top of page
FutbolEkonomi, 2010 yılından bu yana futbolun ekonomik, finansal ve yönetsel boyutlarını mercek altına alan bağımsız bir bilgi ve analiz platformudur. Hakkımızda daha fazlası için tıklayınız.


Futbolda Psikolojik Devrim
Dünya futbolu değişiyor. Ancak bu değişim, çoğu zaman konuşulduğu gibi yalnızca yeni taktik sistemlerden, gelişen teknolojilerden, büyüyen transfer bütçelerinden veya değişen oyun modellerinden ibaret değil. Futbolda yaşanan asıl dönüşüm, insanı anlama biçiminde ortaya çıkıyor. Uzun yıllar boyunca futbol başarısı teknik beceri, fiziksel kapasite ve bireysel yetenek üzerinden açıklandı. Daha hızlı koşan, daha güçlü vuran, daha iyi çalım atan veya daha fazla gol atan oyuncuları

Prof. Dr. Fuat TANHAN
1 gün önce4 dakikada okunur


Ülke Tanıtımı Bahane, Villa Tanıtımı Şahane!
Bazı yenilgiler sadece sahada yaşanmaz. Bazıları da iletişimde kazanılır.” Geçenlerde yazmıştım… Türkiye, Dünya Kupası’nda sadece futbolu değil, milyarlarca kişiye ulaşabilecek büyük bir ülke tanıtımı fırsatını da kaçırdı. Dünya Kupası artık sadece bir futbol organizasyonu değil; ülkelerin kendilerini dünyaya anlattıkları en büyük küresel vitrindir. Final maçını 1,4 milyardan fazla insan izliyor. Turnuva boyunca milyarlarca kişi ekran başına geçiyor. Gruptan çıkan her takım y

Ömer GÜRSOY
21 Tem3 dakikada okunur


Eksik Olan Mentor Değil, Zihinsel Performans Eksikliğidir!
A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella'nın "mentora gerek yok" açıklaması futbol kamuoyunda geniş çaplı tartışmalara yol açtı. Bu tür açıklamalar teknik ekibin bakış açısını yansıtabilir. Ancak asıl tartışılması gereken konu, bireysel tercihlerden daha derin ve yapısaldır: Futbolcuların gelişiminde gerçekten eksik olan mentor desteği mi, yoksa sistematik olarak kazandırılmayan zihinsel performans becerileri mi? Bugün tartışma, milli takım düzeyinde mentor ih

Doç. Dr. Recep CENGİZ
29 Haz3 dakikada okunur


Federasyon Başkanının Açıklamaları ve Ötesi
Türkiye milli takımının dünya kupasındaki iki karşılaşma sonucunda eve dönecek olması sonrasında başlayan tartışma, bitecek gibi gözükmüyor. Hatta ‘bu pilav daha çok su kaldırır’ deyiminde olduğu gibi daha çok bu tartışmaları dinlemeyi sürdürürüz. Peki olay nasıl başladı? Fatih Terim’in Avustralya maçı sonrasında yaptığı açıklamalarda şöyle diyordu: "Dünya Kupası'nda biraz daha toleranslı, hataları görmeye, hazırlayan olalım. Öldürmeyin ya. O çocuklara, hocaya, federasyona ve

Prof. Dr. Ahmet TALİMCİLER
24 Haz4 dakikada okunur


Bizim Çocuklar mı, Bizim Aynamız mı?
Milli takım futbolcularımıza yıllardır “Bizim Çocuklar” diyoruz. Bu slogan zamanla bir tezahürattan daha fazlasına dönüştü. Onları sahiplendik, başarılarını kendi başarımız, sevinçlerini kendi sevincimiz saydık. Turnuvaya yalnızca bir takım değil, ortak hayallerimizi gönderdik. Belki de bu yüzden “Bizim Çocuklar”, sahadaki futbolculardan çok içimizdeki çocuğu uyandıran bir hikâyeye dönüştü. Dünya Kupası yolculuğuna çıkan milli takımımızı uğurlayışımızı hatırlayın. Adeta süsle

