top of page
FutbolEkonomi, 2010 yılından bu yana futbolun ekonomik, finansal ve yönetsel boyutlarını mercek altına alan bağımsız bir bilgi ve analiz platformudur. Hakkımızda daha fazlası için tıklayınız.


Fransa’ya Yenildik, Ama Asıl Ders Başka
Fransa karşısında alınan 1-0’lık yenilginin ardından ilk bakışta söylenecek çok şey var. Ancak maçın tamamına baktığımızda, skorun bize anlattığıyla sahadaki oyunun anlattığı arasında önemli bir fark olduğunu düşünüyorum. Türkiye, Fransa karşısında ezilmedi. Tam tersine, fiziksel mücadeleden kaçmayan, oyunun içinde kalan, rakibine geniş alanlar bırakmamaya çalışan bir takım izledik. Fransa gibi bireysel kalitesi çok yüksek bir takım karşısında uzun bölümlerde kora kor bir müc

Ömer GÜRSOY
1 gün önce3 dakikada okunur


Zidane’ın Libra’sı, Montella’nın terazisi
Ben Türkiye–Fransa maçlarını artık sadece kadrolar üzerinden okumayı biraz sıkıcı buluyorum. Mbappé mi daha iyi, Arda mı? Fransa’nın kadrosu mu daha kaliteli, Türkiye’nin orta sahası mı daha dengeli? Bunların hepsi doğru sorular ama bana kalırsa asıl hikâye başka yerde. Bu kez sahada iki takım kadar, iki futbol karakteri de karşı karşıya gelecek: Zinedine Zidane ve Vincenzo Montella. Ben Zidane’ın futbolunu düşündüğümde aklıma ilk gelen kelime denge oluyor. Hatta son günlerde

Ömer GÜRSOY
5 gün önce3 dakikada okunur


Kocaeli’den Los Angeles’a Uzanan Kulaçlar
Bazı şampiyonalar madalyalarla biter. Bazıları ise yeni bir hikâyenin başlangıcı olur. Kocaeli 2026 Dünya Para Yüzme Avrupa Şampiyonası, Türkiye açısından ikinci türden bir şampiyona olarak hafızalara kazındı. Altı gün boyunca Gebze Olimpik Yüzme Havuzu’nda Avrupa’nın en iyi Para yüzücüleri yarıştı. Havuzda saniyelerle mücadele edilirken, tribünlerde ve organizasyonun tamamında Türkiye’nin Para yüzmedeki geleceğine dair çok daha büyük bir hikâye yazıldı. Rakamlar ise bu hikây

Ömer GÜRSOY
18 Eyl2 dakikada okunur


Avrupa Ligi’ne Muhteşem Başlangıç: Beşiktaş 4-1 Marsilya
İtaliano’nun yaptığı işi biraz da cam üfleyen bir ustaya benzetiyorum. Adam sadece takım kurmuyor. Takımı işliyor. Her oyuncunun yerini ayarlıyor. Ne zaman çıkacağını biliyor. Ne zaman geriye geleceğini biliyor. Arkadaşıyla arasındaki mesafeyi bile hesaplıyor. Tıpkı cam ustası gibi. Cam ateşte şekilsiz hale gelir. Sonra usta nefesini verir. Küçük dokunuşlarla onu şekillendirir. İyi ustanın elinde cam kusursuzlaşır. İtaliano’nun farkı da burada. Oyuncuya sadece görev vermiyor.

Ömer GÜRSOY
18 Eyl2 dakikada okunur


Futbolun İçinde Dolaşan Hayalet
Bazen bir yazı okursunuz ve bir süre ne diyeceğinizi bilemezsiniz. Benim başıma geldi. Üniversite öğrencisi Emir Pakiş’in Aykut Kocaman üzerine yazdığı “Kocaman’ın Futbolunda Bir Hayalet Dolaşıyor” başlıklı yazıyı okudum. İnanılmaz etkilendim. Çünkü bu, bildiğimiz anlamda bir futbol yazısı değil. Futbolu anlatıyor ama aslında futboldan çok daha fazlasını anlatıyor. Ekonomiyi, sınıfı, emeği, eşitsizliği, birey ile toplum arasındaki ilişkiyi, hatta felsefeyi… Ama Emir’in ne yap

