Avrupa Futbol Gelirleri 30 Milyar Euro’yu Aşarken; Büyüyen Ekonomi, Merkez ile Çevre Ligler Arasındaki Eşitsizliği Derinleştiriyor!
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Mali Tuğrul AKŞAR Avrupa Futbol Gelirleri 30 Milyar Euro’yu Aşarken; Büyüyen Ekonomi, Merkez ile Çevre Ligler Arasındaki Eşitsizliği Derinleştiriyor!

Avrupa Futbol Gelirleri 30 Milyar Euro’yu Aşarken; Büyüyen Ekonomi, Merkez ile Çevre Ligler Arasındaki Eşitsizliği Derinleştiriyor!

 15Mart2026 15 FE

Tuğrul AKŞAR- 15 Mart 2026 – UEFA, Avrupa futbolunun finansal nabzını tutan en kapsamlı çalışmalardan biri olan Avrupa Kulüp Finans ve Yatırım Görünümü Raporu’nun son sayısını yayımladı.(1) 

 700’den fazla kulübün finansal verilerine dayalı olarak ortaya çıkan bu çalışma, Avrupa kulüp futbolunun ekonomik yapısını, gelir kaynaklarını ve sektörü şekillendiren temel eğilimleri ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor. Analiz büyük ölçüde 725 üst lig kulübünün 2024 mali yılı finansal verilerine dayanırken, veri eksikliği bulunan kulüpler için yapılan tahminlerle de ayrıca destekleniyor.

Giriş

Avrupa futbolu son yıllarda benzeri görülmemiş bir ekonomik büyüme yaşıyor. Toplam kulüp gelirlerinin 2025 itibarıyla 30 milyar Euro sınırını aşması beklenirken, futbol artık küresel ölçekte dev bir finansal endüstriye evrilmiş durumda. Ancak bu büyümenin arkasında giderek derinleşen bir yapısal sorun da kendisini gösteriyor. Avrupa futbolunun merkezinde yer alan merkez liglerle çevre ligler arasındaki gelir uçurumu hızla büyüyor. Örneğin yalnızca İngiliz kulüpleri son on yılda gelirlerini 3,5 milyar Euro artırırken, merkez ligler (Premier Lig, Bundesliga, La Liga, Serie-A ve Lig1) dışındaki 49 ligin toplam gelir artışı 3,4 milyar Euro’da kaldı. Bu tablo, Avrupa futbol ekonomisinin büyüdüğünü gösterirken aynı zamanda rekabet dengesi, sürdürülebilirlik ve adil oyun ilkeleri açısından ciddi soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.

Aslında Avrupa futbolunda genele yayılan sürdürülebilir bir büyümeden daha çok, merkez ligler lehine yoğunlaşmış patolojik bir büyüme ile karşı karşıyayız.

Avrupa Futbol Gelirleri 30 Milyar Euro’yu Aştı

Rapora göre, Avrupa kulüp futbolunun toplam faaliyet gelirleri son on yılda yaklaşık yüzde 80 artarak dikkat çekici bir büyüme trendi yakaladı. Pandemi sonrası dönemde sektör güçlü bir toparlanma gösterdi. 2022 ve 2023 yıllarında gelir artışı yüzde 12’nin üzerine çıkarken, 2024’te büyüme yüzde 6,7 ile daha sınırlı bir seviyeye geriledi. Buna karşın 2025 yılına ilişkin ilk tahminler, büyümenin yeniden hız kazanarak yüzde 10 seviyelerine yaklaşabileceğine işaret ediyor. Bu gelişmeler doğrultusunda Avrupa kulüplerinin toplam gelirlerinin 2025 yılında 30 milyar Euro eşiğini aşması bekleniyor.

Tablo:1) Avrupalı Üst Düzey Liglerde 2014-2024 Arası Kulüp Faaliyet Gelirlerinin Gelişimi (Milyon Euro) (2)

1 FB 1.1png

Tablo:1’i yorumladığımızda şu gerçeklerle karşılaşıyoruz. Avrupa kulüp futbolunun gelirleri, 2014'ten 2024’e kadar yaklaşık %79’luk bir artışla 16 milyardan 28,6 milyar Euro’ya yükselmesi; futbol sektörünün pandemi sonrası toparlanmayla birlikte yeniden güçlü bir büyüme ivmesi yakaladığını gösteriyor. Ancak, grafik aynı zamanda rahatsız edici bir gerçeği de ortaya koyuyor: 2019-2021 arası dip yapan gelirler (20,65 milyar Euro’ya gerileme), pandemi şokunun ötesinde yapısal kırılganlıkları yansıtıyor. En çarpıcı nokta ise büyümenin neredeyse tamamen merkez liglere (özellikle Premier Lig) yoğunlaşması; çevre liglerin payı nispi olarak erirken, toplam eğriyi yukarı çeken asıl güç büyük liglerin yayın, ticari ve UEFA gelirlerindeki patlaması oluyor. Bu “patolojik büyüme” tablosu, adil rekabetin ve sürdürülebilirliğin giderek daha fazla sorgulanmasına yol açıyor: Gelirler üç katına yaklaşırken, uçurum da aynı oranda derinleşiyor. UEFA’nın Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları maliyet tarafında kısmi bir fren sağlasa da, gelir dağılımındaki bu çarpık yapı değişmedikçe Avrupa futbolu finansal bir “merkez-çevre sömürüsü” modeline doğru evrilmeye devam edecek gibi duruyor.

