top of page
FutbolEkonomi, 2010 yılından bu yana futbolun ekonomik, finansal ve yönetsel boyutlarını mercek altına alan bağımsız bir bilgi ve analiz platformudur. Hakkımızda daha fazlası için tıklayınız.


Sahadan Ekonomiye: Premier League’in 33 Milyar Sterlinlik Etkisi
Modern futbol ekonomisinin ulaştığı ölçeği ve yarattığı çok katmanlı etkiyi anlamak için, Ernst & Young (EY) tarafından Temmuz 2026’da yayımlanan “Premier League Ekonomik ve Sosyal Etki Raporu”[1] önemli bir referans sunuyor. Biz de FutbolEkonomi olarak, bu raporu özetleyerek sizlerle paylaşmayı gerekli gördük. Ernst & Young (EY) tarafından Temmuz 2026’da yayımlanan “Premier League Ekonomik ve Sosyal Etki Raporu neyi Anlatıyor? Premier Lig’e ilişkin hazırlanan bu çalışma; lig

Editör
2 saat önce5 dakikada okunur


Voleybolda Kazanırken, Futbolda Neden Kaybediyoruz?
Türkiye’de kadın voleybolu artık yalnızca bir spor başarısı değil; aynı zamanda bu ülkenin kurumsal kapasitesinin, yönetim kalitesinin ve toplumsal reflekslerinin turnusol kâğıdına dönüşmüş durumda… Saha içinde kazanılan zaferler, saha dışında ise ne yazık ki zihinsel bir ayrışmayı da görünür kılıyor. Oysa bu hikâye, ayrışmanın değil; ortak aklın ve kolektif gururun hikâyesi olabilirdi. Gurur Yerine Ayrışıyoruz Bugün kadın voleybolunun başarısı konuşulmak yerine, sporcuların

Tuğrul AKŞAR
28 Tem4 dakikada okunur


FIFA Başkanı Neden Türk Olmasın?
Futbol, günümüzde yalnızca sahada oynanan bir oyun değil; ekonomik, sosyal, kültürel, diplomatik ve siyasi etkileri bulunan küresel bir ekosistemdir. Bu ekosistemin merkezindeki FIFA ise uluslararası turnuvaları düzenlemenin yanı sıra futbolun kurallarını belirleyen, üye federasyonlar arasındaki ilişkileri yöneten ve dünya futbolunun gelişim politikalarına yön veren güçlü bir uluslararası spor kuruluşudur. FIFA Statüsü’nde de kuruluşun temel amaçları; futbolun küresel ölçekte

Prof. Dr. Sebahattin DEVECİOĞLU
25 Tem3 dakikada okunur


Federasyonlar duvara toslamadan…
Dertsizlere benim sözüm benzer kaya yankısına…” başlıklı yazım beklediğimin çok üzerinde ilgi gördü. Sporculardan… Velilerden… Kulüp yöneticilerinden… Antrenörlerden… Federasyonlarda görev yapmış isimlerden… Hatta yıllarını spor yönetimine vermiş akademisyenlerden ve eski bürokratlardan çok kıymetli geri dönüşler aldım. Bunlardan biri özellikle dikkatimi çekti. Bir hocamız şöyle yazdı: “Spor Federasyonları başlıklı bir dizi yazıyla federasyonlar tüm boyutlarıyla ameliyat masa

Ömer GÜRSOY
24 Tem4 dakikada okunur


“Alman Bundesliga’da Değişmeyen Tek Gerçek: Bayern’in Bitmeyen Hakimiyeti”
Futbolda pek çok değişken belirsizliğini korur; ancak bazı gerçekler vardır ki, kolay kolay değişmez. Bayern Münih’in Bundesliga’daki hakimiyeti de bu gerçeklerin başında geliyor. Nitekim 2025/26 sezonunda kazanılan şampiyonlukla, kulüp son 14 sezonun 13'ünü şampiyon olarak tamamladı... Bu serideki tek istisna ise 2023/24 sezonudur. Bayern o yıl Bayer Leverkusen ve Stuttgart’ın gerisinde kalarak ligi üçüncü sırada tamamlamıştır. Bu sonuç, dönemin teknik direktörü Thomas Tuc

