top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Final, flamenco-tango, Franco-Videla


Arjantin'de Tango sadece figürlerden oluşan bir dans değil aynı zamanda empati, yüksek beden farkındalığı ve sözsüz iletişim üzerine kurulu yaşayan bir sosyal kültürdür.


Lider olan erkek ile takipçisi olan kadın arasında sözsüz bir uyum esastır. Eşlerin birbirlerinin alanına saygı duyması ve anı paylaşması gerekir. Dil, din, ırk veya yaş farkı gözetmeksizin, temel tango dilini bilen herkesin dünyanın her yerindeki bir milongada hiç tanımadığı biriyle dans edebilmesine olanak tanır.


Flamenko ise yalnızca bir müzik veya dans türü değil İspanya'nın Endülüs bölgesinde dışlanmış toplulukların, Romanlar-Çingeneler, Mağribiler ve yoksul köylülerin yüzyıllar süren acılarını, isyanlarını ve kimlik mücadelelerini anlatan derin bir sosyal direniş ve hayatta kalma dilidir. Flamenko, hakim sınıflar tarafından dışlanan toplulukların kendi hikâyelerini anlattıkları ve acılarını haykırdıkları bir sanattır. Şarkı sözleri genellikle yoksulluk, ölüm, ayrımcılık, hapis ve kavuşulamayan aşk gibi temaları işler. İşçi sınıfı için ekonomik ve sosyal eşitsizliklere karşı durmanın estetik bir yolunu temsil etmiştir.


General Francisco Franco'nun liderliğindeki milliyetçilerin İspanya İç Savaşı'nı kazanmasıyla 1939'da başlayıp 1975'teki ölümüne kadar süren 36 yıllık otoriter diktatörlük dönemidir. Rejim aşırı milliyetçilik, anti-komünizm ve geleneksel Katolik değerler üzerine kuruldu. Siyasi muhalifler hapsedilmiş, infaz edilmiş veya toplama kamplarında çalıştırıldı. İspanya'da General Franco rejimi ve iç savaş döneminde yaklaşık 500.000 insanın hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.


Arjantin cunta dönemi 1976 - 1983 yılları arasında Korgeneral Jorge Rafael Videla liderliğindeki askeri diktatörlük sürecidir. Siyasi istikrarsızlık ve şiddet olayları bahane edilerek başlatılan bu dönemde yaklaşık 30.000 solcu muhalif, sendikacı ve öğrenci kaybedilmiş ve sistematik işkenceler yapıldı. Cunta yönetimi muhalifleri ortadan kaldırmak için toplama kampları kurdu ve tutukluları yargısız infaz etti. Tarihte ölüm uçuşları olarak geçen yöntemle, kurbanlara anestezi verilerek okyanusa atıldı.


İspanya'nın Avrupa'da ve dünyada tanınan modern, güçlü ve organize bir devlet olduğunu göstermek için Real Madrid'in Şampiyonlar Ligi'ndeki etkisi siyasi bir PR aracı olarak kullanıldı. Takımın kazandığı başarılar rejim için bir gurur kaynağına dönüştürüldü. Ulusal Spor Delegasyonları, kulübün diplomatik misyonlardan bile daha fazla etki yarattığını açıkça dile getirmiştir. Alfredo Di Stéfano transferinde olduğu gibi, rejimin bürokratik ve idari mekanizmalarının doğrudan veya dolaylı müdahaleleriyle en iyi oyuncular Madrid'e kazandırıldı.


Katalonya (Barcelona) ve Bask Bölgesi (Athletic Bilbao) gibi rejim karşıtı bölgelerin milliyetçi duruşlarına karşı merkez Madrid'in gücünü futbol sahasında temsil eden bir sembol olarak kullandı.


General Videla liderliğindeki askeri cunta, 1978 Dünya Kupası'nı rejimlerini meşrulaştırmak ve muhalefeti bastırmak için dev bir propaganda aracı olarak kullandı. Turnuva süresince işkenceler ve hak ihlalleri gizlenirken, özellikle Arjantin'in finale çıkmak için Peru'yu 6-0 yenmesi gereken maçta ekonomik ve politik rüşvet iddiaları ve şike şüpheleri öne çıktı. Bu tartışmalı sürecin ardından Arjantin, finalde Hollanda'yı 3-1 yenerek şampiyon oldu ve cunta siyasi amaçlarına ulaştı. Ülkedeki Jorge Videla liderliğindeki cunta yönetimi turnuvayı büyük bir propaganda aracı olarak kullanmış, Johan Cruyff gibi dönemin yıldız isimleri bu siyasi baskıyı protesto ederek kupaya katılmadı.


Aynı Cruyff, 17 Şubat 1974'te Barcelona formasıyla Santiago Bernabéu'da Real Madrid'i tarihi bir skorla 5-0 mağlup etti. Bu galibiyet diktatör Francisco Franco'nun rejimine karşı Katalanlar için büyük bir siyasi ve sportif sembol haline geldi. Cruyff'un liderliğindeki Barcelona, Madrid deplasmanında rakibini ezip geçti. Cruyff bu maçta bir gol atıp bir de asist yaparak takımının 14 yıl sonra şampiyonluğa ulaşmasında başrol oynadı. Barcelona'yı Franco baskısına karşı bir milli takım olarak gören Katalanlar için bu galibiyet, diktatörlüğe atılan siyasi bir tokattı. Maç, yerel halk tarafından Franco rejimini yıkıp İspanya'ya demokrasiyi getiren maç olarak anıldı.

Arjantin-İspanya finali bir maçtan çok daha fazlası. Kaderleri ve kültürleri ortak iki takımın maçı olacak. Maçın teknik analizini yapmak kolay olabilir, onu maç sonuna bırakıp, içinde geçmişin derinliklerinden gelen acıların, hüzünlerin, mücadelenin, başarma arzusunun, devrimci kimliğin olduğu finale böyle bakalım.


Hikâyenin başlangıcı ile bitiş yeri La Masia'dır. Bu mekan ancak Messi'de ve İspanya takımındaki anlamı Cruyff ile anlatılabilir. 2010'dan sonra ilk defa final oynayan İspanya ile Messi'nin belki de son Dünya Kupası maçında yakaladığı anlamlı fırsatı sonuçlandırmak için Arjantin'in oynayacağı maçta, maçları domine eden İspanya ve geri dönüşleriyle final takımı olan Arjantin'in avantaj ve dezavantajlarını hocaların yetenekleri çözüp sahaya yansıtan maçı kazanacaktır. İspanya top oynar, Arjantin mücadele eder ve dostluk kazanır.

Yorumlar


bottom of page