Son Yirmi Yılda Gelirler Yüzde Üç Yüz Arttı!

Avrupa futbol ekonomisinin son yirmi yıllık gelişimine bakıldığında ise oldukça çarpıcı bir tablo ortaya çıkıyor. 2007 yılında yaklaşık 10 milyar Euro seviyesinde olan toplam kulüp gelirleri, on yıl içinde iki katına çıkarak 2017’de 20 milyar Euro’ya ulaştı. Mevcut büyüme eğilimi devam ederse, 2025 yılında bu rakamın 30 milyar Euro’yu aşması bekleniyor. Başka bir ifadeyle Avrupa kulüp futbolunun gelirleri 2007 ile 2025 yılları arasında üç katına yaklaşan bir büyüme göstermiş olacak.

Ortaya çıkan bu tablo, modern futbolun artık yalnızca bir spor organizasyonu olmadığını; yayın hakları, ticari anlaşmalar, sponsorluklar ve stadyum gelirleriyle birlikte küresel ölçekte dev bir ekonomi haline geldiğini açıkça ortaya koyuyor. Avrupa kulüpleri giderek büyüyen bu ekosistemin merkezinde yer alırken, futbol da günümüzün en güçlü spor endüstrilerinden biri olma konumunu daha da pekiştiriyor.

Gelir Yapısı Değişirken, Ticari Gelirler Öne Çıkıyor

Son on yılda Avrupa kulüplerinin gelir yapısında da önemli değişimler yaşandı. Bu dönemde en hızlı büyüyen gelir kalemi UEFA kulüp organizasyonlarından elde edilen gelirler oldu ve bu gelirler yüzde 153 oranında arttı. Sübvansiyonlar, kulüp sahiplerinin katkıları ve benzeri kalemleri içeren “diğer gelirler” yüzde 112 artarken, ticari gelirler yüzde 82, maç günü gelirleri yüzde 75 ve yayın gelirleri ise yüzde 59 oranında büyüme kaydetti. Bununla birlikte son yıllarda büyümenin asıl itici gücü ticari faaliyetler haline geldi. Avrupa kulüplerinin ticari gelirleri son üç yılda yüzde 43’ten fazla artarken, en büyük 20 ligin 17’si yıllık ortalama yüzde 9’luk bir büyüme yakaladı. Mevcut eğilim devam ederse ticari gelirlerin önümüzdeki yıl 10 milyar Euro seviyesine ulaşması bekleniyor.

Tablo:2 Avrupalı Her Bir Kulüp İçin 2014-2024 Arası Gelir Kaynaklarının Mutlak ve Oransal Artışları (2)

2.FB2.2

Tablo:2’yi değerlendirdiğimizde karşımıza çok çarpıcı sonuçlar çıkıyor: Bu tablo, 2014-2024 döneminde Avrupa kulüp futbolunun işletme gelirlerinin toplamda +12,8 milyar Euro(+%81) artarak rekor seviyelere ulaştığını gösteriyor; ancak bu büyümenin dağılımı son derece çarpık ve yapısal eşitsizliği derinleştiren bir tablo çiziyor.

En çarpıcı nokta UEFA müsabakalarından elde edilen gelirlerin +%153 (1,9 milyar Euro) ile en yüksek oransal büyümeyi göstermesi: Bu, büyük kulüplerin Şampiyonlar Ligi ve yeni formatların sağladığı devasa ödüllerle zenginleştiğini, küçük ve çevre lig kulüplerinin ise bu pastadan çok sınırlı pay aldığını net biçimde ortaya koyuyor. Ticari/sponsorluk gelirleri +%82 (+4,4 milyar Euro) ile ikinci sırada gelirken, yayın haklarının yalnızca +%59 (+3,1 milyar Euro) büyümesi, sektörün artık yayın doygunluğuna ulaştığını ve büyümenin motorunun büyük kulüplere özgü ticari anlaşmalar ile UEFA payları haline geldiğini işaret ediyor.

