top of page
FutbolEkonomi, 2010 yılından bu yana futbolun ekonomik, finansal ve yönetsel boyutlarını mercek altına alan bağımsız bir bilgi ve analiz platformudur. Hakkımızda daha fazlası için tıklayınız.


Gazeteci Olmak mı, Gazeteci Görünmek mi?
Türk spor basınının duayen ismi, ömrünü gazetecilik mesleğinin onuruna, etiğine ve doğruluğuna adamış saygıdeğer Erdoğan Arıpınar’ın meslek ilkelerine ve bıraktığı köklü mirasa ithafen… Futbolda artık pozisyonlardan çok, pozisyonların görüntüleri konuşuluyor Bir faul, bir itiraz, bir yüz ifadesi, bir temas… Görüntü birkaç kez yavaşlatılıyor, bir noktada donduruluyor, üzerine iddialı bir başlık ekleniyor. Ardından yorumlar başlıyor. Birkaç saniyelik görüntü, saatlerce süren ta

Doç. Dr. Recep CENGİZ
1 gün önce3 dakikada okunur


Biz Voleybol Ülkesiyiz de, Neden Spor Ülkesi değiliz?
Kadın voleybolunda başardığımızı diğer branşlarda neden başaramıyoruz? Aynı ülkenin çocukları… Aynı bayrağın altında yetişiyorlar… Benzer imkânlarla yola çıkıyorlar… Ama biri dünyanın zirvesine çıkıyor; diğerleri ise hâlâ neden çıkamadığını konuşuyor. Bugün gururla "Biz voleybol ülkesiyiz." diyoruz. Peki neden aynı güvenle "Biz bir spor ülkesiyiz." diyemiyoruz? Neden kadın voleybolunda dünyanın zirvesindeyiz de atletizmde, halterde, hentbolda, kayakta, yelkende ve özellikle f

Doç. Dr. Recep CENGİZ
29 Tem3 dakikada okunur


Futbolda Gündem, Voleybolda Sistem
Türkiye'de spor gündemi büyük ölçüde futbol etrafında şekillenmektedir. Dört büyük kulübün rekabeti, transferler, hakem kararları ve saha dışı tartışmalar spor kamuoyunun önemli bölümünü meşgul eder. Bunun temel nedeni yalnızca medyanın tercihleri değildir. Futbol; yayın gelirleri, sponsorluk, reklam ve bahis ekonomisiyle dünyanın en büyük spor endüstrisini oluşturmaktadır. Milyonlarca insanın aidiyet kurduğu, farklı sosyal kesimleri ortak bir heyecan etrafında buluşturan bu

Doç. Dr. Recep CENGİZ
27 Tem4 dakikada okunur


Dünya Kupasında Hakemimiz “Neden” Yoktu?Neden olsun ki?
Sezon boyunca güvenilmez, yeteneksiz, taraflı ve futbolu bilmeyen ifadeleriyle nitelenen; her puan kaybında müsabakanın önüne geçmekle yerden yere vurulan, kararları değil niyetleri sorgulanan, her maç dürüstlüğünü kanıtlamak zorunda olan ve değersizleştirme konumundan çıkmayan hakemlerimizi şimdi neden uluslararası vitrinde savunur olduk? Üstelik ortada, Dünya Kupası’nda "Şu hakemimiz mutlaka olmalıydı" diye ismi üzerinde uzlaşılan somut bir isim de yokken... Asıl derdimiz g

Doç. Dr. Recep CENGİZ
23 Tem3 dakikada okunur


Maradona'nın Mirasından, Messi'nin Arjantin'ine!
Dünya futbolunun en tutkulu, en çelişkili hikâyelerinden biridir Arjantin. Osvaldo Ardiles’in zarafeti ile Daniel Passarella’nın acımasız sertliği; Juan Román Riquelme’nin estetiği ile Carlos Bilardo’nun pragmatik kurnazlığı; Lionel Messi’nin eşsiz yeteneği ile Diego Armando Maradona’nın kuralları hiçe sayan isyanı... Arjantin futbolu hiçbir zaman tek renkli ya da kusursuz bir "centilmenlik okulu" olmadı. Onu büyük ve büyüleyici kılan tam da bu çift kutupluluğuydu: Zarafet il