Doç. Dr. Recep CENGİZ
22 Haz2 dakikada okunur


24 Yıl Sonra Gelen Hüsran
2002 dünya kupasının ardından gelen beş kupayı es geçip altıncısına katılmayı son anda başardık! Bu büyük başarının ardından kamuoyu önünde oluşturulan algı ile turnuvada oynanan iki karşılaşma arasındaki büyük uçurum, tartışmanın da her zamanki gibi büyük olması ile sonuçlandı. Turnuvaya katılma hakkı kazandıktan sonra ortalığı kaplayan mükemmeliyetçi tutum, medyanın da etkisiyle her türlü eleştiriden muaf bir ortamın yaratılmasını beraberinde getirdi. Ne yazık ki oyuncu seç

Prof. Dr. Ahmet TALİMCİLER
22 Haz5 dakikada okunur


2026 Dünya Kupası’nın Psikolojik Analizinden Psikolojik Bir Kehanete
Futbolun büyüsü tüm dünyayı sarmış durumda. Bu büyünün kaynağı ise oyunun her anında saklı olan belirsizliktir. Kazanmayı belirleyen şey yetenektir. Ancak o yeteneğin hayata geçmesi, sahada gerçek bir farka dönüşmesi bambaşka faktörlere bağlıdır. İşte asıl belirleyici olan da tam olarak budur: oyuncuların ve teknik direktörün zihinlerinde olup bitenler. Ve o zihinleri şekillendiren o kadar çok faktör vardır ki, çoğu zaman görünmeyen bu etkenler, görünen her şeyden daha güçlüd

Prof. Dr. Fuat TANHAN
11 Haz9 dakikada okunur


Fenerbahçe'de Başkanlık Yarışının Psikolojik Anatomisi
George Orwell, “1984”'te günün mevcut verilerinden hareketle geleceğe dair bir öngörü sunar. Gabriel García Márquez ise Kırmızı Pazartesi'nde herkesin kaçınılmaz sonucu bildiği halde göz göre göre beklediği, gerçekleşecek olan bir yakımı anlatır. Fenerbahçe’deki başkanlık yarışını psikolojik açıdan ele aldığımızda da benzer bir tabloyla karşılaşırız: Geleceğe dair bazı öngörülerde bulunmak mümkündür ve bu öngörüler hiç de iç açıcı değildir. Her iki başkan adayı da Fenerbahçe’

Prof. Dr. Fuat TANHAN
6 Haz7 dakikada okunur


Fair Play: Sadece Sahada Değil, Fırsatlarda da Adalet Demektir
Sporun gerçek gelişimi yalnızca kazanılan madalyalarla, kırılan rekorlarla ya da elde edilen şampiyonluklarla ölçülemez. Bir spor kültürünü güçlü ve sürdürülebilir kılan asıl unsur; adalet, eşitlik ve dürüstlük ilkelerinin ne ölçüde yaşatılabildiğidir. Çünkü sporcular ancak emeklerinin karşılığını alabileceklerine inandıkları ortamlarda kendilerini geliştirebilir, takımlar ancak fırsatların hakkaniyetle paylaşıldığı yapılarda kalıcı başarılar elde edebilir. Adil davranışın ol

Doç. Dr. Recep CENGİZ
6 Haz3 dakikada okunur


Futbolun Unuttukları ve Kurban Bayramı’nın Hatırlattıkları
Futbol, yalnızca sahada oynanan bir oyun değildir. Tribünlerde yükselen seslerden televizyon ekranlarına taşan tartışmalara kadar toplumun karakterini, öfkesini, adalet anlayışını ve birlikte yaşama kültürünü de yansıtır. Bu nedenle Türkiye’de futbolun neden bir türlü istenilen seviyeye ulaşamadığını konuşurken yalnızca transferleri, bütçeleri ya da teknik direktörleri tartışmak yeterli değildir. Asıl mesele, rekabet anlayışımızın sağlıklı mücadeleden uzaklaşıp giderek düşman

