Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
21 Haziran 2021- Euro 2020'de oynadığı üç maçtan da puan çıkartamayan milli takım turnuvadan elenerek Türkiye'ye döndü.  15 Haziran 2021- UEFA Euro 2020 futbol şampiyonasında 1 ay boyunca UEFA, 24 ülke takımına 331 milyon Euro ödül dağıtacak. 11 Temmuz akşamı kupayı kaldıracak ülke takımı ise 34 milyon Euro ödül kazanacak! 11 Haziran 2021- Geçen yıl düzenlenmesi planlanan ancak pandemi nedeniyle ertelenen Euro 2020, İtalya- Türkiye maçı ile başladı. İlk maçı İtalya 3-0 kazandı. turnuva yaklaşık bir ay süreyle 11 farklı ülkede ve statda oynanacak. Fin... 26 Mayıs 2021- UEFA yayınladığı raporunda Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi, Konferans Ligi ve Süper Kupa için toplam 3,5 Milyar Euro civarında kulüplere para dağıtılacağını açıkladı. 24 Mayıs 2021- UEFA tarafından hazırlanan rapora göre, Avrupa’daki futbol kulüplerinin koronavirüs salgınından dolayı toplam zararları 8,7 milyar euroya ulaştı.  Futbolekonomi- 16 Mayıs 2021 Süper Lig'in 2020-21 Şampiyonu averaj farkıyla Beşiktaş oldu. Galatasaray averajla ikinci sırada yer alırken, Fenerbahçe ligi üçüncü olarak bitirdi.  Futbolekonomi- 13 Mayıs 2021 UEFA, Chelsea ile Manchester City arasında 29 Mayıs'ta İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadyumu'nda oynanacak Şampiyonlar Ligi finalinin Portekiz'in Porto şehrindeki Dragao Stadı'na alındığını duyurdu. 6 Mayıs 2021- UEFA Şampiyonlar Ligi 2020-21finalistleri belli oldu. 29 Mayıs 2021 Cumartesi günü Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapılacak finalde İngiliz ekipleri Manchester City ve Chelsea karşı karşıya gelecekler.  21 Nisan 2021 - Avrupa futbolunda on iki büyük kulüp UEFA’ya karşı isyan bayrağını açtılar. UEFA'ya resti çeken oniki büyük kulüp Avrupa Süper Ligi için düğmeye bastı. 15 Nisan 2021- Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'un 9 aylık mali tabloları yayınlandı. Buna göre kulüplerin gelirleri 1.6 Milyar TL olarak gerçekleşirken, birikimli zararları 5 Milyar TL'nı, borçları da 12 Milyar TL'nı ...
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Kriz Tuğrul AKŞAR Avrupa Süper Ligi: Artık Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak!

Avrupa Süper Ligi: Artık Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak!

8900691-880x495

Tuğrul Akşar- 6 Mayıs 2021 Avrupa futbolunda son yirmi yılda çevre ligler aleyhine, merkez ligler lehine ekonomik, finansal ve sportif anlamda haksız ve dengesiz rekabet UEFA eliyle giderek kalıcılaştırılıp kurumsallaştırılırken; UEFA’ya ‘bu gidişe dur’ demeleri beklenen çevre ligler yerine, merkez lig kulüpleri UEFA’ya karşı isyan bayrağını açtılar. Tabi ki, burada temel amaç yoksulun hakkını savunmak ya da dengesizleşen futbolu dengede rekabete taşımak veya futbolu daha adil bir oyun haline getirmek için değil, onlar Avrupa futbolundan aldıkları % 60 payı daha da artırabilmek için UEFA'ya rest çektiler.

 

Merkez liglerin en büyük on iki kulübü, UEFA futbol yapılanmasına alternatif yeni bir futbol örgütlenmesi ve yeni bir lig yapılanması oluşturmayı hedefleyen Avrupa Süper Ligi için düğmeye bastılar.[1]

 

Öncelikle Avrupa Süper Ligi oluşumunun nasıl ortaya çıktığını, kısa süre içinde ne tür tepkilerle karşılaştığını ve nasıl sona erdiğini ya da Florentino Prez’in ifadesiyle beklemeye alındığına bir bakmamız lazım. Böylece, son yirmibeş yılın en önemli futbol olaylarından birisi olarak karşımıza çıkan Avrupa Süper Ligi’nin doğumuna yol açan faktörleri, daha sağlıklı analiz edebiliriz. Var olan koşulların somut analizi ile Avrupa futbolunun bundan sonraki geleceği hakkında da bazı öngörülerimizi ortaya koyabiliriz.

Olay Nasıl Başladı?

BBC’nin haberine göre 18 Nisan 2021 günü ‘’İngiltere'den önde gelen 6 kulübün de dahil olduğu 12 futbol kulübü, (İngiltere Premier Ligi'nden Arsenal, Chelsea, Liverpool, Manchester City, Manchester United ve Tottenham; İspanya La Liga'dan Atletico Madrid, Barcelona ve Real Madrid; İtalya Seria A'dan Milan, Inter Milan ve Juventus), Avrupa Süper Ligi'ni kurduklarını açıkladı.[2]

Oniki kulübün açıklamasına göre, daha sonra onbeşe çıkartılacak kurucu üye sayısı sabit tutularak, onar takımdan oluşacak iki gruplu deplasmanlı bir lig formatı hedeflenmektedir.

‘’Konsept olarak NFL veya NBA gibi kapalı liglere daha yakın olan Yeni Avrupa Süper Ligi, Avrupa futbolunun temel direkleri olan  açık rekabet ve yükselme,  küme düşme  formatından uzak ‘’ bir lig yapılanması amaçlanmaktadır.[3]

 

Kurucu 12 takım Real Madrid Başkanı Florentino Perez, Avrupa Süper Ligi'nin (ESL) de başkanı oldu.

 

ESL maçlarının hafta arası oynanacağı, takımların ulusal liglerinde de oynamaya devam edecekleri, kurucu kulüplerin ön ödeme olarak yaklaşık 3,5 milyar euro (4,19 milyar dolar) alacakları açıklandı.

 

Açıklamada "ilk sezonun mümkün olan en kısa sürede başlaması ve lige 3 kulübün daha kurucu kulüp olarak katılmasının beklendiği" belirtildi.’’[4]

 

Bir süredir Avrupalı devler, UEFA’nın kendilerine naklen yayın hakları ve pazarlama gelirlerinden yeterince pay vermedikleri konusunda rahatsızdılar. Televizyon yayın ve pazarlama hakları arasında UEFA ile kulüpler arasında bir anlaşma sağlanamayınca, bu sıkıntılar devam ederken, diğer taraftan UEFA’nın yeni Şampiyonlar Ligi formatını da duyurması sonrası, on iki dev kulübü UEFA’ya karşı harekete geçirdi.

Açıklama yapan oniki kulüp, (Barcelona, Real Madrid, Atletico Madrid, Manchester United, Chelsea, Liverpool, Tottenham, Arsenal, Juventus ve Milan’ın aralarında bulunduğu) Avrupa Süper Ligi projesini kabul ederken, UEFA ve FIFA ise, kulüpleri organizasyonlardan menedebileceklerini duyurdu. UEFA’nın bu restine karşın, açıklama yapan kulüpler ise UEFA’nın Şampiyonlar Ligi’nden çekilebileceklerini ifade ettiler.  

Bununla birlikte FIFA, “böyle bir rekabeti tanınamayacağını ve buna dahil olan herhangi bir oyuncunun Dünya Kupası'nda oynama şansının reddedileceğini” duyurdu. 

Tepkiler

  

İngiliz, Fransız, Alman, İspanyol ve İtalyan Futbol federasyonları bu projeye karşı olduklarını belirttiler.[5]

 

İngiliz futbol federasyonu FA, "İngiliz futboluna zarar verebilecek herhangi bir yarışmaya izin vermeyeceğini" ve bunu durdurmak için "gerekli her türlü yasal ve / veya düzenleyici işlemi yapacağını" söyledi.

  

İngiliz basınında yer alan haberlere göre, aralarında Barcelona, Real Madrid, Atletico Madrid, Manchester United, Chelsea, Liverpool, Tottenham, Arsenal, Juventus ve Milan 'ın bulunduğu kulüpler, bu yeni turnuva projesine onay verirken, Fransız ve Alman kulüpleri bu oluşumda yer almak istemediler. Paris Saint-Germain ve Bayern Münih ise kendilerine götürülen teklifi kabul etmediler.

Bunun üzerine UEFA, İngiltere Futbol Federasyonu, İngiltere Premier Lig, İspanya Futbol Federasyonu, La Liga, İtalya Futbol Federasyonu ve Serie A yönetimleri, projeye karşı ortak bir bildiri yayımladı.

