“Radar ile ışıldak arasındaki farkı bilir misiniz?
Işıldağın görebildiği gösterebildiği çok azdır.
Kör noktaları sonsuzdur.
Radarınsa kör noktaları azdır.
Işıldak bir anda bir yana yönelebilir.
Radarsa bir anda her yana açıktır.”
Bu örneği daha önce bir kez daha kullanmıştım.
Ama geçtiğimiz günlerde Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinde bir röportajı okuyunca radar ve ışıldak karşılaştırmasını hatırladım.
‘Türk sporunun performans planı hazır’ başlıklı bir söyleşiydi bu.
Çok iddialı; hem bütün Türk sporunu hem de uzun vadeli “performansı”nı kapsayan bir plan olacak. Peki, milyonlarca kişiyi etkileyecek ölçüde önemli olan, ilgili ve yetkili herkesin bilmesi, bilmekte öte katkı sunması gereken bu plan nasıl duyurulmuş? İnternet sitesinden. Yani ne bir basın toplantısı ne de spor sayfalarında haberler…
Neyse işin esasına dönelim. Söyleşide İsviçre menşeli The Counsulting firmasının temsilcisi Steven Rush’un ağzından federasyonlarımızı ve sporcularımızı olimpiyatlara hazırlayacak projeler anlatılıyor. Rush, sporumuzdaki birinci eksikliği ‘iletişim’ olarak tanımlamış. “Bu iletişim eksikliğinden birçok madalyanın kaybedildiğini gördük. İlgili kurumların işbirliğini hedefleyen güçlü bir operasyonel plan yapacağız. Bana göre ideal bir diyalog olimpiyatlarda ekstra madalya getirecektir” diyor.
Keşke her şey dediği gibi kolay olsa.
“Proje birkaç aşamadan oluşmakta ve GSGM’ye sporcu performansının nasıl yükseltileceği konusunda danışmanlık hizmeti veriyoruz. Bu konuda bir plan hazırlamak da esas görevimiz. Tek tek federasyonlarla görüşüyoruz. Önce bir durum tespiti yapıyoruz ilgili federasyona. Sonraki aşamada ‘mevcut performansı nasıl daha ileri götürürüz’ başlığı altında bir performans planı sunuyoruz. Böylece kısa vadede 2012, uzun vadede ise 2016 ve 2020 Olimpiyatlarına daha fazla katılım ve madalya hedefliyoruz.”
Rush’ın röportajından öğrendiğimize göre mevcut durumun fotoğrafını çekebilmeleri için yedi aylık bir süre geçmiş.
İsviçreli firmanın içinde çözüm önerileri de bulunan stratejik planını en kısa sürede kamuoyuna açıklamasını büyük bir merakla bekliyorum. Yalnız şunu da ifade etmeliyim: Sporda yaşadığımız yapısal sorunlara değinmeyen sadece madalya amaçlayan bir çalışma intibaı verdi bana.
Bakalım bu çalışma ışıldak gibi Türk sporunun sadece bir yönündeki problemleri çözmeye mi yönelik olacak, yoksa kör noktaları az olan bir radar gibi birçok sorunu mu çözecek?
Bir de hatırlatma yapalım, Tony Blair Başbakan olunca gelecek 10 yılı kapsayan “Hükümetin Spor Planı”nın hazırlanması talimatı vermişti. Tam 6 ay süreyle 47 spor uzmanı çalışmıştı bu strateji için ve hangi Spor Bakanı gelirse gelsin bu plan üzerinde yürüdü.
Bakalım bizim ‘ithal’ plan nasıl olacak ve bu planı kaç Spor Bakanı yürütebilecek?