Ömer GÜRSOY
15 Eyl3 dakikada okunur


Çatlağı Makyajla Kapatmak Mümkün mü?
Türk futbolunda teknik direktör istifaları yine gündemde. Önce Fatih Tekke istifa etti. Trabzonspor yönetimi istifayı kabul etmedi. Ancak birkaç gün sonra ligde alınan yenilginin ardından yollar ayrıldı. Şimdi de İsmail Kartal… Fenerbahçe’nin Roma karşısında, özellikle ikinci yarısında galibiyeti kaçıran bir oyun ortaya koymasının ardından Kartal’ın istifa etmesi herkesi şaşırttı. Daha da ilginci, istifanın yönetim tarafından önceden bilinmemesiydi. Başkan ve yöneticiler geli

Ömer GÜRSOY
12 Eyl2 dakikada okunur


Filenin Sultanları: Üç Köprü, Bir Zafer
Hayatta belki de en önemli şeylerden biri köprü tercihidir. Çünkü bu hayatta en zor şey, hangi köprüyü yıkıp hangi köprüden geçeceğine karar vermektir. Bazen önündeki köprüyü geçmek için arkandaki köprüden vazgeçmen gerekir. Bazen herkes “Bu köprüden geçilmez” derken yürümeye devam etmek gerekir. Bazen de hiçbir köprüden vazgeçmeden, hiç olmayan bir köprüyü sıfırdan inşa etmek… Filenin Sultanları’nın bugün geldiği noktayı düşünürken, Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Ü

Ömer GÜRSOY
10 Eyl3 dakikada okunur


WTA 125 Enflasyonu mu? Türkiye Neden 43 Turnuvanın 9’una Ev Sahipliği Yapıyor?
Kadınlar tenisinde son yılların en dikkat çekici gelişmelerinden biri WTA 125 kategorisinin hızla büyümesi. İlk bakışta bu büyüme son derece anlaşılır. Çünkü WTA 125, profesyonel kadın tenisinde önemli bir boşluğu dolduruyor. ITF turnuvaları ile WTA 250 ve üzerindeki turnuvalar arasında, oyuncuların daha güçlü rakiplerle karşılaşabileceği, ciddi sıralama puanı kazanabileceği ve profesyonel kariyerlerini sürdürebileceği bir basamak oluşturuyor. Fakat burada önemli bir ayrım va

Ömer GÜRSOY
9 Eyl5 dakikada okunur


Oyuncu Değil, Oyun Kazandı
“Beşiktaş oyuncu değil, oyun transfer etti” diye yazmıştım. Bugün Şükrü Saracoğlu’nda o cümlenin ne anlama geldiğini gördük. Üstelik 1-0 geriye düşüp 2-1 kazanarak… Maçın ilk bölümünde Fenerbahçe’nin enerjisi, tribün baskısı ve oyunun ağırlığı Beşiktaş’ı zorladı. Ama özellikle ikinci yarıda sahaya bambaşka bir Beşiktaş çıktı. Yüksek disiplin, yoğun pres, güçlü fiziksel ve mental hazırlık. Beşiktaş topu kaybettiği yerde aradı. Fenerbahçe’nin pas bağlantılarını bozdu, oyun kurm

Ömer GÜRSOY
6 Eyl2 dakikada okunur


Derbinin Görünmeyen Oyunu: Boşlukları Kim Dolduracak?
Cumartesi günü bir derbi var. Sezonun en formda ekiplerinden ikisinin karşılaşmasını heyecanla bekliyoruz. Ama bu derbiyi yalnızca yıldız oyuncular, atılan goller ya da yapılan bireysel hatalar üzerinden okumak bence eksik kalır. Çünkü bu maçın asıl hikâyesi biraz daha görünmeyen bir yerde… Boşluklarda. İtaliano da İsmail Kartal da takımlarının başına henüz üç ay önce gelmiş olmalarına rağmen bir takım kimliği oluşturmayı başardılar. İki takımın da belirgin bir oyun planı var

