Futbol satrancı
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Yönetim Ömer GÜRSOY Futbol satrancı

Futbol satrancı

Ömer Gürsoy- 6 Haziran 2011

Önümüzdeki günlerde Türkiye Futbol Federasyonu’nun  yeni yönetimi seçilecek ama çok ilginçtir futbol basınımız tuhaf bir şekilde bu sürece dâhil olmuyor.

 

Halbuki bu seçimle, toplumsal hayatımızın en önemli unsurlarından biri olan futbolu yönetmek gibi zor ve sofistike bir sorumluluğu üstlenen, üstelik özerk yapısı, maddi imkanları ve etki gücü ile ülkemizin en etkin kurumlardan biri haline gelen bir yapının kim tarafından, nasıl yönetileceği belirlenecek. Öyleyse böylesi bir sorumluluğu üstlenenin bir satranç ustası gibi yetkinliğe ve uzak görüşlülüğe sahip olması tüm tarafların da sorumluluk alarak bu usta ve oyunu için görüş vermesi taraf olması gerekmez mi?  

Benim derdim şu; devlete bağlı federasyonlarda çatır çatır seçimlerini yaparken (daha geçenlerde Güreş Federasyonu seçimlerinde 5 aday yarıştı) yasayla  mutlak özerkliği teminat altına alınmış futbolda niye aday ve adaylar çıkmıyor. Bu adaylar projelerini uzun uzun anlatmıyor.

Futbolumuz için sükût suikastına girenleri gördükçe içimden, yazarından yöneticisine bağıra bağıra şunları söylemek geliyor:

Ya siz değil miydiniz, futbolla yatan futbolla kalkan bu ülkede bütün bir sezon boyunca“kaos”tan bahsedenler, “hakemler şöyle, hakemler böyle” diyenler, hakemler üzerinden TFF’yi yerden yere vuranlar… İşte sizin için tam bir hesaplaşma veya yönetime güvenoyu o verme zamanı.

Ama yok, herkes kafasını kuma gömmüş ve taraf olamadan, seçilecek veya yeni gelecek başkana selam durmayı bekliyor.

Bu konuya değinen iki yazar var, Atilla Türker ve Camal Ersen..  İkisinin de ortak özelliği Ankara’lı gazeteciler. Yani seçim gündemi daha İstanbul basınının gündemine gelmemiş..

Her ikisinin yazısı da üç isim üzerine oturuyor, Mehmet Atalay, Mahmut Özgener ve Başbakan. Kimin aday olacağını hala bilemediklerini ancak işaretin beklendiğini vurguluyorlar.

Bu işaret alma meselesi çok önemlidir.

Bu süreci daha iyi anlayabilmek için sizi biraz geçmişe götüreceğim.

Özal, Futbol Federasyonu ile ilgili yasa çıkarken sonuna eklediği bir madde ile genel kurulda seçilecek üç adaydan birisini atama yetkisini Başbakan’a yani kendisine almıştı. Hatta bu konuda endişelerini ileten ve “biz seçimlere müdahil olmayalım, Genel Kurul başkanı demokratik bir şekilde seçsin” diyen dönemin spordan sorumlu Bakanı Hasan Celal Güzel’e “sen demokrasiyi anlamamışsın Hasan, kongrelerde kimin seçileceğine önceden birileri karar verir” cevabını vermişti.

İşte işaret meselesi budur.  

Nasıl 12 Haziran genel seçimler ülkemizin demokratik süreci açısından tarihi bir seçimse TFF seçimi de aynı ölçüde Türk futbolunun yeniden yapılandırılması açısından bir dönüm noktasıdır.

Ben medyanın genel durumuna uymayacak ve muhtemel adaylar ile ilgili değerlendirmemi ve beklentilerimi anlatmaya çalışacağım.

Niyetimizin dama oynamak değil satranç ustası seçmekse herkes bunu yapmalıdır.

TFF Başkanlığı için resmen açığa çıkmasalar da iki adaydan söz ediliyor; Mehmet Atalay ve Mahmut Özgener.

Ben her ikisiyle de çalıştım ve kendilerini yakından tanıma fırsatım oldu.