Kapı (maç günü) gelirleri +%75 (+1,9 milyar Euro) ile toparlansa da, toplam büyümenin yalnızca %15'ini oluşturuyor; bu da pandemi sonrası tribün toparlanmasının sınırlı kaldığını ve asıl patlamanın saha dışı gelirlerde olduğunu gösteriyor. "Diğer" kalemdeki +%112 artış ise muhtemelen kulüp sahipleri katkıları ve ek sübvansiyonları yansıtıyor – yani organik büyümeden ziyade dış enjeksiyonlara bağımlılık artıyor.

Bu on yıllık büyümeyi, Avrupa futbolunun sürdürülebilirliğinden daha çok, merkez liglerin hegemonyalarının pekişmesi olarak yorumluyorum. Gelir artışının büyük kısmı UEFA ve ticari kanallardan gelirken, bu kaynaklar zaten en güçlü kulüplere akıyor; çevre ligler ise oyuncu ihraç ederek hayatta kalmaya çalışıyor. Toplam +%81'lik büyüme alkışlansa da, bu "patolojik yoğunlaşma" rekabet dengesini bozuyor, finansal uçurumu derinleştiriyor ve uzun vadede futbolun bütünlüğünü tehdit ediyor. UEFA'nın Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları maliyetleri frenlemeye çalışsa da, gelir dağılımındaki bu çarpıklık değişmedikçe gerçek adalet ve sürdürülebilirlik sağlanamayacak.

Tribün Gelirleri Yeniden Yükselişte

Pandemi sonrası dönemde maç günü gelirleri de güçlü bir toparlanma gösterdi. 2025 yılı başındaki veriler, Avrupa’nın büyük bölümünde tribün gelirlerinin pandemi öncesi seviyeleri aştığını ortaya koyuyor. Nitekim Avrupa’nın en büyük 20 liginden 18’i, 2023 ile 2024 yılları arasında maç günü gelirlerinde artış kaydetti. Bu yükselişte özellikle VIP ve ev sahipliği misafirlik (hospitality) hizmetleri, premium koltuk satışları ve stadyum deneyiminin giderek daha fazla ticarileştirilmesi önemli rol oynadı.

Yayın Gelirlerinde Doygunluk Sinyali

Buna karşılık yayın gelirlerinde birçok pazarda doygunluk sinyalleri görülmeye başlandı. Uzun yıllar Avrupa futbolunun büyüme motoru olan yayın gelirleri, ilk 20 ligin sekizinde yıllık bazda gerileme gösterdi. Ancak Polonya, Hollanda ve Hırvatistan gibi bazı liglerde yayın gelirlerinin yüzde 10’un üzerinde büyüme kaydetmesi dikkat çekti.

Avrupa Futbolunda Gelir Uçurumu Büyüyor

Avrupa futbol ekonomisi büyümeye devam ederken ligler arasındaki gelir uçurumu da giderek derinleşiyor. Nitekim, İngiliz kulüpleri son on yılda gelirlerini yaklaşık 3,5 milyar Euro artırdı. Bu rakam, Büyük Beşli liglerin dışında kalan 49 ligin toplam gelir artışından bile daha yüksek. Aynı dönemde diğer merkez ligler de toplamda 5,9 milyar Euro ek gelir elde etti. Bu tablo Avrupa futbolunda finansal kutuplaşmanın giderek daha belirgin hale geldiğini gösteriyor.

Artan Gelirler, Maliyetleri de Artırıyor!

Gelirlerdeki artışa paralel olarak kulüplerin maliyetleri de hızla yükseliyor. Özellikle oyuncu dışı personel maliyetleri dikkat çekici bir artış gösterdi. Avrupa kulüplerinde çalışan sayısı 2019’dan bu yana yüzde 33 artarak yaklaşık 94 bin tam zamanlı çalışan seviyesine ulaştı. 2021 ile 2024 yılları arasında oyuncu dışı personel maaş giderleri yüzde 42 yükselirken, en dikkat çekici artış ticari ve idari personel maaşlarında görüldü. Bu kalemdeki yüzde 14’lük artış, kulüplerin saha dışı gelir üretimine daha fazla yatırım yaptığını ortaya koyuyor.

Buna karşın kulüplerin en büyük maliyet kalemi olan oyuncu maaşlarında görece bir kontrol sağlandığı görülüyor. Toplam maaş giderleri yüzde 3,5 artarken oyuncu maaşları yalnızca yüzde 1,8 yükseldi. Avrupa kulüplerinde oyuncu maaşlarının toplamı yaklaşık 13,5 milyar Euro seviyesine ulaştı ve bu rakam kulüp gelirlerinin yaklaşık yüzde 47’sine karşılık geliyor.

