Atatürk Havalimanı ile Olimpiyat Stadı’ndaki Pistler
Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Müslüm GÜLHAN Atatürk Havalimanı ile Olimpiyat Stadı’ndaki Pistler

Atatürk Havalimanı ile Olimpiyat Stadı’ndaki Pistler

5ae82a0aae78491f10796364

Müslüm Gülhan- 21 Mayıs 2022 Sovyet bloğunun çökmesiyle beraber, kapitalizmin küresel yapılanmasının geniş bir alan bulması ve entegrasyon hareketlerinin hız kazanması, haliyle açık bir tavır olarak ortaya çıkan serbest piyasa politikalarının etkisiyle dünya ekonomisinin bu yöne kaymasına neden oldu.

Sözde liberalleşme akımının getireceği demokrasi hareketleri ve ulus-devlet yerini alacak çok uluslu yapının boy göstermesi, ulus-devletlerin küresel sistemden bağımsız politikalar ortaya koyma imkânını neredeyse ortadan kaldırdı.

Fransız İhtilali ulus-devlet anlayışının kurumsallaşmasını sağlayan bir dönüm noktasıdır. Eşitlik, özgürlük, özgür irade gibi kavramlarla monarşilerin ve baskıcı uygulamaların önüne geçmeye çalışan J.J Rouseeau gibi önemli aydınlar öncülüğünde, Fransa’da krallığa son verilmesiyle beraber devlet yapısı değiştirilerek, halk temsilcilerinin bulunduğu bir yasama organına dayanan demokratik bir cumhuriyet rejimi ilan edilmesi, ulus-devlet kurgusu lehine en önemli kırılma noktalarından biriydi. Bu kurumsal yapı Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Mustafa Kemal için de esin kaynağı oldu.

Kapitalist sistemin kendi yarattığı krizini açmak için çıkarttığı İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan ve ulus-devlet yıkımı adına en önemli etken olan Dünya Bankası ve IMF gibi kuruluşlar, özellikle Sovyet bloğunun çökmesiyle de küreselleşmenin gelişmesinde rol oynayan temel aktörler oldu. Bu iki kuruluşun etkisi altına giren devletler, küçültülmesi gerekliği ile yola çıkan küresel hareket ile özelleştirme, sermayenin sınırsızca dolaşımını sağlayacak önlemleri benimseyerek küreselleşme sürecini hızlandırdı.

Küresel hareketin ve serbest piyasa kurgusunun etkisi artarak devletlerin gelişmişlik, jeopolitik konum ve gücü kontrol etme seviyelerine göre değişiklik gösteriyor. Egemen devletlerin kontrolü sürecindeki çevre devletler, kurgularını yeniden dizayn etme imkânı bulmaları neticesinde, sahip oldukları bölgesel yapı içerisindeki güçlerine göre, küresel güçlerin çıkarlarına göre bölünmeye, küçülmeye ve bulunulan coğrafyada varlığını sürdürmek için bazı güçler ile sömürüye açık iş birliği yapmaya tabi tutuldular.

En büyük yalan olan ve toplumsal etkiyi kendi lehlerine çevirmek için havuç olan; temel hak ve özgürlüklerin evrensel bir düzeyde korunmasını etkisiz kılarak, ayrıca ulus devletlerin parçalanması için de siyasal bir araç olarak kullanıma da açık hale getirdiler. Küreselleşmenin devlet yapıları üzerinde yarattığı kaygılar ve açık pozisyonlar, mevcut devletlerin derin kurgusu ve iktidarlar ile hareket eden alternatif küresel aktörlerin önünü açmış; yolsuzluk ve rüşvet ile çok uluslu şirketler, küresel sivil toplum örgütleri, uluslararası kuruluşlar, ulus devletlerin egemenlikleri üzerinde müdahale imkânları bularak, etkili olmaya başladılar.

Her devletin süreçten etkilenme kapasitesi sahip olduğu ulus-devlet kültür kodlarının sağlamlığına ve devleti yöneten iktidarların tutumlarına göre farklılıklar gösteriyor.

1980 darbesi sonrası ulus-devlet kurumsal yapımızda başlayan deformasyon, NATO ve ABD öncülüğündeki küresel projelerin etkisiyle ivme kazanarak başka bir anlayışa everildi.

‘Yeni Dünya Düzeni’ne uyum sağlama kisvesi altındaki büyük yalanın temel amacı, ulus-devlet kurgusu üzerine sağlam temeller üzerine oturtulmuş tüm Cumhuriyet değerlerinin yok edilmesi, milliyetçi-muhafazakâr damardan duygusal tepkinin pazarlanmasıyla, tutması mümkün olmayan İslamcı bir kurguyu topluma zorla empoze etmek oldu.