UEFA tarafından yapılan açıklamada: "Sözde Avrupa Süper Ligi" denilen turnuvaya katılmayı reddeden Fransız ve Alman kulüplerine teşekkür edilerek, "Biz, FIFA ve tüm üye federasyonlar, bu projeye karşı durmaya devam edeceğiz. Söz konusu turnuva, toplumun dayanışmaya her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğu bir zamanda, yalnızca birkaç kulübün çıkarına dayanan bir projedir. Bunun gerçekleşmesini önlemek için hem adli hem de sportif olmak üzere her türlü önlemi almayı değerlendireceğiz. Futbol, ​​açık müsabakalara ve sportif liyakate dayanır; başka türlüsü düşünülemez" denildi.

FIFA ve ona bağlı 6 konfederasyonun daha önce yaptığı uyarı hatırlatılarak, "İlgili kulüplerin; ulusal, kıtasal veya uluslararası düzeydeki başka herhangi bir organizasyona katılması yasaklanacaktır. Oyuncularının, milli takımda oynamasına dahi izin verilmeyebilir." ifadeleri kullanıldı.

Olay Bitti (mi?)

 

Real Madrid Başkanı aynı zamanda Avrupa Süper Ligi projesinin başkanlığını üstlenen Florentino Perez, son günlerde yaşanan Avrupa Süper Ligi tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.[6]

 

Perez yaptığı açıklamasında, ''Görünüşe göre hiçbir şey olmadı ama çok şey oldu'' ifadelerini kullanırken; ''Uzun yıllardır Avrupa Süper Ligi projesi üstünde çalışıyoruz. Belki de kendimizi çok iyi anlatamadık. Üzgünüm. Bu proje üstünde 3 yıl harcadık. La Liga dokunulmazdı, şu anki Şampiyonlar Ligi sistemi de eskiydi. Ancak çeyrek finallerden sonra ilgi çekici hale geliyordu'' diye konuştu.

 

Perez şöyle devam etti: "Futbolu kurtarmak istiyorduk. Futbolun kurtulması gerekiyor. Biz bunu isterken, futbolu öldürmek istiyoruz gibi görüldü. Bu proje işe yaramadıysa, bir başka proje işe yarayacak.’’

 

‘’Altı Premier Lig kulübünden biri, proje için pek ikna olmuş görünmüyordu. Bu diğerlerine de sıçradı, bulaşıcı oldu. Nadal, Federer'le oynarsa herkes izler ama dünyanın 80 numarasıyla oynarsa, kimse izlemez."[7]

 

Perez, kurucu üyelere 3,5 milyar Euro (2,8 milyar sterlin) hibe sağlayan Amerikan yatırım bankası JP Morgan'ın da ESL'yi terk ettiğini ekledi ama bu projenin fikir olarak ölmediğini ifade etti.[8]

 

''Daha Fazla Para Kazanabilirdik’’

 

''Dünyanın en iyi takımlarının olacağı, yeni bir format yaratmak istedik. Tüm futbol endüstrisi için daha fazla para kazanabilirdik'' diyen Perez, ''UEFA Başkanı ve diğerlerinde gördüğüm bu öfkeyi, hayatımda daha önce hiç kimsede görmemiştim. Organize olmuş gibilerdi'' ifadelerini kullandı.

 

Bu değişimin olması gerektiğini vurgulayan Perez, ‘’futbolun klasik yöntemlerin dışında daha farklı pazarlanabileceğini ve daha fazla gelir yaratılabileceğini; aksi taktirde, bu bütçelerin altından kalkmanın mümkün olamayacağını’’ vurguladıktan sonra ‘’ ya değişimi, ya da ölümü seçeceğiz’’ diyor. [9]

 

Perez’in açıklamalarından ve ortaya dökülen ayrıntılardan da anlaşılacağı üzere, bu proje gerçekleşmiş olsaydı, büyük borçlar ve maaş faturalarıyla önemli bir finansal yük altında olan merkez lig kulüpleri, bu ligden her yıl giriş garanti ödemeli, milyar Euro’lara ulaşan paraları paylaşıyor olacaklardı. 

 

On iki Kulüp Çekilemez, Bağlayıcı Yaptırımlar Var!

 

Real Madrid başkanı Florentino Perez, Avrupa Süper Ligi'ne katılmayı kabul eden 12 kulübün "bağlayıcı sözleşmeleri" olduğunu ve "ayrılamayacağını" söylediyse de,[10] altı Premier Lig kulübü de dahil olmak üzere 12 kulüpten dokuzu, planın şiddetli bir tepkiye yol açmasının ardından daha sonra bu oluşumdan çekildiler. 

 

Perez’in açıklamalarına göre, ‘’Ayrılığı ilk tetikleyen İngiliz kulüpleri oldu. Bu oluşum nedeniyle hepsinin bağlayıcı bir anlaşma imzalamış olmalarına karşın, Premier Lig nedeniyle, bu anlaşmadan çekildiklerini’’ belirtti. [11]

 

Projenin sona ermediğini belirten Perez, ''Juventus ve Milan, Avrupa Süper Ligi'nden ayrılmadı. Barcelona, şu anda konu üstünde düşünüyor. Süper Lig projesi ölmedi, hayatta. Sadece askıya aldık'' diye konuştu.

 

Avrupa Süper Ligi projesinin hızlı çöküşüne karşın üzgün ve hayal kırıklığına uğradığını söylese de, Perez meydan okuyarak, " Üç yıldır üzerinde çalıştığımız ve İspanyol futbolunun mali durumuna karşı mücadele ettiğimiz bu proje sona ermedi, beklemede. Proje halen var’’ diyor. [12]

 

Florentine Perez açıklamalarını, ''Diğer fikirlere de açığız ama mesela nispeten küçük bir ligden, örneğin Türkiye'den, bir takım lige girmek isterse problem olur. Çünkü para, daha büyük maçlardan, daha büyük rekabetlerden geliyor.

 

Bugün Andrea Agnelli'yle üç kez görüştüm. Bu işte birlikteyiz. Barcelona'yla da görüştüm, onlar da bizimle birlikteler. Sonuçta imzalanan sözleşmeler var. Premier Lig kulüpleri bu şekilde Süper Lig'den ayrılamaz. Şikayet etmeyeceğiz ama bir çözüm yolu bulacağız.

 

Haaland ve Mbappe gibi transferleri yapmak imkansız. Genel olarak söylüyorum, sadece Real Madrid için değil. Avrupa Süper Ligi olmadan bu mümkün değil. Kurucu kulüpler, bu projeye inanıyorlar. Avrupa Süper Ligi ölmedi. Çalışmaya devam edeceğiz. UEFA'dan gelecek misillemelerden korkmuyoruz'' ifadeleri ile noktaladı. [13]

 

Real Madrid Başkanı, “UEFA’nın yeni reformu çözüm getirmez. Ayrıca 2024’e kadar bekleyemeyiz. Durumu kavrayıp daha fazla fikir üretmeye çalışacağız. Dünya çapında 4 milyar futbol izleyicisi var. Bunların yarısı Avrupa Süper Ligi kulüplerinin taraftarları. Şu anda 14-24 yaş arası gençler futbolu değil, diğer eğlence alanlarını tercih ediyor” yorumunu yapıyor. 

 

Ekonomik gerekçeleri öne süren Florentino Perez, “Futbol ekonomisi batıyor ve günümüzdeki yapıya uyum sağlamamız gerekiyor. Avrupa Süper Ligi, tüm futbol için daha fazla para akışı sağlamayı hedefliyor. Gerçek şu ki, daha ilgi çekici maçlar varsa, futbol daha fazla para kazanacak ve bu herkes için olacak” diye konuştu.[14]

 

Barcelona, Avrupa Süper Ligi'nin kurucu üyesi olarak kalma kararı aldı [15]

 

Kulüpten yapılan açıklamada, Avrupa Süper Ligi'nin futbolseverlere kaliteli bir gösteri sunabilecek bir turnuva olduğu, bu girişimin gerçekleşmesi için futbol dünyasının dayanışma içinde yeni formüller araması gerektiği belirtildi.

 

"Avrupa Süper Ligi'nin bir parçası olmamanın tarihi bir hata olacağı görüşüyle bu karar alındı." denilen açıklamada, Barcelona Yönetim Kurulunun, yaşanacak gelişmelere göre ileride tüm üyelerin görüşüne başvurma hakkını saklı tuttuğu kaydedildi.

 

Açıklamada, "Özellikle mevcut sosyo-ekonomik ortamda Avrupa'daki futbol kulüplerinin çoğunluğunun görüşlerini paylaştığı, futbol dünyasının finansal sürdürülebilirliğini ve güçlenerek ayakta kalmasını garanti altına almaya yönelik yapısal reformların gerçekleştirilmesi gerekiyor." ifadeleri kullanıldı.

 

Madrid Ticaret Mahkemesinin aldığı, Avrupa Süper Ligi'nin kurucu kulüplerinin haklarını koruyan kararın da dikkate alınması gerektiği aktarıldı.

Manchester United, Arsenal, Liverpool, Manchester City, Tottenham, Chelsea, Atletico Madrid, Inter ve Milan Kurucuları olduğu Avrupa Süper Ligi'nden  ayrıldıklarını açıkladılar.