Doç. Dr. Recep CENGİZ
22 Tem4 dakikada okunur


Büyük Turnuvalar Bir Futbol Sınavıdır
Büyük uluslararası turnuvalar yalnızca dünyanın en prestijli spor organizasyonları değildir. Aynı zamanda ülkelerin spor kültürünü, yönetim anlayışını, eğitim sistemini ve kurumsal kapasitesini görünür kılan küresel birer vitrindir. Sahada doksan dakika boyunca izlediğimiz mücadele, aslında yıllar boyunca oluşturulan spor politikalarının, altyapı yatırımlarının, teknik eğitim anlayışının ve futbol kültürünün bir sonucudur. Bu nedenle turnuvaları yalnızca skorlar, yıldız futbo

Doç. Dr. Recep CENGİZ
21 Tem4 dakikada okunur


2026 Dünya Kupası Bize Ne Öğretti?
Dünya Kupaları yalnızca kupanın sahibini belirlemez. Aynı zamanda futbolun hangi anlayışla oynandığını, hangi ülkelerin geleceği planladığını, hangi federasyonların kurumsallaştığını ve hangi toplumların spor kültürünü geliştirdiğini de gösterir. Kimi ülkeler turnuvayı şampiyonlukla tamamlar, kimileri ise yeni hedeflerle evine döner. Asıl soru ise şudur: Türkiye bu Dünya Kupası'ndan ne öğrendi? Ne yazık ki uzun yıllardır aynı sorunları konuşuyoruz. Ortak bir futbol modelimiz

Doç. Dr. Recep CENGİZ
13 Tem3 dakikada okunur


Zaman Çalmak da Bir Tür Fauldür!
Bir futbol maçı 90 dakika sürer deriz. Oysa futbolu belirleyen yalnızca kronometrenin gösterdiği süre değildir. Maçın gerçek değeri, topun oyunda kaldığı süreyle ve iki takımın eşit koşullarda mücadele edebildiği anlarla ölçülür. Hakemin düdüğüyle başlayan karşılaşmanın önemli bir bölümü taç atışlarını bekleyerek, ağır ağır kullanılan kale vuruşlarını izleyerek, gereğinden uzun süren oyuncu değişikliklerini seyrederek ya da en küçük temasta dakikalarca yerde kalan futbolcular

Doç. Dr. Recep CENGİZ
7 Tem2 dakikada okunur


Milli Takımlar Oyuncu Yetiştirmez, Oyuncuları Bütünleştirir
Dünya Kupası yalnızca bir şampiyonluk yarışı değildir; aynı zamanda modern futbolun nasıl üretildiğini ve değişen rekabet koşullarında hangi organizasyonların başarılı olduğunu gösteren önemli bir gerçeklik testidir. Almanya ve Hollanda gibi köklü futbol ülkelerinin erken vedaları ile Fas ve Paraguay gibi ekiplerin ortaya koyduğu performans, modern futbola ilişkin temel bir soruyu yeniden gündeme taşımaktadır: Başarıyı belirleyen unsur daha fazla kaynağa sahip olmak mı, yoksa

Doç. Dr. Recep CENGİZ
2 Tem2 dakikada okunur


Eksik Olan Mentor Değil, Zihinsel Performans Eksikliğidir!
A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella'nın "mentora gerek yok" açıklaması futbol kamuoyunda geniş çaplı tartışmalara yol açtı. Bu tür açıklamalar teknik ekibin bakış açısını yansıtabilir. Ancak asıl tartışılması gereken konu, bireysel tercihlerden daha derin ve yapısaldır: Futbolcuların gelişiminde gerçekten eksik olan mentor desteği mi, yoksa sistematik olarak kazandırılmayan zihinsel performans becerileri mi? Bugün tartışma, milli takım düzeyinde mentor ih

