Sahadaki Zihniyet: Kurumsal Güven, Belirsizlik ve “Kurtarıcı Arayışı”
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Prof. Dr. Fuat Tanhan Sahadaki Zihniyet: Kurumsal Güven, Belirsizlik ve “Kurtarıcı Arayışı”

Sahadaki Zihniyet: Kurumsal Güven, Belirsizlik ve “Kurtarıcı Arayışı”

1FT 18.02.26

Prof.Dr.Fuat Tanhan- 8 Şubat 2026 Bir toplumun nasıl işlediğini siyasal kültürü, kurumlara duyduğu güven, otoriteyle kurduğu ilişki ve kolektif psikolojisi belirler.

Bu yapı yalnızca siyaseti değil, ekonomiyi, eğitimi ve gündelik yaşamı da biçimlendirir. Spor da bu bütünün içindedir. Futbol ise en görünür alandır. Çünkü futbol kulüpleri sadece spor organizasyonları değildir. Aynı zamanda ekonomik, politik, kültürel, eğitsel ve psikolojik organizasyonlardır. Karar alma biçimlerini, otorite anlayışını ve başarı tanımını küçük ölçekte yeniden üretir. Bu nedenle bir kulübün yönetim tarzı, ülkenin yönetim tarzıyla büyük ölçüde paraleldir. Sahada görülen şey çoğu zaman futbol değil, yönetim zihniyetidir.

 

Bu bağı anlamanın anahtarı kurumsal güvendir. Güven arttıkça insanlar kurallara ve süreçlere dayanır. Güven azaldıkça belirsizlik büyür. Belirsizlik arttığında çözüm kurallarda değil kişilerde aranır. Futbolda bu çok açıktır. Yönetim ilkelere mi dayanır, yoksa tek bir kişinin kararları mı belirleyicidir? Yönetim kurulu denetim yapar mı, yoksa sadece onaylar mı? Transferler planlamaya mı dayanır, yoksa “büyük isim” hamlelerine mi? Bu soruların yanıtı, toplumun da kurallara mı yoksa kurtarıcı beklentisine mi yaslandığını gösterir.

 

Başarı ise yalnızca bireysel yetenekle açıklanamaz. Performans, oyuncu ile sistem arasındaki ilişkinin ürünüdür. Bu yüzden bir futbolcu bir takımda çok iyi oynarken başka bir takımda zorlanabilir. Sorun çoğu zaman oyuncuda değildir. Sorun oyuncudan beklenen rol ve yetenek ile sistem arasındaki uyumsuzluktur. Uyum sağlandığında aynı oyuncu yeniden değer üretir. Bu bakış, başarıyı kişilerden çok ilişkiler ağına, yönetim tarzına bağlar.

 

Kurumsallığın zayıf olduğu ortamlarda belirsizlik daha yoğun yaşanır. Belirsizlik kaygı üretir. Kaygı hızlı çözümlere yöneltir. Bu noktada bilindik yollar denenir. Tanınan ve ünlü isimler güvenli seçenekler gibi görünür. Bu refleks futbola özgü değildir. Siyasetten, ekonomiye, eğitimden, tarıma her alanda bu durumu örnekleyecek veriler bulunur. Belirsizlikten kurtaracak, başarıyı getirecek her çaba samimiyetle, büyük bir motivasyonla atılır. Ancak alınan kararların sonuçları beklenmez. Beklemeye tahammül yoktur. Akşamdan sabaha her şeyin düzelmesi, belirsizliklerin ortadan kalkması ve başarının gelmesi beklenir. Uzun vadeli planlama geri planda kalır. Futbolda teknik direktörlerin sık değişmesi ve transferlerin acil müdahale gibi yapılması aynı zihniyetin ürünüdür.

 

Sahadaki rekabet, kendini futbolun girdiği her alanda kendini hissettirir. Telaşı artırır, belirsizliği büyütür, panik algısını yükseltir. Daha sabırsız yapar, hızlı karar almaya, çabucak istendik sonuçlar alabilceğini düşündüğü kararlara yöneltir. Bu da güçlü isimlerdir. Rekabet bu döngüyü sertleştirir. Üst üste başarısızlıklar veya rakibin başarıları tehdit gibi algılanabilir. Tehdit panik üretir. Panik rasyonel düşünmeyi zayıflatır. “Hemen başarı” beklentisi yükselir. Yönetim sabrı düşer. Bu noktada ses getirecek transferler ve umut verecek isimler öne çıkar. Kararlar planın parçası olmaktan çıkar. Duyguyu yönetme aracına dönüşür. Sonuçlar görülmeden yeni kararlar gelir. Öğrenme oluşmaz. Aynı çözümler tekrar edilir. Döngü sürer. Son yıllarda Galatasaray’ın rakiplerine kıyasla yakaladığı sportif istikrar ve şampiyonluk serisi, özellikle en yakın rakibi Fenerbahçe’de tehdit algısını yükseltmiş, bu da daha hızlı teknik direktör değişimleri, daha ses getiren transfer hamleleri ve kısa vadeli başarı baskısını artıran kararların öne çıkmasına yol açmıştır. Bu durum, rekabetin yalnız saha içinde değil, yönetim zihniyetinde de hızlandırıcı bir baskı yarattığını gösterir.