 

Merkez Lig Kulüplerini Avrupa Süper Ligi’ne Neler Sürükledi? 

 

Buraya kadar ASL’ne ilişkin gelişmeleri paylaştık. Artık, Avrupa Süper Ligi’ne ilişkin analizimize geçebiliriz.

 

Kulüpler Neden Ayrılmak İstedi?

 

Merkez Lig kulüplerini bu oluşuma yönlendiren temel etkenler üzerinde durmalıyız. 

 

 I. Finansal Futbolun Çıkarları Doğrultusunda Bir Lig Yapılanması Oluşturmak

 

Bu amaçla;

1. Sportif performansın maksimizasyonunun yanısıra, ekonomik gelir ve finansal getirinin maksimize edilmesini sağlamak,

2. Bu oluşuma katılacak kulüplerin piyasa, takım ve marka değerlerinin maksimizasyonunu gerçekleştirmek, küresel futbol pazarından daha fazla pay alabilmek,

3. Ekonomik ve finansal gücü sportif performansla birleştirerek, Avrupa Süper  Ligi’nin Avrupa ve dünya futbolunda hegemonyasını oluşturmak,

3.  Oluşturulacak bu hegomonik yapı ile orta ve uzun vadede UEFA’nın ve FIFA’nın ekümenik yapısını ve varlığını ortadan kaldırıp  futbolun tek sahibi olabilmek.  

4.  Taraftar bazlı mülkiyet yerine, sahipliği olan özel sermaye şirketi yapısını oluşturarak, kar maksimizasyonuna geçmek. (Klasik futbol fayda maksimizasyonunu öncelikler)

5. Bu kulüplere sermaye koyan yatırımcının daha fazla kazanma isteğini hayata geçirmek,

6.  Marka Değerine sağladıkları katkılar nedeniyle yeni ekonomik, mali ve yönetsel yönden UEFA'dan tavizler koparabilmek.(FFP uygulamasından tavizler)

7. Pandemi sürecinde, gelirlerin düşmesi ve artan zararlar nedeniyle ortaya çıkan yeni kaynak ve ilave gelir gereksinimini karşılayabilmek, (Bu dönemde UEFA,  yüksek borçluluğa sahip bu kulüplerin yeni kaynak ihtiyaçlarını karşılayamadığı için, sözkonusu kulüplerin finansal dengeleri bozuldu.) 

 

Mevcut UEFA yapılanması, rekabet açısından sürekli gelir yaratmayı ve yeni kaynak bulmayı zorunlu kılıyor. Nitekim, bu on iki kulüp aşağıda detaylı olarak belirtildiği üzere, Avrupa’nın en borçlu kulüpleri konumunda oldukları için had safhada yeni kaynağa  Gereksinim duymaktadırlar. On iki kulübün toplam borçları  4.2 Milyar Euro’ya ulaşmıştır. 

 

Yüksek borçluluk, düşen gelirler ve artan zararlar, pandemik olumsuzluklarla da birleşince, kulüplerde ilave finansman ihtiyacı ortaya çıkmıştır.  UEFA'nın pasta   paylaşımında sergilediği açgözlülük, pandemik olumsuzlukların katalizör etkisiyle bu kulüpleri böylesi bir oluşuma itmiştir.

 

Bu kapsamda, on iki kulüp klasik Avrupa futbol örgütlenmesi yerine, Kuzey Amerikan spor modeli bir örgütlenme temelli faaliyet gösterecek özel sermaye şirketi nitelikli bir organizasyon ile bugünkünden daha fazla gelir yaratacak bir lig yapılanmasını oluşturmak istemişlerdir.

 

Olayın bir diğer boyutu da, mevcut futbol gelirlerini daha fazla artırarak, bundan daha fazla pay almak ve buna bağlı kar maksimizasyonuna ulaşmaktır.

 

II. Mevcut Borçluluk nedeniyle sürdürülebilir bir mali yapıya ulaşabilmek için yeni gelir kaynakları yaratmak

1.  On iki kulübün finansal yükümlülükleri yüksek. Bu kapsamda toplam net borçları 4 Milyar 168 Milyon Euro’ya ulaştı. Buna göre kulüp başına ortalama net borç tutarı 347,3 Milyon Euro civarında. Bu borçların ödenebilmesi için yeni kaynak ihtiyacı söz konusu.

2.  On iki kulübün toplam gelirleri 2020 sonu itibariyle 5 Milyar 579 Milyon Euro’ya ulaştı, Kulüp başına ortalama gelir ise 464,9 Milyon Euro olarak gerçekleşti. Yeni organizasyon mevcut gelirlere ek olarak, kulüp başına ilave 500 Milyon Euro gelir yaratmayı taahhüt ediyor.

3.  Bir yandan finansman yükünün getirdiği, diğer taraftan pandeminin neden olduğu zararlar dikkate alındığında ise, bu on iki kulübün 2020 itibariyle zararları toplamı 717 Milyon Euro’ya yükseldi ve kulüplerin borçları, gelirlerinin % 75’ine yükseldi. Bu durum, kulüpler üzerinde ciddi bir finansal baskı yaratıyor. Finansal baskı, yeni gelir ve kaynak arayışlarını artırıcı bir etkiye sahiptir.

 

III.    Oyunu ve Satış Stratejilerini Değiştirmek

 

Yeni oluşum, UEFA’nın konvansiyonel kaldığını; yani gelişmeler karşısında kendisini yenileyemediğini ve klasik satış politikaları ve geleneksel örgütlenmeyle futbol pastasını daha fazla büyütemediğini (kendilerine daha fazla gelir aktaramadığını) düşünüyor. Bu bağlamda yeni oluşum,

 

1.    Pazarlama ve satışta UEFA’nın konvansiyonel yöntemlerinin yerine yeni satış ve pazarlama modelini hayata geçirebilmeyi,

2.    UEFA’nın geleneksel naklen yayın hakları satış politikasını değiştirerek, daha fazla içerik sağlayan ve daha fazla futbol tüketicisine ve taraftar paydaşa ulaşmayı,

3.    UEFA’nın internet, teknoloji ve televizyon evliliği temelinde yürüttüğü klasik satış politikalarına, dijital gelişim kanallarını ekleyemediği için, daha fazla gelir yaratma potansiyeline ulaşamadığını; bu nedenle özel sermaye şirketleri mülkiyetinde, Amerikan satış ve pazarlama politikalarını hayata geçirerek, mevcut geliri daha da artırmayı,

4.    Pandemik sebepler nedeniyle kulüplerin artan kaynak ihtiyaçlarını karşılayamayan UEFA eksenli finans modeli yerine, özel sermaye şirketli mülkiyete dayalı bir iş modeli oluşturmayı hedeflemektedir. (Gelirler düştü, zararlar arttı. UEFA pandemi sürecinde iyi bir sınav veremedi.)

 

Sonuç İtibariyle

 

1.Avrupa Süper Ligi (ASL) oluşumu top peşinde değil, para peşinde koşmayı amaçlayan, ekonomik ve finansal bir iş modeli olarak kurgulanmıştır.

2. Bu oluşum her yönüyle finansal futbola hizmet ettiği için, Merkez Liglerin lehine, Çevre Liglerin aleyhine bir yapılanma niteliğindedir.

3. Bu yapılanmada taraftar tamamen bir tüketici olarak görülüyor. Onun tercih ve düşüncelerinin oyuna etkisinden daha çok, tüketici taraftarın daha fazla para harcamasına ve (bu yapının kulüpler aracılığıyla oluşturacağı) finansal ürünlere talepte bulunabilecek taraftar paydaşa evrilmesini hedefliyor.

4. Bu oluşum kulüp futbolunu yücelten, milli takımlar futbolunu orta ve uzun vadede öldürecek bir yapılanma olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü, günümüzde para büyük bir oranda kulüp futbolundan geliyor.

5. Bu örgütlenme modeliyle, sportif fayda ve amacın yerini, özel sermaye şirketlerine dönüşmüş futbol kulüpleri aracılığıyla kar maksimizasyonunun gerçekleştirilmesi planlanıyor.

6. Bu futbol örgütlenmesi bir Amerikan iş modeli anlayışına göre dizayn edilmiştir. Satış ve pazarlamanın her şeyin önüne geçtiği, zengin içerik sağlayan bir entertaiment, bir show business olarak bu oluşum öngörülüyor.

7. ASL tüm bunlar sayesinde yüksek gelire odaklanan, sistemin devamlılığı sürekli yüksek gelir yaratmaya dayalı bir ekonomik, finansal ve sportif organizasyon olarak kurgulanıyor.  

