Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
6 Mayıs 2021- UEFA Şampiyonlar Ligi 2020-21finalistleri belli oldu. 29 Mayıs 2021 Cumartesi günü Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapılacak finalde İngiliz ekipleri Manchester City ve Chelsea karşı karşıya gelecekler.  21 Nisan 2021 - Avrupa futbolunda on iki büyük kulüp UEFA’ya karşı isyan bayrağını açtılar. UEFA'ya resti çeken oniki büyük kulüp Avrupa Süper Ligi için düğmeye bastı. 15 Nisan 2021- Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'un 9 aylık mali tabloları yayınlandı. Buna göre kulüplerin gelirleri 1.6 Milyar TL olarak gerçekleşirken, birikimli zararları 5 Milyar TL'nı, borçları da 12 Milyar TL'nı ... Futbolekonomi-20 Mart 2021 Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor borçlarının yapılandırılması konusunda Türkiye Bankalar Birliği ile yeniden anlaştı. Yeni anlaşmaya göre; 5+2 yıl olan eski anlaşma 7+2 yıl olarak güncell... Futbolekonomi 16 Şubat 2021- Two-Zero Girişim Fonu Göztepe Spor Kulübü A.Ş' ile imzaladığı anlaşma gereğince kulübe belirli bir oranda yatırım yapacak. 29 Ocak 2021 Deloitte tarafından 24.kez yayınlanan Futbol Para Ligi raporuna göre, Avrupalı 20 zengin kulübün gelirleri pandemi nedeniyle bir önceki yıla kıyasla  1.1 Milyar Euro gerileyerek, 8.2 Milyar Euro ola... 28 Ocak 2021- Deloitte'un son raporuna göre Avrupa futbolu pandemi nedeniyle 2 Milyar Euro zarara uğradı. 6 Ocak 2021- Süper Lig takımlarına toplam 3.069.480.267 TL takım harcama limiti tanımlandı. Kulüpler bu tutarı % 15 fazlasıyla 3.529.902.307 TL'na kadar yükseltebilecekler. 1 Ocak 2020 Futbolekonomi olarak yeni yılınızı kutlar, sağlık ve mutluluklar dileriz. 24 Aralık 2020- Türk futbolunun efsane futbol insanı Özkan Sümer 22 Aralık 2020 tarihinde bir süredir kanser tedavisi gördüğü KTÜ Farabi Hastanesi'nde 80 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Tuğrul AKŞAR Futbol İrrasyonel Bir Oyundur ya da Hiç Birimiz Rasyonel Değiliz!

Futbol İrrasyonel Bir Oyundur ya da Hiç Birimiz Rasyonel Değiliz!

 FutolEkonomi

Tuğrul AKŞAR- 22 Ekim 2017 Anımsanacağı üzere bu yıl Nobel Ekonomi ödülünü, insanın ekonomide ve gündelik yaşamında verdiği kararlarda, çok da rasyonel davranmadığını, çalışmalarıyla ortaya koyan Richard Thaler aldı.

 

Nobel ödülünün son 15 yılda Daniel Kahneman’ın ardından, ikinci kez sosyal psikoloji ile ekonominin bileşiminden oluşan bir alana, yani ‘davranış iktisadı’na gitmesi, klasik iktisata karşı, davranışsal iktisadın bir zaferi olarak da yorumlanabilir.

 

Üniversitede Mikro İktisat Teorisi ismiyle bizlere öğretilen klasik iktisat teorisi, bireyin karar verirken rasyonel davrandığını, bu doğrultuda kararlar alıp tercihlerde bulunduğunu anlatırdı. Oysa, son ekonomi nobelini kazanan Richard Thaler’in çalışmaları, tercihlerimizin hemen hemen çoğunun rasyonel değil, irrasyonel bir şekilde, yani akıldışı seçim ve davranışlardan oluştuğunu bize gösteriyor.