Doç. Dr. Recep CENGİZ
29 Haz3 dakikada okunur


Sorun Kader Değil, Oyun Kalitesi
A Milli Takım’ın Dünya Kupası hedefini gerçekleştirememesi sonrasında yürütülen tartışmalarda “kader”, “nasip” ve “kısmet” gibi kavramların açıklayıcı çerçeve olarak sıkça kullanıldığı gözlemlenmektedir. Bu tür kavramlar sosyokültürel düzlemde anlamlı karşılıklar üretse de futbolun saha içi dinamiklerini analiz etmek açısından sınırlı bir açıklama kapasitesine sahiptir. Futbolun sonucu, metafizik referanslardan ziyade; oyun organizasyonu, taktik yapı ve kurumsal süreklilik gi

Doç. Dr. Recep CENGİZ
28 Haz2 dakikada okunur


Kutsallaştırılan Mağlubiyet, Rasyonelleştirilmeyen Başarı
Uluslararası spor turnuvaları öncesinde, özellikle milli takım etrafında yoğunlaşan toplumsal beklenti ve duygusal mobilizasyon dikkat çekmektedir. Bu süreçlerde milyonlarca insanın dua ettiği, sosyal medya platformlarında ise zaman zaman sportif başarının belirli dini pratiklerle doğrudan ilişkilendirildiği görülmektedir. Bazı söylemlerde, belirli duaların veya surelerin okunmasının maç sonucunu doğrudan etkileyebileceği yönünde yorumlara da rastlanmaktadır. Bu tür yaklaşıml

Doç. Dr. Recep CENGİZ
24 Haz2 dakikada okunur


Bizim Çocuklar mı, Bizim Aynamız mı?
Milli takım futbolcularımıza yıllardır “Bizim Çocuklar” diyoruz. Bu slogan zamanla bir tezahürattan daha fazlasına dönüştü. Onları sahiplendik, başarılarını kendi başarımız, sevinçlerini kendi sevincimiz saydık. Turnuvaya yalnızca bir takım değil, ortak hayallerimizi gönderdik. Belki de bu yüzden “Bizim Çocuklar”, sahadaki futbolculardan çok içimizdeki çocuğu uyandıran bir hikâyeye dönüştü. Dünya Kupası yolculuğuna çıkan milli takımımızı uğurlayışımızı hatırlayın. Adeta süsle

Doç. Dr. Recep CENGİZ
22 Haz2 dakikada okunur


Kerem’in Boyu Değil, Oyun Anlayışımız Kısaydı
Dünya Kupası grup aşamasındaki ilk maçta Avustralya’ya 2-0 yenildik. Maçtan sonra her zamanki refleksler yeniden devreye girdi: bireyler, görüntüler ve yüzeysel detaylar üzerinden bir tartışma başladı. Oysa asıl soru hâlâ değişmiyor: Sahada neyi yanlış yaptık? Bu soruyu sormak, futbolcuları eleştirmemek anlamına gelmez. Elbette oyuncular da teknik heyet de performansları üzerinden değerlendirilebilir. Ancak sorun, eleştirinin futbolun kendisinden kopup kişisel alanlara kaymas

Doç. Dr. Recep CENGİZ
17 Haz2 dakikada okunur


İnsanlar Neden Bir Yabancının Golü İçin Ağlar?
Dünyada milyarlarca insanın aynı anda aynı şeye dikkat kesildiği anlar çok azdır. Bir savaş, bir felaket ya da insanlığın sınırlarını zorlayan olağanüstü bir olay... Bir de Dünya Kupası vardır. Bir ay boyunca dünyanın ritmi değişir. Buenos Aires'te bir çocuk okul çantasını yere bırakıp ekrana koşar. Lagos'ta tanımadığı insanlar aynı masanın etrafında toplanır. Tokyo'da sabaha karşı çalan alarmlar ertelenmez. Berlin, Londra, Kahire, Seul veya İstanbul'da milyonlarca insan aynı

