü 2021 yılı 2. Olağan Divan Kurulu Toplantısında kulübün toplam borcunun 4 milyar 382 milyon 188 bin 257 TL olduğu açıklandı. 27 Ağustos 2021- UEFA Şampiyonlar Ligi 2021-22 sezonunda ülkemizi temsil edecek Beşiktaş grubunda Ajax, Dortmund ve Sporting Lisbon ile mücadele edecek. 25 Ağustos 2021- Fenerbahçe,  3 Temmuz sürecindeki her türlü zararının tazmini için Türkiye Futbol Federasyonuna 250 milyon lira tutarında tazminat davası açıldığını bildirdi. Futbolekonomi- 10 Ağustos 2021 Fenerbahçe, Paribu'yla 'Token' anlaşması sonrası KAP'a bildirimde bulundu: En az 175 milyon TL gelir sağlandı. 9 Ağustos 2021- Real Madrid ve Barcelona, CVC Capital Partners ile imzalanan 2,7 milyar euro'luk La Liga'nın %10'luk kısmının satışına, kulüplerin haklarını kısıtlayacağı gerekçesiyle karşı. 12 temmuz 2021- Euro 2020 şampiyonu, 1-1 biten ve uzatmalarda da sonuç değişmeyince penaltılarla İngiltere'yi 3-2 yenen İtalya oldu. 21 Haziran 2021- Euro 2020'de oynadığı üç maçtan da puan çıkartamayan milli takım turnuvadan elenerek Türkiye'ye döndü. 
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Ahmet TALİMCİLER Futbolumuzda Eskiye Dönüş

Futbolumuzda Eskiye Dönüş

asOcCer

Ahmet Talimciler- 19 Aralık 2019   Futbol alanındaki zihniyet kalıplarımızı ve yaklaşım tarzlarımızı değiştirmediğimiz sürece önümüzdeki yıllarda ileriye dönük atılımlar yerine geçmişe dönük gidiş gelişler içerisinde bulunacağız.

 

Türkiye’de futbolu yakından takip edenler açısından 70’li yıllar ve ardından gelen 80’lerin ilk yarısı son derece sıkıntılı zamanlardır. Uluslararası karşılaşmalarda gerek milli takım düzeyinde, gerekse de kulüp takımları seviyesinde oynanan karşılaşmalarda elde edilen sonuçlar oldukça can sıkıcıdır. Farklı mağlubiyetleri sıkça yaşamanın yanı sıra ortaya konulan 'Çanakkale geçilmez' savunma anlayışı ile de sonuca ulaşılamayan bir futbol anlayışından başka bir şey izleyemezdiniz. 80’lerin ikinci yarısından başlayarak Galatasaray’ın öncülük ettiği ve ardından diğer takımlarımızın yanı sıra milli takımında katıldığı aşamalarla birlikte 90’lı yıllarda makus talihimizin döndüğünü ve daha farklı bir futbol anlayışının dolaşıma sokulmaya başlandığını gördük. Ancak burada gelen başarılara ve elde edilen sonuçlara karşın asıl üzerinde durulması gereken noktaya yani oyuncu yetiştirme meselesine hiçbir zaman temas etmediğimizi şimdi çok daha iyi anlıyoruz.

 

Ülke futbolunu kulüpler düzeyinde yaşanan yarışma temeline indirgediğinizde ve bütün olup bitenleri dar bir kısır çerçeve içerisine sokmak suretiyle asıl meseleleri konuşmadan, durumu kurtarmaya çalıştığınızda sorun çözülmüş gibi gözükebilir. Oysa yıllar içerisinde geriye doğru gazete arşivleri üzerinden yapılacak bir taramada bile rahatlıkla ortaya konulabileceği gibi her sezon aynı kavgaların yapıldığı ve benzer konular etrafında dönülüp durulduğu görülecektir. Başta kulüpler arası(bütün takımları değil sadece dört tanesi ve çoğu kez de bunlardan ikisi arasında) çekişmeler ve restleşmeler üzerinden yaşanan gelişmeler -spor haberlerinin verildiği sayfa sayısı ve spor gazetesi sayısı ile beraber buradaki malzeme de çoğalıyor- medyaya reyting ve tiraj olarak geri dönüş sağlamıştır.

 

Her sezon daha fazla hakemlerin konuşulduğu hatta hakemler üzerinden oynanan karşılaşmaların yeniden inşa edildiği bir futbol ligine sahibiz. Bütün organizasyon komplo teorileri üzerinden yürütülüyor ve futbolun bütün aktörleri bu oyunun içerisinde kendilerine düşen rolü yerine getiriyorlar. Bir taraftan futbolun marka değerine vurgu yapan futbol federasyonu başkanları öte taraftan içi doldurulamayan bir futbol endüstrisi algısı söz konusu. Aslında herkesin sakil kaldığı buna karşın tam aksi şekilde kendisini konumlandırdığı bir futbol kültürü belki de kültürsüzlüğü var karşımızda. Tek getirisi naklen yayın gelirleri olan ve oradan gelen paralar üzerinden kendisini Avrupa’nın beş büyük liginden sonra konumlandırmanın ötesinde hiçbir adım atmayan bir süper lig bu.