 

Tüketici Taraftar Davranışları ve Futbol Ekonomisine Katkı

2000’den beri futbolun başta ekonomisi, yönetimi, sosyolojisi, mali kısmına ve sorunlarına ilişkin araştırıyor, yazıyor, kitap yayınlıyoruz. Bu konularda Doç.Dr.Kutlu Merih ile birlikte çıktığımız yolculuk ne yazık ki, çok saygıdeğer hocamı bu sene kaybedince yalnız devam etmek zorunda kaldı. Kutlu hoca ile bu konuda ortak çalışmalarımız, araştırmalarımız ve yayınlarımız bizi çok farklı mecralara götürdü. Futbolun ekonomisi ve endüstrisinin akademik boyutuna çok önemli katkılar yaptığımızı düşünüyorum. İlk defa “Endüstriyel Futbol” kavramını kullanıp bu isimle kitap yayımladık. İlk defa literatürde “tüketici taraftar ve müşteri taraftar” tanımlamalarını yapıp taraftarın klasik tüketici ve müşteriden farklı özellikler gösterdiğini saptadık. Yine, ilk defa orijinal bir kavramı, “Bağlılık Körlüğü”nü futbol ekonomisi yazınına armağan ettik. Bugün Richard Thaler’in Nobel ödülü aldığı çalışmalarının temelini oluşturan, tüketicinin/insanın klasik iktisattan davranışsal olarak farklılıklar gösterdiği, rasyonel davranmadığına ilişkin saptamalarını biz de 2005 yılında yayınladığımız Endüstriyel Futbol isimli kitabımızda tespit etmiş, konuyu detayıyla ele almış ve daha sonra 2006’da yayınladığımız Futbol Ekonomisi isimli kitabımızda teorik olarak derinleştirmiş, formüle etmiş, pekiştirmiştik.

 

Futbolun özgünlükleri olan bir sektör olduğunu, klasik iktisattaki kuralların hem arz, hem de talep tarafında bu ekonomide çalışmadığını, fiyat oluşumunda asimetrik bir yapı bulunduğunu, klasik iktisattaki gibi satılan mal veya hizmetin fiyatının çok da rasyonelce belirlenemediğini, klasik iktisat teorisindeki rekabetçi piyasaların bu ekonomide çalışmadığını, bu ekonomide dayanışmacı bir lig ekonomisinin bulunduğunu, rakiplerin birbirlerini yok edemediğini; arz ve talep tarafında fiyat esnekliklerinin klasik iktisattaki gibi çalışmadığını, bu nedenle futbol ekonomisinin inelastik bir özelliğe sahip olduğunu; ve en önemlisi de talep tarafında tüketici taraftarın tercih ve kararlarında rasyonel davranışlar sergilemediğini, bu nedenle futbol ekonomisinin irrasyonel olduğunu teorik olarak ortaya koymuştuk.

 

Kısacası, asimetrik, inelastik ve irrasyonel dinamik ve özelliklere sahip futbol ekonomisinde, talepte bulunan da (taraftar tüketici), arz da bulunan da (kulüpler) rasyonel tavır ve davranış sergilemiyor.

 

Rasyonel Olmayan Yeni Bir Ekonomi

Rasyonel olmayan davranışlar bütününden oluşan futbol ekonomisinde, en önemli aktör ve faktör olan tüketici taraftarın rasyonel olmayan tavır ve davranışlarıyla aldığı irrasyonel kararlarıyla tercihlerde bulunduğunu ve bu temelde futbol ekonomisinin hayat bulduğunu ve tüm bunların da futbol ekonomisini başka bir karaktere büründürdüğünü, bu nedenle bu ekonominin klasik iktisat kurallarından farklı dinamik ve kurallara sahip olduğunu belirtmiş ve bu ekonomiye “Yeni Ekonomi” ya da “Yeni Futbol Ekonomisi” ismini vermiştik.

 

Richard Thaler ekonomi Nobeli alınca, ben de bu konuyu tekrar gündeme taşımak istedim.

