top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Post Mortem

Hamza Hamzaoğlu görevinden alınalı 10 günü geçti. TFF’da beraber çalıştığım Hamza Hoca’nın ardından bir şeyler yazmak ihtiyacı duydum.

Yıllar öncesinden tanıdığım Hamza Hoca şu anda Türkiye’de görev yapan diğer Teknik Direktörlerden farklı bir karakter ve kişilik. Onu tekil yapan özellik kendisi ile çok barışık olması. Diğer teknik direktörlerin aksine çok mütevazı davranıyor ve çok içten konuşuyor. Fakat bu ülkedeki futbol kültüründe ve hatta dünyadaki futbol kültüründe bu özellikler bir artı değil ne yazık ki eksi değer olarak onun karşısına çıkıyor. Egosu gereğinden şişik insanlar arasında bu özellikleri ile ne yazık ki “dayak” yiyor. Bu kavgada uzun vadede kim kazanır ondan bile emin değilim.

 

Fakat sonuçta bu garip “kavgada” Galatasaray tarihinin tek 3 kupalı teknik adamı olarak tarihe geçecek. (1992-92 sezonunda iki kupayı Feldkamp kazanmasına karşılık aynı sezonun Cumhurbaşkanlığı kupasını Holman kazandırtmıştı.) Tabii 1999- 2000 sezonunun UEFA kupalı 3 kupasını ve Fatih Hocayı bambaşka bir kategoride telakki etmek gerekir.

 

Bundan sonra yazacaklarım seyrettiğim maçları ve basında çıkan haberlerin yarattığı algılara dayalı. Yoksa Hamza Hoca ile ne tek kelime konuşmuşluğum var, ne de bir idmanını izlemişliğim. Dolayısı ile hata yapma olasılığım var. Ama bir büyüğü olarak bazı konularda bu algıma dayanan bazı önerilerde bulunacağım.

 

Öncelikle mutlaka kendini geliştirmesi gerekiyor. Bu söylem tüm insanlar için geçerli ama onun özelinde bazı önerilerim olacak. Bir defa mutlaka iyi derecede İngilizce hatta İspanyolca öğrenmesi gerekiyor. Özellikle çok sayıda yabancı futbolcunun olduğu takımlarda yabancı oyuncular ile ya kendi dilleri ya da evrensel dillerden biri ile ilişki kurmak çok önemli. Ayrıca bilgi çağında internet üzerinden ulaşacağı futbol ile ilgili kaynakların nerede ise hepsi İngilizce veya İspanyolca.

 

Yine ekibine bir yabancı teknik adam alması onu daha evrensel yapar ve daha güçlendirir. Ekibini mutlaka teknik adam dışı uzmanlar – spor psikologları, beslenme uzmanları, “athletic trainer” lar, analiz uzmanları – ile güçlendirmesi gerekiyor. Yine futbolun bilimsel yönüne ve maç analizlerine daha önem vermesini öneririm.

 

Futbolcuya dayalı sistemin kurbanı olmuştur Hamza Hoca. Bir yöneticinin çalışanlarını koruması çok doğru bir yaklaşımdır. Bu özelliğini sık sık zaten ortaya koymuştur. Ama unutmamalı ki, bir yöneticinin bir diğer önemli sorumluluğu da çalışanlarına takım için gerekli olan istemedikleri veya sevmedikleri bazı şeyleri yaptırtmasıdır. Belki bunları yaptırırken oyuncularına antipatik olabilir ama onu görevi takımı başarıya götürmektir. Egosu çok yüksek oyuncuları yönetmek zordur ve de “şöhret yönetimi” yöntemlerini kullanmayı gerektirir. Egosu yüksek oyuncuların istediklerini yaparsın ama sonra karşına bir Sneijder çıkar. Zor olan oyunculara antipatik gelen ama gerekli şeyleri onları bu döngünün içine alarak gerçekleştirmektir.

 

Esas bilgi alanları Turizm ve Bilişim olan 2 yönetici hem de yanlarında hiçbir spor yöneticisi ve bir kurumsal yapı olmadan Hamza Hoca hakkında kulübe sportif ve maddi alanda zarar verebilecek bir karar vermişlerdir. Tarih bu başarısızlığa mahkûm yönetimi çok çabuk unutacaktır, ama 3 kupalı Hamza Hocayı asla.

 

 
 
 

Yorumlar


bottom of page