Kulüp Başkanı
Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Müslüm GÜLHAN Kulüp Başkanı

Kulüp Başkanı

12512x512bb

Müslüm Gülhan- 3 Temmuz 2022 Geçen haftaki yazıma ‘Uygulamadaki ana figürdür futbolcu’ diyerek başlamıştım. Bu yazıya başlarken de başkanların ‘futbolun ana sorunu’ olduğunu belirterek başlamak istiyorum ki kavram kargaşası yaşamayalım. 

 Diğer bir husus da, dernek statüsündeki hiçbir kulüp başkanı patron değil seçimle gelen yöneticidir. 

 

 2908 Sayılı Dernekler Kanunu’na göre kurulan ve dernek statüsünde faaliyetlerini sürdüren futbol kulüplerimizin can alıcı noktası burada başlamaktadır.

 

 Ne hikmetse herkesin derdi, kulübün parasını yönetmek için (!) sorumluluk almadan yetki istemektir. Büyük fedakârlık! 

 

 Tabii ki bu süreç için de uygun başkan profilleri lazım. 

 

 Bu profillerin tamamını ortaya çıkaran gerçek, dernek statüsündeki kulüplerin ne hikmetse futbolu dışarıdan yönetme istek ve arzusudur! 

 

 Çünkü, spor ve futbol konusunda bilgiye gerek duymayan ve sorumluluk almadan kulüp başkanı ve yöneticiler genel kurul sayesinde (!) kulüplerin paralarını yönetmek istemektedirler. 

 

 Bu ‘esnaf’ mantıklı ‘feodal’ yönetim anlayışı, bir sistematik kurgudur ve şu an için geçerli olan kurgudur. Bu yönetim anlayışında ne sürdürebilir başarı ne de doğru-sürdürebilir mali işleyişten bahsedebiliriz. Tüm kulüplerin borçlandırılması üzerine kurulan yapının dayanağı ‘rant’ olduğu için yapı korunmaya devam edecektir. Böyle bir yönetim anlayışının çağımız koşullarına cevap vermesi mümkün değildir. 

 

 Hiçbir başkan ve yönetim çok uzun süreli kalma gibi çaba harcamaz. Yapıya vereceği zarardan kurtulmak her zaman planlanmış bir gidişi de beraberinde getirir. Tüm bunlara inat örnek verilecek tek başkan olan Süleyman Seba başarılı başkan analizini gerektiren anlayışın tek sahibidir. Ayrıcalıklı saygıya sahiptir. 

 

 Süleyman Seba derken, onun tüm değerlerini yıkmaya çalışan yönetim anlayışının son temsilcisi olan Ahmet Nur Çebi’nin son açıklaması ise ibret vericidir. “…transfer dönemi devam ediyor. Ortada 20 tane takım var. Bunların 3’er yerli oynatma mecburiyeti, bir de 4-5 yedek oyuncuyla rakam 100 oluyor. 100 tane yerli futbolcu varsa listeyi siz getirin. Bu, zaman içinde olabilir ama bugün markette takımların kullanabileceği 100 tane yerli oyuncu yoksa o zaman uygulamanın doğru olmadığını söyleyebiliriz."

 

 Dorukhan ve Fatih’i bedava verdi. Rıdvan’ı neredeyse bedavaya sattı, ilk 11 oyuncu statüsündeki Serdar ve Emirhan ile alt yapıdan gelecek kaliteli oyuncular varken, futbol donanımı sorunu olmasına rağmen yerli futbolcuları eleştiriyor ve 10 yıllık yöneticiliğine rağmen şu yabancı konusunda bir türlü doğru strateji belirleyemedi. Doğru stratejiyi bulamadığı için hâlâ kulübün cebinden 100 bin TL ceza vermek istiyor. İşte Süleyman Seba ile arasındaki fark. 

 

 Kulüp üzerinden algı manipülasyonlarıyla birtakım girdiler sağlamanın ne kulübe ne de futbol başarısına katkısı olmadığı gibi, süreç kulüp için de zarardan başka bir şey oluşturmaz. Bu tip yönetimler için kulüp bir ekonomik uygulama alanıdır. Futbol takımlarını bir meta olarak gören bu zihniyet, her türlü dış ilişki ağının kulübe müdahalesine izin verir. Zamanla, istemese de buna engel olamaz. 