Ömer GÜRSOY
3 Eyl3 dakikada okunur


Galatasaray’da Ketçap Usulü Transfer Dönemi
Ketçap şişesini bilirsiniz… Ne kadar sallarsınız sallayın, ne kadar uğraşırsanız uğraşın bir türlü akmaz. Şişeyi masaya vurursunuz, ters çevirirsiniz, biraz daha sallarsınız… Yok! Sanki içinde ketçap değil, beton vardır. Tam “Bundan artık bir şey çıkmayacak” deyip vazgeçtiğiniz anda ise birden açılır ve ne varsa önünüze boşaltır. Galatasaray’ın transfer dönemi de tam anlamıyla ketçap usulüne döndü. Günlerce, haftalarca bekledik. Rakipler birbiri ardına transferlerini açıklark

Ömer GÜRSOY
31 Ağu2 dakikada okunur


Federer, Nadal ve Djokovic gibi oynadı Fenerbahçe
Geçen hafta “Fenerbahçe’nin asıl sorunu gol atamamak değil, kolay gol yemek” diye yazmıştım. Fenerbahçe dün gece Lyon karşısında bana göre bu tespitimin cevabını sahada verdi. Maçın ilk anından son saniyesine kadar olağanüstü bir futbol oynadı. Elbette zor durumlarda kaldı. Lyon’un baskı kurduğu, Fenerbahçe’nin geri çekilmek zorunda olduğu bölümler de oldu. Ama asıl önemli olan şuydu: Fenerbahçe takım olarak hareket etti. Savunmada birlikteydiler, hücumda birlikteydiler. Hatl

Ömer GÜRSOY
27 Ağu4 dakikada okunur


Türk Futbolunu Şüphe Kemiriyor
Yıllar önce Psikiyatri Profesörü Dr. Mehmet Hakan Türkçapar bana bir kâğıda şu cümleyi yazıp uzatmıştı: “Türklerin Avrupalılardan en büyük farkı kuşkucu olmalarıdır.” Bugün Türk futboluna baktığımda bu cümleyi daha iyi anlıyorum. Çünkü Türk futbolunu artık sadece ekonomik sıkıntılar, kötü yönetimler ya da saha içindeki başarısızlıklar değil, şüphe de kemiriyor. Şüphe büyüyor, güvensizlik büyüyor ve sonunda koskoca camialar “Bizi bu yıl da şampiyon yapmayacaklar” duygusuna kap

Ömer GÜRSOY
25 Ağu3 dakikada okunur


Kartal Sahada Uçarken, Ekonomik ve Finans Alanında da Uçabilecek mi?
Topu kaybettiğin yerde kazanacaksın. Futbolda bazı takımlar vardır; topu kaybettiklerinde geriye koşarlar. Bazıları ise topu kaybettiği anda rakibin üzerine koşar. Aradaki fark yalnızca pres yapmak değildir. Bu, bir futbol felsefesidir. Beşiktaş’ın Zalgiris karşısında 3-0 kazandığı maçta özellikle ilk yarıda ortaya koyduğu futbolun bana uzun zamandır özlediğimiz bir şeyi hatırlatmasının nedeni de bu: Topu kaybettiğin yerde geri kazanacaksın. Ve daha önemlisi: Rakibe nefes ala

Ömer GÜRSOY
21 Ağu6 dakikada okunur


Futbolda Cari Açık
Ekonomide “cari açık” diye bir kavram vardır. Basitçe anlatırsak; dışarıdan aldığınız mal ve hizmete, dışarıya sattığınız mal ve hizmet yetmiyorsa aradaki fark cari açığınızdır. Şimdi bunu futbola uyarlayalım. Diyelim ki bir ülke ya da kulüp, bir sezonda dışarıdan futbolcu almak için 100 milyon euro harcıyor. Buna karşılık kendi altyapısından yetiştirdiği, ya da genç yaşta alıp geliştirerek değer kazandırdığı futbolcuları Avrupa’ya toplam 30 milyon euroya satabiliyor. Ne oldu