8. ASL nihai amaç olarak lig değerinin, piyasa değerinin ve marka değerinin maksimize edilmesini hedefliyor. 

 

Taraftar Boyutu

 

Yukarıda da belirttiğimiz üzere, ASL oluşumu öz itibariyle değerler maksimizasyonunu sağlayarak, kar çoklamasına gitmeyi hedefleyen bir iş modeli olarak karşımıza çıkıyor. Bu modelde taraftara biçilen rol ise tamamen ekonomik ve finansal nitelikli. Her taraftar futbol ürününe talepte bulunabilecek bir tüketici olarak görülürken, tüketici taraftara kulüpler ve ASL aracılığıyla oluşturulacak yeni finansal enstrümanların satılması hedefleniyor. Bu kapsamda ASL’in önderliğinde arz edilecek her türlü finansal ürüne talepte bulunabilecek bir taraftar paydaş yaratılmak isteniyor. Yani, taraftar tüketici bu oluşumun piyasaya süreceği her türlü finansal ürüne talepte bulunabilecek ve bu şekilde kulüplere yeni finansman kaynakları ve ek gelir yaratabilecek taraftar paydaş olarak konumlandırılıyor. Örneğin, Real Madrid’in çıkartacağı bir tahvil, bono ya da herhangi yapılandırılmış bir finansal ürüne veya halka arzda, bu hisseye başka bir kulübün taraftar tüketicisi para yatırabilecek veya bu tür ürünlere zamanla talepte bulunabilir hale getirilebilecektir. Bu olmak zorundadır. Çünkü, önerilen iş modeli yüksek maliyetli çalışmak durumunda kalacağından, sürekli yüksek gelir yaratmak durumundadır. Bu kaynağı sürekli sağlayabilecek ve maksimum gelir artışı yaratabilecek dinamo ise ASL’in kendisi olacaktır. 

 

Finansal futbolun kaçınılmaz sonuçlarından birisi olarak karşımıza çıkan bu durum ne var ki, taraftarı sadece para kaynağı olarak görmektedir. Bu nedenle oyunun odağında taraftar değil, para bulunuyor.

 

Ancak gelişen olaylar ortaya koydu ki, hala taraftar oyunun asli unsurudur. Olayın farkına varan taraftar gruplarından, bu kapsamda çok önemli açıklamalar ve aksiyonlar geldi.

 

Taraftara göre ‘’futbolun hala bir oyun olduğu’’ gerçeğini gündeme getiren Premier Lig kulüpleri taraftarları şimdi farklı bir gerçeğin peşinden koşmaya başladı. Onlara göre, ‘’Avrupa Süper Ligi fikri ortadan kalkmakla birlikte, şimdi İngiliz futbol kulüplerinin sahiplenme, yani mülkiyet biçimlerinin gözden geçirilmesi gerekliliği ortaya çıkıyor. Futbol kulüplerinin mülkiyet şeklini değiştirmek için hükümetle birlikte çalışmamız gerekiyor" diyen Arsenal taraftarı olduğu gibi, Avrupa Süper Ligi kurucuları arasında olan Liverpool’un ‘’Supporters’ Trust, Spirit of Shankly’’ grubu ise, Liverpool sahibi John Henry'yi "timsah gözyaşları" dökmekle suçlayıp ‘’bu bozgun, hasar sınırlama egzersizi değil, gerçek değişim için bir katalizör olmalıdır" ifadesinde bulundular.[16]

 

UEFA ve Oniki Kulüp Arasında Gelir Paylaşım Savaşı

 

Avrupa futbolunda parasal gelirin nasıl paylaşıldığını sizinle kısaca paylaşmak isterim.

 

Önce büyük resmi görmek açısından aşağıdaki bilgilere bir bakalım.

 

Avrupa futbolunun parasal gelirleri son yirmi yılda % 416 artarak, 28,9 Milyar Euro’ya ulaştı. Bu süreçte Merkez Liglerin gelirleri % 396 artarak 19,9 Milyar Euro’ya; Çevre Liglerin gelirleri de % 467 artarak 9 Milyar Euro’ya ulaştı.[17]

 

2018/19 itibariyle Avrupa futbol gelirlerinin % 69’unu oluşturan 19,9 Milyar Euro merkez lig kulüplerine giderken, kalan%31’lik kısım olan 8,95 Milyar Euro çevre lig kulüplerine gitti.[18]

 

Bu süreçte Merkez Liglerde ortalama gelir % 720’lik bir artışla 484,8 Milyon Euro’dan, 3.98 Milyar Euro’ya ulaşırken; Çevre Liglerde ortalama gelir artışı da % 467’ lik artışla, 31,7 Milyon Euro’dan 180 Milyon Euro’ya yükseldi. Buradan da görülebileceği üzere, Merkez Ligler ile Çevre Ligler arasında nominal olarak lig başına ortalama gelir farkı 3,8 Milyar Euro olarak gerçekleşti. Merkez Liglerde ortalama gelir Çevre Liglerde lig başına ortalama gelirin tam 21,1 katına yükselmiş oldu.[19]

 

Tabol:1’de finansal futbolun ve Avrupa futbolunun patronu UEFA’nın parayı nereden, nasıl elde ettiği ve bu gelirleri şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi katılımcılarına nasıl dağıttığı görülüyor.

 

Tablo: 1 UEFA Kulüplere Parayı Nasıl Dağıtıyor?

  

1 UEFA Revenues

 

ASL’ni Oluşturması Planlanan On İki Kulüp Şampiyonlar Ligi Gelirlerinin Yarısını Alıyor

 

Oniki kulübün toplam UEFA gelirleri yıllık 1 Milyar Euro'ya ulaşıyor. Son 11 yılda, UEFA'nın Şampiyonlar Ligi'nde bu kulüplere ödediği paranın toplamı 6.448 Milyon Euro civarında. Yani UEFA'nın son 11 yılda Şampiyonlar Ligi'nde dağıttığı 12.983 Milyon Euro'nun % 49,66'lık kısmını bu kulüpler almış durumda. Bu süreçte yıllık ortalama kulüp başına 98.5 Milyon Euro UEFA geliri elde bu oniki kulüp, şimdi UEFA'dan daha fazla para alabilmenin hesaplarını yapıyor.

 

Kulüplerin İstemleri Ne Kadar Haklı?

 

Ayrılıkçı olarak ortaya çıkan oniki kulübün istemlerindeki haklılığı sorgulamak için öncelikle UEFA’nın gelirlerini ve bu gelirlerin ne kadarlık bir kısmının kulüplere dağıtıldığını analiz etmemiz gerekiyor. Bu kapsamda ilk analizimize aşağıdaki tabloyla başlayalım.

 

UEFA Ne Gelir Elde Ediyor, Ne Kadarını Kulüplere Dağıtıyor?

 

2003-2020 arası UEFA’nın yıllık faaliyet ve finans raporlarından[20]derleyerek oluşturduğumuz aşağıdaki tabloya göre:

1) UEFA 2003-2020 arası birikimli olarak toplam 35 Milyar 471 Milyon Euro gelir elde etmiştir. Elde olunan bu tutarın % 59,35’lik kısmı olan 21 Milyar 51 Milyon Euro bu dönemde UEFA organizasyonlarına katılan kulüplere ödenmiştir.

2) UEFA 2003/2020 arası faaliyetlerinden birikimli olarak toplam 2 Milyar 90 Milyon Euro faaliyet karı elde etmiştir.

3) UEFA’nın 162 Milyon Euro olan Öz kaynakları % 208 artarak, 500 Milyon Euro’ya ulaşmıştır.

4) UEFA’nın 2002/03 dönemine göre toplam geliri % 291 artarak 3 Milyar 38 Milyon Euro’ya ulaşırken, UEFA bu dönemde kulüplere aktardığı tutarlar da, % 300’lük bir artışla 2 Milyar 417 Milyon Euro’ya yükselmiştir.

5) UEFA’nın bu dönemde yıllık ortalama faaliyet karı 104,5 Milyon Euro seviyesinde gerçekleşmiştir. 

 

Tablo: 2) 2002/03-2019/20 Arası UEFA Gelirleri ve Bunların Kulüplere Dağıtımı,

                                Karlılık ve Öz Kaynak Gelişim Tablosu[21]

2UEFA1WQ

 

6) UEFA’nın 2002/03 ile 2019/20 dönemleri arasında birikimli gelirleri 35.471 Milyon Euro’ya, buna bağlı olarak kümule karı da 2.090 Milyon Euro’ya ulaşmıştır. UEFA’nın bu süreçte yıllık ortalama geliri 1.774 Milyon Euro olarak gerçekleşmiştir.

7) UEFA aynı süreçte birikimli gelirlerinin % 59,35’lik kısmını oluşturan 21.051 Milyon Euro’yu parasal ödül olarak kulüplere dağıtmıştır. Bir diğer ifadeyle, 2003/2020 döneminde UEFA yıllık ortalama 1 Milyar 774 Milyon Euro gelir elde ederken, bu gelirin 1 Milyar 53 Milyon Euro’ luk kısmını Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi aracılığıyla, bu turnuvalara katılan kulüplere aktarmıştır.

