Biz Vardık Ama ''Bizim Çocuklar''dan Eser Yoktu!
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Recep Cengiz Biz Vardık Ama ''Bizim Çocuklar''dan Eser Yoktu!

Biz Vardık Ama ''Bizim Çocuklar''dan Eser Yoktu!

1-1623392080678

Recep Cengiz-19 Haziran 2021 Her uluslararası turnuvanın öyküsü kendi içinde gizlidir.

 

Turnuvaya katılan takımların; ülkelerini temsil şekilleri, kazanımlarını başarılı bir şekilde kullanmaları, futbola yenilikler getirmeleri, turnuvada kalıcı izler bırakmaları dünya futboluna yıldız oyuncular sunmaları ve kendilerini ve taraftarlarını mutlu etmeleri önemlidir.

Bu anlamda turnuvaya her katılan takım önemli, her futbolcu değerlidir. Ancak, oyunun doğası gereği iyi takımlar yenilebilir veya yıldız oyuncular kötü oynayabilir. Turnuvaya gelen her takım (oynadığımız maçlar için geçerli olmasa da) sürpriz yapma hakkını kullanabilir. Bu gibi durumlarda bunalımı aşmak ve kalıcı bir toparlanmayı sağlamak, başarısızlığa yol açan temel etkenleri doğru bir şekilde tespit etmek, çözümlemek ve anlamak futbol bilimi ölçüsünde olanaklıdır.

Turnuvadaki ilk iki maçını yenilgiyle kapatan milli takımımız için aynı şey geçerli olduğunu söylemek zor gibi görünüyor. Çünkü, olaya bütün olarak baktığımızda futbol kamuoyunun büyük bir bölümünün bilimsel bakıştan yoksun olduğu anlaşılıyor. Başarısızlığın kültür, mantık ve anlayış eksikliğinden değil de maç istatistikleri ve oyuncu tercihleri üzerinden yaşandığını sananlar var. Bu kaba bir yanılgıdır.

Bu turnuva bir kez daha gösterdi ki, çağdaş futbolun bizden istedikleriyle bizim futboldan istediklerimiz çok farklı şeyler...

Avrupa ile kafalarımız çok farklıydı. Takımın yarısının başka ülkelerde yetişen gurbetçi futbolcular olduğunu unutup “biz” zamirini oyunun önüne koyarak, başarılı olacağımıza inandık/inandırdık.

Çağdaş futbolun temel prensiplerine bakarak konuşmak yerine rakipleri basite indirgeyerek, bu işin doğası böyleymiş gibi söylemi basit ancak hasarı zor olan feodal bir anlayışla futbolcularımızın;‘Bizim’ çocuklarımız olmalarını, Avrupa Kupasını ‘pazardan karpuz alır gibi’ alıp gelmelerini, Avrupa’yı fethetmelerini, Roma’yı yakmalarını, Galler’i bombalamalarını, ülkemiz için savaşmalarını, Avrupa’ya ayak sesimizi duyurmalarını istedik.

Turnuvaya gelen her takımın güçlü olduğu gerçeğini unuttuk. Rakiplerimizi ikincil bir konuma yerleştirdik. Galler ve İsviçre’yi zayıf, güçsüz, antrenman maçı yapsak yeneceğimiz çantada keklik takımlar olarak resmettik. Roma’yı da yaktık mı kupa neden olmasın ki nutukları atmaya başladık. Bu bağlamda, gereksiz abartı ve bazı futbolculara yüklediğimiz aşırı sorumluluk milli takımımız için gözlerden kaçan kör noktaydı.

Bu yöntemle üst düzey bir turnuvada başarılı olunmayacağını göremedik. Hep “bizim çocuklara” odaklandık oyunu unuttuk, futbolcular da birbirine güvendiler ama bağlanmayı unuttular.

Ortak bir akılla “futbolun saha dışında göründüğü gibi değil, saha da oynandığı gibi bir şey olduğunu” düşünmedik. Davranışlarımızın algılarımızı belirlemesi gerekirken algılarımız davranışlarımızı belirledi.

Aşırı yoğunlukta motivasyon yüklemesi yapılan futbolcular başkalarının istediğini yapmak isterken teknik heyetin dikkatli oyun anlayışı yerine korkak oyun anlayışını tercih etmesi futbolcularımızın cesaretlerini kırdı. Korkak futbolla takımın dinamizmini ortadan kaldırdık. Futbolcularımız takım olduklarını, neyi doğru neyi yanlış yaptıklarını, yani saha da asıl yapması gerekenleri unuttular.

Sonuç olarak strateji ve planlama yetersiz, mantığı olmayan bir oyun, mücadele gücü zayıf bir takım izlemek zorunda kaldık.

Biz, oynayacağımız futbolla değil, TRT spikerinin doğaçlama söylediği sonrasında gereğinden fazla abartarak ‘yerli yersiz’ kullandığımız ‘bizim çocuklar’ lakabı ile verdiğimiz ‘gaz’a güvendik ve “yetersiz futbolla” kaybettik. Onlar oynadıkları çağdaş futbol ‘inandılar’ ve kazandılar.

Can sıkıcı olan şey zayıflık veya zafiyet gösterme mantığımız, reklam çekimindeki organizasyonun %1’ini saha da göremeyişimiz, sahada “bizim çocukların” olması ama “biz”den eserin olmamasıdır. Yoksa, bir yanılsamanın sonucu olarak saha dışı işlevimiz oynadığımız futboldan daha iyi olunca biz bu işi ‘beceremedik’ hepsi bu…

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  1553  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Doç. Dr. Recep Cengiz Cuma, 22 Kasım 2013.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

esitsizliktanitim

aksartbmmraporbanner

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer

Kimler Sitede

Şu anda 1376 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 55403100

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1