 

 Rant kurgusu üzerine oluşan borçlanma politikaları bir stratejidir. Bu politikalar tüm kulüpler için geçerlidir. Borç sarmalı içindeki kulüpler, ekonomik özgürlüklerini kaybettiklerinden dolayı, bilinçli olarak yönetim anlamında dışarıdan rehin edilmiş kurumlar haline getirilir. Süreç içinde siyasi erk tarafından kontrol altına alınmaları artık çok kolaydır. 

 

 Başkan artık oyunu bu kurala göre oynayarak varlığını devam ettirir. Ama sistemin bekası için hepsinin bir süresi vardır. 

 

 Futbolun endüstriye dönüştüğünü kabul edersek, ortaya çıkan profesyonel yönetim mekanizma oluşumu bir zorunluluktur. Bu değişim, mesleki ahlâk değerleri ile beraber kaçınılmazdır. 

 

 İşte size bir örnek: Normal koşullarda bir kulüp başkanı transfer için futbolcuyla görüşme yapmaz. Başkanın bilgisi dâhilinde yetkili kişiler görüşmeyi yapar ve en son imzada başkan ile futbolcu bir araya gelir. Eğer doğruysa, Ali Koç ile Abdülkerim Bardakçı arasında yapılan talihsiz görüşme sanırım bu transferin olmamasına neden oldu. Doğruysa, Başkan Ali Koç’un konuşması esnasında Abdülkerim’e yapmış olduğu ve yapmaması gereken değerlendirmeler neticesinde, Abdülkerim transferden ve Fenerbahçe’ye gelmekten vaz geçmiş.

 

 Futbol, futbolun içinde yer almamış, hiçbir zaman futbolun kendi iç dinamiklerinin korunması için yeterli donanıma sahip olmayan ve süreci bilgi dışında kurulacak ilişkilerle korumaya çalışan başkanlar tarafından yönetilmektedir. Bu az gelişmişliğin işaretidir. Az gelişmişliğin en büyük motivasyon araçları para ve güçtür. Haliyle ortaya çıkan sonuç; kendi benliğini kaybeden futbolun sürdürebilir başarısızlığını ve çöküşünü kabul etmektir. 

 

 Artık oynanan futbol değildir. Bilginin ve bilimsel yöntemlerin öneminin olmadığı ortamlarda; ‘küresel’ oyun olan futbol karakterini kaybederek, ‘yöresel’ bir araç haline getirilir. Haliyle ‘yöresel’ oyun ‘yöresel’ figürler tarafından yönetilmeye başlanır. 

 

 Kurulan gayri futbol yapısının siyasi ayağı federasyon ile yapılan göstermelik seçimlerde atanarak göreve getirilen kişi veya kişiler ile sağlanır. 

 

 Peki, gerçek yapı; yani olması gereken yapı nasıldır? Futbolu amaç edinmiş ülkeler ve kulüplerin oynadıkları futbol ve kulüplerin kazandıkları başarıların yanında, futboldan elde ettikleri gelirlerle ülkeye kazandırdıkları katma değer ve oluşan marka değeri, seyircilerin her hafta neredeyse bir resital seyretme amacı ile gittikleri ve tamamı skora endeksli olmayan, sadece ve sadece oyunun güzelliklerinin sahnelenmesi üzerine kurgulanan bir oyundur futbol. 

 

 Kulüp başkanlarının ve federasyon başkanlarının isimlerinin bilinmediği, futbolu küresel oyun olarak kabul eden bu yapıdaki ülke takımları, bilimsel tüm yöntemleri ve stratejileri kullanarak daha kaliteli bir oyunun ortaya çıkması için çaba harcar. Başkan, istikrarı ve sürdürebilir başarıyı sağlamak için tüm önlemleri alır.

 

 Ortaya çıkan futbol kültürü; bir oyunun ötesinde, içinde barındırdığı sosyoekonomik değerlere sahip çıkarak oyunu etik bir zeminde tutmak içindir. 

