Futbol Aklımızda ve Milli Takımda Değişim Şart!
Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Recep Cengiz Futbol Aklımızda ve Milli Takımda Değişim Şart!

Futbol Aklımızda ve Milli Takımda Değişim Şart!

11452435 

Recep Cengiz- 5 Temmuz 2021 Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF’nin) Avrupa şampiyonası sonrası aynı başarısızlığın yaşanmaması için eylem planı açıklaması beklenirken, Şenol Güneş’le devam kararı sorunları ‘halını altına süpürme’ eğilimini işaret ediyor. 

 

Başarısız turnuva sonrasında hiçbir reformist karar almadan kuru kuru ‘yapılacak çok iş var’ söylemi başarısızlığın basite indirgendiğini, nedenlerinin tam olarak anlaşılmadığını, başarısızlığa kayıtsız kalındığını ve kaldığımız yerden hiçbir şey olmamış gibi devam edileceği mesajı veriyor. Yani, Avrupa şampiyonası öncesinde Caner, Efecan, Halil gitmiş Rıdvan, Kerem ve Halil İbrahim gelmişti, Dünya kupası sürecinde büyük bir sürpriz olmazsa Enes Ünal ve Burak Yılmaz gider Ahmet Kutucu ve Cenk Tosun gelir, gibi görünüyor.

 

Bir kez daha hatırlatmakta fayda var: Avrupa şampiyonasında biz üç maçta yenilmedik, kaybettik. Üstelik,futbol anlayışımız, yönetim ve organizasyon becerimiz, strateji ve planlamamızla bir bütün olarak ‘kaybettik.’

 

Modern futbolun gereklerini yerine getirmezsek uluslararası bir turnuvada başımıza gelecekleri biliyoruz artık.

 

Deneyim bu işte!

 

O halde, suçlayacak kimse yok ve kaçıp saklanacak yer yok, başarısızlığın nedenlerini başka yerlerde aramaya gerekte yok. Bu durumda, şapkamızı önümüze koyup ciddi bir reform planı yapmamız gerekirken, TFF’nin yabancı oyuncu sayısı ve genç oyuncu oynatan takımlara prim verilmesi kararı başarısızlığın ‘neden-sonuç’ ilişkisinin doğru kurulamadığını gösteriyor.

 

Futbolu yönetenler paralı iş adamı olunca her sorunu para ile çözeceklerini düşünüyorlar. Milli takıma abartılı prim, teknik direktöre abartılı maaş, genç futbolcu oynatan kulübe prim, iyi maç yöneten hakeme prim…

 

Futbol çağdaş bir yönetim anlayışı ile yönetilmiyor para ile biçimlendirilmeye çalışılıyor. Oysaki, sorun para değil, paranın verimli kullanılması, üretime yeterince katkı sağlamamasıdır.

 

Milli takım formasını her fırsatta ‘aşk ve tutku’ ile giydiğini vurgulayan bir futbolcunun derdi para olabilir mi?

 

Motivasyonla gaz verme arasındaki farkı bir türlü anlayamıyoruz.

 

Her turnuvada “biz bitti demeden bitmez”, “bizim çocuklar” gibi hamasi nutuklar atıp, mantıksız lakap ve sloganlar türetiyoruz. Bir taraftan ‘Vatan, Millet ve Bayrak’ edebiyatı yapıyoruz, diğer taraftan turnuva da en yüksek primi veriyoruz. Milli takımdaki prim kavgalarını unutarak, paranın milli ruhu öldüreceğini, manevi yoksunluğa yol açacağını düşünmüyoruz.

 

Sorun sistem sorunudur.

 

Şampiyona net bir şekilde gösterdi ki, Milli takımın oyun karakterimiz (özgün bir oyun anlayışımız) yok. Strateji ve planlama becerimiz çok zayıf, oyunu çok yönlü oynayamıyoruz. Ayrıca, çok ciddi analiz sorunumuz var. Rakiplerimiz, bizi çok kolay çözüyor. Oyunda B ve C planın sadece defans oyuncusunu forvet, forvet oyuncusunu defans oyuncusu ile değiştirmek olduğunu zannediyoruz. 

 

Sorun altyapı değil genç oyuncuları şekillendirme ve geliştirme, yani üst yapı yönetim ve organizasyon sorunudur.

