Beşiktaş’ın 'Yetmez Ama Evet'çileri
Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Müslüm GÜLHAN Beşiktaş’ın 'Yetmez Ama Evet'çileri

Beşiktaş’ın 'Yetmez Ama Evet'çileri

1200x627660390282171

Müslüm Gülhan- 6 Kasım 2022 “Yetmez ama evet” sloganı etrafında örgütlenen gruplar, 2010 referandumunda ‘evet’ diyerek askeri ‘vesayet’ olarak tanımlanan otoriterlik sorununun ortadan kalkmasına sebep olacağı zannediyorlardı.

Halbuki bu gruplar, demokrasi kazanımı kisvesi altında cumhuriyetin değerler bütününü yok ederek, yeni ve daha ağır bir vesayet ile günümüz koşullarının oluşmasına neden oldular. 

 

 Gelinen noktada, Türkiye, ekonomik koşulların ağırlığının bulunduğu bir toplumsal travmanın içindedir. Yaşadığımız koşulları psikolojik, sosyolojik, ekonomik açıdan bilimsel olarak analiz edilerek ancak çözüm yolları bulunabilinir.

 

 Değerler bütünü tarihsel içeriğe sahip sosyal bir olgudur. Bugün Türkiye değerlendirmesi yaparken, içinde bulunduğu koşulları, kaybedilenler ile otoriterleşen yapıyla beraber değerlendirmek durumundayız. Zira, çözüm için çalışması gereken doğru mekanizmalar yok olmuş durumda. Mevcut durum, devletin yönetme aygıtlarını zayıflatıyor hatta yok ediyor. Kalkınma için gerekli ortak toplumsal hedefler ve irade oluşmuyor. Çünkü kazanılmış tarihsel içeriğe sahip tüm değerler yok edilmiş durumda. 

 

 Değerler üzerinden yapılan tartışmalar yok edilip, tartışma kültürü yerine kavga kültürünün oluşması sayesinde, kutuplaşmalar yaratılarak kaos ortamından beslenilmektedir. Diğer yandan, yönetimdeki azınlık gruplar cumhuriyet kültürün işlememesini sağlayarak, kendi değer yargılarına bağımlı olunmasını istiyor.

 

 Tüm bunların yarattığı travma etkisi ile, konuları demokratik bir ortamda tartışabilmek ve ortak akıl üretmek artık mümkün değildir. 

 

 BJK ’de de 20 yıl önce “Yetmez ama evet “çiler ortaya çıkarak seçimi kazandı ve iktidara geldiler. 

 

 Onların da tek istedikleri ‘vesayet’ rejimini (!) yıkarak, kuracakları ittifaklarla yeni bir Beşiktaş yaratmaktı! Ama ne Beşiktaş?.. 

 

 ‘Vesayet’ ise, Şeref Beyden gelen, Hakkı Babadan Süleyman Seba’ya geçen tarihsel derinliğe sahip değerler bütünüydü. Bu bütünlüğün temelini kurumun çıkarlarını her şeyin üstünde tutmak oluşturmaktaydı. Evet bu bir vesayetti… Tıpkı Barselona, Bayern Münih, Real Madrid, M United’da olduğu gibi. Bu ‘vesayet’ sayesinde BJK tarihsel kimliğini koruyarak, kendi geleneksel kurgusu içinde kalarak gelişip, rekabet ortamına adapte olarak varlığını koruyup geliştirecekti. 1903 yılından 2000 yılına kadar bu kimliğini korumayı başarmıştı. Kendi formasını taşıyan ve tüm kültürel kodlarına sahip kişilerden Şeref Beyden, Hakkı Babadan ve Süleyman Seba’dan başkan seçiyordu. Tıpkı İnter’deki Zanetti, Milan’daki Maldini, Benfica’daki Rui Costa, Bayern’deki Rummenigge gibi... 

 

 Kendi altyapısından yetiştirdiği oyuncular sayesinde hem takıma hem de Türkiye futboluna değerler yaratıyordu. Fuat, Fikret, Ziya ve Süleyman ile başlayıp, Metin, Ali, Feyyaz, Rıza, Gökhan ile süren Nihat ve Yasin ile devam edip maalesef Rıdvan, Emirhan, Serdar ve Ersin ile bitirildiği gibi. 

 

 Vesayetin yıkılması denilen asıl konu bu kurumsal kimliğin yok edilmesiydi. Tek amaç, bir ticaret hacmi yaratılarak, kulüp gelirlerinin hatta gelecek olan gelirlerin daha gelmeden piyasada kullanılmasını sağlamaktı. Bunu için kurumsal kimliğin ayak bağı olması nedeniyle ortadan kaldırılması gerekirdi. İşte bu yüzden “Yetmez ama evet” çiler ortaya çıkarak, tezgahladıkları “Ahmet Dursun Seba gitsin” sloganı üzerinden örgütlenerek kurumsal yapıyı yok ettiler. Tribünleri ele geçirip, kurulacak ‘rant’ pazarından nemalanmalarını sağlayacak sözler üzerine algı manipülasyonu oluşturarak ortamı hazırladılar. Genel kurulda ise, 20-30 yıllık Süleyman Seba’nın dostu olarak görünenler ne yazık ki hep yanındaymış gibi görünmelerine rağmen, gizli ittifaklar kurarak kulübü ranta açılmasına neden oldular.