Özellikle son 20 yıla etki eden iktidarın kendi gizli ajandasını uygulama amacı nedeniyle, tüm küresel aktörler ile yeni bir mekanizmayı kurmaya yönelik söylemlerine karşılık, ulus-devlet kurgusunun kurumsal yapısının yok edilmesine yönelik iş birliği içine girmesine neden oldu.

Bunun sonucunda, Cumhuriyet sayesinde oluşmuş kurumsal yapının en belirgin simgelerini de sağlanacak rant karşılığında, farklılaştırma ve bir yeni dizayn çerçevesinde kendileri adına imge haline getirmek için yıkımlara gözü kapalı başladılar.

İşte, Atatürk Havaalanı ile Atatürk Olimpiyat Stadının pistlerinin yıkılıp kaldırılmasının ve yerine yeni bir anlayışın inşası, tutması mümkün olmayacak bir siyasi imge haline getirilmesinin temel dayanakları, bu küresel yapının parçası olan ve kendi gizli ajandasını adım adım topluma empoze eden iktidarın siyasi hamlesidir.

Her iki kurumun yıkıma uğramasının tek amacı ulus-devlet kurumsal yapısına karşı açık bir siyasi tavırdır.

Adı Olimpiyat Stadı olan bir mekân, pistlerinin ve atletizm için gerekli olan tüm havuz ve alanların yıkılması neticesinde nasıl olur da Olimpiyat Stadı kimliğini koruyacaktır!

Roma, Berlin, Tokyo, Pekin, Atina olimpiyat stadyumlarının hangisinde atletizm için gerekli olan alanlar yok edildi ya da kaldırıldı?

Ve ülkelerin simgesi haline gelen bu stadyumlardaki birçok farklı müsabakaların organize edilmesi, o ülkeler için birer prestij olurken tüm alanları yıkılan bizim olimpiyat stadının nasıl bir prestiji olabilecektir.

“İstanbul'da bulunan Atatürk Olimpiyat Stadı adını ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ten aldı. Stadyum, kapasite olarak ülkedeki en büyük stadyumdur. Olimpiyat oyunlarına hazırlık projesi kapsamında Türkiye'de atletizmi ve futboluna hizmet etmesi amacıyla yaptırıldı.

1999 yılında, 584 hektarlık alana Olimpiyat Parkı'nın en büyük projesi olan Atatürk Olimpiyat Stadı'nın yapımına başlandı ve 2002 yılında inşası tamamlandı. Uluslararası futbol şampiyonaları ve dünya atletizm şampiyonalarının yapılabileceği IOC, IAAF ve FIFA şartlarını karşılayan Atatürk Olimpiyat Stadı'nın son düzenlemelerden sonra toplam seyirci kapasitesi 75.145'e düşürüldü.

Her türlü spor, sosyal ve kültürel faaliyetlerin yapılabildiği stadyumumuzda, sporcu, antrenör ve eğitimci yetiştirilebilecek altyapı bulunuyor. Ayrıca dokuz kulvarlı ana atletizm pistinin haricinde iki adet ışıklandırılmış antrenman ve atletizm sahası bulunuyor. Dünyanın sayılı statlarından Atatürk Olimpiyat Stadı büyük organizasyonlara ev sahipliği yaptı.

İtalya'da 'Cribaudo Yayınevi' tarafından 2005 yılında yayımlanan 'Stadi Del Mondo' (Dünya Statları) adlı kitapta dünyanın en büyük ve en önemli statları arasında gösteriliyor. Her türlü spor, sosyal ve kültürel faaliyetlerin yapılabildiği statta, sporcu, antrenör ve eğitimci yetiştirilebilecek altyapı bulunuyor.”

2020 Şampiyonlar Ligi Finali Covid-19 nedeniyle verilmemesine rağmen 2021 için stadyum yeniden dizayn edildi!

“UEFA kriterleri gereği Şampiyonlar Ligi Finali için stadyumun tam görüşlü koltuk kapasitesinin 70 bin kişi olması gerekiyor. Bu gereklilik nedeniyle görüşü olmayan koltukların sahayı görür hale gelmesi için atletizm pisti kaldırılarak saha kenarlarında kot 90 cm düşürüldü. Altyapısı yenilendi ve asfalt kaplandı. Bu sayede UEFA kriterlerinde görüşe sahip koltuk kapasitesi 74 bin 753 adede ulaştı. Bu kapasitenin 250 adedi engelli seyircilere ayrıldı.”

