Derbinin Anlamı ve BJK-FB Derbisi
Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Müslüm GÜLHAN Derbinin Anlamı ve BJK-FB Derbisi

Derbinin Anlamı ve BJK-FB Derbisi

Müslüm Gülhan- 30 Eylül 2022  Derbiler, kökeni oldukça geçmişe dayanan ve düzenli bir rekabet kurgusunun dizaynını oluşturan ve on binlerce taraftarın izlediği, farklı duyguların yaşandığı maçlardır.

Derbi olarak nitelendirilen futbol maçları, genel olarak belirli bir geçmişe dayanması neticesinde kendine ait bir kültürü de içinde taşır. Bu kültür sayesinde yaşanan birtakım olaylar derbiyi, iki kulüp arasındaki farklılıklara bağlı olarak ortaya çıkartıyor.

 

Aynı şehrin takımı olan ve en basit anlamda belirli semtleri temsil eden Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray takımları arasındaki tarihsel rekabet, bir kültürel değer olmakla beraber, her üç takımın farklılıklarını da bir zenginlik olarak ortaya çıkarma gücüne sahiptir.

 

Beşiktaş-Fenerbahçe derbisinin değeri bu yüzden çok anlamlıdır. Her iki takım hatta her üç takımın varlığı birbirlerini tarihsel derinlikleri ile beraber değerli kılıyor. Biri olmazsa diğerinin bir kıymeti olmaz.

 

Her derbi maçın atmosferi farklı olur. Yönetiminden teknik direktörüne ve futbolcusuna kadar her şey değişime açıktır. Takımların içinde bulundukları şartlar ile psikolojik yapı maçın gidişini etkileyen öğelerdir. Çünkü bu maçlar sadece bir maçtan çok daha fazlasıdır.

 

Kendi sahasında oynayan takımın en büyük farklılığı ve avantajı sahip olduğu taraftar gücüdür. Taraftarı ile kombinasyonunu sağlayan takımın maçtan düşmesi ve geri çekilmesi mümkün olmaz.

 

Tüm bu değerlendirmeler ışığında derbiyi analiz etmek gerekir.

 

Öncelikle teknik direktörler açısından baktığımızda; Jesus, Valerin İsmael’e karşı donanım ve prensipler açısından daha oturmuş bir kişiliğe sahip olmasından dolayı mesleki açıdan önde gözüküyor.

 

Jesus, takıma geldiğinden beri kendine yönetimin üstünde bir çalışma ortamı yaratarak mesleki özgürlük alanına sahip durumdadır. Yönetim, profesyonel olarak destek vermek üzerine kendi sınırları içerisinde hareket etmeye şimdilik özen gösteriyor. Yıllardır yapamadıkları bir şeyi Jesus sayesinde yapıyorlar.

 

Valerin İsmael ise, geçen sene gelmesiyle elde etmiş gibi görünen avantajlara rağmen, tecrübe ve prensipler açısından mesleki olgunluğa sahip olmaması neticesinde yönetim üstünde bir çalışma ortamı yaratamazken, maalesef yönetimin müdahalesine açık bir alt birim olarak çalışıyor.

 

İki teknik direktörün mevcut durumları buyken geçelim takım üzerindeki etkilerine.

 

Fenerbahçe Jesus ile farklı bir konuma geçerek, hiçbir şekilde uzun süredir yakalayamadığı teknik direktör otoritesini yakalayarak, kenarda bir yöneten disiplinin olması sayesinde yeni bir kimlik kazandı. 25 kişilik tüm kadroyu aynı seviyeye getirmesi neticesinde, hem takım içi rekabeti yüksek tuttu hem de taktiksel rotasyon ile kullandığı değişik takım kurguları üzerinden tüm oyuncuların performanslarını artırarak öz güvenlerini sağladı.

 

Bu uygulama Fenerbahçe’ye ekonomik ve performans açısından çok büyük bir değer kazandırdı. Bu durum oyuna ve sonuçlara yansıyınca; tüm camia ki özellikle taraftar grubu şampiyonluk beklentisini oldukça yukarıya çekti.

 

Beşiktaş’ın Sergen Yalçın’a sağlayamadığı kadro zenginliğini Valerin İsmael’e sağlamasına rağmen, kıyaslama açısından ve şampiyonluk açısından Sergen Yalçın dönemi kadar beklenti yüksek olmuyor. İsmael’in hâlâ oyun kurgusundaki taktiksel bütünlüğü sağlayamaması ve özellikle oyuncu değiştirmede yaptığı zamanlama ve isim hataları ile takım içinde yönetimin müdahalesi ile oluşan değişkenlikleri yönetememesi ciddi bir handikap olarak görünüyor. Derin kriz yaratma sorunu, ondaki çözüm odaklı beklentiyi yok ederek güvensiz bir ortamın yaratılmasına neden oluşturuyor.