Avrupa futbolunun üst düzey kulüplerinde maaş dışı operasyonel giderler (non-wage operating costs) son on yılda adeta roket gibi yükseldi. 2014 yılında 5,23 milyar Euro seviyesinde olan bu giderler, 2024 itibarıyla 10 milyar Euro sınırını aşarak neredeyse iki katına çıktı.

Grafiğin de gösterdiği gibi, pandemi dönemindeki düşüş bile bu yükselişi kalıcı biçimde durduramadı. 2021 yılında giderler geçici olarak 6,3 milyar Euro’ya geriledi, ancak bu sadece kısa süreli bir fren etkisi yarattı. 2022’den itibaren yeniden hızlanan artış, son iki yılda 3,7 milyar Euro’luk ek bir sıçramaya dönüştü.

Bu yükselişin arkasında stadyum amortismanları, ticari varlık giderleri, mülk yatırımları ve maç günü operasyonel maliyetleri gibi kalemler bulunuyor. Tüm bu unsurlar birleştiğinde kulüplerin sabit maliyet yükü giderek ağırlaşıyor ve birçok durumda gelir artışının hızını bile geride bırakıyor.

UEFA’nın Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları kulüpler üzerinde mali disiplin baskısını artırsa da, özellikle maaş dışı operasyonel giderlerdeki bu hızlı yükselişin kontrol altına alınamadığı görülüyor. Kısacası Avrupa futbolu bugün yalnızca sahadaki rekabetle değil, aynı zamanda bilançolardaki maliyet enflasyonuyla mücadele ediyor. Ve mevcut tabloya bakıldığında, bu mücadelede maliyet tarafının şimdilik daha güçlü göründüğünü söylemek yanlış olmayacaktır.

Tablo: 3) UEFA’nın Üst Düzey Liglerinde Ücret Dışı maliyetlerinin 2014-2024 Arası Gelişimi (Milyon Euro)(2)

3FB 3.3.

Yukarıdaki Tablo:3’e göre, Avrupa kulüp futbolunun maaş dışı işletme giderleri (non-wage operating costs), 2014-2024 döneminde yaklaşık %91 artışla 5,23 milyar Euro'dan 10 milyar Euro seviyesine fırlamış durumda. Bu, toplam gelir büyümesinden (%81) bile daha hızlı bir maliyet enflasyonu anlamına geliyor ve sektörün finansal sağlığı açısından en ciddi uyarı sinyallerinden birini veriyor.

Grafik, giderlerin pandemi öncesi istikrarlı yükselişini (2014-2019 arası ~%41 artış), 2020-2021 dip noktasını (6,3 milyar Euro'ya gerileme) ve ardından 2022'den itibaren patlayıcı bir sıçramayı (+%59'dan fazla, sadece son iki yılda +3,7 milyar Euro) net biçimde gösteriyor. Bu son dönemdeki roket yükselişi, stadyum amortismanları, ticari varlık giderleri, mülk yatırımları, maç günü operasyonel maliyetleri ve ticari faaliyetlere yapılan altyapı harcamalarının birleşiminden kaynaklanıyor.

Gelirler 12,8 milyar Euro artarken, maaş dışı sabit ve yarı-sabit giderler neredeyse aynı oranda (hatta daha hızlı) şişiyor. Bu, kulüplerin gelir artışının büyük kısmını kendi yarattıkları maliyet sarmalına feda ettiklerini gösteriyor. UEFA Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları oyuncu maaşlarında kısmi bir disiplin sağlasa da, bu grafik tam tersine saha dışı maliyet patlamasının kontrol edilemediğini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Özellikle büyük kulüplerin stadyum modernizasyonu, VIP/hospitality yatırımları ve ticari marka inşası için yaptığı dev harcamalar, kısa vadede prestij ve gelir getirirken uzun vadede bilançolara ağır bir yük bindiriyor.

Bu tablo sonuç olarak bize, Avrupa futbolu gelirlerini üç katına yaklaştırırken, maaş dışı giderleri neredeyse ikiye katlandığını gösteriyor. Bu büyüme kulüpleri bir “maliyet tuzağı"na sürüklüyor; sürdürülebilir kârlılığı tehdit ediyor ve birçok kulübün gelecekteki nakit akışını riske atıyor. Eğer, bu maliyet artışları, gelir dağılımındaki uçurumla birleşirse, merkez liglerin birkaç devi hariç, Avrupa futbol ekonomisinin geneli için "zengin görünümlü fakirleşme" riski artarak devam edecek gibi duruyor.

Maaş Giderlerinde Görece Kontrol

Öte yandan maaş dışındaki operasyonel giderler de önemli ölçüde artmış durumda. Stadyum işletmesi, lojistik, pazarlama ve idari faaliyetleri kapsayan işletme giderleri yaklaşık 10 milyar Euro seviyesine ulaştı. Bu rakam kulüp gelirlerinin yaklaşık yüzde 36’sını oluşturuyor ve son 15 yılın en yüksek oranı olarak dikkat çekiyor.