 

Bu eğilimi besleyen önemli unsur kolektif hafızadır. İnsan zihni bilgiyi olduğu gibi kaydetmez. Seçer ve anlamlandırır. Başka bir ifadeyle bilgi, gerçeğin kendisi değil, zihinsel temsillerdir. Hafıza ise bu bilgi parçacıkları arasındaki bağlantılardır. Bu bağlantılar, toplumu oluşturan bireylerde ne kadar tekar edilirse, toplumun sorunları çözme konusundaki eğilimi de belirlenmiş olur. Toplumlar da geçmiş deneyimlerden bir hafıza üretir. Bu hafıza güvenin kuruma mı yoksa kişilere mi yöneleceğini belirler. Kurumsallık zayıfsa istikrar güçlü kişiler üzerinden düşünülür. Kulüplerde başkan merkezli yapı bunun yansımasıdır.

 

Kurumsal güven yüksekse sistem aklı baskındır. Kararlar isimlere göre değil rollere göre verilir. Güven düşükse kişi aklı öne çıkar. Belirsizlik arttıkça kurtarıcı arayışı güçlenir. Transferler role göre değil etikete göre yapılır. Bu kısa süreli rahatlama sağlar. Ancak beklenti karşılanmazsa aynı kişi hızla hedef olur. Başarı putlaştırılır. Başarısızlıkta kişi değersizleştirilir. Yüceltme ile linç arasındaki mesafe çok kısadır. Bu durum, belirsizlik altında kesinlik arama ve tehdit dönemlerinde güçlü otoriteye yönelme gibi psikolojik eğilimlerle uyumludur.

Krizler döngüyü hızlandırır. Bahis iddiaları gibi olaylar kuruma güveni aşındırır. Çözüm yine kurallarda değil kişilerde aranır. Taraftar psikolojisi bu sürecin duygusal motorudur. Takım güçlü ebeveyn imgesi gibi algılanır. Başarısızlık bu imgeyi sarsar. Belirsizlik artar. İnsanlar hızlı ve tanıdık çözümlere yönelir. Bu tabloyu açıklayan önemli kavram Max Weber’in “karizmatik otorite” anlayışıdır. Karizma kriz dönemlerinde umut üretir. Ancak kurumsallaşmazsa kalıcı olmaz. Sürekli başarı kanıtı ister. Beklenti kırıldığında çöker ve yeni bir kişi arayışı başlar. Eski ve bilinen isimler tekrar göreve getirilir. Ancak bu tercihler genelde uzun süreli istikrar sağlamaz.

 

Kişi merkezli özdeşleşme semboller üretir. Heykeller bunun göstergesidir. Örneğin Fenerbahçe’nin Alex de Souza’nın heykelini dikmesi, kulüp kimliğinin kişi ile kurduğu duygusal bağın somutlaştırılmasıdır; buna karşılık Real Madrid’in Cristiano Ronaldo ya da Barcelona’nın Lionel Messi için benzer kalıcı heykel pratiklerine yönelmemesi, bu kulüplerde kimliğin daha çok kurum sürekliliği üzerinden kurulmasına işaret eder. Buna karşılık kurumsal kimliği güçlü yapılarda bağlılık kuruma yöneliktir. Oyuncular katkı sundukça kalır. Katkı azaldığında ilişki doğal biçimde biter.

 

Futbol kulübünün yönetimi ile ülkenin yönetim biçimi arasında güçlü bir benzerlik vardır. Kurumsal güven yüksekse sistem aklı öne çıkar. Düşükse kişi aklı baskınlaşır. Kalıcı başarı kişilerden değil, kurumlardan doğar. Futbol sahası, toplumun kendini yönetme biçiminin aynasıdır.

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  44  Defa Okunmuştur
 

futbolekonomihakkimizdabanner2

esitsizliktanitim

aksartbmmraporbanner

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 1099 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 56591061

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1