 

Yaş ortalaması 23 olan bir milli takım gerçeği varken, ülkede ‘genç futbolcu yetişmiyor’ denilebilir mi?

 

Altını çizerek belirtmek gerekir ki; Milli takım parasızlıktan veya genç futbolcuların yokluğundan başarısız olmadı aksine para ve genç futbolcu israftan başarısız oldu.

 

Bunları değerlendirdiğimiz zaman “kötü yönetilen futbol” konusuna nasıl bakmalıyız?

 

1) Olayı doğru analiz edebilmeli,

 

2) Doğru karar verebilmeli,

 

3) Reform için doğru hizmet ve hamleler yapabilmeli,

 

4) Kolektif koşullarda da futbolun sivil toplum örgütleriyle iş birliği yapma yoluna gitmelidir.

 

Sorun anlayış sorunudur.

 

Kendi oyun anlayışımıza uygun oynama ile rakibin oyun anlayışına uygun oynama arasında çok ince bir fark vardır. İki anlayış birbirine yakındır. Ama ilkinde inisiyatif ve kontrol sizde; ikincisi ise rakiptedir. Bu oyun içinde maça göre değişen stratejilerle maçı değiştirecek stratejiden yoksunluk anlamına gelir. Bu nedenle, turnuvada, kendimize ait bir oyun anlayışı olmadan rakibin oyun planına göre taktik anlayış geliştirmek büyük bir handikaptı. Çünkü rakibe göre doğru oyuncular seç(e)mediğiniz için korkak oyun karakterimiz oyuncuların özgür karakterini baskıladı, sahada özgür olamayan oyuncular kendi kişilik, yetenek ve becerilerini sınırlandırmak zorunda kaldılar.

 

Bilimi kullanmayı bilmiyoruz.

 

Futbolun sorunlarını bilim, eğitim ve kültürle çözmek yerine kapitalist bir anlayışla para ile çözmeyi düşünmek, futbol insanlarını duyarsızlaştırıp daha kolay tüketmekten başka bir işe yaramaz. Bu büyük bir yanılgıdır.

 

Futbolda bilimi birkaç performans ölçüm aletinden ibaret sanıyoruz. Spor geçmişi ve bilimsel yayınları futbol olan akademisyenlerden bir futbol bilim kurulu oluşturup “Futbol Kongresi”, “Futbolda Reform Çalıştayı”, “Futbolda Sorunlar ve Çözüm Yolları” konulu paneller”, “Bilimsel Tez ve Makaleleri” örneklerini içeren geniş kapsamlı bir projeyi hayata geçirmeyi düşünmüyoruz. Burada kastedilen şey, büyük bir çoğunluğunun futbolla ilgi ve bilgisi olmayan, Spor Bilimleri dekanları ve Yüksekokul müdürlerini toplayıp görüş aldıktan sonra ‘aynı tas aynı hamam’ yola devam etmek değildir.

 

İş birliği yapamıyoruz.

 

Sistemden beslenen insanları devre dışı bırakıp futbolun paydaşlarını, bir araya gelip sorunları tartışma olasılığımız yok. Duayen gazeteci Erdoğan Arıpınar’ın önerdiği gibi futbolun akil insanlarını bir araya getiremiyoruz.

 

İyi olan seçenek, iş birliğinin çaba gerektiren ve zorlu türüdür. Atışma ve didişmeleri bir kenara bırakıp, birbirlerinden hoşlanmayan ya da birbirini anlamayan; kulüp başkanları ve teknik direktörleri, hakemleri, futbol yazar ve yorumcularını bir araya getirip, başarısızlığın nedenlerini tartışma ve çözüm üretmektir.

 

Türk futbolu ve milli takımlar için; Ali Koç, Ahmet Ağaoğlu, Ahmet Nur Çebi, Burak Elmas, Göksel Gümüşdağ ve Nihat Özdemir’in bir masada;

 

Abdullah Avcı, Aykut Kocaman, Fatih Terim, Mustafa Denizli, Sergen Yalçın ve Şenol Güneş’in bir başka masada;

 

Deniz Çoban, Bülent Yıldırım, Erman Toroğlu, Selçuk Dereli ve Serdar Tatlı’nın bir diğer masada;

 

Futbolun sivil toplum paydaşları dernek, vakıf, sendika ve medya temsilcilerinin çözüm üretmek için bir başka masada bir araya gelmeleri ütopya olmamalıdır. Bu yapılırsa, Türk futbolunda içi boş slogan atılmaz “DEVRİM” yapılmış olur.