Oynanmamasına rağmen, sadece bir maç için bu kadar büyük değişikliğin yapılması ve pistlerin kaldırılması gerekir miydi? Daha önce, 2005 yılında Liverpool-Milan Şampiyonlar Ligi finali oynandığında bu değişikliğin yapılmaması bir soruna neden oldu mu ki bu değişikliğe gidildi?

Ve üstelik stadın TFF’ye verilmesine yönelik niye bir çalışma yapılıyor?

TFF niye bir stadyumun sahibi olacak? Burayı kiraya mı verecek? Satacak mı? Amaç nedir burada?

Peki, bu değişim, 2036 Olimpiyat Organizasyonu için İstanbul şehrinin, Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile yeniden müracaat etmesinin önünde engel çıkarmayacak mı?

Bu aynı zamanda İstanbul halkını cezalandırmaktır.

Olimpiyatların total bir maliyeti vardır. Bunun en büyük kalemini tesisler alır. Ama en önemlisi, açılış ve kapanışın yapılacağı ve olimpiyatların simge branşı olan atletizm yarışmalarının yapılacağı ve organizasyonu alan ülke için büyük prestij olacak olan olimpiyat stadyumudur.

Ve Türkiye Cumhuriyeti kaynakları ile yapılmış olan Atatürk Olimpiyat Stadyumunun pistleri kaldırıldı.

Tıpkı Türkiye Cumhuriyeti kaynakları ile yapılmış olan Atatürk Havaalanın da olacağı gibi…

Yüzde 30’luk bir potansiyele sahip olan iktidarın, yüzde 70’lik kesimi ayrıştırarak kendi politikaları üzerinden gücünü konsolide etmek için almış olduğu bu kararlarda hiçbir kamu yararı yoktur.

Kamu kaynakları kullanılarak yapılmış her yapıda her bireyin söz hakkı vardır. Eğer vergisini ödeyerek ve her sorumluluğunu yerine getirerek yaşadığı ülke adına bir katkı yapıyorsa, alınan karalarda da söz hakkı olması gerekir.

Ne Atatürk Havaalanı ne de Atatürk Olimpiyat Stadı için iktidar tek başına karar veremez.{jcomments on}

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  157  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Müslüm Gülhan Cuma, 20 Nisan 2012.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

Spor Endexi

23/09/2022

Kapanış Günlük
Değişim %
  BİST 100

3,281,61

-0,41

 bjk BJKAS

5,45

0,74

 fb FENER

52,05

0,68

 gs GSRAY

5,43

2,45

 trabzon TSPOR

4,46

1,36

   SPOR ENDEKSİ

1.475,46

1,28

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 32415847

SÜPER LİG 2022-2023 SEZONU

  

 

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV  
Adana Demir  7   5  1   1  16  7    16 
2 Galatasaray  7   5  1  4 

16

3 Başakşehir  6  4 2 0 9 14
4 Beşiktaş  7   4  16  10  6 14
5 Konyaspor  7 4 2  1  2 6 14
6 Fenerbahçe  6  4   1 20   6    14   13 
7

Trabzonspor 

 7  1  11  10   1 13 
8 Kayserispor  7   0  4  12 
9 Gaziantep 7  2 13  10  3 11 
10

Kasımpaşa

 7   0 15  -8  9
11 Alanyaspor

10 

15  -5  8
12 Giresunspor -3     7 
13 Karagümrük 10  -2   6
14 Antalyaspor  7  0  14   -6     6  
15 İstanbulspor 6 10  -6  5
16 Ankaragücü  6  1   11  -5 4
17 Sivasspor 7 11  -6   4  
18 Ümraniyespor  7  2 10   -5 2
19 Hatayspor 6 1 10   -8   1  

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2022 Deluitte Raporu

 

2022-deloitte football review

Deloitte Sports Grup’un Avrupa Futbol Finansmanına ilişkin 31. kez düzenlediği yıllık futbol finans raporuna göre, Avrupa futbol pazarı bir önceki yıla göre %10 büyüyerek 27.6 Milyar Euro büyüklüğe ulaştı. Rapora ulaşmak için tıklayınız.

 


 

2021-Money-league-Raporu

 

Yirmidördüncü Deloitte Money League raporuna göre Barcelona'nın 715.1 Milyon Euro'luk geliriyle ilk sırada yer aldığı, tamamı merkez lig kulüplerinden oluşan ve bir önceki yıla göre gelirleri %12 azalan Para Ligi raporunu okumak için tıklayınız


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

master bm report lowres

 

The European Club Footballing Landscape 2022


UEFA'nın Avrupa Lulüp futboluna ilişkin 13, kez yayınladığı, Covid-19'un etkilerinin de analiz edildiği raporu okumak için Bkz.


 

 Eko spor 1

“Ekospor’un aylık bültenlerinden haberdar olmak için tıklayınız”

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.