 

Adı süper, buna karşın içinde oynanan futboldan başlayarak özellikle futbol kulüplerinin borçlanmaları düzeyinde işlerin her geçen gün biraz daha kötüleştiği, buna karşın kimsenin var olan durumdan taviz vermek gibi bir durumda bulunmadığı ligimizde deniz artık bitmiş vaziyette. Kötü yönetim anlayışı öylesine gövdeyi sarmış bulunuyor ki, dışarıdan pansuman tedbirlerle var olan hastalığı atabilmeniz mümkün değil. Buna karşın kulüplere devlet eliyle verilecek olan kredilerle başlayan ve ardından harcama limitleri üzerinden gösterilen uyarılarla durum kurtarılmaya çalışılıyor. Ancak burada son derece acayip bir ikilem bulunuyor: bir tarafta kişilerin yaptığı yanlışlıklarla borçlandırılan kulüpler var öte yanda ise devletin bu kulüplere borç yapılandırması adı altında müdahalesi gündeme geliyor. Hiç kimse bu durumun ileriki aşamalarda yaratabileceği sorunların neler olabileceğini söyleyemiyor. Bunun bir adım sonrasının futbol kulüplerinin devletleşmesi veya bu kulüplerin devlet eliyle yönetilmesi olduğu gerçeğini önümüze koymak durumundayız.

 

Bir diğer önemli sorun ise, sezon başında kulüplere yönelik harcama limitleri belirleyen ve bu limitlere uyulmadığı takdirde cezai tedbirlerin uygulanacağını söyleyen futbol federasyonunun kendi söyledikleri ile çelişir kararlara imza atıyor olmasıdır. Futbol federasyonu devre arası yaklaşırken birdenbire kural değişikliğine gitmek suretiyle finansal açıdan kötü yönetildiğini daha önce ilan ettiği ve uyardığı kulüplerin önünü bizzat kendisi açma yoluna gitmektedir. Sezon başında kendi koyduğu kuralı yine kendisi esnetmekte ve buna uygun davrananları çizgi dışına itmek suretiyle aslında güçlüden yana olduğunu bir kez daha ortaya koymuş olmaktadır. İşin ilginç tarafı ise bu yeni limitler sonrasında var olan durumun yine bazı kulüplerin işine yarayacağı yani bazılarının daha eşit olacağı gerçeğidir! Ve bu durumdan şikayetçi olması gereken Anadolu takımlarından yine ses seda çıkmamaktadır! Trabzonspor kulübü dışındaki derin sessizlik aslında lig tarihimizin bir anlamda özetini sunmaktadır.

 

Son otuz beş yıl içerisinde Trabzonspor’un şampiyonluğa ulaşamadığı arada Bursaspor’un bir kez şampiyon olup şimdi bir alt ligde mücadele ettiği ve şampiyonluğun üç takım arasında gidip geldiği bir lig formatımız var. Anadolu kulüplerinin seyircilerinin stadyumlara gitmediği ve futbolun her geçen gün biraz daha kan kaybetmeye mahkum olduğu bir anlayıştan söz ediyoruz. Buna karşın ligdeki mücadelenin ön saflarında yer alan ve ülkeyi Avrupa’da temsil eden takımların durumları da pek iç açıcı değil. Galatasaray kulübünün bu sezonki Şampiyonlar Ligi karnesi kırıklarla dolu, dört mağlubiyet iki beraberlik ve yenilen on dört gole karşılık atılabilen tek bir gol var. Milyonlarca Avroluk oyuncu transferi ve bunun karşısında koskoca bir hiçin yanı sıra çağdışı bir futbol oynayan bir ekip var sahada. Avrupa ligindeki diğer temsilcilerimizin durumları da iç açıcı değil, bu gece oynanacak karşılaşmalarda sadece Başakşehir’in yola devam etme ihtimali bulunuyor.

