Biz sürekli olarak diyoruz ki sporun ehil ellerde, güçlü kurumsal yapılarla yönetilmesinin en önemli yollarından biri rasyonel performans kriterlerinin konulmasıdır. Bakın yayın ihalesi zımni olarak “ağır” bir kriter koydu işte. Para. Küfür konusunda herkesi göreve çağıran Digitürk’ün CEO’su Ertan Özertem bakın ne diyor:
“Ürününün kalitesini bozan herkes elenir. İster kulüp başkanı olsun ister federasyon üyesi. Biz bu parayı çıkartamazsak, başarısız olursak Türk futbolu bir daha ömrü boyunca ne futbol görebilir, ne başını kaldırabilir. Çünkü biz başaramazsak artık hiç kimse girmez bu işe.”
‘Nazik uyarı ambalajı’ giydirilmiş bu sözler yeri geldiğinde Futbol Federasyonu’nun erkini paylaşmaya niyetli olduğunu da gösteriyor Digitürk’ün.. Zaten Aziz Yıldırım’ın başkanlığından sonra Kulüpler Birliği de bu erki paylaşmaya başlamıştı. Ve her geçen gün bu erki paylaşacaklarının mesajları da geliyor. ‘Yabancı sınırlaması kalksın, lig 20 takıma çıksın..’
Çok başarılı bir ihale yapmasına karşın Özgener yönetimini bundan sonra daha zorlu bir süreç bekliyor.Futbol kamuoyu artık Özgener’den kulüplerin mali disiplin altına alınması konusunda daha sert önlemler almasını bekliyor.
Özgener ise biraz ürkek ses tonuyla olsa da zaman zaman bu niyetini basına açıklıyor.
İcraata ne zaman geçecek bilinmez ama Spor Bakanlığının hazırladığı ve 2,5 yıldır pehlivan tefrikasına dönen Kulüpler Yasası’na bel bağladığı kuşku götürmez..
Halbuki Özgener kendi yetkileri ile sistemde reform yapabilir, gerçek rekabeti sağlayabilir, kulüplere mali disiplin getirebilirdi.
Başkanvekili Lütfi Arıboğan’ın açıklamalarından öğrendiğimize göre yaklaşık 1,5 yıldır yayın ihalesine hazırlanan TFF’nin bu yeni döneme hazır olup olmadığını da hep birlikte göreceğiz.