 

2005’te yazdığım “Endüstriyel Futbol” kitabımda bu konuya detaylı dikkat çekmiştik. 2006’da rahmetli ve çok değerli hocam Doç.Dr.Kutlu Merih ile kaleme aldığımız “Futbol Ekonomisi” isimli kitabımızda ve 2010’da basılan “Futbolun Ekonomi Politiği” isimli kitabımda da, taraftarın rasyonel olmayan tutum ve davranışlarının, futbolu ve doğal olarak onun ekonomisini rasyonellikten uzaklaştırdığını, taraftarın klasik iktisatta olduğu gibi akılcı yaklaşımlar sergilemediğini, çoğu zaman yanlış tercihlerde bulunduğunu, futbol ekonomisinin klasik iktisat kurallarından çok önemli farklılıklara sahip olduğunu teorik olarak ortaya koymuştuk. Kutlu Merih ile birlikte yaklaşık 12 yıl önce ortaya koyduğumuz ve teorisini oluşturduğumuz irrasyonel futbol ekonomisinden kısaca, kitaplarımızdan bazı pasajlarla sizlerle paylaşmak isterim.

 

Taraftar Tüketici’nin “Bağlılık Körlüğü”

“Futbolun ekonomik bir iş kolu haline gelmesine karşın, ….diğer sektörlerin aksine, yeni futbol ekonomisinde “tüketici davranışlarında rasyonellik” bulunmamaktadır…taraftar tüketici sadakatle bağlı olduğu kulübünün arz ettiği mal ve hizmetlere talebini yönlendirirken, fiyat ile kalite ögeleri arasında bir karşılaştırmayı çok da yapmaz. Burada tüketici taraftarı bu davranış kalıbı içine iten temel faktör: Kulüp taraftarlığı temelinde yükselen, “Bağlılık Körlüğü”dür. Bu ifadeyi belki orijinal bulabilirsiniz ama başka açıklaması da bulunmamaktadır. Çünkü, bir mal ve/veya bir hizmeti kalitesinden/ederinden fazlaya almaya yönelik tüketici davranışını, başka bir sektörde görmek mümkün değildir. Bu tamamen, kulübe olan “sadakatin” yarattığı, “bağlılık körlüğü”dür. Hatta, bazı zamanlarda, kulüplerin içinde bulundukları sıkıntıların aşılması konusunda “taraftar tüketici”, bu “bağlılık körlüğü”nün etkisiyle, takımına ekonomik katkı sağlamayı bile temel davranış kalıbı olarak seçebilir.[1]

Futbol Taraftarı Rasyonel Bir Hizmet Tüketicisi Değildir!

“Talebin rasyonelliğini açıklayan serbest pazar ekonomisi modelleri, talep edenlerin rasyonel davrandıklarını varsayar. Gerçek yaşamda bu her zaman geçerli bir yaklaşım değildir. Konut, giyim ve otomotiv gibi sektörlerde tüketimin statü etkisi nedeniyle daha pahalı olan daha fazla talep görebilir…Futbolda ise durum oldukça ilginçtir. Taraftarlar, kötü performans gösterseler de takımlarından vaz geçmezler ve kötü performans finansal sorunlar getirdiğinde harcamalarını artırarak takımlarına destek olurlar. Futbol taraftarı rasyonel bir hizmet tüketicisi değildir. [2]

(Klasik iktisatta) “Alıcılar pazara sunulan ürün ve hizmetlerde verilen kalite için fiyat ve verilen fiyat için kalite farklılıklarını algılayıp buna uygun  rasyonel davranış şekilleri gösterirler. Kendi beklentilerine uyan marka ve ürünlere geçiş yapabilirler. Bunun kökeninde alıcıların fiyat-kalite ilişkisinde rasyonel davrandığı varsayımı bulunur. Gerçekte alıcıların sosyal statüsünü yansıtan birçok üründe fiyat-kalite dengesi gözetilmeyebilir. Futbolda takımların performansı (kalitesi) düşse bile, taraftarın sadakati azalmamaktadır.” [3]