Tuğrul AKŞAR
21 Tem8 dakikada okunur


2026 Dünya Kupası Bize Ne Öğretti?
Dünya Kupaları yalnızca kupanın sahibini belirlemez. Aynı zamanda futbolun hangi anlayışla oynandığını, hangi ülkelerin geleceği planladığını, hangi federasyonların kurumsallaştığını ve hangi toplumların spor kültürünü geliştirdiğini de gösterir. Kimi ülkeler turnuvayı şampiyonlukla tamamlar, kimileri ise yeni hedeflerle evine döner. Asıl soru ise şudur: Türkiye bu Dünya Kupası'ndan ne öğrendi? Ne yazık ki uzun yıllardır aynı sorunları konuşuyoruz. Ortak bir futbol modelimiz

Doç. Dr. Recep CENGİZ
13 Tem3 dakikada okunur


Futbolda ve Ekonomide Türkiye–Norveç Karşılaştırması Bize Neyi İfade Ediyor?
Norveç şüphesiz ki, 2026 Dünya Kupası’nın en çok taktir edilen ve beğenilen takımlarından birisi oldu. Her ne kadar çeyrek finalde öne geçtikleri maçta İngiltere’ye 2-1 yenilerek, turnuva yolculuklarını sona erdirdilerse de; oynadıkları futbol, oyun aklı ve sahip oldukları sistemle bu övgüyü sonuna kadar hak ettiler… 2026 Dünya Kupası’nda çeyrek finale yükselme başarısı gösteren Norveç’in kadrosunda çok farklı önemli bir ayrıntı gözümüze çarptı. 1994’te Erik Thorstvedt, Alf-I

Tuğrul AKŞAR
13 Tem13 dakikada okunur


Son Ayıklama: Yarı Finalde Sermayenin Dört Kalesi ve Portekiz-Brezilya Paradoksu
2026 Dünya Kupası’nı klasik bir turnuva anlatısının ötesine taşıyan bu seri yazılarımız; sahadaki oyundan çok, oyunun arkasındaki sermayenin nasıl hareket ettiğini gözler önüne seriyor. Başlangıçta 48 federasyonun taşıdığı devasa finansal havuz, her turda yalnızca sportif değil, aynı zamanda ekonomik bir elemeden geçerek daraldı; rakamlar bize açıkça şunu söyledi: bu oyun yalnızca yetenekle değil, sermayenin dağılım biçimiyle kazanılıyor. Grup aşamasında başlayan ilk kırılma,

Dr. Tolga GENÇ
12 Tem8 dakikada okunur


Final Takımı Olabilmek Zor İş!
Dünya Kupası süreci ilginç gelişmelerle devam ederken, bazı noktaları atlamadan anlatmak gerekliliği sürekli hasıl olmakta. Hitler 1.0 kılıklı Trump’ın çomak sokma histeri karşısında, İnfantino denen el çantasının ‘emir subayı’ endamında davranışları insanı çileden çıkartırken, alınan kararlara rağmen futbolun kendi adaleti sürece hâkim oldu. Milyarlarca insanın Belçika’yı destekleme mecburiyeti artık bir onur mücadelesine dönüşürken, bundan sonraki performansları dikkatle ta

Müslüm GÜLHAN
11 Tem3 dakikada okunur


Beyaz Zambaklar Ülkesi'nde Futbol
30 Mayıs 2019- Bugün Türk futbolunun temel problemi altyapı değil, üstyapı sorunudur! Rus yazar Grigory Petrov (1866, Rusya- 1925, Paris) tarafından 1923’te yazılan “Beyaz Zambaklar Ülkesinde“, Finlandiya’nın esaret içinde bir bataklıklar ülkesi olmaktan, özgür bir beyaz zambaklar ülkesine nasıl dönüştüğünü anlatan bir kitaptır. Bu kitap, Petrov’un anlattığı Finlandiya’ya erişmek için bütün ülkelerin çaba göstermesi gereken ideal bir halk ve devlet yapılanmasının hayalidir.

