Recep Cengiz-2 Kasım 2023 Kulüplerin çok para harcayıp transfer yapması ile kötü bir kadro kurgusunun bir araya gelişi ibretlik görünüyor.
Fenerbahçe ve Galatasaray’ın dışında lig geneline bakıldığında, her takımda verimli bir oyuncuya karşı yüksek beklentilerle transfer edilen birçok futbolcu ya sakat ya oynayacak düzeyde değil.
Taraftarların hayal gücünü süsleyenbirçok transfer, sıcak bir toprağa değip anında buharlaşan ‘bahar yağmuru’ gibi hiçbir işe yaramadığı görülüyor.
Bu oyuncuların değer taşıyan mevcut performansları değil futbol kariyerleri. Daha tuhafı şu: kulüplerin ekonomik sorunlarını çözecek, finansal faırplay’i sağlayacak, oyun kalitesini artıracak, alt yapı sorunlarını çözecek asıl doğru formül üzerinde duran, soru soran, kafa yoran yok, hepsi yarışmacı ve kulüp vizyonlarında futbolcu yetiştirme düşünceleri yok.
Kariyerlerinin sonuna gelmiş bu futbolcular hangi oyun anlayışıyla nasıl verim alınacağı, ne tür projeler gerçekleştirileceği bilinmiyor. Futbol hayatının sonuna gelmiş kariyerli oyuncularla takımları şampiyon yapma, Türk futbolunu kalkındır-ma anlayışı var. Şampiyonluk taraftarın beynine kazınmak isteniyor. Olmama ihtimaline karşı mazeret, şimdiden isabetli görünüyor “günah keçisi hakemler!”
Yenilgiye uğramaktan çekinme ve başarısızlık kaygısından değil, rekabet duygularıylayapılan transfer yapılıyor. Özellikle Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe transferinde her zaman en iyisi olmak ve ötekilerini geçmek çabası var. Asıl ilginç olan, takım planlamasınıantrenörlerin değil, menajerler yapıyor.Transfer borsasında “Kapanın elinde kaldığı” transferlerbüyük bir yönetim başarısı olarak sunuluyor.
“Kayıkçı kavgasına” dönen bu transferlerle nereye varmak hedefleniyor?
Bu transferler; Türk futbolunun yarar, kulüplere fayda ve takımlara katkı sağlamıyor. Yararlı kavramını kariyere indirgememek gerekir. Bir oyuncu kariyerli olduğu için değil takıma faydalı olacağı için transfer edilmesi gerekiyor.
Var olan sistem içinde daha fazla transfer yapma ihtiyacı hisseden birçok yönetici, transferden haberi olmayan birçok teknik direktör ve form grafiği kariyerinin çok gerisinde futbolcu grubu ile sezona başlamak liyakatsizlik ve kurumsal bir kimliksizlik bileşimidir.
Bir pilot, kabin hoparlöründen şöyle der: "Bir iyi, bir de kötü haberim var. Önce kötüsü: Nereye gittiğimizi bilmiyorum, İyi haber: Oraya hızla yaklaşıyoruz."{jcomments on}