Ömer GÜRSOY
19 Ağu3 dakikada okunur


Kabus Gibi Bir Başlangıç
Türk futbolu açısından daha sezonun ilk haftasından oldukça tanıdık bir tabloyla karşı karşıyayız. Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor... Üç büyük takım. Üçü de kadro kalitesi ve piyasa değeri açısından rakiplerinin açık ara önünde. Üstelik üçü de yeni sezona iddialı transferlerle, büyük hedeflerle ve şampiyonluk beklentisiyle giriyor. Ama ilk haftanın sonunda üç takımın da hanesinde galibiyet yok. Galatasaray, Süper Lig’in yeni takımı Çorumspor karşısında 2-2 berabere kal

Ömer GÜRSOY
16 Ağu4 dakikada okunur


Vargas’lı Filenin Sultanları 4’tü, 5 Oldu… Şimdi Sıra Efelerde mi?
Geçen ay “Filenin Sultanları… 4’tü, 5 Oldu” başlıklı yazımda Süleyman Demirel’in yıllar önce söylediği o meşhur sözü hatırlatmıştım. “Amerika hiçbir siyasetçiyi sıfırdan alıp beş yapamaz. Ama 3,5-4’lük potansiyeli olanı alır, beş yapar.” Bu cümle bana Melisa Vargas’ı anlatıyordu. Bugün ise aynı cümle, erkek voleybolunda Wilfredo León’u anlatıyor. Küba doğumlu León, Polonya’nın yetiştirdiği bir oyuncu değil. Ama Polonya zaten dünyanın en güçlü voleybol ülkelerinden biriydi. Gü

Ömer GÜRSOY
6 Ağu1 dakikada okunur


TMOK’da Yeni Dönem: Şimdi Ne Yapılmalı?
Yeni modelin başarısı, üreteceği projelerle ölçülecek Bir önceki yazımızda, Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi’nde (TMOK) başlayan yeni dönemin neden önemli olduğunu ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC) uzun yıllardır benimsediği yönetişim anlayışının artık TMOK’da da karşılık bulmaya başladığını değerlendirmiştik. Şimdi ise asıl soruya geliyoruz. Peki bundan sonra ne yapılmalı? Çünkü yönetim modelini değiştirmek tek başına başarı getirmez. Asıl başarı, o modeli nasıl i

Ömer GÜRSOY
3 Ağu4 dakikada okunur


Bilirken Susamadım!
Aradan geçen yalnızca dört aya rağmen güncelliğini koruduğunu, hatta ne yazık ki daha da anlam kazandığını düşündüğüm için bu yazımı yeniden paylaşıyorum. Görünen o ki, mevcut gidişat değişmediği sürece bu yazıyı her dört ayda bir yeniden hatırlatma ihtiyacı duyacağım. Bazen spor yazarlığı sadece analiz yapmak değildir… Bazen de spora dair bir sorumluluğun, bir dertleşmenin kaleme dökülmesidir. Bazen düşünüyorum… Bildiği hâlde susan insanların çoğaldığı bir ortamda, konuşmak

Ömer GÜRSOY
31 Tem3 dakikada okunur


Değişen raketler..değişmeyen Zihniyet..
Yıl 2011: “Eyvah, oğlum tenisçi olacak…” (Habertürk) Yıl 2026: “Eyvah… oğlum padelci oldu…” Aradan tam 15 yıl geçti. Aslında çok şey değişti. Değişmeyenleri saymak ise daha kısa sürüyor. Raket değişti. Top değişti. Kort değişti. Başkanlar değişti. Yönetimler değişti. Genel sekreterler değişti. Değişmeyen tek şey, değişime karşı gösterilen olağanüstü istikrar. Dünya yeni sporları konuşurken, biz hâlâ yeni sporların gerçekten “spor” olup olmadığını tartışıyoruz. Belki de mesele

Ömer GÜRSOY
29 Tem1 dakikada okunur
bottom of page