 

Taraftarlar Geleneksel Tipte Müşteri Değildir

 “…diğer sektörlerde sunulan ürün veya hizmetler şayet fiyat ve kalite bakımından yeterli değilse, müşteriler kolaylıkla başka firmalara veya sektörlere geçebilir. Futbol sektöründe ise taraftar müşteriler kulübe ve sektöre olan sadakatlerinden kolaylıkla vazgeçmemektedirler… performansı düşük kulüplerin taraftarları ürünlerini satın almaya ve maçlarına gelmeye devam edeceklerdir. Taraftarlar sektörün ve sunulan hizmetin doğası gereği performansı  canlı olarak yaşamaları gerektiği halde, şifreli naklen yayınlar için dahi ödeme yapmaya razı olmaktadırlar.” [4]

Futbol Ekonomisi Klasik İktisat’tan Farklıdır

“Futbol ekonomisinin klasik iktisat kurallarından bir farklı özelliği de, tüketicinin rasyonelliği ilkesinin bu sektörde çalışmamasıdır. Klasik iktisatta tüketici kendi optimal dengesine ulaşabilmek için sınırlı olan gelirini, kendisine maksimum fayda sağlayacak şekilde rasyonelce harcar. Oysa, futbol ekonomisinde tüketicinin uzun bir süreç sonunda oluşan sadakati bu sektörde tüketici için bir “bağlılık körlüğü” oluşturur ve taraftar tüketici, bu sadakat temelinde desteklediği takımına para harcamaya devam eder. Bunu yaparken de, kendi faydasının yanısıra desteklediği takımını da faydasına olacak şekilde yıllık harcanabilir gelirinin önemli bir kısmını desteklediği takımına harcamaya devam eder. Oysa, klasik iktisat tüketiciye rasyonelliği öğütler ve doğal olarak da tüketicinin de böyle davranacağını düşünür…normal yaşamda bir malın fiyatı yükseldiğinde, otomatikman o mala olan talep düşer ve talep, aynı faydayı sağlayan bir başka mala veya hizmete yönelir. Buna ‘talebin fiyat esnekliği’ diyoruz. Oysa, futbolda bu kural da çalışmamaktadır. Desteklediği takım sezon sonunda kupa kazanamasa, şampiyon olamasa, hatta ligden düşse bile tüketici taraftar desteklediği takımın maçları için bilet alır, logolu ürününe önemli para harcar, fayda sağlamak amacıyla başka bir kulübün taraftarlığına yönelmez. Bu süreçte desteklediği takımın logolu ürünlerine ve kombine biletlerine zam da gelmiş olabilir.” [5] 

“Sonuçta, futbol ekonomisi asimetrik, inelastik ve irrasyonel bir yapıya sahiptir. Her ne kadar bir endüstri haline gelmiş olsa da, diğer endüstrilerden çok daha farklı, kendine özgü farklılıkları bünyesinde taşıyan bir iş koludur. Bu endüstri taraftar bağlılığı temelinde yükselir ve hayat bulur.”[6]

 

Hiç Birimiz Rasyonel Değiliz!

Yukarıdaki anlattıklarımız ve ortaya koyduklarımız bize gösteriyor ki, futbol taraftarı, günümüzde her ne kadar tüketici taraftara evrilse de, taraftarı olduğu takımını desteklerken tercihleri ve kararlarında rasyonel değil. Sadece desteklediği takımına sadakatle bağlanıp genellikle aklını dışarıda, taraftarlığını gönlünde tutarak, takımını destekliyor, maçlarına gidiyor, logolu ürünlerini tüketiyor, yıllık kombine kartına önemli bütçeler ayırıyor ve takımını sportif performans olmasa da, her koşulda desteklemeye devam ediyor.