Tablo:3 UEFA’nın gelirleri ile kulüplere dağıtılan tutarların grafik olarak hareketli ortalamalarını göstermektedir. Tabloya göre, UEFA’nın gelirleri ile kulüplere dağıttığı tutarlar arasındaki en yüksek farklar 2008-2012 ve 2016’da düzenlenen Avrupa futbol şampiyonaları nedeniyle naklen yayın gelirleri, medya haklarının satışları ile sponsorluk gelirlerindeki artıştan kaynaklanmaktadır. Bu tarihlerde UEFA karda ve özkaynak artışlarında önemli tutarlara ulaşmıştır. 

 

Tablo: 3) 2002/2003-219/2020 Arası UEFA’nın Gelirleri

                       Ve Kulüplere Dağıtılan Tutarlar

 UEFA1WQ

 

 

Oniki Kulüp UEFA’dan Son On Yılda Ne Kazandı? 

 

2010/11-2019/20 arası geçen on yıllık sürede UEFA’nın ortalama yıllık geliri Tablo:2’den de hesaplanabileceği üzere, 2 Milyar 680 Milyon Euro olarak gerçekleşirken, bu dönemde kulüplere dağıtılan ortalama yıllık tutar ise 1 Milyar 599 Milyon Euro olmuştur.

 

Buna göre UEFA son on yıllık dönemde kazandığı gelirin % 59,66’sını, UEFA geliri olarak kulüplere dağıtmıştır. 

 

Oniki ayrımcı kulübün son on yıllık UEFA gelirleri ortalaması ise yine aşağıdaki tablo:4’ten görülmektedir. Tablo:4’e göre, Avrupa Süper Ligi’ni oluşturmak isteyen on iki kulübün bu süre içinde birikimli UEFA gelirlerinin yıllık ortalaması Tablo:2’den de hesaplanabileceği üzere, 2008/09 ile 2019/20 arası on yıllık dönemde (kulüplerin birikimli UEFA gelirleri[22] üzerinden) on yıllık ortalama gelirleri 48,62 Milyon Euro olarak gerçekleşmiştir.[23]

 

Bu kulüplerin son on yıllık ortalama UEFA gelirlerinden aldıkları pay ise ortalama % 3,4 civarındadır.

 

UEFA Son On Yılda Kazandığı Gelirin % 60’ını Kulüplere Dağıttı

 

UEFA son on yılda elde ettiği 26 Milyar 806 Milyon Euro gelirin, 15 Milyar 994 Milyon Euro’luk bölümünü kendi organizasyonlarına katılan kulüplere aktarmıştır. Buna göre, UEFA yıllık ortalama 2 Milyar 680 Milyon Euro gelirin, % 59,67’sini oluşturan 1 Milyar 599 Milyon Euro’luk kısmını, Şampiyonlar Lig, Avrupa Ligi ve Süper Kupa oynayan kulüplere gelir olarak aktarmıştır.

 

On İki Ayrımcı Kulüp Son On Yılda UEFA Gelirlerinin % 22’sini Aldı

 

On iki ayrımcı kulübün son on yılda UEFA’dan elde ettikleri gelirler toplamı 5 Milyar 835 Milyon Euro’na ulaşmıştır. UEFA’nın aynı dönemde kulüplere dağıttığı 15 Milyar 994 Milyon Euro’luk gelir dikkate alındığında, on iki kulübün toplam dağıtılan tutardan aldıkları pay ise % 36,48 olmuştur. Bir diğer ifadeyle, UEFA’nın son on yılda kendi organizasyonlarına katılan takımlara yıllık dağıttığı ortalama 1 Milyar 599 Milyon Euro’nun, % 36,48’lik kısmını oluşturan 583,5 Milyon Euro bu on iki kulübe gitmiştir.

 

En Fazla Parayı Real Madrid, Barcelona ve Juventus Aldı

 

2010/11-2019/20 döneminde son on yılda, on iki kulübe aktarılan yıllık ortalama tutar kulüp başına 48.62 Milyon TL olmuştur. Bu kulüpler içinde yıllık ortalama en yüksek gelire sahip üç kulüp olarak Real Madrid, Barcelona ve Juventus’u görüyoruz. Bu dönemde Real Madrid’in yıllık ortalama UEFA geliri 68,4 Milyon Euro, Barcelona’nın 67,8 ve Juventus’un da 67,7 Milyon olarak gerçekleşmiştir. Buna göre, Real Madrid’in dağıtılan tutardan kulüp başına ortalama pay % 4,28 olarak gerçekleşmiştir. On iki kulübün ortalaması ise % 3,04 olmuştur. Inter, Milan gibi kulüplerin son on yılda ortaya koydukları yetersiz performans nedeniyle bu kulüplerin UEFA gelirleri daha düşük çıkmıştır.

 

Tablo: 4) 2010/11-2019/20 Arası Kulüplerin Son 10 Yılda UEFA Gelirleri[24]

 

2010/11-2019/20 Arası Kulüplerin Son 10 Yılda UEFA Gelirleri (Milyon Euro)

 

10 Yıllık UEFA

Yıllık

Yıllık Ort.

Kulüpler

Gelirleri Toplamı

Ortalama

Payı (%)

Real Madrid

684

68,4

4,28

Juventus

678

67,8

4,24

Barcelona

677

67,7

4,23

Manchester City

533

53,3

3,33

Manchester United

439

43,9

2,75

Manchester United

477

47,7

2,98

Atletico Madrid

471

47,1

2,95

Chelsea

431

43,1

2,70

Arsenal

421

42,1

2,63

Liverpool

385

38,5

2,41

Tottenham

254

25,4

1,59

Milan

194

19,4

1,21

Inter

191

19,1

1,19

TOPLAM

5.835

48,625

3,04

 

Son On Yılda, On Dört Kulüp UEFA’nın Dağıttığı Gelirlerin % 44’ünü Aldı

 

Yukarıdaki kulüplere Bayern Münih ve Paris Saint Germain de eklendiğinde, UEFA’nın son on yılda bu ondört kulübe dağıttığı toplam tutar 7 Milyar 79 Milyon Euro’ya ulaşmaktadır. Buna göre, ondört kulübün toplam dağıtılan gelirden aldığı pay % 44,3 olmaktadır. Yani, son on yılda Bayern Münih ve PSG dahil olmak üzere Avrupa’nın elit on dört kulübü, dağıtılan toplam 1 Milyar 599 Milyon Euro’luk UEFA gelirlerinin, % 44’ünü kendi aralarında paylaşmışlardır.

 

Bayern Münih ve PSG’yi de on iki ayrımcı kulübe eklediğimize, UEFA’nın on dört kulübe dağıttığı yıllık ortalama tutar % 21,3 daha artarak, 707,9 Milyon Euro’ya yükselmektedir. Kulüp başına ortalama UEFA yıllık geliriyse, 50 Milyon 564 Bin Euro ulaşmaktadır.

 

 

On Dört Elit Kulüp, Diğer Altmışaltı Kulüpten Yaklaşık 3 Kat Daha Fazla Kazanıyor!

 

Daha öz ifadeyle: UEFA’nın son on yılda kulüplere dağıttığı gelirlerin % 44’ü, on dört kulübe gitmektedir. Kulüp başına ortalama UEFA geliri 50.5 Milyon Euro olarak gerçekleşirken, kalan % 56’lık pay ise diğer kulüplere gitmektedir. Şampiyonlar Ligi’ne 32, Avrupa Ligi’ne de 48 takımın katıldığını dikkate aldığımızda, toplam 80 kulübe ulaşan UEFA organizasyonunda, on dört kulüp başına ortalama UEFA geliri 50,5 Milyon Euro olurken; diğer 66 kulübün ortalama geliri 13,5 Milyon Euro düzeyinde kalmaktadır. Yani, on dört kulüp, diğer kulüpten ortalama 2,7 kat daha fazla para kazanmaktadır. Bu dengesizlik bile bu kulüplerin gözünü doyurmamış olmalı ki, pastadan daha fazla pay alabilmenin mücadelesi içindeler.

 

2019-20 Şampiyonlar Ligi Gelirlerinin Üçte Biri On Kulübe Gitti 

 

Geçen sezon Şampiyonlar Ligi’nde Bayern ve PSG dahil on kulüp, toplam dağıtılan tutarın 800 Milyon Euro’luk kısmını kendi aralarında paylaştılar. Buna göre, UEFA’nın Şampiyonlar Ligi’nde dağıttığı 1,9 Milyar Euro’luk gelirin % 42’sini on kulüp aldı. Bu paylaşıma göre kulüp başına ortalama tutar yaklaşık 80 Milyon Euro civarında gerçekleşti. Diğer 22 kulüp te, kalan tutarın % 67’sini paylaştılar. Bu kulüplere ortalama düşen UEFA geliriyse 50 Milyon Euro civarında oldu. Yani on kulübün geliri, diğer 22 kulübün gelirinden % 60 daha fazla oluştu.

 

Borçlu Kulüp Her Zaman Yeni Kaynak Arar!