Kulüp Faaliyet Giderleri Rekor Seviyede

Artan maliyet baskısına rağmen Avrupa kulüpleri kademeli olarak yeniden kârlılığa yaklaşmaya başladı. Dört yıl üst üste faaliyet zararı açıklayan kulüplerin 2025 yılında başa baş noktasına ulaşması bekleniyor. Bununla birlikte sektör hâlâ 2017 yılındaki zirvenin oldukça gerisinde. Hatırlanacağı üzere Avrupa kulüpleri 2017 yılında toplamda yaklaşık 1,4 milyar Euro faaliyet kârı elde etmişti.

Transfer ve Finansman Giderleri Avrupa Futbolunda 1.1 Milyar Euro Zarara Neden Oldu

Transfer faaliyetleri ve finansman maliyetleri hesaba katıldığında ise tablo daha karmaşık bir hal alıyor. Mevcut tahminlere göre Avrupa kulüplerinin 2025 yılında toplamda yaklaşık 1,1 milyar Euro vergi öncesi zarar açıklaması bekleniyor. Bu rakam 2023 yılında kaydedilen zarara oldukça yakın bir seviyede bulunuyor.

Kârlılık Yavaş Yavaş Geri Dönüyor

Buna rağmen kulüplerin finansal performans dağılımında belirgin bir iyileşme görülüyor. 2024 yılında üst lig kulüplerinin yüzde 53’ü vergi öncesi kâr açıklarken, bu oran bir önceki yıla göre sekiz puanlık bir artış anlamına geliyor.

Avrupa futbolunun üst düzey kulüplerine ait toplam işletme kârı (operating profit) grafiği, son on yılın en dramatik finansal dalgalanmalarından birini ortaya koyuyor. 2014 ile 2019 yılları arasında kulüplerin işletme kârı istikrarlı bir yükseliş göstererek 1,393 milyar Euro seviyesine kadar çıktı. Ancak pandemiyle birlikte bu tablo tamamen tersine döndü. 2020 ve 2021 yıllarında kulüplerin toplam işletme sonucu sert bir düşüş yaşayarak -1 milyar Euro civarında bir zarara geriledi.

Pandemi sonrası toparlanma ise hızlı değil, daha çok yavaş ama istikrarlı bir iyileşme süreci şeklinde gerçekleşti. 2022 yılında Avrupa kulüpleri hâlâ yaklaşık -300 milyon Euro zarar açıklarken, finansal tablo 2023’te dalgalı bir seyir izledi ve zarar yeniden -900 milyon Euro seviyesine yaklaştı. Ancak 2024 yılı itibarıyla tablo nihayet dengelendi ve Avrupa futbolu başabaş noktasına, yani sıfır işletme kârına ulaşmayı başardı.

Bu grafik aslında çok net bir gerçeği anlatıyor: Pandemi Avrupa kulüp futbolunu finansal olarak neredeyse uçurumun kenarına getirdi. Buna karşın UEFA’nın Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları, kulüplerin maliyet kontrolüne yönelmesi ve yayın gelirlerinde yaşanan toparlanma sayesinde sektör yavaş yavaş yeniden dengelenmeye başladı. On yıllık bu inişli çıkışlı yolculuk futbol ekonomisine önemli bir ders veriyor: Modern futbol artık yalnızca sahada atılan gollerle değil, bilançolarda sağlanan mali disiplinle ayakta kalabiliyor.

Tablo:4) Avrupalı Üst Düzey Liglerde 2014-2024 Arası Kulüp Kârlılıklarının Gelişimi (Milyon Euro)(2)

4.FB 4.4

Avrupa kulüp futbolunun toplam işletme kârlığını gösteren tablo:4,Avrupa futbolununson on yılına ilişkin en dramatik finansal iniş-çıkış hikâyesini anlatıyor: 2014-2019 arası istikrarlı bir yükselişle zirveye (1,393 milyar euro) ulaşan Avrupa futbol ekonomisi, pandemiyle birlikte adeta uçuruma yuvarlanmış ve 2020-2021’de -1 milyar euro civarında devasa zararlar açıklamış. 2022’den itibaren toparlanma başlasa da, 2024 itibarıyla ancak sıfır noktasına (0 euro) gelebilmiş – yani hâlâ pandemi öncesi zirvenin çok uzağında görünüyor.

