top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Futbolumuzda Bazı Garip Şeyler

Son aylarda Türk futbolunda çok garip şeyler oluyor. Herkesin eleştirdiği, yerden yere vurduğu Federasyon Başkanı tek aday olarak seçime giriyor ve yeniden Başkan seçiliyor.

 

Öte yandan Milli takımımız FIFA sıralamasında 48. sırada, Kongo’nun Arnavutluk’un altında. 2018 Dünya Kupası kurasında 4. torbada. UEFA kulüpler sıralamasında en üst sıradaki takımımız (Galatasaray) 28. sırada, üstünde 10 ülkeden takım var. Ama futbol ekonomisi büyüklüğü sıralamasında Avrupa 6.sıyız.

 

Türk futbolunun iftiharı Arda Turan Barcelona’ya transfer oluyor; bir başka övünç kaynağımız Cüneyt Çakır Şampiyonlar Ligi finalini yönetiyor. Ama UEFA’nın hakem yönetiminde yıllardır – hatta UEFA UEFA olalı beri – hakem kökenli bir Türk yok. İlk 2 kategoride bir tane bile Türk gözlemci yok. Yıllar sonra altyapımızdan yetişmiş iki Türk (Atınç ve Enes) Avrupa’nın iki önemli ligine transfer oluyor. Atınç’ı yetiştiren BJK altyapısı gecekondu diye bile tanımlayamayacağımız tesislerde çalışıyor. Atınç’ın transferinden elde edilen 5 Milyon Avro’nun hiç olmazsa bir milyonunu Fulya’daki tesislere harcayıp en azından o tesisi çağdaşlaştırmak kimsenin aklına gelmiyor. Yöneticiler ne zaman biteceği belli olmayan Vodafone Arena ile taraftarı avutmak peşinde. Galatasaray’da şu satırlar yazıldığında altyapıdan kimin sorumlu olacağı belli değil; seçilmemiş bir akraba kulübü yönetiyor. CIES’in araştırmasına göre Avrupa’nın üst 31 liginde oynayan futbolcuları yetiştiren ilk 100 Avrupa kulübü içinde bir tek Türk kulübü yok.

 

İktidar 29 yeni stadyum yaptırmakla övünüyor ama profesyonel ligde takımı olmayan Afyon’a yaptığı 15,000 kişilik stadyumda yapılan son uluslararası turnuvada seyirci sayısı birkaç bini aşmıyor. Bu stadyum hangi maçta nasıl dolacak? Ona mukabil alt yapı için olmazsa olmaz basit, sağlıklı zeminli sahalar yapmakla ne merkezi hükümet ne de belediyeler ilgilenmiyor. Varsa yoksa tribünlü seyir stadyumları. Stadyumlar bomboş. Süper ligin seyirci sayısı 9,000 altına düşmüş durumda, Almanya 2. Bundesliga’dan daha az. Profesyonel futbola yeni giren MLS’de bile ortalama 20,000’in üstünde. Geçen yaz Manchester United Real Madrid maçını Ann Arbor Michigan’da 100,000 kişi izledi. Ülkemizde 2011’de yapılan U20 Dünya Kupasında ortalama 5500 seyirci ile en az seyirci rekoru kırdık. Ama Fenerbahçe bu sezon kombine satışlarında tavan yaptığını 35,000 üstünde kombine sattığını söylüyor, ama aynı Fenerbahçe’nin hazırlık maçlarını bomboş tribünlere oynuyor. Müthiş transferler yapan Fenerbahçe, KAP’a yeni stadyum ve forma sponsoru bulduğunu bildiriyor. Yani bazı kurumlar, bazılarına göre dibe vuran Türk futboluna hala yatırım yapıyor.

 

Kulüpler Birliği LİG A.Ş.’yi kuracağını söylüyor, ama bu konuyla ilgili yasal düzenlemelerde bir gelişme yok. Kulüpler yasası hala bir noktaya gelmedi.

 

Ben bu birbiriyle çelişen garip şeylerin olduğu futbol ortamından bir neden – sonuç ilişkisi çıkaramıyorum. Ya siz?

 
 
 

Yorumlar


bottom of page