Doç. Dr. Recep CENGİZ
10 Haz2 dakikada okunur


Dünya Kupası'nı İzlemek mi, Anlamak mı?
Futbolun en büyük sahnesi olan Dünya Kupası, yalnızca bir spor organizasyonu değil; beklentilerin, korkuların, ulusal kimliklerin ve kolektif duyguların aynı anda sahaya çıktığı küresel bir gösteridir. Ancak bu gösteriyi çoğu zaman olduğu gibi değil, görmek istediğimiz biçimiyle izleme eğilimindeyiz. Turnuva başlamadan önce bazı futbolcuları lider, bazılarını geleceğin yıldızı, teknik direktörleri ise ya kurtarıcı ya da başarısız olmaya mahkûm figürler olarak konumlandırabili

Doç. Dr. Recep CENGİZ
7 Haz3 dakikada okunur


Fair Play: Sadece Sahada Değil, Fırsatlarda da Adalet Demektir
Sporun gerçek gelişimi yalnızca kazanılan madalyalarla, kırılan rekorlarla ya da elde edilen şampiyonluklarla ölçülemez. Bir spor kültürünü güçlü ve sürdürülebilir kılan asıl unsur; adalet, eşitlik ve dürüstlük ilkelerinin ne ölçüde yaşatılabildiğidir. Çünkü sporcular ancak emeklerinin karşılığını alabileceklerine inandıkları ortamlarda kendilerini geliştirebilir, takımlar ancak fırsatların hakkaniyetle paylaşıldığı yapılarda kalıcı başarılar elde edebilir. Adil davranışın ol

Doç. Dr. Recep CENGİZ
6 Haz3 dakikada okunur


Futbolda Ne Arıyorsak Oyuz
Şampiyonlar Ligi finali sona erdiğinde kupayı PSG kaldırdı. Ancak gecenin sonunda aklımda kalan ilk görüntü kupa töreni olmadı. Penaltı atışları sırasında orta sahadan ceza sahasına doğru yürüyen oyuncuların yüzleri kaldı. Kimi gözlerini yerden kaldırmıyordu. Kimi derin nefesler alıyor, kimi ise korkusunu gizlemeye çalışıyordu. Binlerce insanın önünde birkaç saniye içinde kullanılacak bir vuruşun, aylarca süren emeği ve hayalleri belirleyeceğini biliyorlardı. İşte o an düşünd

Doç. Dr. Recep CENGİZ
1 Haz3 dakikada okunur


Sporda ve Bayramda Fedakârlığın Ruhu
Bir bayram sabahı ile bir maçın son düdüğü aslında birbirine sandığımızdan daha çok benzer…Birinde paylaşma, diğerinde mücadele ruhu vardır. Birinde sofraya konan emek, diğerinde sahaya bırakılan yürek… İkisinin ortak noktasında hep aynı duygu durur: Fedakârlık. Bayramlar, insanın paylaşmayı ve kendinden verebilmeyi yeniden hatırladığı zamanlardır. Çocukken sadece tatil, yeni kıyafet ya da kalabalık sofralar gibi görünen şeylerin; aslında paylaşmak, vazgeçebilmek ve gerektiği

Doç. Dr. Recep CENGİZ
30 May2 dakikada okunur


Futbolun Unuttukları ve Kurban Bayramı’nın Hatırlattıkları
Futbol, yalnızca sahada oynanan bir oyun değildir. Tribünlerde yükselen seslerden televizyon ekranlarına taşan tartışmalara kadar toplumun karakterini, öfkesini, adalet anlayışını ve birlikte yaşama kültürünü de yansıtır. Bu nedenle Türkiye’de futbolun neden bir türlü istenilen seviyeye ulaşamadığını konuşurken yalnızca transferleri, bütçeleri ya da teknik direktörleri tartışmak yeterli değildir. Asıl mesele, rekabet anlayışımızın sağlıklı mücadeleden uzaklaşıp giderek düşman

Doç. Dr. Recep CENGİZ
27 May2 dakikada okunur
bottom of page


