Skor Tabelasından Kalp Tabelasına Bayram
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Recep Cengiz Skor Tabelasından Kalp Tabelasına Bayram

Skor Tabelasından Kalp Tabelasına Bayram

18Mart2026 RC1

Recep Cengiz-18 Mart 2026  Futbol sadece bir oyun mu, yoksa insanın vicdanıyla sınandığı bir sahne mi?

 Kazanmak her şeyin önüne geçerken, kaybettiğimiz neyi fark edemiyoruz?

Bir skor tabelasına bakarken, sahadaki insanı; bir galibiyete sevinirken, kaybedilen değerleri hiç düşündük mü?

Bugün futbolu konuşurken aslında sadece oyunu değil; vicdanı, adaleti ve insan kalabilme becerimizi konuşuyoruz. Çünkü mesele topun ağlara gitmesi değil, o topun peşinden koşan insanın neye dönüştüğüdür.

Oyunun kalitesi üzerinden değil, rekabete dayalı yönetim anlayışının çağdaş futbol anlayışına denk düşmediğini hiç düşündünüz mü? Spor tesislerinden çok hapishane veya hastane yapılmasının, bir o kadar hasta ve suçlunun varlığı anlamına geldiğini hiç düşündünüz mü?

Bir futbolcunun ayaklarından gelen yorgunluğun yavaş yavaş bedenine yayıldığını, alnından akan terin gözünüzü nasıl yaktığını veya düştüğü yerden nefes nefese nasıl kalktığını hiç düşündünüz mü? Rakipleriyle sürekli didişen futbolcunun, futbol oynama yeteneği olmasa hayatını nasıl kazanacağını düşünmeye bile korktuğumuz bir görüntü verdiğini hiç düşündünüz mü? Maçın son dakikasında penaltıyı kullanacak futbolcunun beyaz noktada topu yanına yetenek, özgüven, dikkat ve vuruş becerisini koyarak vuruş yaptığını, vuruş gol olduğunda umutlandığı, gol olmadığında topun ağlarla değil sorunlarıyla bütünleştiğini hiç düşündünüz mü?

Kazanmanın öncelendiği, rakibin umursanmadığı bir karşılaşmada “Vur kır parçala bu maçı kazan” derken, ayağı kırılan bir futbolcunun acısını içinizde hissetmeyi hiç düşündünüz mü?

Futboldaki hakem sorunun sağlıklı bir insan mantığı ve bilimsel yöntemle çözülmediğini hiç düşündünüz mü? Hakemlerin, özellikle derbi maçlarında neden ‘mezarlıkta korktuğundan ıslık çalarak geçen’ bir insan gibi düdük çaldığını hiç düşündünüz mü? Bir hakeme küfür edildiğinde, müsabakayı gurur ve heyecanla izleyen ailesinin yaşadığı üzüntüyü hiç düşündünüz mü? Hakemlere güven duymanın karşılıklı dürüstlükle mümkün olabileceğini hiç düşündünüz mü? Hakemleri, korunmaya muhtaç insanlara benzettiğimizi hiç düşündünüz mü? Evin içinde kaybettiğimiz kadınlar ve telefonun içinde unuttuğumuz çocuklar gibi hakemleri de tükettiğimizi hiç düşündünüz mü?

Ramazan Bayramı’nın, zamanın akışına iliştirilmiş sıradan bir tatil değil; insanın kendine, geçmişine ve vicdanına dönmesi için açılan bir kapı olduğunu hiç düşündünüz mü? Küskünlüklerin, kalbin derinliklerinde biriken ağırlıklar gibi taşındığını; bir bayram sabahı edilen bir selamla nasıl usulca çözüldüğünü hiç düşündünüz mü? Bir hastane odasında tutulan elin, bir kabir başında edilen duanın, insanın içindeki sessiz boşlukları nasıl doldurduğunu hiç düşündünüz mü? Büyüklerin ellerine dokunurken alınan hayır dualarının, görünmeyen ama hayatı ayakta tutan en güçlü dayanaklardan biri olduğunu hiç düşündünüz mü? Bayramın; rekabetin, öfkenin ve ayrışmanın değil, merhametin, vefanın ve birlik olmanın zamanı olduğunu hiç düşündünüz mü?

Yaşananlar düşündürücü, yaşatanlar yadırganmayacak gibi değil mi? İnsan her şeyin ölçüsü olunca… Bu saptamaların bir düşünsel açıdan “kusur”, kültürel açıdan “eksiklik” olduğunu söyleyebiliriz. Futbolda kazanmanın tek yolu topun ağlara değmesi değildir. Futbolu yapacağımız hizmet, takımıza vereceğimiz destek ve alacağımız haz; bunları “hissettiğimiz, anladığımız ve öğrendiğimiz” zaman, büyük bir kazanca sahip oluruz. Ne yapmamızı bildiğimiz kadar, ne yapmamamız gerektiğini de düşünebiliriz. Hakemi silip atmaya çalışmak doğru ve gerçekçi bir seçenek değildir. Bu hakeme haksızlık, ortak vicdan ve etik değerlere aykırılıktır. Hakem camiası ve kurullarını yok saymak, insanı da yok saymaktır.

Bugün, futbolun ve hayatın getirdiği hırs, öfke ve rekabet bir anlığına duruyor. Skor tabelalarının sesi susuyor; yerine paylaşılan bir selam, alınan bir hayır duası ve kalpte hissedilen merhametin sesi geliyor. Kazanmak yerine paylaşmayı, üstün gelmek yerine gönül almayı hatırlatan bir gün bu. Bugün, skor tabelasından kalp tabelasına bakmayı deneyelim.

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  30  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Doç. Dr. Recep Cengiz Cuma, 22 Kasım 2013.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 380 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 57527528

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1