Önce mevcut başkandan başlamak istiyorum. Haluk Ulusoy ve Hasan Doğan gibi güçlü ve karizmatik isimler sonrasında göreve gelen Mahmut Özgener, reformist gibi görünse de genellikle yabancı oyuncu sayısının arttırılması, kulüplere mali disiplin sağlanması, hakemlik müessesesi gibi konularda daha çok statükoyu temsil etti. Bir yılda 3 Genel Sekreter değiştirerek istikrarsızlık örneği de gösterdi. Aslında Özgener’in işi diğer başkanlardan daha zor oldu. Çünkü, Haluk Ulusoy gücünü genel kuruldan, Hasan Doğan Başbakan’dan alırken Özgener’in meşruiyet dayanağı yoktu. Hatta en yakın yöneticileri bile onun otoritesini kabul etmiyorlardı. Özgener de kendine değişik kesimlerden özellikle basınla bir meşruiyet alanı yaratmaya çalıştı. Kulüplere mali disiplin sağlayacak çalışmaları halının altına süpürürken harika bir gündem değişikliği yaparak şiddet yasası ile gündeme geliyordu. Hatta  şiddet yasası daha taslak aşamasında iken gazetelerde övgü dolu sayfalar kendisine kahraman gibi kucak açıyordu. Hakem odası basan kulüp başkanlarına hafif sıyrıkla atlatacak cezalar verirken ceza almış kulüp yöneticilerinin stada alınmasını engelleyen disiplin yönetmeliği değişikliği kamuoyuna ‘devrim’ olarak yansıtılıyordu. Federasyon mahreçli özel haberler peşi sıra gazetelerde çıkıyordu. Onu anlıyordum ama onaylamıyordum. 

Özgener başarılı mı değil mi diye elime bir terazi almadan şunu sormak istiyorum: Başarılı bir başkanın aday olmasından daha doğal bir şey yokken Özgener neden henüz adaylığını açıklayamamıştır? 

Yine de her şeye rağmen Özgener’in aday olmasını beklerim.Tıpkı Amerika Başkanlarından Truman gibi..

Çiftçilikle uğraşırken kendisini siyasetin içinde bulan Truman Amerika Başkanı Roosvelt’in yardımcılığına kadar yükselmişti. Hasta Roosvelt hayata gözlerini yumar ve Truman başkan olur. Savaş döneminin zorlu sürecinin ardından Meşhur Truman doktrininin mucidi Truman’ın artık görev süresi dolmak üzeredir. Ve önünde seçim vardır. Aday olup olmayacağı konusunda tereddütler yaşamaktadır. İşte tam bu sırada, her zaman eşinin siyasete girmesine karşı çıkan karısı bayan Truman devreye girer, “Aday olmalısın, seçim kazanarak başkan olmalısın, çünkü gerçek başkan olman için seçilmen lazım.”

Özgener için gerçek sınav şimdi başlıyor.Özgener’de seçim kazanarak başkan olmalıdır, kendi belirlediği yönetimle görev yapmaya soyunmalıdır.

Mehmet Atalay’a gelince. O’na küçük bir eleştirim var. Bütün konuşmalarında Başbakan’a atıfta bulunması. Bu aslında kendisi için de riskli bir durum. Aday olursa Başbakan istediği için “aday oldu” görüntüsü verecek, olamazsa Başbakan istemediği için olamayacak. Aslında Türk futbolunu daha ileriye götürecek söylemleri tercih etmesi daha doğru olurdu.Yabancı oyuncu sayısı ne olacak, Türk futbolu yeniden nasıl yapılandırılacak, alt yapı ve lisanslı futbolcu sayısı nasıl arttırılacak, sponsorluk gelirlerini arttırmanın yolları nedir, kulüplere mali disiplin nasıl sağlanacak gibi onlarca soru ve sorunla karşı karşıyayız..

Daha önceki yazılarımda Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü görevi sırasında Federasyonların özerkliğinin önünü açan Atalay’ı övmüş ama kendi kurumunu dönüştüremediği için de eleştirmiştim. Zaman zaman bana “statükonun çarklarını farklı kadrolarla çeviriyor” dedirtirken özerklik konusunda cesur davranışı nedeniyle de her daim reformist olduğunu vurgulamıştım. Öte yandan Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü görevine gelen en şanslı kişilerden birisi olduğunu da belirtelim. Bu kadar sporu seven ve spora destek veren bir başbakanla çalıştı. Zaman zaman kamuoyunda “bakan yetkilerine sahip” imajını verdi.

Atalay’ın isminin ortaya çıkması ile futbol dünyasında bir heyecan ve alternatif yarattığı da ortada.Seçim her zaman iyidir, iktidar için de muhalefet için de..Projeler ortaya dökülür, tıpkı bugün genel seçim öncesi siyasi partilerin yaptığı gibi.. kazanan halk olur, futbol ailesi olur. Gerçek şeffaflığın yolu seçimden geçer.

Beni en çok ne ilgilendiriyor biliyor musunuz? İki veya daha fazla aday çıkarsa şimdi Mahmut Özgener’in yönetiminde olanlar acaba kimin listesinde yer alacaklar? Mesela, 2004 yılından beri Federasyon’un en önemli görevlerinde bulunmuş Başkanvekili Lütfi Arıboğan, diğer başkan vekili Servet Yardımcı, icra kurulu ve kıdemli yönetim kurulu üyeleri Levent Kızıl, Ufuk Özerten hatta ilk kez yönetim kurulu üyeliği görevini yürüten Yunus Egemenoğlu.

Hele bir de Haluk Ulusoy seçime girerse..

Bakalım satranç ekibi nasıl oluşacak?{jcomments on}

 

 

 

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  5627  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ömer Gürsoy Pazartesi, 21 Haziran 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 883 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 58178103

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1