Tuğrul AKŞAR
6 Tem5 dakikada okunur


Zıvanadan Çıkan Vasatlık
“Zıvana” genellikle iki parçayı birbirine bağlamak için kullanılan küçük boru, mil veya dil şeklindeki parçalara verilen isimdir. Zıvanasından çıkan parçalar dengesini kaybedip dağılır. İnsanlar için kullanıldığında da kişinin ruhsal dengesini, kontrolünü kaybetmesini ve ‘çileden çıkmasını’ ifade eder. Sosyoloji anlamında vasatlık ise, kültürel veya entelektüel bağlamda kullanıldığında, vasatlık değerlerin değersizleşmesini, sıra dışı veya mükemmel olanın yerine ortalama/sıra

Müslüm GÜLHAN
30 Haz3 dakikada okunur


Küresel Sporda Siber Güvenlik
“Büyük spor etkinliklerine yönelik en tehlikeli saldırılar sessizdir, tedarik zinciri kaynaklıdır ve başarısızlığın en az kabul edilebilir olduğu anda tetiklenir.” Karim Benslimane, “Küresel Sporda Siber Güvenlik Dijitalleşen Bir Sektör İçin Tehditler, Sinyaller ve Stratejik Etkiler” isimli rapor; Darktrace şirketinin tehdit araştırması ve OpinionMatters tarafından 28 Mayıs-3 Haziran 2026 tarihleri arasında ABD, İngiltere, Avustralya ve Almanya'da 875 BT siber güvenlik u

Prof. Dr. Sebahattin DEVECİOĞLU
30 Haz3 dakikada okunur


Pochettino’dan Liderlik Dersleri: Sistem ve İnsan Odaklılık İçin Kısıtlı Bütçe Bahane Değildir!
Verimsizlikten mi bahsediyorsunuz? Yani düşük maliyetle yüksek çıktı elde edememekten... Şartlardan mı şikayet ediyorsunuz? Yani üstlerinizden yeterince kaynak ve destek alamamaktan... Bütçe kısıtlarından mı yakınıyorsunuz? Yani pazardaki en parlak yeteneklere bütçenizin yetmemesinden… Kısacası; düşük bütçe ile yüksek çıktı beklenen şartların içinde misiniz? O zaman size biraz Mauricio Pochettino’yu anlatayım. Pochettino’nun yıldız isimleri az, teknik becerileri kısıtlı bir A

Kaan TUNÇBİLEK
28 Haz4 dakikada okunur


Crystal Palace FC'nin Başarılı Stratejik Yükseliş Öyküsü
Crystal Palace FC, Kulüp tarihinin en başarılı 2 sezonluk Premier League (“PL”) dönemini geride bıraktı. 2024-25 sezonunda FA Cup'ı kazandıktan sonra, 2025-26 sezonunda Community Shield ve UEFA Konferans Ligi’ni de (“KL”) kazanarak bir yıl içinde üç büyük Kupa birden elde etti. Crystal Palace'ın geçmişi göz önüne alındığında, bu başarı daha da etkileyici bir konuma geliyor. 2013'te PL’e yükseldiklerinden beri ligin en istikrarlı Kulüplerinden biri oldular ve 13 sezon boyunca

Mete İKİZ
26 Haz9 dakikada okunur


Türk Futbolunda Katarakt Sorunu!
Dünya Kupası’ndan erken elenmemiz, Türk futbolunda uzun süredir biriken yapısal tıkanmanın artık tartışmasız biçimde görünür hale geldiğini göstermektedir. Sorun, yalnızca saha içi performansla açıklanabilecek dar bir çerçevenin çok ötesine geçmiş durumdadır. Bugün gelinen noktada temel mesele; futbolun ekonomik, yönetsel ve sportif katmanlarının eş zamanlı biçimde zayıflaması ve bunun sistematik bir kırılmaya dönüşerek bütün yapıyı taşıyamaz hale getirmesidir. Siyasetin futb

