top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Futbolcunun Adı Yok!

1990’lı yılların başında tasarımcı Chris Kay tarafından tasarlanan futbolcu isimlerinin yazılı olduğu kişisel formalar, ilk kez İngiltere Premier Ligi’nde kullanılmaya başlandı.

 

Futbolcu isimlerinin formanın sırtına yazılması, televizyon yayınları sırasında futbolcuların geniş kitlelerce tanınırlığını sağladı. Bu durum, spor giyim üreticilerini hareketlendirdi, isimli ve logolu ürün satışlarını artırdı ve futbol endüstrisine ivme kazandırdı.

 

Endüstriyel ürünlerin tanıtıldığı ve pazarlandığı vitrin olarak stadyumlar düşünüldüğünde, tribünlerde futbolcu isimlerinin yazılı olduğu formalar daha çok giyilerek, taraftarları futbolcularla özdeşleştirdi. Takımların transfer hareketliliği de taraftarın satın aldığı formanın çabuk eskimesine neden olunca, değişen futbolcu isimleriyle birlikte yeniden tasarlanan son moda formaların alınması her yıl özendirildi.


Uluslararası organizasyonlarda isim yazılı formalar, 1992 yılında İsveç’te düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda ilk kez kullanıldı. Dünya Kupası’nda da, 1994 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen finallerde futbolcu isimleri formalarına yazıldı.

 

Türkiye Süper Ligi’nde ise (O zaman ki adıyla Türkiye Birinci Ligi), 2000–2001 sezonunda futbolcu isimleri sırtlarına yazıldı ve 2009–2010 futbol sezonuna kadar isimler formaların sırtında kaldı. Mahmut Özgener’in Federasyon Başkanı olduğu dönemde, “Sportif Ekipman ve Reklam Talimatı” değiştirilerek formaların sırt yeri sponsor (destekleyici) firmalara verildi. Türkiye Futbol Federasyonu’nun, 2009 yılında yürürlüğe giren Sportif Ekipman ve Reklam Talimatı’na göre, formaların ön yüz, sağ kol ve arka yüz üst kısımda futbolcu numaralarının üstüne reklam alındı. Futbolcu isimleri ise; Spor Toto Süper Lig, Bank Asya Birinci Lig ve Spor Toto İkinci Lig’de formanın arkasındaki numaranın alt kısmına yazıldı.



 

 

Avrupa liglerine baktığımızda; İspanya La Liga’da, İngiltere Premier Lig’de, İtalya Serie A’da, Almanya Bundesliga’da futbolcuların isimleri, formanın arkasındaki numaranın üst kısmında yer almaktadır. FIFA Dünya Kupası, Avrupa Futbol Şampiyonası, UEFA Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve birçok önemli futbol organizasyonunda, futbolcu isimleri formanın en görünür yeri olan sırtında yer almaktadır.

 

FIFA, UEFA ve Avrupa’nın en iyi liglerinde futbolcu isimleri, formalarının en görünür yeri olan sırtında yer alırken, neden Türkiye’de, televizyon yakın plan çekimlerinde ekrana bile gelmeyen belinde (!) yer almaktadır?

 

FIFA’nın Fair Play ilkelerinden biri saygıdır. Saygı, futbolun temel bir prensibidir. Futbola, rakiplere, takım arkadaşlarına, farklılığa, hakemlere, görevlilere, oyuncuların sağlığına ve taraftarlara karşı saygılı olunması gerektiği anlatılmaktadır. Peki, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından futbolculara karşı uygulanan bu ve bunun gibi yaptırımlarda saygı bu kuralın dışında mı düşünülmelidir? 

 

Saygı, bir kişiye, bir düşünüşe, bir eyleme, bir başarıya yüksek değer vermekten doğan özel bir duygudur. Değer ise, bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet olarak açıklanmaktadır.

 

Türkiye’de ne yazık ki futbola ve futbolcularımıza duyduğumuz saygı ve verdiğimiz değer, paradan sonra gelmektedir…

 

Oysaki futbolcular, futbolun en önemli ve temel öğesidir. UEFA’nın, futbolun geleceği için vurguladığı önemli ve değerli 11 altın öğütten, birincisi; “Önce Futbol”dur.

 

 

UEFA, Önce Futbol’da: Futbolun, bir ürün olmadan önce bir oyun, bir pazar olmadan önce bir spor, bir iş olmadan önce de bir gösteri olduğunun unutulmaması gerektiğini, önemle ve birinci sırada vurgulamaktadır.

 

Bu bağlamda; futbolu üreten, futbolun en önemli temel öğesi olan, o zevki bize yaşatan futbolcularımıza verdiğimiz değeri ve saygımızı göstermeliyiz.

 

Alın teri ile ıslattıkları formalarının en görünen yerlerine yani sırtlarına, UEFA’nın tüm organizasyonlarında ve diğer ülkelerde olduğu gibi, futbolcuların isimlerini yazmalıyız…

 

Onların verdiği değeri ve saygıyı, biz de futbolcularımıza göstermeliyiz.

 

İnsanı insan yapan değerlerimizi de kaybetmemeliyiz…

 

 
 
 

Yorumlar


bottom of page