Bir-Az İnsan Olmak!
Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Recep Cengiz Bir-Az İnsan Olmak!

Bir-Az İnsan Olmak!

AYZ

Cengiz- 21 Mart 2020 Toplumda güveneceğimiz kurum, kuruluş, insan kalmadı... Öğretmenler saygınlığını, Hekimler değerini, Hukukçular güvenirliğini, Din adamları inancını, Siyasetçiler otoritesini, Yazarlar bilgeliğini, Bilim insanları geçerliliğini, Sporcular azmini kaybetti.

 

Fikir, bilginin önüne, taklit aslının yerine geçti.

Kaş yapayım derken göz çıkarıyoruz.

Her şeyi bir-az yaşayan bir nesil ürettik.

Bir-az kulüp yöneticilerimiz var; biraz futbol bilgisi, biraz yönetim bilgisi, biraz hakemi eleştirmek, biraz rakibe sataşmak, biraz politika yapmak, biraz reklam yapmak…

Bir-az arkadaşlıklarımız vardır; orta gelirli, ortaokul mezunu, biraz gönül koyan, biraz kâğıt oyunlarını bilen, biraz hayattan keyif olmasını bilen, biraz şakayı seven…

Bir-az antrenörlüğümüz var; çok az fizyoloji, az beslenme, biraz antrenman bilimi, biraz analiz, biraz taktik…

Bir-az evliliğimiz var; biraz sevgi, biraz saygı, biraz çocuk, biraz beyaz eşya…

Bir-az futbol yeteneğimiz var; biraz koşu, biraz mücadele, biraz orta, biraz asist, biraz savunma, biraz hücum, biraz şut…

Bir-az eğitimciliğimiz var; biraz ders, biraz ödev, biraz anı, biraz oyun, biraz sınav, biraz not…

Bir-az hakemlerimiz var; biraz oyun bilgisi, biraz kural bilgisi, biraz dikkat, biraz karar vermek, biraz yönetim, biraz iletişim, biraz sarı kart, biraz kırmızı kart, biraz düdük…

Bir-az bilim insanımız var; biraz yabancı dil, biraz istatistik, biraz okumak, biraz araştırmak, biraz sorgulamak, biraz proje, biraz tez, biraz kongre, biraz sempozyum…

Bir-az fanatik taraftarımız var; biraz küfür, biraz marş, biraz tezahürat, biraz şiddet, biraz argo…

Bir-az siyasetçimiz var; biraz vatandaş, biraz meclis, biraz ekonomi, biraz kültür, biraz dış politika, biraz sanat, biraz spor…

Bir-az futbol yazarımız var; biraz yazar, biraz okur, biraz izler, biraz görüşür, biraz araştırır…

Bir-az din görevlimiz var; biraz ayet, biraz hadis, biraz vacip, biraz farz, biraz sünnet, biraz sevap, biraz günah…

Bir-az sanatçımız var; biraz tiyatro, biraz sinema, biraz dizi, biraz sahne, biraz sunuculuk, biraz reklam, biraz jüri…

Bir-az hastalarımız var; biraz karantina, biraz tedavi, biraz korunma, biraz ilaç, biraz serum…

Bu tarz düşüncelerini, davranışlarına yansıtan insanlarımızın olaylara tepkileri "biraz beklesin, biraz sonra, bir dakika gidip geleceğim, biraz sonra bakarız, az sonra, kafayı yorma, sorun yok, acele etme . . . " gibi ifadeler olunca kendimizi daha iyi hissetmiyoruz, daha sağlıklı yaşamıyoruz, daha mutlu olmuyoruz, daha dindar olmuyoruz, daha etkili iletişim kurmuyoruz, daha kaliteli eğitilmiyoruz aksine varlık içinde yoksun yaşıyoruz. Elbette iyi niyetli, dürüst gayretler de söz konusu ama söz konusu sıradanlaşan yanlış anlamalar, niyet okumalar, kıskançlıklar olunca gücümüz yetmiyor. Neye inanacağımızı, kime güveneceğimizi şaşırdık.

Boşuna dememişler: “yarım hekim candan yarım hoca dinden eder”

Toplumsal yaşamımızda her şey bir-az olunca; neyin, nasıl, nerede, niçin, gerçekten önemli olup olmadığını belirleyemiyoruz. İnsanca yaşamanın zor, kaliteli yaşamın pahalı, omurgalı yaşamanın bedelli, dürüst yaşamanın zahmetli bir toplumda sevgi-saygı, inanç-değer, iyi-güzel kavramlarını benimsemiyor, anılarımızla yad ediyoruz.

Etik sorunlara yaklaşım tarzımız belirli bir ahlaki görüşü ortaya koymak değil, fikir üretmek veya yorum yapmak üzerine oluyor.

İnsanı salt mide olarak algıladık. Etliğe, sütlüğe karışmayıp, kendi halinde görünerek et yiyip, süt içen bir insan grubu yaratık.