 

Ayrımcı on iki kulüp Avrupa’nın en yüksek gelirine sahip kulüp olmasına karşın, aynı zamanda bu kulüpler Avrupa’nın en borçlu kulüpleri durumunda…

 

Tablo:5’ten de görülebileceği üzere, on iki kulübün yıllık gelirleri toplamı 5 Milyar 579 Milyon Euro olmakla birlikte, toplam net borçları 4 Milyar 168 Milyon Euro’ya ulaşmıştır.[25] Bir yandan finansman yükünün getirdiği, diğer taraftan pandeminin neden olduğu zararlar dikkate alındığında ise, bu on iki kulübün 2020 itibariyle zararları toplamı 717 Milyon Euro’ya yükselmiştir. Bu kulüplerin borçları, gelirlerinin % 75 civarında olması, kulüpler üzerinde ciddi bir finansal baskının olduğunu göstermektedir. Finansal baskı, yeni gelir ve kaynak arayışlarını artırıcı bir etkiye sahiptir. 

 

   Tablo: 5) 2020 İtibariyle Bazı Finansal Veriler [26]

2020 İtibariyle Bazı Finansal Veriler (Milyon Euro)

 

Toplam

Net

Pandemi

 

Kulüpler

Gelirler

Borçlar

Zararları

Mülkiyet

AC Milan

137

338

38

Amerikan

Juventus

398

385

56

İtalyan

Inter

292

461

58

Çin

A.Madrid

332

384

33

İspanyol

R.Madrid

714

355

64

Dernek

Barcelona

715

488

107

Dernek

Tottenham

445

483

62

İngiliz

M.United

580

568

110

Amerikan

M.City

549

173

55

BAE

Arsenal

388

167

50

Amerikan

Chelsea

470

184

38

Rus

Liverpool

559

182

45

Amerikan

TOPLAM

5.579

4.168

717

 

 

Sadece Gelir Değil, Pazar ve Mülkiyet Paylaşımı da Var!

 

Buraya kadar anlatılanlar ortaya koydu ki, Avrupa futbolunun patronu ile merkez lig kulüpleri arasında yaşanılan sadece futbol pastasından daha fazla bir pay alabilme mücadelesi değildir. Avrupa Süper Ligi oluşumu paradan daha fazla bir anlam ifade ediyor.

 

 

Yeni oluşum UEFA’nın finansal futbol gelişimini okuyamadığını, kendisini yenileyemediğini, konvansiyonel kaldığını, özellikle yeni trendleri yakalayamadığını belirtiyor. Tüm bu nedenlerle, UEFA’nın gelir artırma potansiyelini kullanamadığını (burada asıl vurgulanan on iki kulübün gelirleri) eleştiriyor.

 

Merkez Lig kulüpleri finansal futbolun ana aktörü olarak kendilerini görüyorlar. UEFA organizasyonlarının marka değerini, piyasa değerini kendilerinin yükselttiğinin farkındalar. Bu oluşumun temel istemi her ne kadar daha fazla para talebi gibi görünse de, mevcut gelirden aldıkları % 60’lık pay onları tatmin etmese de, esas amaç UEFA’nın sahipliğindeki finansal futbol organizasyonu üzerinde hak sahibi olmak, mülkiyetin yönetimine katılmak ve yıllık 30 Milyar Euro’ya yakın gelir yaratan UEFA tekelindeki dev futbol pazarına ortak olmaktır. 

 

Avrupa futbol pazarını tek başına yönetimi ve denetimi altında tutan, Avrupa futbol kaynaklarını yöneten UEFA hegemonyasına karşı, on iki merkez lig kulübü bu pazardan pay almak istemektedir. Kendi performanslarıyla ortaya çıkan ve 28,9 Milyar Euro olan futbol pastasını yine kendi politikaları doğrultusunda paylaşmayı hedeflemektedirler. UEFA’nın Avrupa futbolu üzerindeki tekelini yıkıp finansal futbolun gereklerini yerine getirecek yeni bir kartelci yapı oluşturmak istiyorlar. Başlangıçta UEFA’nın hükümranlığına çok karşı çıkmıyormuş gibi görünen, ancak yeterli sermaye birikimi ve taraftar gücüne ulaştıktan sonra UEFA’yı tasfiye edip kendi hegemonyasını kurmak isteyen bir anlayışla karşı karşıyayız. 

 

UEFA Futbolu Değil, Parayı Tercih Eder Hale Gelmiştir! 

 

UEFA’nın 1954’ten bu yana oluşturduğu devasa futbol imparatorluğu bugün 30 milyar Euro gelir büyüklüğüne ulaştı. UEFA’nın son yirmi yılda futbolu iyice parasallaştırıp finansal bir karaktere büründürmesiyle bu süreçte ne kadar para kazandığını, yıllık ortalama ne kadar kar elde ettiğini, ne tutarda bir servete ulaştığını, bankalarda ne miktarda nakit paraları olduğunu yukarıda sizlerle detaylıca paylaştım. UEFA’nın bu kulüpler sayesinde oluşturduğu servetini büyük bir aç gözlülükle devam ettirme ve daha fazla para kazanma hırsı, Avrupa futbolunda finansal çatlakların oluşmasına ve bu depremin meydana gelmesine neden olmuştur. Yeri gelmişken son UEFA finansal raporuna göre bazı güncel verileri de paylaşmakta yarar var.

 

UEFA’nın 2019/20 itibariyle toplam gelirleri 3.038 Milyon Euro’ya ulaştı. Bu gelirlerin % 85,4’lük kısmı medyadan, % 13,7’si ticari gelirlerden kalan küçük kısmı da bilet satışı ile diğer gelirlerden oluşuyor. [27]

 

UEFA’ nın gelir kaynaklarını incelediğimizde ise, gelirlerin % 89,9’unu oluşturan 2.730 Milyon Euro’nun kulüp yarışmalarından (Şampiyonlar Ligi ile Avrupa Ligi’nden), kalan kısmının da Avrupa Uluslar Kupası turnuvasından geldiğini görüyoruz. Buradan da anlaşılıyor ki, kulüp futbolu UEFA’nın altın yumurtlayan tavuğu durumunda. İşte, bu altını yumurtlayan tavuk durumundaki merkez liglerin bu on iki takımı, artık bundan sonra kendi ekonomik ve finansal örgütlenmelerine bu geliri yaratmak istiyorlar.

 

Tablo:6 UEFA’nın 2019/20 İtibariyle Gelirleri ve Bu Gelirlerin Kaynakları[28]

 1UEFA1WQ

 

UEFA’nın finansal verilerine baktığımızda ise bankalardaki nakit ve benzeri varlıkları toplamı bir önceki yıla göre % 79 artarak, 732,5 Milyon Euro olmuştur. Gelirlerinin bono, tahvil, vb. finansal varlıklarda değerlendirilen kısmı ise % 34 artışla 743,9 Milyon Euro’ya ulaşmıştır. Buna göre, UEFA’nın bir önceki döneme göre nakit+mevduat+ finansal yatırım araçları toplamı % 30,8 artış kaydederek 1.476,4 Milyon Euro’ya yükselmiştir. Bu tutar, UEFA’nın yıllık 3.038 Milyon Euro’luk gelirinin % 51,6’lık bölümünü oluşturuyor. Bunun yanısıra, UEFA’nın diğer nakde dönüş değeri yüksek olan dönen varlıkları da, bir önceki döneme göre % 141,8 artış göstererek 1.567,9 Milyon Euro olarak gerçekleşmiştir.[29]

 

Sonuç itibariyle, UEFA sahip olduğu 3.044,3 Milyon Euro tutarındaki (nakit + mevduat + finansal yatırımlar + diğer döner) varlıklarıyla bir nakit zenginidir. UEFA’nın sahip olduğu nakit ve benzeri varlıkları ile diğer dönen varlıkları toplamı, yıllık gelirinin üzerine çıkmış durumdadır. Geçen döneme göre % 71,3’lük bir artışla 3.044 Milyon Euro’ya ulaşan bu değerler toplamı, UEFA’nın son derece likit ve nakit zengini olduğunu ortaya koyuyor.

 

UEFA yukarıda da belirtildiği üzere, bir nakit ve servet zengini olmasına karşın, sahip olduğu nakit ve finansal varlıklarını futbolun emrine vermek yerine, finansal getiri sağlama amacıyla kullanmayı tercih etmiştir. Orta ve uzun vadede futbolun esenliğinden daha çok, finansal getiriyi maksimize etmeyi hedefleyen bu anlayış, finansal futbolun bir sonucudur. Pandemi döneminde oyunun sürdürülebilirliğini sağlamaya yönelik gerekli parasal önlem ve destekleri sağlamak yerine, UEFA finansal getiriyi önceliklemiştir.

 

Pandemik olumsuzluklara karşın, kulüplere destek amaçlı aktarılan herhangi bir harcama tutarının yer almadığı UEFA2019/20 finansal raporunda, bu süreçte yönetsel ve kurumsal masraflar toplamı 83,7 Milyon Euro olarak gerçekleşmiştir. UEFA toplam gelirinin % 2.7’sini kurumu yönetmek için idari masraflarda (maaş ve ücretler, paneller, vb.) kullanmıştır.

