Doğrusu 2000’in başında Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulu üyesi olarak seçilene kadar kadınlar basketbolundan pek de haberim yoktu.
Her ay yapılan toplantılarda yavaş yavaş kadınlar basketbolundaki gelişmeleri izlemeye başladım. O zamanlardan hatırladığım kadınlar basketbolundan sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Jülide Sonat'ın 2-3 saat süren toplantılarda sabırla erkek basketbolunun sorunlarının görüşülmesini bekleyip hiç olmazsa 5 dakika gündemden süre almaya çalışıyordu. Aynı süreci Ankaragücü Yönetim Kurulu Üyeliğim süresince gözlemledim. Kulüplerde de profesyonel futbol dışında diğer amatörlere sadece birkaç dakika süre ya ayrılır ya da ayrılmazdı. Her defasında verdiği mücadeleyi yakından gözlemledim. Geçen 10 yıllık süreçte kadınlar basketbolu hem tabanda hem de milli takım seviyesinde büyük bir gelişme gösterdi. Artık liglerimize dünyanın ünlü basketbolcuları gelmeye başladı. Bir yandan da Basketbol Federasyonu’nun bu yıl başlattığı yeni bir uygulama ile bölgesel ligin yerine 2.lig oluşturuldu. Federasyon katılımcı takımları desteklemek üzere harcırah ve yolluk gibi masrafları karşılayarak ligin daha yaygın ve daha rekabetçi olmasını sağlamaya çalışıyor. Bu takımlardan dördü Ankara’da bulunuyor. Nallıhan dışında Çankaya Üniversitesi, TED Ankara Koleji ve şimdi de ülkemizin önemli bir kadın eğitimcisi olan Nesibe Aydın’ın Okulları. Dikkatinizi çekmiştir, bu listede üç eğitim kurumu var. Yani gelişmekte olan basketbol çocuklarımızı geliştirmekle görevli eğitim kurumları ile aynı platformda buluşuyor. Bunun meyvelerini kısa sürede alacağımıza inanıyorum. Geçtiğimiz günlerde Nesibe Aydın Kulübü Başkanı Ankara bürokrasisinden arkadaşım Turgay Bozoğlu’nun daveti üzerine Gölbaşı’nda kurulmuş dev eğitim kurumuna gittim. “Keşke biz de çocuk olsak” diyeceğimiz türden bir yapı içerisinde mükemmel spor alanları da üretilmiş. Genel Müdür Mirkan Aydın’dan, 1100 öğrencinin eğitim gördüğü okulda her çocuğun sportif etkinliklere katıldığını öğrendim. Bir eğitim kurumunun her zeminde ve zamanda desteklenmesi gereken kadınlar için böyle bir adım atması kadar önemli bir çaba düşünemiyorum. Yazıyı tamamlarken Jülide Sonat'ı aradım: hedefleri büyütmüşler, 2010 Avrupa Şampiyonası’nda madalya almak ve olimpiyatlara katılmak istiyorlardı. 5 dakikadan olimpiyatlara. Kadının elinin değdiği yer güzelleşiyor.{jcomments on}