 

Adı süper buna karşın kendisi son derece sıradan olan ligimiz yabancı oyuncu cenneti olarak nitelendirilebilir. Takımlarımızın oynadığı futbol kalitesi son derece düşük ve bu kalitenin yanına bir de yönetsel tuhaflıkları eklediğiniz anda tribünlere seyirci çekme ihtimaliniz giderek düşecektir. Sonucu belli olan ve aynı takımların şampiyon olduğu hatta benzer kavgaların sürüp gittiği bir anlayışla sadece dibe doğru yol alırsınız. Fakat burada daha büyük bir tehlike ülke futbolunu ve onun takımlarını bekliyor. 80’lerdeki taraftarların dünyadaki futbol kulüplerini izleyebilme ve onları takip edebilme olasılıkları son derece kısıtlıydı. Buna karşın içinde bulunduğumuz dönemde Avrupa’nın önde gelen bütün liglerindeki karşılaşmalarını izleyebilme ve burada oynanan futbolu takip edebilme olanaklarına sahipler. Yurt dışındaki takımları tutma ve onların maçlarını takip etme oranları giderek artıyor. Ülke içerisindeki kısır futbolun karşısında tek iyi haber milli takımın Avrupa Şampiyonası finallerinde mücadele edecek olması.

 

Futbol alanındaki zihniyet kalıplarımızı ve yaklaşım tarzlarımızı değiştirmediğimiz sürece önümüzdeki yıllarda ileriye dönük atılımlar yerine geçmişe dönük gidiş gelişler içerisinde bulunacağız. Bu ülkenin çocuklarına, gençlerine spor yaptıramayan/futbol oynatamayan anlayışı yıkamadığımız müddetçe de dışarıdan getirilen futbolcularla bu işi kotaramayız. Sadece geçici çözümlerle anlık başarılar elde edebiliriz ki artık bu da pek mümkün gözükmüyor çünkü karşı taraftaki maddi güç ile mücadele edebilmeniz olası gözükmüyor. O halde elde kalan tek alternatif kendi futbolcularınızı yetiştirmek ve onlara sahip çıkmak suretiyle futbol anlayışınızı ortaya koymaya çalışmak. Teknik direktörlerimizin eski oyuncularına veya yabancı futbolculara sarılmaları hiçbir yarar sağlamayacaktır. Çok daha radikal bir dönüşüme ihtiyaç duyuyoruz ve bu dönüşüm başta teknik direktörler, yöneticiler, medya mensupları, futbolcular ve taraftarlar olmak üzere bütün futbol aktörlerini de kapsamak durumunda. Aksi halde geçmişe yolculuklar ve kısır çatışmalarla yola devam ederiz.{jcomments on}

Bu İçerik  938  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

Spor Endexi

18.10.2021

Kapanış Günlük
Değişim %
  BİST 100

1.417,70

0,58

 bjk BJKAS

5,76

4,00

 fb FENER

30,38

-1,49

 gs GSRAY

3,36

0,60

 trabzon TSPOR

3,41

8,25

   SPOR ENDEKSİ

1.032,18

0,77

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 29579623

SÜPER LİG 2021-2022 SEZONU

  

 

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV  
Trabzonspor  9  6   0   19  10  21 
2 Hatayspor  9  6   2  18  11 

19

3 Fenerbahçe   9  6 1  2  13 9 4 19 
4 Beşiktaş   9   5   2  18 11  7 17 
5 Karagümrük  9 5 2  2  15 11 4 17 
6 Galatasaray  9   5   2   2  14  12   2  17 
7

Alanyaspor

 9  5  2  2  14 14  0 17 
8 Altay   9   5  0  4  15  14  1 15 
9 Konyaspor  9  3  5  1  12  9 3 14 
10 Adanaspor   9    3   3   3  14  14  0 12
11 Kayserispor  9  3  2  4

 13

 15  -2 11
12 Gaziantep   9  3  2  4  11  13   -2   11 
13 Sivasspor   9  2  4  3  13  11 2 10
14 Başakşehir  9   3  0  6  11  12   -1  
15 Antalyaspor  9  2  3  4  10  14 -4
16 Yeni Malatya  9   3   0  6  9  16 -7 9
17 Göztepe 9  2  2  5  9  13  -4   8 
18 Giresunspor  9   2  2  5  5   9  -4 8
19 Kasımpaşa 9  1  3  5  9  14  -5   6 
20 Rizespor  9   0   1    8   6  21 -15 1

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2021 Deluitte Raporu

 

 

 

 2021de-avrupada-ve-turkiyede-futbol-ekonomisi

Cocid-19 sürecinde 2021'e girerken Avrupa'da ve Türkiye'de Futbol Ekonomisi'nde yaşanılan değişim ve olumsuz gelişmeleri okumak için tıklayınız.

 


 

2021-Money-league-Raporu

 

 

 

Yirmidördüncü Deloitte Money League raporuna göre Barcelona'nın 715.1 Milyon Euro'luk geliriyle ilk sırada yer aldığı, tamamı merkez lig kulüplerinden oluşan ve bir önceki yıla göre gelirleri %12 azalan Para Ligi raporunu okumak için tıklayınız


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

 Eko spor 1

“Ekospor’un aylık bültenlerinden haberdar olmak için tıklayınız”

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.