Tuğrul AKŞAR
21 Haz3 dakikada okunur


Fenerbahçe'de Başkanlık Yarışının Psikolojik Anatomisi
George Orwell, “1984”'te günün mevcut verilerinden hareketle geleceğe dair bir öngörü sunar. Gabriel García Márquez ise Kırmızı Pazartesi'nde herkesin kaçınılmaz sonucu bildiği halde göz göre göre beklediği, gerçekleşecek olan bir yakımı anlatır. Fenerbahçe’deki başkanlık yarışını psikolojik açıdan ele aldığımızda da benzer bir tabloyla karşılaşırız: Geleceğe dair bazı öngörülerde bulunmak mümkündür ve bu öngörüler hiç de iç açıcı değildir. Her iki başkan adayı da Fenerbahçe’

Prof. Dr. Fuat TANHAN
6 Haz7 dakikada okunur


Dünya Kupası Dosyası: Curaçao Futbolu ve Tersine Kas Göçü Projesi
Curaçao futboluna dair kapsamlı bir araştırma yapmanın ve bunu verilere dayalı bir analize dökmenin kolay olmayacağını tahmin ediyordum. Ancak Dünya Kupası sahnesinde yer alma başarısı gösteren, nüfus bakımından böylesine küçük bir ülkenin futbolu kesinlikle incelenmeyi hak ediyordu. Bu yazıyı hazırlarken Curaçao, acılı tarihiyle tamamen iç içe geçmiş futbol kültürü, tersine kas göçü üzerine inşa edilen milli takım projesi ve hem ülkenin hem de yerel futbolun ekonomisini şeki

Ahmet Berke GÖKÇEOĞLU
2 Haz8 dakikada okunur


Teniste Siyah ve Kırmızı Fırçalar
Ne yalan söyleyeyim, bazı yazıları okurken insanın içine bir ağırlık çöküyor. Bu his beni yıllar önce tanıştığım ünlü Trabzonlu ressam Mustafa Ayaz’ın şu sözlerine götürüyor: “Bana siyah boyalar getirin. Çok çok siyah boyalar. Her şeyin anlamsız olduğunu göstermek için kapkara siyah boya…” Ama aynı ressamın bir başka cümlesi vardır ki asıl kırılma noktası oradadır: “…Ama küçücük bir kırmızı, küçük bir ışık gerek. O da yaşadıkça umudum olacak.” İşte bu iki cümle arasında sıkış

Ömer GÜRSOY
31 May4 dakikada okunur


Finalin Anatomisi (Veriyle Okuma): PSG Neden Kazandı, Arsenal Neden Kaybetti?
Finalin Anatomisi (Veriyle Okuma): PSG Neden Kazandı, Arsenal Neden Kaybetti? Dün oynanan Şampiyonlar Ligi finalini keyifle izlemek için televizyon karşısındaki yerimi aldığımda sahada gördüğüm şey, sadece iki futbol takımının 90 dakikalık mücadelesi değildi. Yeşil sahada çarpışan; iki farklı futbol aklı, iki farklı yönetim modeli ve iki ayrı ekonomik organizasyon biçimiydi… Paris Saint-Germain’in penaltılarla da olsa elde ettiği bu başarıyı, sadece bu karşılaşmanın bir son

Tuğrul AKŞAR
31 May12 dakikada okunur


Arsenal ve PSG'nin Büyük Sırrı: Büyümek İçin Eksilmek
Kaan Tunçbilek- Bu hafta sonu Budapeşte’de, Şampiyonlar Ligi finalinde Arsenal ve PSG'yi izleyeceğiz. Son iki yıldır Avrupa futboluna damga vuran, belki geçen yıl yarı finalde eşleşmeseler yine final podyumunu kapatacak olan bu iki kulübün ortak bir sırrı var. Sahadaki taktiksel dehalarından veya ellerindeki yeteneklerden çok daha derin bir sır... Her iki takım da hocaları Arteta ve Enrique ile bir “kültür devriminden” geçerek buraya geldi. Peki ama nasıl? Onları sadece Guar

Kaan TUNÇBİLEK
27 May3 dakikada okunur
bottom of page


