Spor Akademisinin Gerçek Sahibi Kim?
Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Müslüm GÜLHAN Spor Akademisinin Gerçek Sahibi Kim?

Spor Akademisinin Gerçek Sahibi Kim?

14Anadolu-Hisarı-Kampüsü-spor-bilimleri-fakültesi

Müslüm Gülhan- 25 Şubat 2022 1984 yılında Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü sınavına girdiğimde, o zaman 3 bin kişi civarında sınava katılım olduğundan sınav 3 gün sürmüştü. Baraj sınavı sonrası temel branşlar ve ana branş üzerinden yapılan sınavların toplam puanına göre sınavdan başarılı olup olmadığınız belli oluyordu. Sonunda sınavda başarılı olarak bu bölümde okumaya hak kazandım.

 


Sınav sırasında başlayan sohbetler neticesinde, aynı simalar ile bölümde karşılaşıldığında hemen samimiyet kurmak kolay oluyor ki; sporcu öz güvenin sağladığı girişkenlik hemen burada devreye girerdi ve o adaptasyon süreci ile ilgili hiçbir sorun yaşanmazdı. Sanırım hala öyledir…

***

Zaten, çocukluk arkadaşım Yıldırım Tükenmez ile beraber sınava girip kazanınca bizim açımızdan başlangıç süreci zor olmadı. O dönem profesyonel futbol oynadığımız için takımlardan tanıdığımız arkadaşların da olması bizi epeyce rahatlatmıştı.


Dört yılın nasıl geçtiğini anlatmak hiç kolay değil.


Hele hele her türlü espri donanımına sahip bir sınıfa düşmenin verdiği keyif bambaşkaydı.

***

O yıllarda sadece 101 numaralı Beşiktaş-Beykoz otobüs hattının çalışması, karşıda oturan öğrencilerin büyük bir kısmının sabah Beşiktaş’ta bu durukta toplanmasını sağladığı gibi, sınav zamanlarında yolun uzun olma neticesinde otobüsün etüt merkezi haline gelmesine neden olurdu. O zaman ders notu bulmak madencilik gibi bir şeydi. Kadın öğrenci arkadaşların titizliği, derslere sürekli girip not tutmaları onlara kadın olmanın ilahi kutsallığı yanında ikinci bir saygınlık yüklemekteydi.

 

Boğaz köprüsünü geçip Beylerbeyi’ne doğru dönüldüğünde, okulun diğer kalanının Anadolu yakası öğrencilerinin okula ulaşmak için otostop çektiğini görürüsünüz. Kamyon, otobüs, jeep, kamyonet… ne olursa fark etmez. Yeter ki okulun civarından geçsin.

***

Üniversite yerleşkesi Göksu dersinin yanında ve denize bakan bir ön cephesi vardır. Bir sahil kasabanın kenarında yaşama duygusu ile Anadolu Hisarı halkı tarafından benimsenmiş bir kurum, artık o yöreye verdiği destek sayesinde hem o kasabanın hem de Marmara Üniversitesi’nin Türkiye’ye ve Dünya’ya açılan penceresi haline gelmişti.


Bu tarihsel bir misyondu. Akademi döneminden, 1975 yılından bize kalan ve bizden de sonrasındaki arkadaşlara kalacak bir misyondur.

 

Bir insanın doğduğu evi, ilk okuduğu okulu, orta öğretim oklu ve bitirdiği üniversitesi onun için sosyal hafızadır. Tüm anılarının yaşadığı ve dostları ile paylaştığı zamanın hafızasıdır. Bunun karşılığında bir metanın olması mümkün değildir. Bunun kaybolması da bir travmadır.

 

Kamu üniversiteleri, Anadolu’nun çeşitli bölgelerinden gelen genç insanların parasız eğitim alması sonucunda ki bizim dönem de bunu yaşadı-liyakat sahibi olmasıyla beraber, yeteneklerini kullanacağı ve açığa çıkaracağı işlevi ile kalifiye insanı topluma kazandırma misyonunu cumhuriyet kurgusundan almıştır.


Şimdi bu misyonu yok edecek, tamamen rant kurgusu üzerinden şekillendirilen yeni bir mekânsal tasarruf ile hem insana yönelik sosyal hafıza kaybından dolayı bir travma yaratmasının yanında, hem de kolektif üretim şeklindeki kamuya ait bir yerleşkenin siyasi dizayn üzerinden bir rant kurgusu yaratılarak, eğitimin içini boşaltmanın yanında binaların da içini boşaltmaya yönelik feodal bir ideolojik hesaplaşma yaşanmaktadır.

 

Feodalitenin orta çağ Avrupa’sında yaşanan din-tarım toplum kurgusu olduğunu ve sınıfsal çelişkilerin yaşanmasının başlangıç nedeni olduğunu toplumsal, siyasal ve ekonomik bir örgütleniş biçimi olduğunu düşünürsek, ayrıca, yaşadığımız toplumun siyasi örgütlenişi biçimine bakarsak, koruyan-korunan ilişkisine dayanan hiyerarşik bir örgütlenme biçimine sahip olması sürecin devam ettiği gerçeğini ortaya koymaktadır.

 

İstanbul şehrindeki rantın varlığı, şehirdeki mekân örgütlenmesinin yeniden dizayn (talan) edilerek, gelişme kisvesi altında aslında bir tasfiye ile yeni bir mülkiyet kavramını ortaya koymaktadır. Bu dizaynın (talanın) başarılı olması için devlet çeşitli denetim biçimlerini zorunlu kılar.