 

Diğer taraftan UEFA ise, bu organizasyonun ana sahibi olarak kendisini konumlandırıyor. Bu futbol yapılanmasını kendisinin oluşturduğunu, finansal futbolun tek patronu olduğunu kulüplere hissettiriyor. Aslında bu olayla birlikte biz, UEFA ile Merkez lig kulüpleri arasında büyük bir gelir paylaşım savaşına tanık olduk. Olayın arka planına bakıldığında, UEFA ile kulüpler arasında bir patronaj sorunu da gün yüzüne çıktı. Bu oniki kulüp sadece pastadan daha fazla pay almaktan daha çok, mevcut UEFA organizasyonunun yönetsel ve hukuksal yapılanmasında da aktif olarak yer almak istiyor. Organizasyonun sahibi olmak istiyor. Bu taleplere UEFA’nın sıcak bakmayacaklarını bildikleri halde bu oniki kulüp, ASL gibi bir oluşumun sonunun bu koşullarda nasıl sonlanabileceğini aşağı yukarı tahmin ettikleri halde, UEFA’ya tehditkar yüzlerini gösterip ekonomik, finansal, yönetsel ve hukuksal olarak her konuda daha fazla taviz koparmak istediler. UEFA’nın bu mesajı almaması mümkün değildi. Zaten, UEFA geçmişteki G14 olayında olduğu gibi alternatif bir yapılanmanın oluşumunu daha baştan bertaraf edebilmek için Şampiyonlar Ligi formatını değiştirme yoluna gitti.

 

Ne var ki, Perez’in de dediği gibi, Şampiyonlar Ligi formatındaki değişiklik UEFA’yı kurtarmaya yetmiyor.

 

ASL’nin Çevre Liglere Ne Etkisi Olur?

 

18 Nisan 2021’de ASL fikri ortaya atılıp oluşumun düğmesine basıldığında, ilk değerlendirmem: UEFA’nın bu on iki kulübü mevcut organizasyonda tutabilmek için onlara kesenin ağzını daha açacağı ve orta bir yolda uzlaşılacağı yönündeydi. Çünkü, yukarıda da yapmış olduğumuz analizler göstermektedir ki, UEFA’nın bugünkü ekonomik ve finansal imparatorluğu merkez ligler ve bu kulüpler üzerinde yükselmektedir. UEFA bu kulüpleri kaybetmeyi göze alamayacağı gibi, bu on iki kulüp te, maddi gelirlerini biraz daha artırdıktan sonra, UEFA’dan vazgeçemezler. Çünkü, çok ciddi bir borç yüküne sahipler ve kısa süre içinde bu borcu tamamıyla kapatabilecekleri bir finansal güçten de mahrumdurlar. Her ne kadar UEFA tehditler savursa da, bu kulüplerle simbiyotik bir yaşam içindedir. Bu kulüpler olmadan UEFA, UEFA olmadan da bu kulüpler mevcut futbol yapılanmasında yaşayamazlar. Nitekim, de olay şimdilik soğumaya bırakıldı.

 

Peki bu olayın çevre liglere etkisi ne olacaktır? İşte göz önünde olmayan temel problem budur. Çünkü, çevre liglerin UEFA finansal futbol yapılanmasındaki genel rolleri, merkez liglere payandalık olarak belirlenmiştir. Zira sahaya çıkacak bir rakibe ihtiyaç vardır. Ölmeyecek kadar bir gelir ve ekonomiyle, bu liglerin figüran olarak merkez liglerle rekabet etmeleri UEFA tarafından tasarımlanmıştır. Çevre ligler oyunun bir parçası olarak değil, finansal futbolun amacına ulaşmada kullanacağı bir araç olarak planlanmış ve bu amacın gerçekleştirilmesine uygun bir hale getirilmişlerdir. Bu bağlamda, “Finansal futbol…servet birikimi ve paylaşım sürecinin UEFA aracılığıyla merkez ligler ile çevre ligler arasında yeniden kurgulandığı bir futbol evresidir”.[30]

 

ASL oluşumunu bertaraf edebilmenin yolu bu liglere ve bu kulüplere daha fazla para aktarmaktan geçmektedir. Bu kapsamda UEFA, merkez liglere daha fazla para aktarabilmek için mevcut gelirlerini ya daha fazla artırmak ya da çevre liglerin payından merkez liglere transfer yapmak durumundadır. Kısa vadede parasal geliri çok artırmak fazla mümkün görünmemekle birlikte, bundan sonraki süreçte çevre liglerin toplam gelirden ve sportif başarıdan alacağı pay artmayacak, aksine daha da azalacaktır.

 

İşte bu koşullar altında önümüzdeki süreç merkez liglere daha fazla paranın pompalanacağı bir dönem olacaktır. Merkez liglerin oyundan aldıkları ekonomik, finansal ve sportif payın daha da büyümesi, çevre ligler aleyhine mevcut haksız ve dengesiz rekabetin daha da artmasına, bu liglerin finansal krizlere sürüklemesine neden olacaktır. Bunun sonucunda merkez liglerin refahları daha da artarken, çevre ligler ise yoksulluğun pençesinde kıvranmaya devam edecekler, içinde bulundukları finansal krizler daha da derinleşecektir.

 

ASL oluşumu zenginlerin lehine, yoksulların aleyhine olan mevcut futbol yapılanmasının bir adım daha öteye götürülerek, yoksulların futbol zenginliğinden alacakları paydan mahrum bırakılmasını hedefliyor. UEFA finansal futbol aracılığıyla zaten bu düzlemde hareket etmektedir. Yukarıda da açıkladığımız verilerden de görülebileceği üzere, UEFA’nın da son tahlilde gitmek istediği yer: Zenginlerin (merkez ligler) kendi aralarında, yoksulların da (çevre liglerin) kendi aralarında oynayacakları, bir futbol yapılanmasını oluşturmaktır. Bu nedenle UEFA yaptığı gizli faullerle, her geçen gün çevre lig takımlarını ekonomik ve finansal yetersizlikler içine itmektedir. Rekabet için gereken ekonomik ve finansal kaynaklara ulaşamayan çevre liglerin sportif rekabet güçleri de zamanla düşeceğinden, bu liglerin UEFA marka değerine olan katkıları da zamanla giderek azalacak, ilave gelir yaratmakta zorlanacaklardır. Bu gelişim ise, UEFA’nın finansal futbol yapılanmasının hayata geçirilmesinde önemli bir gerekçe olabilecektir. Günün sonunda “parayı merkez ligler yaratıyor, çevre ligler değil” hükmüne varılmasını kolaylaştıracaktır. Hal böyle olunca, çevre liglerin farklı bir organizasyon içinde futbola devam etmelerinin de altyapısı oluşturulmuş olacaktır. UEFA’nın sinsice uygulamaya çalıştığı, buna karşın ASL’nin açıkça deklare ettiği futbol yapılanmasının özü budur. UEFA uzun vadeli düzenlemelerle finansal futbolun geleceğini tasarımlamaktadır. Süreç çevre liglerin aleyhine çalışmaktadır.

 

Finansal futbol isimli kitabımda da ifade ettiğim üzere, “merkez liglerde aşırı gelir atışı ve servet birikimi, Avrupa futbolundaki muazzam eşitsizlik çevre liglerin kaderi olamaz.”[31]

 

Çevre liglerin bu tuzağı görerek, en kısa süre içinde güç birliği oluşturabilecekleri, ortak bir platformda buluşmaları ve UEFA’ya karşı direnişlerini başlatmaları gerekir. Çevre ligler kendi potansiyellerini harekete geçirdiklerinde, UEFA’nın bunun karşısında duramayacaktır.

 

Alternatif Planları Olmayan ve İyi Tasarımlanmamış Bir Lig

Avrupa Süper Ligi oluşumuna karşı, on iki kulübe gelen açgözlülük suçlamaları, futbol geleneklerine saygı duyulmaması gibi nedenlerden oluşan tepkiler, kurucu kulüplerin finansal yükümlülüklerinden doğabilecek olası maddi tazminatlarla da birleşince, oluşum kendiliğinden şimdilik sönümlenmek zorunda kaldı. Bu tepkiler karşısında futbol çevresini ikna edebilecek alternatif planları bulunmayan, iyi tasarımlanmamış, sadece finansal gücü arkasına alarak (JP Morgan destekli), UEFA’ya meydan okuyabileceğini düşünen bu kulüpler, bu lige katıldıkları için taraftarlarından da özür dilemek zorunda kaldılar.