 

Futbolda, devrim baştan aşağı kökten değişim gerektirir.

 

Futbolda devrim yapacağım diyen yöneticinin önce kendi zihninde devrim yapması, önceki yönetim anlayışının tamamını terk etmesi futbol anlayışına yeniden başlaması gerekir. Yeni bir bakış açısı, yeni metot, yeni bir kadro, yeni yapılanma ve planlama olmazsa olmazdır. Yönetimde devrim dediğiniz zaman teşkilat yapısından, yönetim tarzına kadar her şeyin değişmesi gerekir.

 

Teknik açıdan düşünürseniz, yeni bir anlayış gerekir.

 

Kaldığı yerden devam ederken bir iki sistem değişiklik yapmak devrimcilik değildir. Yönetici aynı, antrenör aynı, futbolcu aynı bir tek değişen taktik (onu da oyuncu maç içinde kendiliğinden değişiyor) bunun adı devrim değil, devrimin ne olduğunu bilmemektir.

 

Bu bağlamda, başarısızlığın ‘oldu bitti’ye getirilecek bir yönü yoktur/olmamalıdır. Avrupa şampiyonasındaki başarısızlığı sonrası üretkenlik, yaratıcılık ve stratejik planlamaya odaklanmak gerekirken zaman boşa harcanıyor.{jcomments on}

 

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  488  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Recep Cengiz Cuma, 22 Kasım 2013.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

Spor Endexi

29.11.2021

Kapanış Günlük
Değişim %
  BİST 100

1.808,79

1,82

 bjk BJKAS

5,36

6,94

 fb FENER

34,44

3,11

 gs GSRAY

3,90

4,18

 trabzon TSPOR

7,85

1,29

   SPOR ENDEKSİ

1.445,20

-0,49

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 29896009

SÜPER LİG 2021-2022 SEZONU

  

 

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV  
Trabzonspor  14  11   0   29 11   18  36 
2 Konyaspor  14  7   2  23  10  13 

26

3 Hatayspor  14 8 2  4  23 14 9 26 
4 Fenerbahçe  14   7   4  20 17  3 24 
5 Alanyaspor  14 7 3  4  20 22 -2 24 
6 Başakşehir  14   7   1   6  20  16   4  22 
7

Karagümrük

 14  6  4  4  21  18  3 22 
8 Galatasaray  14   6  4  4  19  17  2 22 
9 Adanaspor 14  5  5  4  20  18 2 20 
10 Beşiktaş  14    6   2   6  21  21  0 20
11 Antalyaspor  14  5  3  6

 18

 20  -2 18
12 Gaziantep    14  5  3  6  17  21   -4   18 
13 Altay  14  5  2  7  18  21  -3 17
14 Sivasspor  14   3  7  4  20  15    5   16 
15 Giresunspor  14  4  4  6  12  12 0 16
16 Kayserispor  14   4   4  6  18  22 -4 16
17 Yeni Malatya 14  4  1  9  12  23  -11   13 
18 Göztepe  14   2  5  7  13  20  -7 11
19 Kasımpaşa 14  2  4  8  13  21  -8   10 
20 Rizespor  14   3  1   10   12  27 -15 10

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2021 Deluitte Raporu

 

 

 

 2021de-avrupada-ve-turkiyede-futbol-ekonomisi

Cocid-19 sürecinde 2021'e girerken Avrupa'da ve Türkiye'de Futbol Ekonomisi'nde yaşanılan değişim ve olumsuz gelişmeleri okumak için tıklayınız.

 


 

2021-Money-league-Raporu

 

 

 

Yirmidördüncü Deloitte Money League raporuna göre Barcelona'nın 715.1 Milyon Euro'luk geliriyle ilk sırada yer aldığı, tamamı merkez lig kulüplerinden oluşan ve bir önceki yıla göre gelirleri %12 azalan Para Ligi raporunu okumak için tıklayınız


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

 Eko spor 1

“Ekospor’un aylık bültenlerinden haberdar olmak için tıklayınız”

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.