 

 Tüm takımların omurgasını şekillendiren ve tüm başkanların da çok iyi bildiği tarihsel bir süreç ve onu destekleyen hikâyeleri vardır. Başkanlar kulüp misyonlarını bu hikâyelere sadık kalarak oluştururlar. 

 

 Yüzlerce yıllık birikim, değişime ayak uyduracak kulüp kültürü bunu sağlayacak liderleri yetiştirmesi, kulübün ve oyunun sürdürebilir başarısının sağlanmasında önemlidir. Tüm bu süreçlerin doğru yönetilmesiyle kazanılan saygınlık, doğru futbol aklının oluşması, futbolun siyaset üstü bir yapı olmasını sağlar. Patron olmak ayrı, başkan olmak ayrı, kulübü yönetmek ayrı bir donanım gerektirir. Inter’de Zanetti, Milan’da Maldini ve Bayern Münih’te Oliver Kahn kulüplerinin futbol aklını oluştururlar. 

 

 Doğru yapının bilincinde olan seyircinin tavır alış şekli de buna göre farklılık gösterir. Maçlarda kendine taahhüt edilenin ve beklentisinin bilincinde olan ve takımındaki beklentilerinin ne olduğunu bilen seyirci de oynanan güzel oyunun denetleyicisidir. 

 

 Futbolun detaylarının incelenmesi sayesinde, seviyesinin belirlenmesi ile futbolun küresel yapıdaki kültürel etkisinin ortaya çıkmasına neden olur.{jcomments on}

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  171  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Müslüm Gülhan Cuma, 20 Nisan 2012.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

Spor Endexi

23/09/2022

Kapanış Günlük
Değişim %
  BİST 100

3,281,61

-0,41

 bjk BJKAS

5,45

0,74

 fb FENER

52,05

0,68

 gs GSRAY

5,43

2,45

 trabzon TSPOR

4,46

1,36

   SPOR ENDEKSİ

1.475,46

1,28

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 32415816

SÜPER LİG 2022-2023 SEZONU

  

 

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV  
Adana Demir  7   5  1   1  16  7    16 
2 Galatasaray  7   5  1  4 

16

3 Başakşehir  6  4 2 0 9 14
4 Beşiktaş  7   4  16  10  6 14
5 Konyaspor  7 4 2  1  2 6 14
6 Fenerbahçe  6  4   1 20   6    14   13 
7

Trabzonspor 

 7  1  11  10   1 13 
8 Kayserispor  7   0  4  12 
9 Gaziantep 7  2 13  10  3 11 
10

Kasımpaşa

 7   0 15  -8  9
11 Alanyaspor

10 

15  -5  8
12 Giresunspor -3     7 
13 Karagümrük 10  -2   6
14 Antalyaspor  7  0  14   -6     6  
15 İstanbulspor 6 10  -6  5
16 Ankaragücü  6  1   11  -5 4
17 Sivasspor 7 11  -6   4  
18 Ümraniyespor  7  2 10   -5 2
19 Hatayspor 6 1 10   -8   1  

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2022 Deluitte Raporu

 

2022-deloitte football review

Deloitte Sports Grup’un Avrupa Futbol Finansmanına ilişkin 31. kez düzenlediği yıllık futbol finans raporuna göre, Avrupa futbol pazarı bir önceki yıla göre %10 büyüyerek 27.6 Milyar Euro büyüklüğe ulaştı. Rapora ulaşmak için tıklayınız.

 


 

2021-Money-league-Raporu

 

Yirmidördüncü Deloitte Money League raporuna göre Barcelona'nın 715.1 Milyon Euro'luk geliriyle ilk sırada yer aldığı, tamamı merkez lig kulüplerinden oluşan ve bir önceki yıla göre gelirleri %12 azalan Para Ligi raporunu okumak için tıklayınız


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

master bm report lowres

 

The European Club Footballing Landscape 2022


UEFA'nın Avrupa Lulüp futboluna ilişkin 13, kez yayınladığı, Covid-19'un etkilerinin de analiz edildiği raporu okumak için Bkz.


 

 Eko spor 1

“Ekospor’un aylık bültenlerinden haberdar olmak için tıklayınız”

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.