Akdeniz'in sıcak ülkesi İspanya'da doğan sıcak güneşin gölgesi bize de vurur mu acaba?
"Son 10 yılda sporda en başarılı ülke kim?" diye sorulsa cevabım "kesinlikle İspanya" olur. Eken biçiyor, İspanya Hükümeti'nin 20 yıl önce Barcelona Olimpiyatları öncesi yeniden yapılandırdığı İspanya sporu altın çağını yaşıyor. Öte yandan, İspanya büyük bir ekonomik krizin eşiğinde kavruluyor. Bugünkü hükümet de krizi aşabilmek için görülmedik, türlü türlü tedbirler alıyor. Geçtiğimiz hafta Milliyet Gazetesi'nin İspanya Muhabiri Mehmet Çiftçi'nin haberi dikkat çekiciydi. Devlet futbol kulüplerine "720 milyon Euro tutarındaki vergi borcunuzu ödeyin" talimatı veriyor. Hükümet futbolcu ücretlerinin kısıtlanmaması ve 3.5 milyar Euro'luk borçların takvime bağlanmaması halinde, bu durumlara düşen kulüplere transfer yasağı getirilmesini kararlaştırıyor. Bu arada İspanya'da ilk kez bir başka gelişme daha yaşandı. Barcelona'nın yeni Başkanı Sandro Rosell, 430 milyon Euro borcu olan kulübü geçen yıl 79 milyon Euro zarara uğratan önceki başkan Laporta yönetimine dava açma kararı aldı. Mehmet Topal'ın takımının durumu kötü, Mesut Özil'in durumu sallantıda da acaba "güvenilir bonkör liman" Türkiye'ye demir atan Schuster ve Guti'nin üzerine de gölge düşer mi acaba? Çünkü bizdeki borç miktarının da 2.5 milyar doları aştığı tahmin ediliyor. Ve burada Beşiktaş dikkat çekiyor. Demirören'in geçtiğimiz günlerde aldığı 75 milyon dolarlık banka kredisinin önemi şimdi daha iyi anlaşılıyor. Demek ki biz de hâlâ bankalarımız kulüplerimizin mali yapılarına itibar ediyor. Ancak yine de aşırı derecede borçlanan kulüplerimizin "belirli standartlarla yönetilmesi" ve "mali disiplinin sağlanması" gerekiyor. Alacakları için temlik koyan eski başkanlardan kurtulmak için her yönetimin kendi dönemiyle ilgili borçlarından sorumlu olmasını sağlayan düzenlemelere de ihtiyaç var. Bunun için de 2011'de aday olup olmayacağı belli olmayan Federasyon Başkanı Mahmut Özgener'in popülizme teslim olmadan ve tekrar seçilme kaygısı taşımadan Türk futbolunun geleceğini kurtarmak adına hükümetin kapısını çalması gerekir. Aksi takdirde İspanya'da yaşanan bu son gelişmelerin gölgesinin ülkemize düşeceğinden korkuyorum. Bizde "kriz teğet geçerken" bu şansı iyi kullanmalı ve futbol ekonomisini bir an önce düzeltmeliyiz. Gölge düşmeden, güneş batmadan.. {jcomments on}