top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Batrakov: Rus futbolunun Glasnost’u mu?

4 saat önce
3 dakikada okunur

Pazartesi günü TRT Spor’da, Erdoğan Arıkan ve Erhan Seven’le birlikte yorumladığımız Galatasaray–Stuttgart karşılaşması öncesinde iki genç oyuncuya özellikle dikkat çekmiştik..


Birisi Belçika futbolunun altyapı kültüründen yetişmiş, 22 yaşındaki Bilal El Khannouss; diğeri ise 21 yaşında, Galatasaray formasıyla Avrupa futboluna adım atan Rus yetenek Aleksey Batrakov…


İkisi de hareketli, çabuk, dar alanda çözüm üretebilen, oyunun yönünü değiştirebilen modern 10 numara profilinin temsilcileri. Stuttgart karşısında bu iki oyuncunun oyuna nasıl etki edeceğinin önemli olacağını söylemiştim.


Maçın ardından Batrakov, yalnızca dikkat çekmekle kalmadı; karşılaşmaya damgasını vurdu. İlk 15 dakikada attığı iki golle Galatasaray’a galibiyeti getirdi. Böylece Şampiyonlar Ligi’nde dört maçta dört gole ulaştı.


Ama Batrakov’un hikâyesi benim için iki golden, hatta dört maçta dört golden daha fazlası…


Rus futbolu için yeni bir pencere


Rusya, Ukrayna savaşı sonrasında UEFA ve FIFA organizasyonlarının dışında kaldı. Rus kulüpleri ve milli takımları uluslararası organizasyonlarda yer alamıyor. Bu izolasyon, Rus futbolunun Avrupa’yla rekabet ve görünürlük kanallarını önemli ölçüde daralttı.


Böyle bir dönemde 21 yaşındaki bir Rus futbolcunun Galatasaray formasıyla Şampiyonlar Ligi sahnesinde parlaması, futbolun kendi diliyle yeni bir hikâye anlatıyor.


Batrakov, Lokomotiv Moskova altyapısından yetişti. Yani Rus futbolunun kendi içinden çıkardığı, kendi liginde kendisini kanıtlamış bir yetenek. Şimdi ise Galatasaray formasıyla Avrupa’nın en büyük kulüp organizasyonunda kendisini gösteriyor.


Burada bir parantez açmak gerekiyor: Rus takımlarının organizasyonlardan men edilmesi, Rus futbolcuların başka ülkelerin kulüplerinde oynayamayacağı anlamına gelmiyor. Batrakov’un Galatasaray’a transferi de bu ayrımı görünür kılıyor.


Ben bu hikâyeyi biraz da Glasnost üzerinden okumak istiyorum.


Gorbaçov döneminde Sovyetler Birliği’nde açıklık ve dışa açılma anlamına gelen Glasnost, futbol için de güzel bir metafor olabilir. Batrakov, Rus futbolunun uluslararası alanda daralan görünürlüğüne rağmen, bireysel yeteneğiyle Avrupa’nın merkezine açılan bir pencere oluşturuyor.


Mertens’in oyun aklı, modern 10 numaranın dinamizmi


Batrakov’u ilk izlediğimde dikkatimi çeken özellik, yalnızca pas kalitesi ve oyun görüşü değildi. Oyunu savunmadan hücuma taşıyabilmesi, doğru zamanda doğru bölgede görünmesi ve hücumun son bölümünde golü koklamasıydı.


Mertens’in Galatasaray’a kattığı oyun aklını hatırlayalım. Mertens, yalnızca son pası veren oyuncu değildi; takımın hücum bağlantılarını kuruyor, oyunun ritmini belirliyor, rakip savunmanın önündeki boşlukları değerlendiriyordu.


Batrakov henüz Mertens’in kariyer kalitesine ve tecrübesine ulaşmış değil. Ancak onun oyununa modern futbolun gerektirdiği hareketliliği, çabukluğu ve doğrudan kaleye gitme cesaretini ekliyor.


Bir başka deyişle, Mertens’in oyun aklına modern 10 numaranın dinamizmini ve golcülüğünü katmaya aday.


Stuttgart maçındaki iki gol de bu profilin farklı yüzlerini gösterdi. İlkinde ceza sahası çevresinde oluşan fırsatı çok iyi değerlendirdi; ikincisinde savunma arkasına koşusunu doğru zamanladı. Yani yalnızca top ayağına geldiğinde çözüm üreten bir oyun kurucu değil, topsuz oyunda da tehlike yaratabilen bir futbolcu.


Batrakov sadece Galatasaray’ın değil, Rus futbolunun da vitrini


Elbette dört maçlık Şampiyonlar Ligi performansıyla büyük hükümler vermek için erken. Genç oyuncuların önünde uzun bir yol var. Rakipler onu daha yakından tanıyacak, savunmalar önlem alacak. Asıl mesele bu seviyeyi sürdürebilmek.


Ancak şu da bir gerçek: Galatasaray, yalnızca yetenekli bir genç oyuncu kazanmadı. Rus futbolunun uluslararası görünürlüğünün azaldığı bir dönemde, 21 yaşındaki bir oyuncuya Avrupa’nın en büyük sahnesinde kendisini gösterme imkânı sundu.


Benim Batrakov’da gördüğüm şey tam da bu: Oyunu ileri taşıyan, gol attıran, golü koklayan ve gerektiğinde maçın kaderini değiştiren bir modern 10 numara.


Pazartesi günü dikkat çektiğimiz iki isimden Batrakov, Stuttgart karşısında sahnenin merkezine çıktı.


Belki de bugün Rus futbolu adına konuşmamız gereken yeni başlık şu:


Siyasi ve sportif izolasyonun gölgesinde, bir genç futbolcu kendi yeteneğiyle Avrupa’ya açılan yeni bir kapı aralıyor. Batrakov’un hikâyesi, yalnızca bir transferin değil, futbolun sınırları aşan dilinin de hikâyesi.

Yorumlar


bottom of page