 

Tüm bunların ışığında; kenardaki yönetim stratejilerine baktığımızda Jesus bir adım önde duruyor.

 

Taktiksel olarak Fenerbahçe’nin savunma prensibi olarak ve 3. bölgede yaptığı ön baskıyla, 2. bölgede sette kalarak rakibi karşılaması ve rakibi belirli bir alana sıkıştırarak oyunu kontrol etme isteği, olumlu yönü ağır basmakla birlikte, olumsuz olarak da birtakım verileri ortaya çıkartıyor.

 

Öncelikle ön baskının kırılması ile, takımın koşu mesafesini artırdığı gibi pozisyon olarak kontrada yakalanma durumunda açık verme olasılığını artırıyor. Ama ön baskı başarılı olduğu zaman ise, gol pozisyonlarına çok rahat girip bunları değerlendirmeyi başarıyorlar.

 

Takımı 2. bölgede set oyunu içinde tutarak rakibi karşılamasının en büyük handikabı; araya atılan paslarla açık vermesi ki Rennes maçında böyle iki gol yenmesi zaafın net açığa çıkmasını sağladı. Savunma ortasının ağırlığı geri koşulardaki sıkıntıya neden oluyor.

 

Fenerbahçe’nin hücum organizasyonlarında direk kaleye oynaması ve buna uygun olarak seri çabuk oyuncuları kullanması, patlama koşu mesafelerinin artması, son 5 yıl göz önüne alındığında oyunu daha dinamik hale getirmesini sağladı.

 

Taktiksel bütünlük ve sistem sadakati Fenerbahçe’de olmasına rağmen, Beşiktaş’ın 3. bölge oyunu her zaman en avantajlı kurgusudur. Taktiksel bütünlükten çok, yetenekli ayaklara sahip olması topa sahip olma oranının yüksek olması ile, rakip kaleye yakın oynayarak rakibi sıkıştırma isteği ve topu kaleden uzak tutma kurgusu maçı kazanmada en önemli silah olacaktır. 

 

Buradaki handikap; Weghorst’un kutu içinde zamanında topla buluşturulamamasıdır. Aynı pozisyon içeresinde, Muleka’nın Weghorst’un boşaltığı alanlara yaptığı koşular da ikinci ve önemli gol şansının yakalanmasını sağladığı için Muleka’nın oyununa da sekte vuruyor. Öndeki oyun kurgusu oluşamadığı zaman beklenen tehlike ise, orta alandaki oyuncuların yumuşak ve topla oynama yetenekleri yüksek olmasından dolayı, topsuz oyun içerisinde savunma kurgusunda kalmalarının açığa neden olma ihtimalidir.

 

Topu öne taşımada, eleştirilse de en önemli aktör N’Koudou olduğundan, Osayi-Samuel ile mücadelesi oyuna ciddi etki edecektir.

 

Özellikle Vida’nın gitmesiyle beraber, bir türlü istikrarlı oyuna kavuşamayan orta ikili oyunu Beşiktaş için büyük sorunu teşkil ediyor. Hele hele 1. bölgeye çekilerek -skor avantajı olsa bile- oyunu karşılama isteği Beşiktaş açısından olabilecek en kötü senaryodur.

 

Tabii Beşiktaş için en büyük sorun kendi yarattıkları kaleci sorunu... Kendi kendilerine ellerindeki değerleri heba etme isteği maalesef Beşiktaş’ın değerlerini kaybetmesine neden oluyor. Kaleci zafiyeti maçta kendini belli edebilir.

 

Fenerbahçe için maçı kazanma taktiğinin en belirgin uygulaması ön baskıdaki topu kazanma stratejisi ki Beşiktaş’ın en büyük sorunlu yeri burası olduğundan bir avantajdır.

 

Diğer taraftan, Beşiktaş’ın 1. bölgeden çıkış isteği göbekteki Fenerbahçe’nin Beşiktaş’a göre daha agresif olacağı beklentisinden dolayı zor olması durumunda, kenarlardan çıkarak veya Weghorst üzerinden oynayarak geçiş yapmaya çalışabilir. Taktiksel olarak bu uygulama başarılı olamazsa top kayıpları oyun kurgusunu bozacağından avantaj Fenerbahçe’ye geçer.

