Erdoğan’ın açılımı 1
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Yönetim Ömer GÜRSOY Erdoğan’ın açılımı 1

Erdoğan’ın açılımı 1

 

Başbakan Erdoğan’ın Demokratik Açılım çerçevesinde spor adamları ile yaptığı konuşma içerik olarak çok önemliydi. Bu köşenin adı da ‘Açılım’ olduğu için konuya farklı bir bakış açısıyla yaklaşmaya çalışacağım.

Başbakan diyor ki, 1967’de, Nijerya ile Biafra arasındaki savaşta iki günlük ateşkes ilan edildi. Sebebi, Pele’nin Lagos’ta yapacağı maçtı. Spor sadece insanları, sadece kitleleri yakınlaştırmıyor. Spor, ülkeleri, medeniyetleri,

 farklı kültürleri de buluşturuyor, farklılıkları bir saha içinde, bir salon içinde kaynaştırabiliyor. Pele diyor ki, ‘Dünyada futbol oynayan her çocuk Pele gibi oynamak istiyor. Benim çok büyük bir sorumluluğum var. Onlara sadece nasıl iyi futbol oynanacağını değil, nasıl iyi bir insan olunacağını da göstermek zorundayım’. Yine efsanevi boksör, Muhammed Ali, ‘Keşke insanlar, beni sevdikleri kadar birbirlerini sevselerdi. Eminim ki dünya o zaman çok farklı bir yer olurdu’ diyor.”

Başbakan konuşmasında hiçbir sportif başarıdan bahsetmeden bu örneklere yer vererek “skor yazarları” ve “skor yöneticileri”ne de adeta bir ders verdi.

Başarılar hatırlanabilir ama bu örnekler hiçbir zaman unutulmaz!

Konuşmasında sık sık Brezilya seyahatinden bahseden Erdoğan, ‘Brezilya şehirlerindeki o uçsuz bucaksız gecekondu denizi, aynı zamanda dünyanın en ünlü sporcularının da yetiştiği mekânlar’ derken, dinleyenleri çocukluğuna götürdü, kâğıttan toplar yaparak oynadıklarını anlattı.

Sonuçta iki ülkede de yoksulluk var, büyük bir nüfus var, yetenek var ama oyuncuların dünya pazarındaki yerlerine baktığınızda durum çok farklı. Başbakan iki ülke arasındaki bu benzerliklerin ve futbolun ortak gücünün farkında ama futbolun başındakiler onun kadar bu gücün farkında mı?

Erdoğan’ın adeta usta bir romancı tarafından hazırlanmış hissi veren konuşmasını dinlerken başka bir Brezilyalı, ünlü şarkı sözü yazarı ve romancı Paulo Coelho aklıma geldi.

Yazılarımda sıklıkla Coelho’dan söz ederim, ama hiçbir zaman futbola olan ilgisinden bahsetmemiştim. 2006 yılında dönemin FIFA Başkanı Sepp Blatter’in davetlisi olarak bir ay kaldığı Almanya’daki Dünya Futbol Şampiyonası’nın ardından gözlemlerini yazdığı mektubun ilk cümlesinde diyor ki, “Futbol dünyayı değiştiriyor.”

Bence futbol üzerine söylenmiş en güzel ve en iddialı cümle.

Başbakan konuşmasının ana teması tek cümleyle ne idi diye sorsanız vereceğim cevap Coelho’nun tespiti olurdu.

Evet, futbol dünyayı değiştiriyor ve bunu fark eden bir Başbakanımız var.

Başbakan ve Coelho’dan esinlenerek bu konuda somut neler yapılabileceğinden bir sonraki yazımda bahsedeceğim. 

