Hatalardan Ders Alınmadığı Sürece Hata Yapmaya Devam
Recep Cengiz-21 Ağustos 2023 Yeni bir sezona başladık ama hakem eleştirileri değişmeden yerli yerinde duruyor.
Her puan kaybeden taraf hakeme yöneliyor. Maç sonu demeçlerde; yönetici, antrenör ve futbolcular hakemleri iğnelemek, suçlamak ve eleştirmek için sırada bekliyor.
Kelime dağarcığımızda “olmadı, yenildik” yok. Eleştiri ve yargıdan hoşgörü ve saygıya bir türlü geçemiyoruz.
Her müsabaka sonrasında kazanan kaybeden fark etmeden yönetici, antrenör ve futbolcu “hakemler maçın sonucunu belirliyor”, “hakemler korkak maç yönetiyor”, “hesap sorarız” söylemleriyle eleştiriyorsa ortada bir hakem hatası değil, hakem sorunu var demektir.
“Sezar hakkını Sezar’a vermek gerekirse” bu algının oluşmasında hakemlerin payı yok değil.
Hakemler, kendilerini oyunun bir parçası olarak hissettiremiyorlar.
Hakemler, müsabaka yönetim tarzları, iletişim becerileri ve verdikleri kararlarla yetersizlik algısı yaratıyorlar.
Hakemler güven vermiyor.
Hakemlerde iğnelenecek, suçlanacak ve eleştirilecek hatalı kararlar veriyor.
Ortada tek taraflı ciddi bir iletişim sorunu var. Kulüp tarafı hiç susmuyor, hakemler hiç konuşmuyor.
Futbolun önüne geçebilecek boyutta bu sorunu tartışıyoruz. Fakat ‘neden’ oluştuğu veya analitik düşünüp “nasıl” çözüleceği konusunda üzerimize düşen payı almıyor, futbol anlayışıyla ilişkilendirmiyoruz.
Hakem hataları için genel yargılarla yanlı, yanlış yorumlar yapıyor, hakemler özeleştiri yapmıyor. Bunun doğal bir sonucu olarak her iki tarafta çözüm için ortaya mantıklı bir öneri sunamıyor.
Kulüplerde; yönetici, antrenör veya futbolcu değişiyor ama anlayış değişmiyor. Demeç verenler önce haksızlığa uğradıklarını iddia ediyor, sonrasında ahkâm kesiyorlar. Aslında etik standarttı olmayan tartışmalar yalnızca bir hakem tartışması değil; aynı zamanda bir bakış açısı ve anlayışı yansıtıyor.
Duygudaşlık, birey ötekilerle iletişime geçtiğinde gerçekleşir. Ötekini anlamak onunla kendimizi özdeşleştirmedikçe olanaksızdır. Bu nedenle, hakemlerle duygudaşlık kuramıyorlar.
Hakemlerin kararları tabii ki sorgulanacaktır, her kararın doğru olduğuna körü körüne inanmak söz konusu değil, ancak her eleştiri problem çözmeli ve yeni değerler getirmelidir.Eleştiriler maç sonu hakemleri düşünmeye, ders almaya ve adil olmaya yönlendirmelidir. Adil ve dürüst sayılan bir hakem, kendini adil ve dürüst göstermek için müsabaka yönetir.
Hakemlere son söz: “Hatalardan ders alınmadığı sürece hata yapmaya devam.”