 

Her iki takımın orta alandaki oyuncu seçimi ve taktiksel kurgusu, maçın gidişatını ve oyunun dengesini değiştirecek en önemli taktiksel stratejiyi oluşturacaktır.

 

Beşiktaş’ın Fenerbahçe’nin 2. bölgede set oyununda Muleka, N’Koudou, Dele Alli ve hatta Roiser’in araya atılacak toplar ile pozisyona girmesi gol için çok önemli avantaj olur.

 

Fenerbahçe’nin ölü toplardaki hava üstünlüğü maç için ciddi ayrıntıdır.

 

Kulübe avantajı Fenerbahçe’de olduğundan 65. dakikadan sonra eğer oyun ve skor dengede kalacak olursa buradaki avantaj Fenerbahçe’ye yarar.

 

Beşiktaş için en büyük avantaj İnönü Stadı’nın atmosferi ve taraftar kuvvetinin maçı etkileme gücüdür. Özellikle ilk 15-20 dakika içindeki taraftar motivasyonu, ilk 30 dakikanın Beşiktaş açısından en üst düzeyde performans sergilediği an oluyor. Beşiktaş’ın bu süreci çok iyi değerlendirmesi gerekir.

 

Maç her bakımdan, öncesi ve sonrasıyla değerlendirmeler ve kıyaslamalar maçı olacaktır.{jcomments on}

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  79  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Müslüm Gülhan Cuma, 20 Nisan 2012.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

Spor Endexi

 

24/11/2022

Kapanış Günlük
Değişim %
  BİST 100

4.858,21

0,08

 bjk BJKAS

5,64

2,92

 fb FENER

61,10

-0,41

 gs GSRAY

6,49

-0,15

 trabzon TSPOR

4,60

0,66

   SPOR ENDEKSİ

1.662,13

0,29

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 33203834

SÜPER LİG 2022-2023 SEZONU

  

 

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV  
Fenerbahçe  13  9   2   2  36 14   22    29 
2 Galatasaray  13   8  2 23  10   13 

27

3 Adana Demir  13  6 6 24  14 10 24
4 Konyaspor  14   6  16  7 24
5 Başakşehir  13 7 3  3  19  15 4 24
6 Kayserispor  14  7   5 20   15    5   23 
7

Trabzonspor

 13  5   2  19  16   3 23 
8 Beşiktaş  13   4

26  18   8  22 
9 Alanyaspor 14  5 19  24  -5 17 
10

Gaziantep

 13  4 19  19   0  16
11 Antalyaspor 12 

19 

21  -2  16
12 Giresunspor 13  13  20  -7    15 
13 Kasımpaşa 13  11  22   -11   15
14 Hatayspor  13  2 12   22   -10    14  
15 Karagümrük 13 24  27  -3  13
16 Ankaragücü  13  3   16  21  -5 13
17 Sivasspor 14 13  19  -6   11  
18 İstanbulspor  13  2 12  26   -14 8
19 Ümraniyespor 13 4 15  24  -9    7  

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2022 Deluitte Raporu

 

2022-deloitte football review


Deloitte Sports Grup’un Avrupa Futbol Finansmanına ilişkin 31. kez düzenlediği yıllık futbol finans raporuna göre, Avrupa futbol pazarı bir önceki yıla göre %10 büyüyerek 27.6 Milyar Euro büyüklüğe ulaştı. Rapora ulaşmak için tıklayınız.

 


 

2021-Money-league-Raporu

 

Yirmidördüncü Deloitte Money League raporuna göre Barcelona'nın 715.1 Milyon Euro'luk geliriyle ilk sırada yer aldığı, tamamı merkez lig kulüplerinden oluşan ve bir önceki yıla göre gelirleri %12 azalan Para Ligi raporunu okumak için tıklayınız

 


 

 

annual report 202021 photo

 

Avrupa Futbolunun patronu UEFA’nın gelirleri 5.7 Milyar Euro’ya Ulaştı. Raporu okumak için tıklayınız.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

master bm report lowres

 

The European Club Footballing Landscape 2022


UEFA'nın Avrupa Lulüp futboluna ilişkin 13, kez yayınladığı, Covid-19'un etkilerinin de analiz edildiği raporu okumak için Bkz.


 

 Eko spor 1

“Ekospor’un aylık bültenlerinden haberdar olmak için tıklayınız”

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.