Damdaki kemancı (fiddlerontheroof) Sholom Aleichem’in yazdığı “Tevye ve Kızları” adlı kitabın Broadway’de sahnelenen unutulmaz müzikalinin adı. “Ah bir zengin olsam” şarkısı hepimizin aklındadır. Ülkemizde yıllarca oynanan ve filmi de yapılan bu müzikalde, Rusya’da küçük bir kasabada yaşayan sütçü Tevye’nin ailesinin geleneklerini korumak istemesi ve değişen dünyaya ayak uyduramaması anlatılır.
Ne tesüdüf, bizde de Kocaeli’ndeki damdaki fanatik ülkemizdeki statükoyu korumak isteyen Tevyelerin “polis statlarla kalsın” söylemine vesile oldu.
Bu konuda zengin bir tartışma yaşanıyor.
Basit, anlaşılabilir örneklerle, şu hususları daha açıkça söylemek gerekiyor.
İçişleri Bakanlığı’nın “nokta koyan” son genelgesi gayet açıktır.
Bir kere polisin bir yere filan gittiği yoktur.
Özel güvenlik polisin alternatifi olarak gösterilmesi de doğru değildir.
Kulübün oluşturduğu özel güvenlik birimleri; stat girişinde taraftarları ararlar. Düzeni bozmaya çalışan taraftarlara da ilk müdahaleyi yine özel güvenlik birimleri yapar.
Polis stat içerisinde sivil ekiplerle yer alacak, güvenlik kameraları ile tribünleri izleyecek ve önemli bir olay olduğu zaman müdahale edecektir.
İngiltere, Fransa, Hollanda velhasıl diğer tüm Avrupa Birliği ülkelerinde ve UEFA’da olduğu gibi.
Taraftarlar maçı seyretmek için para öder. Bu da, stadyumda bulunmanın şartlarını kabul ettikleri bir sözleşmeyi imzaladıkları anlamına gelir.
Bu uçak bileti alırken uçakta sigara içmemeyi kabul etmeniz gibidir. Kurallara uygunluk, havayolunu temsil eden hava mürettebatının görevidir, polisin değil.
Sistem budur. Polise damda, çatıda fanatik kovalatmak değildir çözüm.
Bugüne kadar Nevzat Demir Tesislerin de, Samandıra’da, Florya’da damda koşan bir fanatik gördünüz mü?
Futbolun bu kadar endüstrileştiği kulüplerin zenginleştiği bir ülkede sadece bunu “lüks” görmek de mümkün değildir.
Kaygılar anlaşılabilir ve bitmeyecektir.
Bu çözüm, her yerde hemen olmayabilir, adım adım geçilir, ama varılacak hedef budur.
Mesele para ise ve bu işin ekonomisi olmasaydı, Türkiye’nin ekonomi yazarlığının güçlü ismi, hesap kitap adamı Yavuz Semerci de bizimle aynı şeyleri savunmazdı.
Macun tüpten çıkmıştır.
Damdaki Kemancı ülkemizde çok sevilen Elveda Rumeli dizisine esin kaynağı oldu.
Umarım bu tartışma da statlarda güvenlik konusunda çağdaş bir çözüm sunmayan statükoya elveda dedirtir.
Mehmet Atalay ne diyor?
Yazıya son verirken Özel Güvenlik modelini yasaya koyduran dönemin Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay’ı aradım. Kısaca görüşleri şöyle:
Yasayı hazırlarken Avrupa Birliği ülkelerinin ve UEFA’nın bu konuda ki yaklaşımlarını inceledik. Bütün örnekler bize statlarda kulüplerin sorumlu olmasını gösteriyordu. İyi eğitimden geçmiş özel güvenlik görevlileri, daha çok istihbarat çalışmalarına yönelmiş ve olay anında müdahale etmeye hazır polisler…