Sanki aklımızı kiraya verdik. Reel anlamda neyin doğru, neyin yanlış olduğuna karar veremiyoruz. Aklımız karışıyor. Nutkumuz tutuluyor, nefesimiz kesiliyor. Telefon şarjını önemsediği gibi kendimizi, televizyon dizilerini benimsediğimiz gibi değerlerimizi, interneti kullandığımız gibi aklımızı kullanmıyoruz.

Televizyonlarda, halkın düşünme gücünü yok sayan niteliksiz tartışmalar sorunların giderek büyümesine neden oluyor, toplumun ayrışmasına zemin hazırlıyor.

Deprem oluyor; beyni depremden daha hasarlı insanlar türüyor.

Salgın hastalık oluyor; virüsten daha tehlikeli mikroplar fırsatçılık yapıyor.

Mülteci geliyor; horluyor, dışlıyor, aşağılıyor ama yok parasına sigortasız çalıştırıyoruz.

Deprem yaşamak doğal afet, Salgın hastalığa yakalanmak virüs, Mülteci olmak savaş sonucudur ama fırsatçılık bir ahlak sorunudur.

Bu insanları konuşuyoruz ama bu insanların nasıl fırsatçı olduğunu sorgulamıyoruz. Yaratılmak istenen insan profilinin özelliklerine bakarsak anlayışın gerisinde yatan gerçekleri görebiliriz.

Bu anlayışı değiştirmek; bu ülke insanına bir başka açıdan, bir başka mantık ve doğru bir yöntemle bakmayı zorunlu kılıyor. Burada yapılması gereken iş, kendisine ahlaklı insan diyen her insanın yapması gereken iştir.

Toplumda az sayıdaki insanın cüret ettiği fırsatçı davranışlara karşı büyük bir çoğunluk cesaret edip tepki gösteremiyor. Yani cürete karşı cesaret yok. Bu bağlamda, ülkenin gerçek; eğitimcileri, aydınları, siyasetçileri, sanatçıları, sporcuları, iş insanları, din adamları artık kış uykusundan uyanmalı, susmamalı konuşmalı, edilgen değil etken olmalı “mum gibi dibine değil güneş yeryüzüne gibi” ışık saçmalıdır.{jcomments on}

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  1662  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Recep Cengiz Cuma, 22 Kasım 2013.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

Spor Endexi

29/09/2022

Kapanış Günlük
Değişim %
  BİST 100

3,146,89

-1,60

 bjk BJKAS

5,48

-1,44

 fb FENER

52,10

-0,95

 gs GSRAY

5,64

-1,74

 trabzon TSPOR

4,35

-1,58

   SPOR ENDEKSİ

1.482,62

-1,37

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 32468747

SÜPER LİG 2022-2023 SEZONU

  

 

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV  
Adana Demir  7   5  1   1  16  7    16 
2 Galatasaray  7   5  1  4 

16

3 Başakşehir  6  4 2 0 9 14
4 Beşiktaş  7   4  16  10  6 14
5 Konyaspor  7 4 2  1  2 6 14
6 Fenerbahçe  6  4   1 20   6    14   13 
7

Trabzonspor 

 7  1  11  10   1 13 
8 Kayserispor  7   0  4  12 
9 Gaziantep 7  2 13  10  3 11 
10

Kasımpaşa

 7   0 15  -8  9
11 Alanyaspor

10 

15  -5  8
12 Giresunspor -3     7 
13 Karagümrük 10  -2   6
14 Antalyaspor  7  0  14   -6     6  
15 İstanbulspor 6 10  -6  5
16 Ankaragücü  6  1   11  -5 4
17 Sivasspor 7 11  -6   4  
18 Ümraniyespor  7  2 10   -5 2
19 Hatayspor 6 1 10   -8   1  

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2022 Deluitte Raporu

 

2022-deloitte football review


Deloitte Sports Grup’un Avrupa Futbol Finansmanına ilişkin 31. kez düzenlediği yıllık futbol finans raporuna göre, Avrupa futbol pazarı bir önceki yıla göre %10 büyüyerek 27.6 Milyar Euro büyüklüğe ulaştı. Rapora ulaşmak için tıklayınız.

 


 

2021-Money-league-Raporu

 

Yirmidördüncü Deloitte Money League raporuna göre Barcelona'nın 715.1 Milyon Euro'luk geliriyle ilk sırada yer aldığı, tamamı merkez lig kulüplerinden oluşan ve bir önceki yıla göre gelirleri %12 azalan Para Ligi raporunu okumak için tıklayınız

 


 

 

annual report 202021 photo

 

Avrupa Futbolunun patronu UEFA’nın gelirleri 5.7 Milyar Euro’ya Ulaştı. Raporu okumak için tıklayınız.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

master bm report lowres

 

The European Club Footballing Landscape 2022


UEFA'nın Avrupa Lulüp futboluna ilişkin 13, kez yayınladığı, Covid-19'un etkilerinin de analiz edildiği raporu okumak için Bkz.


 

 Eko spor 1

“Ekospor’un aylık bültenlerinden haberdar olmak için tıklayınız”

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.