Tablo:4 özetle;

 - 2017’deki 1,393 milyar euroluk rekor kâr, 2020-2021’de -1,013 milyar euroya kadar düşmüş; yani sektör yaklaşık 2,4 milyar euroluk bir kâr-zarar salınımı yaşamış. Bu, kulüp futbol ekonomisinin ne kadar kırılgan ve dış şoklara bağımlı olduğunu gösteriyor.

 -Pandemi sonrası toparlanma “yavaş ve sancılı”: 2022’de hâlâ -300 milyon euro zarar, 2023’te -900 milyon euroya yakın kayıp, 2024’te ancak başa baş noktasına ulaşma…Bu tempo, Avrupa futbol ekonomisinin “hızlı toparlanma” anlatısına rağmen hâlâ yapısal iyileşme sağlayamadığını somut olarak ortaya koyuyor.

En vahim nokta ise: Gelirler 2014-2024 arası %81 artarken (16 → 28,6 milyar euro), işletme kârı 745 milyon eurodan 0 €’ya gerilemiş durumda. Yani kulüpler gelir patlamasının neredeyse tamamını maliyet artışlarına kaptırmış vaziyetteler. Maaş dışı giderlerin neredeyse ikiye katlanması (5,2 → 10 milyar euro) ve oyuncu maaşlarındaki görece kontrol bile bu tabloyu kurtaramamış görünüyor.

UEFA bir yandan “gelir patlaması yaşıyoruz” diye övünürken, aslında kendi yarattığı maliyet tuzağına düşmüş durumda. UEFA’nın Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları oyuncu maaşlarını frenlese de, stadyum yatırımları, ticari altyapı harcamaları ve operasyonel şişkinlik bilançoları yutuyor. 2024’te sıfır kâra ulaşmak “başarı” gibi sunulsa da, gerçek şu ki; on yılda gelirler üç katına yaklaşırken kârlılık sıfırlanmış ne yazık ki. Bu, sürdürülebilirlikten daha çok büyüme karşılığı fakirleşmeyi anlatıyor bize.  Merkez liglerin birkaç devi hariç, sektörün geneli hâlâ “zengin görünümlü borçlu” konumunda ve bu grafik, önümüzdeki yıllarda yeni bir kriz dalgasının kapıda olduğuna işaret veriyor.

Futbol Artık Büyük Bir Yatırım Ekosistemi

Tüm bu gelişmeler Avrupa futbolunun artık yalnızca bir spor organizasyonu olmadığını, aynı zamanda büyük bir yatırım ekosistemi haline geldiğini gösteriyor. Günümüzde Avrupa kulüplerinin yarısından fazlası özel mülkiyet yapısına sahip. Ayrıca 345 kulüp çoklu kulüp sahipliği ağlarının bir parçası olarak faaliyet gösteriyor. Bunun yanında altyapı yatırımları ve kulüplere yapılan sermaye girişleri de rekor seviyelere ulaşmış durumda.

Pandemi Sonrası Büyük Finansal Toparlanma: Avrupa Kulüplerinde Kârlılık %65’e Ulaştı

UEFA’nın son raporuna göre Avrupa’nın üst düzey lig kulüplerinde vergi öncesi kâr açıklayan kulüplerin oranı pandemi sonrası dönemde dikkat çekici bir toparlanma gösteriyor. 2021 mali yılında kulüplerin yalnızca yüzde 40’ı vergi öncesi kâr açıklarken, bu oran 2025 mali yılında yüzde 65’e kadar yükselmiş durumda. Başka bir ifadeyle Avrupa futbolunda artık kulüplerin yarısından fazlası kâr eden bir finansal yapıya ulaşmış görünüyor.

Yıllık gelişime bakıldığında bu yükselişin oldukça istikrarlı olduğu görülüyor. 2021 mali yılında yüzde 40 olan kârlı kulüp oranı, 2022’de yüzde 41’e, 2023’te yüzde 45’e, 2024’te yüzde 53’e çıktı. 2025 mali yılı için erken finansal raporlarını açıklayan 144 kulüp üzerinden yapılan hesaplamalarda ise bu oran yüzde 65’e ulaştı. Bu tablo, pandemi döneminde ağır darbe alan Avrupa futbol ekonomisinin kısa sürede toparlandığını ve kulüplerin finansal yapılarında belirgin bir iyileşme yaşandığını ortaya koyuyor.

Bu gelişmede UEFA’nın uygulamaya koyduğu Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları ile kulüplerin maliyet kontrolüne daha fazla önem vermesi önemli rol oynadı. Özellikle ücret giderlerinin daha sıkı denetlenmesi ve finansal disiplinin artması, kulüplerin operasyonel kârlılığa yeniden yaklaşmasını sağladı. 2025 yılında ulaşılan yüzde 65’lik oran son beş yılın en yüksek seviyesi olarak dikkat çekiyor ve Avrupa futbolunda kârlılığın artık istisnai bir durum olmaktan çıkıp giderek çoğunluğun ulaştığı bir sonuç haline geldiğini gösteriyor.

