Çocukları Biz Değiştirdik!
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Recep Cengiz Çocukları Biz Değiştirdik!

Çocukları Biz Değiştirdik!

1qw23er45t6y7u89o

Recep Cengiz- 20 Nisan 2026 Bir millet düşünün ki, dünyada çocuklara bayram armağan eden ilk liderin mirasına sahip olsun; ama aynı millet, çocuklarını koruyamasın. 23 Nisan, sadece takvimde bir gün değil; bir vicdan yoklamasıdır.

 

Ne yazık ki bugün o yoklamada sınıfta kalıyoruz.

Çocuklarımız bir günde değişmedi. Onları biz değiştirdik. Eğitim; ailede başlar, okulda şekillenir ve hayat boyunca devam eder. Ama biz bu sürecin en temel halkasını zayıflattık.

Bebeklik döneminde duyguları bastırılan çocuklar, büyüdüklerinde ne kendilerini ifade edebiliyor ne de başkalarının duygularını anlayabiliyor. Çünkü ihmal edilen, incitilen ve sürekli kırıcı sözlere maruz kalan bir çocuk zamanla duygusal olarak köreliyor.

Uyuması gereken bebekleri susturduk. Oynaması gereken çocukları ekranlara yönlendirdik. Öğrenmesi gereken gençleri bilgi yerine görüntülerle oyaladık. Sevgiyle büyütmemiz gereken bir nesli değersizlik duygusuyla tanıştırdık.

Aile içindeki huzursuzluk, dengesizlik ve şiddet; çocukların ruhunu derinden yaralar. Bu zemin oluştuğunda sonuç da gecikmez. İçsel kontrol zayıflar, sağlıksız davranışlar ortaya çıkar.

Bugün geldiğimiz noktada çocuklar; suça bulaşıyor, akranına zorbalık yapıyor, öğretmenine saldırabiliyor. Siverek’te, Maraş’ta yaşananlar birer “vaka” değil; bir toplumun aynasıdır.

O aynaya baktığımızda gördüğümüz şey, çocukların değil; yetişkinlerin ihmali ve sistemin çürümesidir. Çünkü biz çocukları hayattan kopardık. Aile bağlarını zayıflattık, mahalle kültürünü yok ettik, oyun alanlarını betonla doldurduk. Sonra da “Bu çocuklar neden öfkeli?” diye sorduk.

Oysa çocuk; koşarak büyür, düşerek öğrenir, oynayarak insan olur.

Spor, bir çocuğun karakterini inşa eden en güçlü alanlardan biridir. Disiplini öğretir, sınır koymayı öğretir, kaybetmeyi kabullenmeyi öğretir. Ama biz spor alanlarını azalttık, sporu bir eğitim alanı olmaktan çıkarıp ticari bir faaliyete dönüştürdük. Çocuk yetiştirmek yerine müşteri memnuniyeti öncelendi. Yetenek geliştirmek yerine hazır paketler sunuldu.

Sonuç ne oldu?

Çocuk spordan uzaklaştı. Yerini ekran aldı.

Artık çocuk topun peşinde değil, ekranın peşinde koşuyor. Gerçek arkadaşlıklar yerini sanal ilişkilere bırakıyor. Empati kurmak yerine tepki vermeyi öğreniyor.

Biz hâlâ soruyoruz: “Bu çocuklar neden böyle?”

Hayır.

Bu çocuklar böyle olmadı.

Biz onları böyle yaptık.

Sevgi yerine korku, kural yerine yasak, eğitim yerine nutuk koyduk.

Çocuklara; “Koşma” dedik, hareket etmeyi unuttular. “Sus” dedik, duygularını içine gömdüler. “Başar” dedik, ama nasıl başaracağını öğret(e)medik.

Bugün çocuk; ne doğayla temas ediyor, ne sağlıklı bir sosyal çevrede büyüyor, ne de kendini gerçekten tanıyor. Doğadan kopan çocuk, kendinden de kopuyor.

Şiddeti normalleştiren içeriklerle büyüyen bir nesil yetişiyor. Merhamet geri planda kalıyor, güç öne çıkıyor.

Bu tablo kader değil; tercihlerin sonucudur. Eğer gerçekten bir şeyleri değiştirmek istiyorsak, çocukları yeniden hayata katmalıyız. Sokağa çıkarmalı, toprakla buluşturmalı, sporu yeniden bir eğitim alanı haline getirmeliyiz. Aileler başarıyı değil karakteri öncelemeli, okullar rekabeti değil dayanışmayı öğretmelidir.

En önemlisi… Çocuklara yeniden sahici, karşılıksız sevgi vermeliyiz. Çünkü bir çocuk sevildiğinde insan olur, değer gördüğünde değer verir ve anlaşıldığında şiddete ihtiyaç duymaz.

23 Nisan’da kürsülerde konuşmak kolaydır. Zor olan, o sözlerin gereğini yerine getirmektir.

Bugün kendimize şu soruyu sormalıyız:

Biz çocuklara gerçekten bir bayram mı bırakıyoruz, yoksa baş etmeleri gereken bir enkaz mı?

En büyük çelişkiyi, en çok değer verdiğimizi söylediğimiz yerde yaşıyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk, “Küçük hanımlar, küçük beyler… Sizler geleceğin bir gülü, yıldızı, bahtının aydınlığısınız.” diyerek çocuklara bir değer vermişti. Biz o değeri koruyamadık.

Çünkü çocuklar, kendilerine anlatılanı değil; yaşatılanı büyütür. Bir toplum çocuklarını koruyamıyorsa, o toplum geleceğini çoktan kaybetmiş ve sadece henüz farkına varmamıştır.

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  17  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Doç. Dr. Recep Cengiz Cuma, 22 Kasım 2013.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 897 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 58067836

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1