***

Tabii ki bu denetim sermayenin talebi doğrultusunda devlet müdahaleleri ile yeniden mekânın örgütlenmesinde belirleyici olur.

 

Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşananlar ve orada bir vakfın kurulması ile Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi arsasının Boğaziçi Üniversitesine verilmesinin anlamı; üniversitelerden birinde kamusal bir eğitim alanını boşa ve açığa çıkartarak (….), Marmara Üniversitesi’ne bağlı İletişim ve Diş Hekimliğinin bulunduğu Nişantaşı kampüsü, Bahçelievler kampüsü, Halkalı kampüsünde olduğu gibi, kendi sermayesi üzerinden rantta dayalı bir kurguyla yeni bir mekânsal çalışma yürütüleceğini açıkça ortaya koymaktadır.

***

“Henri Lefebvre, kent mekânının sosyal manada üretiminin, toplumun-kapitalizmin-, yeniden üretilmesinin temeli olduğu düşüncesini savunmaktadır. Mekânın sosyal üretimi, egemenliğinin yeniden üretimi için egemen sınıf tarafından bir araç olarak kullanılır. Her toplum, dolayısıyla her üretim biçimi belli bir mekân, kendi mekânını üretir. Yeni toplumsal ilişkiler yeni mekânları gerektirir ve/veya yeni üretilmiş mekânlar yeni toplumsal ilişkileri gerektirir. Toplumsal mekân ve toplumsal ilişkiler arasında diyalektik bir ilişkini varlığını savlar. Bu anlamda mekân toplumsal bir üründür Lefebvre’e göre.”

Feodal hiyerarşi içinde örgütlenen ve kapitalizm ile uzlaşmada hiçbir sorun yaşamayan siyasi yapı, ya mekânı işgal ederek ve eskisini tasfiyeyle ya da yeni mekânlar üreterek, toplumla çelişkilerini çözemese de varlığını sürdürmeye çalışıyor.

 

Giresun Aksu kâğıt fabrikasını yıkıp stat yapmanın temel dayanağı aynıdır. Amaç, kamuya ait kolektif üretim alanlarını tasfiye ederek, kamunun üretimden elini çektirip kendi sermaye gurubu üzerinden kendine bağımlı siyasi ve ekonomik yapı kurmaktır.

 

Başlığın cevabını Henri Lefebvre vermişti: ‘Mekân toplumsal bir üründür’


Toplumsal ürünü korumak için demokratik hakları kullanmakta bir savunma ve koruma mekanizmasıdır.{jcomments on}

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  208  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Müslüm Gülhan Cuma, 20 Nisan 2012.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

Spor Endexi

23/09/2022

Kapanış Günlük
Değişim %
  BİST 100

3,281,61

-0,41

 bjk BJKAS

5,45

0,74

 fb FENER

52,05

0,68

 gs GSRAY

5,43

2,45

 trabzon TSPOR

4,46

1,36

   SPOR ENDEKSİ

1.475,46

1,28

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 32415032

SÜPER LİG 2022-2023 SEZONU

  

 

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV  
Adana Demir  7   5  1   1  16  7    16 
2 Galatasaray  7   5  1  4 

16

3 Başakşehir  6  4 2 0 9 14
4 Beşiktaş  7   4  16  10  6 14
5 Konyaspor  7 4 2  1  2 6 14
6 Fenerbahçe  6  4   1 20   6    14   13 
7

Trabzonspor 

 7  1  11  10   1 13 
8 Kayserispor  7   0  4  12 
9 Gaziantep 7  2 13  10  3 11 
10

Kasımpaşa

 7   0 15  -8  9
11 Alanyaspor

10 

15  -5  8
12 Giresunspor -3     7 
13 Karagümrük 10  -2   6
14 Antalyaspor  7  0  14   -6     6  
15 İstanbulspor 6 10  -6  5
16 Ankaragücü  6  1   11  -5 4
17 Sivasspor 7 11  -6   4  
18 Ümraniyespor  7  2 10   -5 2
19 Hatayspor 6 1 10   -8   1  

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2022 Deluitte Raporu

 

2022-deloitte football review

Deloitte Sports Grup’un Avrupa Futbol Finansmanına ilişkin 31. kez düzenlediği yıllık futbol finans raporuna göre, Avrupa futbol pazarı bir önceki yıla göre %10 büyüyerek 27.6 Milyar Euro büyüklüğe ulaştı. Rapora ulaşmak için tıklayınız.

 


 

2021-Money-league-Raporu

 

Yirmidördüncü Deloitte Money League raporuna göre Barcelona'nın 715.1 Milyon Euro'luk geliriyle ilk sırada yer aldığı, tamamı merkez lig kulüplerinden oluşan ve bir önceki yıla göre gelirleri %12 azalan Para Ligi raporunu okumak için tıklayınız


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

master bm report lowres

 

The European Club Footballing Landscape 2022


UEFA'nın Avrupa Lulüp futboluna ilişkin 13, kez yayınladığı, Covid-19'un etkilerinin de analiz edildiği raporu okumak için Bkz.


 

 Eko spor 1

“Ekospor’un aylık bültenlerinden haberdar olmak için tıklayınız”

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.