Doç. Dr. Recep CENGİZ
27 May2 dakikada okunur


Üniversiteden Olimpiyatlara Uzanan Yol: Cerrahpaşa Su Sporları Tesisi’nin Açtığı Kapı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle mart ayında açılışı yapılan İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Su Sporları Tesisi, kısa sürede yalnızca bir altyapı yatırımı olmanın ötesine geçerek ilk büyük organizasyonuna ev sahipliği yaptı. Kadınlar, erkekler ve karma kategorilerde düzenlenen yarışlarda sporcular, 3000 metrelik parkur boyunca dayanıklılık, takım uyumu ve performans mücadelesi sergiledi. Organizasyon; İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörü Prof. Dr. Nuri

Ömer GÜRSOY
25 May3 dakikada okunur


Futbolda Şampiyonluğun Psikososyal Dinamikleri
Başarı, özellikle uzun yıllara yayılan kolektif başarı, yalnızca teknik beceriyle açıklanamaz. Futbolda bunun en somut göstergesi şampiyonluktur. Çünkü şampiyon olmak; rakiplerinizden daha az hata yapmak, kriz anlarında daha dayanıklı kalabilmek, korku ve kaygıyı daha iyi yönetebilmek, daha fazla sorumluluk almak, daha güçlü kenetlenmek ve sezon boyunca takım olma duygusunu koruyabilmek demektir. Bu yüzden şampiyonluk yalnızca iyi futbol oynamanın, güçlü bir kadroya sahip o

Prof. Dr. Fuat TANHAN
10 May9 dakikada okunur
Her Şeyin Anormalleştiği Bir Ülkede, Normal Bir Şey Bekleyemezsiniz!
Normal ve anormal meselesini bizim kadar çekiştirmek suretiyle her şeyi birbirine karıştıran pek az ülke vardır. Kafa karışıklığı arttıkça yaşadıklarımıza dair tuhaflıklar silsilesi de karmaşıklaşmaya devam ediyor. Ülkede gün geçmiyor ki bu kadar da olmaz dedirtecek tuhaflıklar yaşanmasın. Son bir hafta içerisinde olup bitenlere şöyle bir göz attığınızda, gündemin neden bu kadar çabuk bir şekilde ortadan kalkmakta olduğunu daha iyi anlamaya başlıyorsunuz çünkü başka bir şansı

Prof. Dr. Ahmet TALİMCİLER
8 May5 dakikada okunur


En Zor Maçlar Sezon Sonunda Değil, İnsanların İçinde Oynanır
Futbol sahasında gördüğümüz her saldırganlık anı, çoğu zaman yalnızca o ana ait değildir. Tribünden bakıldığında bir itiraz, bir bağırış ya da kontrolsüz bir tepki gibi görünen o anlar; aslında birikmiş duyguların, baskıların ve beklentilerin dışa vurumudur. Sahada oynanan sadece bir oyun değil, aynı zamanda insanın kendi sınırlarıyla verdiği görünmez bir mücadeledir. Ancak bu tabloyu yalnızca bireyin iç dünyasıyla açıklamak eksik kalır. Modern futbol; medya dili, taraftar kü

Doç. Dr. Recep CENGİZ
7 May3 dakikada okunur
Derbi mi, Kültürel Bir Miras mı? Dilin Gölgesindeki Rekabet
Bu hafta oynanacak Galatasaray – Fenerbahçe karşılaşması öncesinde tansiyon yine alışıldık seviyelerin üzerine çıkmış durumda. Kulüp yöneticilerinden gelen sert açıklamalar, sosyal medyada hızla yayılan kışkırtıcı söylemler ve taraftarlar arasındaki karşılıklı atışmalar, henüz top sahaya inmeden atmosferi keskinleştiriyor. Her iki cephede de dilin giderek sertleştiği, rekabetin sınırlarının zorlandığı bir süreç yaşanıyor. Oysa daha maç oynanmadan yükselen bu gerilim, sadece s

