Geçtiğimiz günlerde, yine spor basınının fazla ilgisini çekmeyen ancak çok önemli bir gelişme yaşandı. Hükümet içinde Spor Bakanlığı da bulunan 4 yeni Bakanlık oluşturmak için harekete geçti.
Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak’ın göreve başlar başlamaz Başbakan’a yapılması gereken işler olarak ifade ettiği bir adımdır bu.
Ben şahsen Spor Yüksek Kurumu modelini benimseyen ve bu modelin oluşmasına katkı yapan birisi olarak Hükümetin kuracağı Spor Bakanlığı modelini de doğru ve tartışmaya değer buluyorum.
Ülkemizde daha önce de denenen bu modelin yeni bürokratik alanlar yaratmadan ülke sporunun önünü açacak bir yapıyı oluşturması gerekir.
Bir ülkede yeni bir ulusal spor yönetim modeli kurmanın birçok zorluğu vardır. Temel zorluğu Prof.Dr. Kurthan Fişek 1970’li yıllarda şöyle anlatmış:
“Çoğu yönetim bilimci bestecinin beste, mimarın maket, ressamın eskiz yapması gibi, ayrıntılı örgüt şemaları çizmeyi en doğal hak ve ödev sayar; yine çoğu yönetim bilimcinin gözden kaçırdığı en önemli nokta, beste, maket, eskizin bugünden yarına gerçekliğe dönüşebilecek hedefleri gösterdikleridir. Oysa toplumsal pratiğin sürekli yenilendiği, etkilediği, etkilendiği, yeni biçimler aldığı ve önceliklerini değiştirdiği bir ortamda, bugün için çok geçerli görülen bir örgüt modelinin, bir anda, uygulanmaya bile fırsat bulamadan, uygulanabilirliğini yitirmesi içten bile değildir.”
Ne kadar mükemmel bir “ulusal spor yönetim” modeli kurarsak kuralım mutlaka bir yol haritasına mutlaka bir “spor planına” ihtiyaç duyacağız. “Yönetim yapımızı değiştirdiğimizde sorunlarına da çözüm buluruz” demek reformu eksik bırakmaktır. Bu nedenle en az 10 yıllık spor planı ile spor yönetiminde yapılacak değişikliklerin eş zamanlı yürürlüğe girmesi daha sağlıklı olanıdır.
İster Spor Yüksek Kurumu olsun, ister Spor Bakanlığı, isterse de Spor Bakanlığı altında Müsteşarlık olsun spor politikası olmadan başarılı olma şansı yoktur.
Türk Sporunun geleceğini ilgilendiren bu konu ile ilgili herkesin görüşlerini ortaya koyma zamanıdır.
Herkesin eteğindeki taşı dökmesinin, yutkunmadan doğru bildiğini söylemesinin, dünyayı görüp, ülkenin gerçekliği ile iyi harmanlayarak çözüm önerilerini sunma zamanıdır.
Özellikle Olimpiyat Komitesi’nin “Spor Bakanlığı”nın sağlıklı bir yapıya kavuşması konusunda bir arama konferansı yapması gerekir. Yine aynı şekilde isminde “Türkiye Spor Yazarları” ünvanı bulunan derneğin bu konularla ilgili kurumsal olarak çalışmalar yapması ve Hükümete tavsiyelerde bulunması gerekir.
Gün bunları tartışmak için en uygun gündür.{jcomments on}