Bununla birlikte bu tabloya temkinli yaklaşmak gerekiyor. Çünkü 2025 yılına ilişkin yüzde 65’lik oran, finansal sonuçlarını erken açıklayan 144 kulübe dayanıyor. Oysa UEFA sisteminde finansal rapor sunan kulüp sayısı binin üzerinde. Tüm kulüplerin verileri açıklandığında bu oranın bir miktar gerilemesi mümkün görünüyor. Ayrıca kârlı kulüp sayısı artsa da Avrupa futbolunun toplam finansal dengesi henüz tam anlamıyla düzelmiş değil. UEFA’nın 2025 raporuna göre üst düzey kulüplerin toplam vergi öncesi zararı hâlâ yaklaşık 1,1 milyar Euro seviyesinde bulunuyor.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo iki yönlü bir gerçeğe işaret ediyor. Avrupa futbolu pandemi döneminin yarattığı derin finansal çukurdan büyük ölçüde çıkmış durumda ve kâr açıklayan kulüplerin oranı yüzde 40’tan yüzde 65’e yükselerek güçlü bir toparlanmayı gösteriyor. Ancak buna rağmen sistemin genelinde milyar Euro seviyesinde zararların devam etmesi, Avrupa futbolunda kârlılığın arttığını fakat finansal sürdürülebilirlik meselesinin hâlâ tam anlamıyla çözülemediğini ortaya koyuyor.

Tablo: 5 Avrupalı Üst Düzey Lig Kulüplerinde Vergi Öncesi Kârlılığı Pozitif Raporlanan Kulüp Yüzdeleri Gelişimi (2014-2024 Arası)(2)

555.FB 5.5

Tablo:5, Avrupa üst lig kulüplerinin vergi öncesi kârlılık oranlarındaki toparlanmayı gösteriyor: Pandemi dip noktasından (FY2021: %40) başlayarak, FY2025 erken verilerine göre kârlılıkta %65'e yükseliş – dört yılda %25'lik bir sıçrama söz konusu. Bu gelişme kağıt üzerinde "güçlü finansal iyileşme" gibi duruyor, ancak eleştirel finansal okuma, bu konuda bizi çok daha temkinli olmaya davet ediyor.

Tabloda görebildiğim en kritik uyarı ise, 2025 itibariyke kârlı olan kulüp sayısı (yüzdesi), yalnızca 144 kulübün erken raporlamasına dayanıyor (toplam üst lig kulüp sayısı 1.000'in üzerinde). Bu, en disiplinli, en büyük ve en erken kapanış yapan kulüplerin ağırlıkta olduğu bir örneklem anlamına geliyor. Tam veri seti açıklandığında, bu %65 oranı büyük olasılıkla %50-55 belki de daha altına gerileyecek gibi duruyor. UEFA raporunun kendisi de bu notu düşerek karşılaştırmanın "tamamen eşdeğer olmadığını" kabul ediyor.

Kârlılıkta pozitif olan kulüp sayısının toplam içindeki yüzdesine yıllar itibariyle  bakıldığında ise;

 - Pandemi sonrası toparlanma yavaş ve kırılgan: %40 → %41 → %45 → %53 → %65 (erken) şeklinde adım adım ilerliyor, ancak hâlâ 2017-2019 dönemindeki %60+ seviyelerin altında bulunuyor.

- %65'e ulaşmak "başarı" gibi sunulsa da, kulüplerin toplam vergi öncesi zararı hâlâ 1,1 milyar € civarında seyrediyor (önceki raporlardan). Yani kâr açıklayan kulüp oranı artsa da, zarar açıklayan kulüplerin zararı hâlâ çok büyük – kârlılık "çoğunluk" kazansa da toplam bilanço hâlâ kırmızı.

Konuya ilişkin yapısal eleştirimi yapacak olursam: Avrupa kulüp kârlılıklarındaki negatiften sıfır noktasına iyileşme büyük ölçüde maaş kontrolü (oyuncu ücretleri gelirin %47'sinde tutuluyor), pandemi sonrası tribün toparlanması ve UEFA gelirlerindeki artış sayesinde gerçekleşti. Ancak maaş dışı giderlerin 5,2 → 10 milyar euroya fırlaması ve gelir artışının büyük kısmının bu maliyetlere gitmesi, kârlılığın temel değil, geçici olduğunu gösteriyor. Bir sonraki ekonomik şokta (yayın krizi, resesyon, yeni pandemi) bu oran hızla tekrar %40'lara düşebilir.

