top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Cüneyt Çakır Projesi

Bugün Cüneyt Çakır ve arkadaşları Berlin’de UEFA Şampiyonlar Ligi finalini yönetecekler.

 

Bu Türk hakemliğinin en önemli maçıdır. Hakemlikte en önemli 3 maç Dünya Kupası finali, Avrupa Şampiyonası finali ve Şampiyonlar Ligi finalidir. Türk hakemliği için konunun önemini anlatmak istersek Türk takımları Şampiyonlar Liginde çeyrek finalden öteye geçemezken bir Türk finalini yönetti.

 

54 üyesi olan UEFA’nın 1993’de başlayan Şampiyonlar Ligi finalini şimdiye kadar yalnızca 12 değişik ülkeden hakem yönetmiştir. Çakır Türkiye’yi 13. ülke olarak bu listeye sokacaktır.

 

Bu müthiş başarı öyküsü bir tesadüf müdür yoksa bir projenin ürünü müdür?

Projenin tanımının süresi, bütçesi ve çıktısı olan ve tekrarlanmayan bir süreç olduğunu da hatırlayalım. Bu başarı proje ise, süreç başladığında Çakır’ı dünyanın en iyi hakemlerinden birisi yapmak çıktısı olan, süresi Çakır’ın 45 yaşı ile sınırlı ve bütçesi belirsiz bir proje diye tanımlayabiliriz.

Proje Cüneyt için, bir üst düzey Türk hakeminin – Serdar Çakır – oğlunu kendi ulaşamadığı noktalara getirmeye karar vermesi ile başlar.  Zamanın MHK Başkanının tüm Avrupa’da olduğu gibi hakemliğe başlama yaşını 18’den aşağıya çekmesi ile Cüneyt çok erken yaşta hakemliğin fundemantalini öğrenir. (Türk hakemliğini yönetenler çok tutucu olduğu için Avrupa’da 12 olan hakemliğe başlama yaşı bugün yine Türkiye’de 18’e çıkartılmıştır.) Cüneyt Çakır’ın hakemliği üst düzeye geldiğinde bir başka süreç devreye girer. Zamanın Federasyonunun ve Futbol Geliştirme Merkezi Direktörünün çabaları ile Türkiye 12 ay içinde UEFA Hakem Konvansiyonu üyesi olur. Yine o dönemde Cüneyt’in gelişiminde çok büyük katkısı olacak olan Burçin Keskin zamanın FGM Direktörü tarafından Hakem Gelişim Müdürlüğüne atanır. Konvansiyon Danimarka’lı Larsen’i Türkiye’ye atar, böylece Cüneyt Çakır ve Türk hakemleri Türkiye dışından bir bakış açısından da yararlanmaya başlarlar. O dönemde özellikle Şenes Erzik’in önemli çabaları ile UEFA Hakem Komitesi üyesi Jaap Uilenberg hakem eğitimcisi olarak TFF’de göreve başlar. Uilenberg  – eğitiminin içeriğini zaman zaman eleştirsem de – Türk hakemliğine UEFA’nın hakemliğe bakış açısını çağdaş eğitimle aktarır ve daha da önemlisi, UEFA Hakem Kurulu üyesi olarak Türk hakemliği için işin mutfağında lobi faaliyetinde bulunur. Artık proje Türk hakemleri için en önemli aşamasına gelmiştir.

İşte bu noktada Cüneyt Çakır farkı devreye girer. İnanılmaz profesyonelliği, iyi İngilizcesi, takım çalışması, öğrenme isteği, zekası ve zaman zaman hakem şansı ile Cüneyt Çakır Türk hakemleri arasında sivrilir ve ilerler ve bugüne gelinir. Bugüne gelinmesinde başta babası olmak üzere tüm Federasyon Başkanlarının, MHK Başkanlarının projeye önemli katkıları vardır. Ama esas katkı sahipleri Şenes Erzik, Jaap Uilenberg, Oğuz Sarvan ve Burçin Keskin bugün Berlin’de Olimpiyat Stadyumunda Cüneyt Çakır’ın maçını büyük bir gururla izleyecekler.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page