 

 Kimi Divan Kurulu başkanlığı için, kimi Yönetim Kurulu üyeliği için, kimi Fulya inşaatı için, kimi storlar için, kimi dernekler için, kimi AŞ için, kimi turizm için… hepsi kendi hikâyeleri için gizli ittifaklar kurdular. Önlerindeki tek engel kurumsal yapıyı koruyan muhafazakâr ‘vesayet’ duvarlarıydı. 

 

 Yıkılan (!) ‘vesayet’ sonrası gelen özgürlüklerle birlikte, Süleyman Seba’nın kulübe sokmadığı menajerler artık kulübün içinden çıkmaz duruma gelip, ciddi bir futbolcu borsası oluşturdular ki bu süreç hala devam etmekte. 

 

 Süleyman Seba tarafından BJK’nin geleceğini kurtaracak proje olarak adlandırılan Fulya projesi, en son oluşan hakem heyetindeki BJK temsilcisinin müteahhitti haklı bulması ve hakem heyet başkanının BJK’yi haklı bulmasındaki trajik-komik durum sonunda, Beşiktaş’ın kaybettiği çok net olan bir anlaşma ile başlayıp bitirildi. Koca proje heba edilmiş durumdadır. Neredeyse BJK’yi borçlu çıkartacaklar. Ki, Şan Öktem tesisleri müteahhit tarafından yapma sorumluluğunda olmasına rağmen kimse kılını kıpırdatmamaktadır. 

 

 Son 20 yıldır, yönetimlerin babadan oğula geçer gibi hep aynı grubun ve o grubun sahip olduğu aynı zihniyete devredilmesi ile, yönetim mekanizması hiçbir şekilde tekrar eski Beşiktaş geleneklerini kuracak gruplara teslim edilmedi. Edilmemesi içinse ne gerekiyorsa fazlasıyla yapıldı. Ve süreç büyük bir ekonomik travmaya rağmen devam etmektedir. 

 

 Tüm değerler bütünlüğünün kaybedilmesi neticesinde, tek tip bir mekanizmaya dönüşen Beşiktaş yönetimleri, medyadaki “Yetmez ama evet”çiler ile yarattıkları skorboard manipülasyonunu başarıyla pazarlayarak, kulübün batma sürecinde olduğunu hep saklamayı başarıp, olmayan para ile borçlanarak, açığa oynayarak ticaret hacminden asla taviz vermediler.

 

 Süleyman Seba dönemindeki teknik yönetim anlayışı, Gordan Milne sayesinde kurumlaşarak bir sisteme ve uygulamaya dönüştü. Altyapıdan sıfır maliyetli Metin, Ali, Feyyaz, Rıza ve Gökhan ile birlikte, Maraş’tan Şifo Mehmet, Bergama’dan Zeki, Bolu’dan Şenol gibi kaliteli fakat düşük maliyetli futbolcular bularak ve çok düşük maliyette sisteme uygun yabancı oyuncularla 10 sene büyük başarılar kazanarak hep zirvede kalmayı başarmıştı. Ama bunlar hep ‘vesayet’ rejimi yüzünden olmuştu.

 

Gerçi İngiliz Milne, Trabzonlu Şenol Güneş gibi çiçeklerle de karşılanmamıştı. Ama Gordon Milne de 10 sene içinde hiç 3’lü çektirmedi tribünlere. 

 

 Neyse ki bu muhafazakâr yapı yıkıldı da transfer borsasına Beşiktaş’ta dahil oldu ve halka açıldı! 

 

 Şöyle küçük ayrıntılar var ama işi bozmaz sanırım: Beşiktaş’ın 2022 Yılı Divan Kurulu toplantısında açıklanan borcu 4 milyar 579 milyon 632 bin 94 lira. Sevgili Tuğrul Akşar’ın son yazısında belirttiği üzere, “Beşiktaş’ın toplam gelirleri ile toplam borçlarını karşılaştırdığımızda; toplam borçları, gelirlerinin 4.9 katına ulaşmış durumda.” Halbuki son ‘vesayet’ rejiminin lideri Süleyman Seba artı bakiye ile kulübü teslim etmişti…

 

 Tuğrul Akşar’ın açıklamalarına göre, “Dört kulübün geçmiş yıllardan gelen birikimli zararları, toplam gelirlerinin 1.7 katına yükselmiş vaziyette. Kulüpler her 100 TL’lik gelire karşın 170 TL’lik bir zararı bünyelerinde taşımak, bu zararı finanse etmek zorunda. Toplam geliriyle kıyaslandığında en yüksek zarara sahip kulüp yüzde 231’lik oranla Beşiktaş. Siyah-Beyazlılar gelirinin 2.3 katı bir zararı mali yapısında taşıyor”. 