Sonuç itibariyle; Avrupa futbolu "kâr açıklayan kulüp oranı %65'e çıktı" diye sevinirken aslında yapısal kırılganlığını maskeliyor. Erken raporlara dayalı iyimser bir görüntü var, ama tam tablo açıklandığında muhtemelen daha mutedil bir gerçekle karşılaşacağız: Sektör hâlâ "çoğunluk kârda" olmaktan ziyade "bir avuç dev kârda, geri kalan borç batağında" konumunda. Gerçek sürdürülebilirlik, oranlardan değil, toplam bilanço sağlığından ve gelir dağılımındaki adaletten geçiyor. Bu grafik, toparlanmayı kutlarken aynı anda "dikkat, hâlâ kırılganız" diye uyarısını da yapıyor.

Büyüme Riskleri de Beraberinde Getiriyor

Avrupa kulüp futbolu güçlü bir büyüme ivmesi yakalamış olsa da bu büyüme kendi içinde önemli riskleri de barındırıyor. Toplam gelirlerin 2025 yılında 30 milyar Euro’yu aşması beklenirken, artan maliyetler, ligler arasındaki finansal uçurum ve sürdürülebilirlik baskısı sektörün önündeki en kritik başlıklar olmaya devam ediyor. Gelecekte kulüpler yalnızca gelirlerini artırma becerileriyle değil, bu gelirleri sürdürülebilir bir finansal modele dönüştürme kapasiteleriyle değerlendirilecek.

Transfer faaliyetleri ve finansman maliyetleri hesaba katıldığında tablo daha karmaşık hale geliyor.

Sonuç

Bugün Avrupa futbolunda ortaya çıkan ekonomik yapı, giderek daha fazla merkez–çevre ekonomisi eşitsizliklerini ve çelişkilerini içinde taşıyan bir yapıya dönüşmüş görünüyor. İngiltere, İspanya, Almanya, İtalya ve Fransa gibi merkez ligler yayın gelirleri, ticari anlaşmalar ve UEFA organizasyonlarından elde ettikleri pay sayesinde finansal güçlerini hızla artırıp hegemonik üstünlüklerini daha da pekiştirirken; çevre ligler çoğu zaman oyuncu yetiştirip ihraç eden, bir tedarikçi ekonomiye dönüşmüş durumdalar. Merkez ligler kendi lehlerine olan dengesiz ve haksız rekabetten yararlanarak servet birikimlerini artırırken, çevre ligler ise yoksulluk ve finansal sorunlarla boğuşmak zorunda kalıyorlar. Bu durum yalnızca sportif rekabeti değil, aynı zamanda finansal sürdürülebilirliği de tehdit ediyor. Zira gelirleri sınırlı olan kulüpler rekabetçi kalabilmek için ya borçlanmaya yöneliyor ya da oyuncu satışına aşırı bağımlı hale geliyor. Bu da Avrupa futbolunda giderek artan bir haksız rekabet ve ekonomik kırılganlık yaratıyor.

Bu tabloyu daha da karmaşık hale getiren unsur ise futbolun giderek artan finansallaşması. Çoklu kulüp sahipliği modelleri, yatırım fonları ve sermaye girişleri futbolu küresel bir yatırım varlığına dönüştürürken, UEFA’nın kendi organizasyonlarında yaptığı sürekli format değişiklikleri – özellikle gelir dağılımını büyük kulüpler lehine genişleten düzenlemeler – bu eğilimi güçlendiriyor. UEFA bir yandan Avrupa Süper Ligi girişimine karşı “futbolun bütünlüğünü ve adil rekabeti koruma” söylemi geliştirirken, diğer yandan Şampiyonlar Ligi gelir dağılımı ve katsayı sistemi gibi mekanizmalarla büyük kulüplerin finansal üstünlüğünü pekiştiriyor. Bu yaklaşım, özellikle çevre ligler açısından “fair” yani adil bir rekabet düzeni yaratmaktan oldukça uzak görünüyor. Eğer mevcut finansal modelde köklü değişim ve dönüşümler sağlanamaz ise, Avrupa futbolunun önümüzdeki yıllarda karşı karşıya kalacağı en büyük risk; sportif rekabetin giderek daralması, kulüplerin finansal kırılganlığının artması ve futbolun giderek daha kapalı bir ekonomik elitler kulübüne dönüşmesi olacaktır. Bunun için çevre liglerin kendi aralarında bu yapıya karşı ortak bir örgütlenme temelinde güçbirliğine gitmeleri kaçınılmaz bir zorunluluk olarak önlerinde duruyor.

Kaynaklar: 

(1) https://www.uefa.com/news-media/news/02a2-200452a66064-0cfd3f86b94f-1000

 (2)  https://footballbenchmark.com/ca/e/blog/28466/551271

 

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  108  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 381 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 57527531

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1