 

 

Takımımızı desteklerken akılcı kararlar alamadığımız gibi, klasik iktisatta gösterilen fayda maliyet analizi yapmıyor, desteklenen takımın performansında taraftar bazında beklenen tatmin düzeyine ulaşılamayan zamanlarda bile, başka ürün/takım tercihine yönelmiyoruz. Aksine, tamamen irrasyonel bir şekilde bireysel tatmin sağlamaktan çok, takımına kolektif destekle, kulübe fayda sağlamaya çalışıyoruz. Rasyonellikten uzak bu davranışsal ekonomik yaklaşım, sonuç itibariyle insanoğlunun her zaman klasik iktisatta belirtilenin aksine rasyonel olamadığını bize gösteriyor. Taraftarlıkta da, tüketicilikte de sporsever/futbolsever aklıyla hareket edemiyor, sağlıklı/rasyonel karar veremiyor.



[1]Tuğrul Akşar, Endüstriyel Futbol, İstanbul 2005, Literatür yay., sh. 4

[2]Tuğrul Akşar- Kutlu Merih, Futbol Ekonomisi, İstanbul, 2006, Literatür Yay., Sh. 199.

[3]Futbol Ekonomisi, a.g.e., sh. 202-203

[4]Futbol Ekonomisi, a.g.e., sh. 211-212.

[5]Tuğrul Akşar, Futbolun Ekonomi Politiği, Literatür Yay., İstanbul 2010, sh. 3

[6]Futbolun Ekonomi Politiği, a.g.e., sh.4.

Bu İçerik  6263  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

Spor Endexi

28.04.2021

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

1.384,83

-0,52

 bjk BJKAS

7.25

-0,55

 fb FENER

30.34

1,07

 gs GSRAY

3,34

4,37

 trabzon TSPOR

1.92

2,14

   SPOR ENDEKSİ

963,20

1,04

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 27927657

SPOR TOTO SÜPER LİG 2020-21 SEZONU

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Beşiktaş

 32 22 4  6 70

33

37  70
2 Fenerbahçe

 33

 20  6  7 59 33  26   66
3 Galatasaray

 32

 19  5  8 62 31 31  62
4

Trabzonspor

 33  16  10  7 40

 31

9  58
5 Alanyaspor  33  15  7  11 52  36  16 

 52

6

Gaziantep

 32

13

11  8 47  37

10

 50
7

Hatayspor

 32

 14 

7  11 53  40 13  49
8

Karagümrük

 33 13 10  10 48

 39

 10  49
9

Sivasspor

 32  11

14

 7 44  38   6  47
10

Göztepe

 33  12 11  10 49  44   5  46
11 Antalyaspor  33

 9

15  9  32  41    -9  42
12 Konyaspor  32  10 10  12  39  40   -1

 40

13 Ankaragücü  32  10 6  16  39  51   -12  36
14 Rizespor  32  8 12  12  36  49   -13  36
15 Kasımpaşa

 33

 9 9  15  35  48

   -13

 36
16

Yeni Malatya

 32

 7 13  12  39  45   -6  34
17 Başakşehir  32  8 9  15  35  51  -16  33
18 Kayserispor  32  8 9  15  24  41 -17  33
19 Gençlerbirliği  32  8 7  17  30  55 -25  31
20 Erzurumspor  32  6 10  17  32  56 -24  28
21 Denizlispor  32  6 8  18  29  55 -26  26

 

            

 

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2021 Deluitte Raporu

 

 

 

 2021de-avrupada-ve-turkiyede-futbol-ekonomisi

Cocid-19 sürecinde 2021'e girerken Avrupa'da ve Türkiye'de Futbol Ekonomisi'nde yaşanılan değişim ve olumsuz gelişmeleri okumak için tıklayınız.

 


 

2021-Money-league-Raporu

 

 

 

Yirmidördüncü Deloitte Money League raporuna göre Barcelona'nın 715.1 Milyon Euro'luk geliriyle ilk sırada yer aldığı, tamamı merkez lig kulüplerinden oluşan ve bir önceki yıla göre gelirleri %12 azalan Para Ligi raporunu okumak için tıklayınız


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.