 

 

Erdoğan’ın Açılımı 2

Geçen yazıda sporun Demokratik Açılım’a katkı sağlaması için spor adamların projeler üretmesi gerektiği sonucuna varmıştım Bu konuda ilk somut öneri de Adnan Polat’tan geldi: Doğu ve Güneydoğu’da yapılacak sportif etkinlikler için çalışma grubu kurmayı teklif etti ve “Bu konuda üzerimize düşen her şeyi yapmaya hazırız” dedi. TFF Başkanı Mahmut Özgener ile de konuştum. Hem yürümekte olan hem de gerçekleşmiş projelerinden bahsetmiş Başbakan’a.. Avrupa Birliği ile ortak bir proje, Nike Halı Saha Ligi ve bu yıl başlayacak Süper Amatör Ligi.. Bunun yanı sıra okullarda futbolu geliştirmek için ayırdıkları bütçeye bu yıl 2 katına çıkarmışlar..

Bu girişimleri Coelho’nun ifadesi ile ‘toprak ekmeye’ benzetiyorum.

Her kitabı satış rekorları kıran Brezilyalı Coelho, son kitabı Brida’da diyor ki,

“Töre metinlerinden birine göre, her insan yaşamda iki yoldan birini seçebilir: inşa etmek ya da toprağı ekmek. İnşa etmeyi seçenlerin işi yıllarca sürebilir, ama günün birinde yaptıkları inşaat biter. O zaman kendilerini kendi ördükleri duvarların içine hapsettiklerini görürler. İnşaat durunca yaşam anlamını yitirir. Diğerleri ise toprağı ekerler. Fırtınalara, mevsimlerin getirdiği bütün çetin koşullara göğüs gererler ve hemen hemen hiç dinlenmezler. Ama yapının tersine, bahçenin gelişip büyümesi hiç bitmez. Bahçe, bahçıvanın sürekli ilgisini, dikkatini, bakımını gerektirirken bir yandan da yaşamını büyük bir serüvene dönüştürür.”

İşte bu açılım için yola çıkanlar da burada bahçıvan gibi toprağı ekiyor, her türlü fırtınaya, çetin koşullara göğüs geriyor ve bunu hiç dinlenmeden yapıyor. Demokratik Açılım da bahçıvanın sürekli ilgisini, dikkatini ve bakımını gerektirirken Başbakan Erdoğan’ınki gibi yaşamı büyük bir serüvene dönüştürüyor.

O toplantının yıllardır köşeme taşıdığım şiddeti önlemeye yönelik olarak yapılacak çalışmalarda bir örnek olarak gösterdiğim “futbol koruma anlaşması” Şansal Büyüka tarafından gündeme getirildi. Başbakan’ın ve kulüp başkanlarının katılımı ile bir “centilmenlik anlaşması” yapılabileceği açıklandı.

Hatırlatayım, 1991 yılında “holiganizmle mücadele de sıfır tolerans” ilkesini uygulayan dönemin Başbakan’ı Margaret Thatcher, medyanın da büyük desteğini alarak İçişleri, Spor ve Adalet Bakanı, Federasyon, Kulüpler ve medyanın önde gelen isimleri ile bu anlaşmayı imzalamışlardı.

Sadece küçük bir hatırlatma; İngiliz hükümeti statları yenilemek için 200 milyon sterlin kaynağı aktardıktan ve birçok yasal düzenlemeyi tamamladıktan sonra kararlı bir tutum içinde bulunduklarını holiganlara göstermek için bu koruma anlaşmasına imza attılar. Tribün terörü ile mücadele de Coelho’nun dediği gibi “toprak ekmeye” benzer, hasat almak  zaman alır. Şansal Büyüka  iyi niyetli önerisi ile kolay ve emeksiz bir hasatı ummuş...

Ben şahsen Büyüka’nın önerisinin aksine Başbakan’ın ‘taraftar derneklerinin isimleri değişsin, tabirler kötü, taraftarlara iyi mesaj vermeliyiz’ sözünü daha çok “toprak ekmeye” benzetiyorum. Taraftarlarla ilişkiler de ilgi, dikkat ve sabır ister, tıpkı bahçıvanın yaptığı gibi..

Bir konuşma iki yazıya taşındı.

Niyet “toprak ekmek” ise konuşacak ne kadar çok şey varmış…

 

Ömer Gürsoy- Habertürk Gazetesinden alınmıştır

 {jcomments on}

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  5448  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ömer Gürsoy Pazartesi, 21 Haziran 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 995 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 58110523

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1