Doç. Dr. Recep CENGİZ
25 Nis2 dakikada okunur


Sezon Sonu: Oyunun Yerini Gerilim Aldı
Sezon sonuna yaklaştıkça futbolun doğası değişiyor. Oyunun yerini kaygı, rekabetin yerini korku almaya başlıyor. Puan tablosunun daralan aralıkları, sadece takımların değil; yöneticilerin, antrenörlerin, futbolcuların ve hatta taraftarların da psikolojisini sıkıştırıyor. Bu sıkışma hali ise sahaya futbol olarak değil, gerilim olarak yansıyor. Normal şartlarda oyunun merkezinde olması gereken şey; taktik, emek ve performanstır. Ancak sezon sonu atmosferinde bu denge bozuluyor.

Doç. Dr. Recep CENGİZ
22 Nis2 dakikada okunur


Yüzkırk Karakter İle Futbolda Cahil Cesareti!
Bu ülkede erkeklerin çoğunluğuna ‘sen futbolu bilmiyorsun’ veya ‘sen siyaseti bilmiyorsun’ diyemezsiniz. Kavga çıkar… Hani haklı olmak yetmez! Dilbilim araştırmalarına göre Türkiye'de vatandaşların günlük konuşma dilinde ortalama 1.500 ila 2.500 farklı kelime kullandığı belirtiliyor. Kelime dağarcığı eğitim ve çevreye göre değişse de, aktif söz varlığı 6.000-8.000 civarında olup, ortalama bir Türk vatandaşı gün içinde çok iyimser olarak yaklaşık 400 ila 2.500 kelimeyle iletiş

Müslüm GÜLHAN
19 Nis3 dakikada okunur


Sonuçlarını düşünmeden yapılanlar yüzünden…
Ülke olarak olumlu örnekleri el birliği ile çürütüp, vasatlığı ve kötülüğü yaygın davranış kalıbı haline dönüştürdük. Önümüzdeki hafta Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanacak olan karşılaşmanın bir karşılaşma olmanın çok ötesine geçirilmesi ne yazık ki en çok futbola zarar verecektir ve haftaya olumlulukları değil etrafa saçılan kötülük tohumlarını ve yansımalarını konuşmak durumunda kalacağız. Türkiye’de futbolun kimsenin memnun olmadığı bir alana dönüştürülmesinin a

Prof. Dr. Ahmet TALİMCİLER
15 Nis4 dakikada okunur


Sahada Bir Futbolcu İki Kişi
Sezon sonuna yaklaşıldıkça futbolun temposu sadece sahada değil, zihinlerde de artıyor. Puan tablosu daralıyor, hataların bedeli büyür, her maçın anlamı katlanıyor. Şampiyonluk yarışı kızıştıkça “kazanmak zorundasın” baskısı, küme düşme hattına yaklaştıkça “kaybedemezsin” korkusu futbolcunun üzerine çöküyor. Artık oynanan oyun sadece futbol değildir; beklentiler, korkular ve sonuç hesapları oyunun önüne geçiyor. Bu noktada, futbolcunun sahadaki mücadelesi rakiple değil, kendi

Doç. Dr. Recep CENGİZ
12 Nis2 dakikada okunur


Amed ve Çarşı Üzerinden Taraftarlığın Sosyopolitik Tavrı
Kültür, insana dair işlevleri bütünüyle yorumlayan ve buna uygun tavır almayı örgütleyen bütüncül davranış şeklidir. Aslında temelde yerelliği sürdürme alanıdır. Kültürü oluşturan toplumsal örgütlerin kendi içinde de farklılaştığı görülmektedir. Farklılaşan kültürler birlikte bütünü oluşturur ve alt kültürel gruplar olarak ifade edilir. Taraftarlık alt kültür alanıdır. Bu nedenle, futbol kültürünün parçalarından biri olan tribün alt kültürü kendine ait jargonlara sahip olmak

Müslüm GÜLHAN
10 Nis3 dakikada okunur
bottom of page