 

 Yani kısaca diyor ki, “Gelirin üzerinde bir borçla faaliyetlerini devam ettirmeye çalışan kulüp yapısı, sürdürülebilir bir mali organizasyonun oluşmasına ne yazık ki izin vermiyor. Mevcut gelir, gider ve borçlanma yapısı içerisinde bu kulüplerin borçlarını sıfırlayabilme olanakları bulunmuyor.” 

Her kurum küçük bir Türkiye’dir.{jcomments on}

 

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  363  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Müslüm Gülhan Cuma, 20 Nisan 2012.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

Spor Endexi

 

14/02/2024

Kapanış Günlük
Değişim %
  BİST 100

9.072,08

0,87

 bjk BJKAS

60,70

0,00

 fb FENER

102,40

0,20

 gs GSRAY

7,64

4,09

 trabzon TSPOR

1,82

4,00

   SPOR ENDEKSİ

4.650,72

1,40

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 38814521

TRENDYOL SÜPER LİG 2023-2024 SEZONU

  

 

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV
Galatasaray 25  21   3   1  52 14 38    66 
2 Fenerbahçe  25  20    4  1 65   20   45  

64

3 Trabzonspor  25  12 4  9  40  33 7 40
4 Beşiktaş 25  12   4  9 35  31 5 40
5 Kasımpaşa 25  11 5  9   46  47 -1 38
6 Rizespor 25  10 9 27  34  

 -7 

 36 
7

Antalyaspor

25   8   10    7   29 27    2 34
8 Başakşehir 25  6

10 

31  30    1   33 
9 Sivasspor 25 29  35  -6 33 
10

Adana Demir

 25  10 36  32   4   31
11 Ankaragücü 25  6 11  8

30 

29  1  29
12 Kayserispor 25  29  34  -5    29  
13 Samsunspor 25 

12 

29  35   -6   29
14 Hatayspor 25  10 31  34    -3   28  
15 Alanyaspor 25  10  28  36  -8  28
16 Karagümrük  25

 6  12 30  29  1 27
17 Gaziantep 25  6 12  30  37  -7  27  
18 Pendikspor  25   8 11  31  49   -18 26

19

Konyaspor  25 10 10  24  37 -13  25   

20

İstanbulspor 25 3 5 17 18 47 -29 11

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Annual Review of Football Finance 2023

Annual Review of Football Finance 2023

Deloitte Sports Grup'un Avrupa Futbol Finansmanına ilişkin 32. kez düzenlediği yıllık futbol finans raporuna göre, Avrupa futbol pazarı 2021 - 22 sezonunda bir önceki yıla göre %7 büyüyerek 29.5 Milyar Euro büyüklüğüne ulaştı. Rapora ulaşmak için tıklayınız

Deloitte Money League - 2024

Deloitte Money league 2024

Deloitte Money League Raporunu 27. kez yayınladı. Rapora göre Avrupa'nın en zengin 20 kulübünün 2022-23 sezonunda gelirleri toplam 10.5 Milyar Euro'ya ulaştı. Raporu okumak için tıklayınız.

UEFA Kulüp Finansı ve Yatırım Genel Görünümü - 2024

 

UEFA Raporu-2023

UEFA Kulüp futbolunun finansal durumları ve yatırımlarına ilişkin yıllık görünüm ve benchmark raporunu yayınladı. Okumak için tıklayınız

 


 

2021-Money-league-Raporu

 

Yirmidördüncü Deloitte Money League raporuna göre Barcelona'nın 715.1 Milyon Euro'luk geliriyle ilk sırada yer aldığı, tamamı merkez lig kulüplerinden oluşan ve bir önceki yıla göre gelirleri %12 azalan Para Ligi raporunu okumak için tıklayınız

 


 

 

annual report 202021 photo

 

Avrupa Futbolunun patronu UEFA’nın gelirleri 5.7 Milyar Euro’ya Ulaştı. Raporu okumak için tıklayınız.

 


 

 UEFA-Kulup-Futbolu-Lisanslama-2023


UEFA’nın 2023’te yayınladığı en son  Kulüp Lisanslamaya İlişkin Karşılaştırma raporuna göre kulüpler Pandemi döneminde 7.3 Milyar Euro zarar ettiler. UEFA raporu, Avrupa kulüp futbolunun endişe verici bir resmini çiziyor. Raporu okumak için tıklayınız.

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

master bm report lowres

 

The European Club Footballing Landscape 2022


UEFA'nın Avrupa Lulüp futboluna ilişkin 13, kez yayınladığı, Covid-19'un etkilerinin de analiz edildiği raporu okumak için Bkz.


 

 EkoSpor-y

“Ekospor’un aylık bültenlerinden haberdar olmak için tıklayınız”

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.