Üzerine makaleler yazılacak, saatlerce derinlikli hasbihâl edilmesi gereken bu sözler Spor Bakanı Suat Kılıç’a ait. Kılıç bu açıklamasıyla devlet ve federasyon ilişkileri konusunda görüşlerini ortaya koymuş oldu.
Türkiye'de spor federasyonların “gerçek anlamda” özerkleşemediğini belirterek çok net bir şekilde “devlet eliyle spor yapılmaz, koordinasyonu sağlanmaz, spor organizasyonları icra edilmez” diyerek görüşlerini ortaya koymuş.
Biraz karikatürize ederek söylersek siyasal sistemlerde nasıl olur bu işler acaba?
Liberalizm: Devlet maçla ilgilenmez!
Sosyalizm: Maç yapılması gerekiyorsa onu da devlet yapar!
Sosyal demokrasi: Devlet hem oyuncu hem de hakem olsun!
Neoliberalizm: Devlet tribünde otursun, sadece sahada olay çıkarsa sahaya insin!
Liberalizm (regüle edilmiş): Devlet oyuncu olmasın sadece hakem olsun!
Bakan Kılıç’ın demecinin tamamını okuyunca regüle edilmiş liberalizmi benimsemiş olduğunu görüyorum. (Her ne kadar yeni kurulan bakanlık yapısı merkeziyetçi ve devletçi bir yapıyı anımsatsa bile. Bakalım devletçi gövdeye liberal bir kafa uyumu nasıl olacak)
Gelecekte Türk sporunun yapısal oluşumlarının haberi olacak bu demeçler ne yazık ki sadece internet sayfalarında kalmış. Hâlbuki Bakan bence gazete sayfalarında haber olan futbol demeçlerinden daha önemli şeyler söylemiş.
Benim için sürpriz olmadı bu durum. Yaklaşık iki ay kadar önce Bakan Kılıç’la yaptığımız görüşmede ülkemizin herzevekil yoru(m)cu, skor yazarı açısından “bereketli” ancak, bir Spor Bakanı’nın zihinsel olarak besleneceği spor programı ve spor yazarı açısından çorak olduğu tespitini paylaşmıştım.
Ben de bu konuyu Okan Üniversitesi’nde verdiğim “Spor Ekonomisi ve Spor Politikaları” dersinin final sınavında öğrencilere sordum: ‘Sporda devletin rolü ne olmalıdır?’ sorusuna öğrencilerin verdiği cevapları kısaca buraya alıyorum:
*Devlet, sadece sporun idari, altyapı ve tesisleşme alanlarında olmalıdır. Saha içine girmemelidir.
*Devlet spor yönetiminin ne çok uzağında, ne de çok yakında olmalıdır.
*Tüm dünyada spor yönetimi ülkelerin kendi yönetim sistemleriyle paraleldir. Dünyada iki farklı spor yönetimi hüküm sürmektedir. Amerika ve Avrupa Birliği’nce benimsenen neoliberalizm kökenli özerk-yerel-devlet spor yönetimi, diğeri ise Çin, Küba gibi ülkelerce benimsenen devletçi spor yönetimidir. Ülkemizde spor yönetimi net değildir.
*Spor yönetimi ne devletten tam bağımsız ne de tümüyle devlet tarafından idare edilir olmamalıdır. Devlet ve spor organları birbirlerinin tamamlayıcıları olmalıdır.
*Devlet spor yönetimi kapsamında uzun süreli ülke spor planlamasında en etkili unsurdur.
Bakan Kılıç’ın devletin spordaki rolü konusunda ki arayışına üniversitelerin spor bölümlerinde okuyan öğrencilerin çok değerli katkıları olabileceğini görmek büyük mutluluk.