 

Olayın sadece merkez lig kulüplerini kapsayan bir nitelikte olması; JP Morgan’ının finansal desteğiyle çoğu engelin aşılacağının düşünülerek, olası sorunlara karşı alternatif planlar düşünülmemesi; sadece merkez lig kulüplerinin gelirlerinin maksimizasyonlarının amaçlanması; çevre liglerin bu oluşumun yedeğine alınma ihtiyacının dikkate alınmaması, dar kapsamlı bir lig yapılanmasıyla UEFA gibi çok güçlü futbol ağı ve yapılanmasının merkez lig kulüplerinin finansal çıkarlarının artırılması suretiyle, onların bu yapılanmaya sahip çıkıp mevcut futbol yapılanmasının devre dışında bırakılabileceğine inanılması; bu projenin daha başlamadan başarısızlığa uğramasına neden oldu.{jcomments on}



[1]  http://futbolekonomi.com/index.php/component/content/article/103-manet/5207-uefa-champions-league-futbol-ve-para-super-lig.html

‘’UEFAya İsyan! Avrupa Futbolunda Büyük Deprem’’, Futbolekonomi, 19 Nisan 2021, http://futbolekonomi.com/index.php/component/content/article/103-manet/5207-uefa-champions-league-futbol-ve-para-super-lig.html

[2] European Super League: Uefa and Premier League Condemn 12 Major Clubs Signing up to Breakaway Plans, http://futbolekonomi.com/index.php/component/content/article/103-manet/5208-european-super-league-uefa-and-premier-league-condemn-12-major-clubs-signing-up-to-breakaway-plans.html

[3] ‘’Avrupa Süper Lig Ekonomisi’’, Sebahattin Devecioğlu,20 Nisan 2021, http://futbolekonomi.com/index.php/haberler-makaleler/genel/125-sebahattin-devecioglu/5209-avrupa-super-ligi.html

[4] Avrupa Süper Ligi: 12 büyük kulüp yeni bir lig kurduklarını açıkladı. 19 Nisan 2021- https://www.bbc.com/turkce/spor-56796628 

[5] http://futbolekonomi.com/index.php/component/content/article/103-manet/5208-european-super-league-uefa-and-premier-league-condemn-12-major-clubs-signing-up-to-breakaway-plans.html

[6]https://www.gercekgundem.com/spor/269001/dagilan-avrupa-super-liginin-baskani-perez-hicbir-sey-olmadi-ama-cok-sey-oldu

[7] https://www.gercekgundem.com/spor/269001/dagilan-avrupa-super-liginin-baskani-perez-hicbir-sey-olmadi-ama-cok-sey-oldu

[8] ’Florentino Perez: Inside the mind of European Super League architect’’, By Guillem BalagueSpanish football writer, 26 April 2021, https://www.bbc.com/sport/football/56873046

[9] ‘’Florentino Perez: Inside the mind of European Super League architect’’, By Guillem BalagueSpanish football writer, 26 April 2021, https://www.bbc.com/sport/football/56873046

[10] ‘’European Super League: Clubs 'cannot leave', says Real Madrid president Florentino Perez’’, 24 April 2021, https://www.bbc.com/sport/football/56873448

[11] ‘’European Super League: Clubs 'cannot leave', says Real Madrid president Florentino Perez’’, 24 April 2021, https://www.bbc.com/sport/football/56873448

[12] Football traitor and Super League boss reveal the real killer behind $5.4b league collapse’’ https://www.news.com.au/sport/football/football-traitor-and-super-league-boss-reveal-the-real-killer-behind-54b-league-collapse/news-story/70a132373ef9f1d2b201684a722ea1b3

[13] https://www.gercekgundem.com/spor/269145/barcelona-avrupa-super-liginin-kurucu-uyesi-olarak-kalma-karari-aldi

[14]https://www.milliyet.com.tr/skorer/son-dakika-florentino-perez-futbol-ekonomisi-batiyor-6489984

[15] https://www.gercekgundem.com/spor/269145/barcelona-avrupa-super-liginin-kurucu-uyesi-olarak-kalma-karari-aldi

[16] https://www.news.com.au/sport/football/football-traitor-and-super-league-boss-reveal-the-real-killer-behind-54b-league-collapse/news-story/70a132373ef9f1d2b201684a722ea1b3

[17]Tuğrul Akşar, Finansal Futbol, Literatür Yay., İstanbul 2020, sh. 83. 

[18]   https://www2.deloitte.com/uk/en/pages/sports-business-group/  articles/annual-review-of-football-finance.html

[19]]   Tuğrul Akşar, Avrupa Futbol Yapılanması Rekabete Ne Kadar İzin Veriyor? (I),  1 Mart 2021. 

 http://futbolekonomi.com/index.php/haberler-makaleler/ekonomi/35-tugrulaksar/5164-finansal-futbol-money-and-football-merkez-ligler-semi-periferi-ligler.html

 [20] https://www.uefa.com/insideuefa/documentlibrary/about-uefa/financialreports/ adresindeki raporlarda yer alan verilerden bu tablo oluşturulmuştur. 2003’ten önceki döneme ilişkin finansal raporlar bulunamadığından başlangıç yılı olarak 2002/03 dönemi alınmıştır. 2002/03- 2003/04 verileri CHF üzerinden belirtildiği için, CHF/EUR paritesi 0,61 üzerinden CHF tutarları Euro’ya çevrilmiştir.

[21] 2002/03 ile 2019/20 arasında UEFA tarafından düzenlenip yayınlanan “UEFA Financial Report”larında yer alan veriler konsolide edilerek, bu tablo hazırlanmıştır.

[22]UEFA’nın 20010/11 ile 2019/20 dönemleri arasında yayınlanan yıllık faaliyet raporundaki verilerden yıllar itibariyle hesaplanmıştır.

[23] On kulübün birikimli on yıllık gelirleri toplamı 5.835 Milyon Euro olarak gerçekleşmiştir. Buna göre on yıllık ortalama gelir= (5.835 M/10 Yıl)à 583,5 Milyon Euro; kulüp başına düşen ortalama gelir ise (583,5/12 Kulüp)= 48,62 Milyon Euro olmaktadır.

[24] UEFA’nın 2010/11 ile 2019/20 arası yayınlanmış finansal raporlarında yer alan verilerden oluşturulmuştur.

[25] Sözkonusu kulüplerin 2019/20 dönemine ilişkin yayınladıkları yıllık faaliyet raporlarından hesaplanmıştır.

[26] İlgili kulüplerin 2019/20 faaliyet raporlarında yer alan verilerden oluşturulmuştur.

[27]] UEFA Financial Report 2019/20, sh.4.

[28] UEFA Financial Report 2019/20, sh.4.

[29] UEFA Financial Report 2019/20, sh.15.

[30] Tuğrul Akşar, Finansal Futbol, Literatür yay., İstanbul 2020, sh. 321.

[31] Tuğrul Akşar, Finansal Futbol, Literatür yay., İstanbul 2020, sh. 328.

Bu İçerik  443  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

Spor Endexi

22.06.2021

Kapanış Günlük
Değişim %
  BİST 100

1.409,94

0,82

 bjk BJKAS

6,66

-2,77

 fb FENER

38,82

-1,52

 gs GSRAY

3,84

4,00

 trabzon TSPOR

2,73

-3,53

   SPOR ENDEKSİ

1.168,13

2,33

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 28345840

SPOR TOTO SÜPER LİG 2020-21 SEZONU

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Beşiktaş

40 26 6 8 89

44

45 84
2 Galatasaray

 40

 26  6 8 80 36 44  84
3 Fenerbahçe

 40

25  7  8 72 41 31 82
4

Trabzonspor

40 19 14  7 50

 37

13  71
5 Sivasspor  40 16 17 7 54 43 11

61

6

Hatayspor

40

17

10 13 62  53

9

61
7

Alanyaspor

40

 17

9  14 58 45 13 60
8

Karagümrük

 33 16 12  12 64

 52

12 60
9

Gaziantep FK

 40 15

13

 12 59 51 8 58
10

Göztepe

40  13 12 15 59  59 0 51
11 Konyaspor  40

12

14 14  49 48 1 50
12 Başakşehir 40 12 12 16 43 55   -12

 48

13 Rizespor 40 12 12  16 53  69   -16 48
14 Kasımpaşa  40 12 10 18 47  57   -10 46
15 Yeni Malatya

 40

10 15  15 49  53

   -4

 45
16

Antalyaspor

40

9 17 14 41 55 -14  44
17 Kayserispor  40 9 14  17  35  52  -17 41
18 BB Erzurumspor  40 10 10 20  44  68 -24  40
19 Ankaragücü 40 10 8  22  46  65 -19  38
20 Gençlerbirliği 40 10 8 22 44  76 -32  38
21 Denizlispor  40  6 10 24  38 77 -39  28

 

            

 

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2021 Deluitte Raporu

 

 

 

 2021de-avrupada-ve-turkiyede-futbol-ekonomisi

Cocid-19 sürecinde 2021'e girerken Avrupa'da ve Türkiye'de Futbol Ekonomisi'nde yaşanılan değişim ve olumsuz gelişmeleri okumak için tıklayınız.

 


 

2021-Money-league-Raporu

 

 

 

Yirmidördüncü Deloitte Money League raporuna göre Barcelona'nın 715.1 Milyon Euro'luk geliriyle ilk sırada yer aldığı, tamamı merkez lig kulüplerinden oluşan ve bir önceki yıla göre gelirleri %12 azalan Para Ligi raporunu okumak için tıklayınız


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.