top of page
FutbolEkonomi, 2010 yılından bu yana futbolun ekonomik, finansal ve yönetsel boyutlarını mercek altına alan bağımsız bir bilgi ve analiz platformudur. Hakkımızda daha fazlası için tıklayınız.


Dünya Kupası’nın Ardından Bize Kalanlar
48 ülke, 104 maçlık bir organizasyonda futboladına birçok hikâye çıkmasına rağmen, dış etkilerle tartışmaya açık bir kupa serüveniyle bitti. Peki ne kaldı arkasından? ABD, Meksika ve Kanada’da yapılan organizasyonun kilometre olarak meşakkatli olması bir sorun olarak tartışılsa da, dinlenme aralığının gün olarak fazla olması bu tartışmaları bir nebze olsun karşıladı. Öncelikli olarak, ABD kendi gücünü konsolide edecek uygulamalarla kendine bir alan yarattı… Sınır ve göç polit

Müslüm GÜLHAN
24 Tem3 dakikada okunur


Federasyonlar duvara toslamadan…
Dertsizlere benim sözüm benzer kaya yankısına…” başlıklı yazım beklediğimin çok üzerinde ilgi gördü. Sporculardan… Velilerden… Kulüp yöneticilerinden… Antrenörlerden… Federasyonlarda görev yapmış isimlerden… Hatta yıllarını spor yönetimine vermiş akademisyenlerden ve eski bürokratlardan çok kıymetli geri dönüşler aldım. Bunlardan biri özellikle dikkatimi çekti. Bir hocamız şöyle yazdı: “Spor Federasyonları başlıklı bir dizi yazıyla federasyonlar tüm boyutlarıyla ameliyat masa

Ömer GÜRSOY
24 Tem4 dakikada okunur


Dünya Kupasında Hakemimiz “Neden” Yoktu?Neden olsun ki?
Sezon boyunca güvenilmez, yeteneksiz, taraflı ve futbolu bilmeyen ifadeleriyle nitelenen; her puan kaybında müsabakanın önüne geçmekle yerden yere vurulan, kararları değil niyetleri sorgulanan, her maç dürüstlüğünü kanıtlamak zorunda olan ve değersizleştirme konumundan çıkmayan hakemlerimizi şimdi neden uluslararası vitrinde savunur olduk? Üstelik ortada, Dünya Kupası’nda "Şu hakemimiz mutlaka olmalıydı" diye ismi üzerinde uzlaşılan somut bir isim de yokken... Asıl derdimiz g

Doç. Dr. Recep CENGİZ
23 Tem3 dakikada okunur


2026 Dünya Kupası Amerikanlaşan Futbolun Yeni Eşiği Oldu!
2026 FIFA Dünya Kupası, FutbolEkonomi'nin uzun süredir futbol ekonomisine uyarladığı merkez-çevre yaklaşımı üzerinden okunduğunda, ortaya çıkan tablo çok daha netleşiyor. Bu turnuva, yalnızca Amerikanlaşmanın ve siyasallaşmanın değil; aynı zamanda küresel futbol hiyerarşisinin yeniden düzenlendiği bir platform olarak kendisini somutladı. Merkez ülkeler –yani Avrupa’nın büyük futbol ekonomileri ve giderek artan biçimde ABD merkezli spor-endüstri yapısı– bu turnuvada sadece spo

Editör
23 Tem2 dakikada okunur


2026 Dünya Kupası'nın Gerçek Hikâyesini İstatistikler Yazdı
Dünya Kupası sona erdi. Turnuva boyunca yalnızca futbol konuşulmadı. Su molaları, reklam gelirleri, organizasyonun milyarlarca dolarlık ekonomik büyüklüğü, FIFA'nın kararları, hakem performansları, siyasi mesajlar, sponsorlar ve bazı takımların ya da oyuncuların daha fazla kollandığına ilişkin tartışmalar gündemin önemli bölümünü oluşturdu. Kimi zaman saha içinden çok saha dışı konuşuldu; kimi zaman da turnuva, futbolun kendisinden ziyade etrafındaki tartışmalar üzerinden değ

Dr. Tolga GENÇ
23 Tem9 dakikada okunur


Maradona'nın Mirasından, Messi'nin Arjantin'ine!
Dünya futbolunun en tutkulu, en çelişkili hikâyelerinden biridir Arjantin. Osvaldo Ardiles’in zarafeti ile Daniel Passarella’nın acımasız sertliği; Juan Román Riquelme’nin estetiği ile Carlos Bilardo’nun pragmatik kurnazlığı; Lionel Messi’nin eşsiz yeteneği ile Diego Armando Maradona’nın kuralları hiçe sayan isyanı... Arjantin futbolu hiçbir zaman tek renkli ya da kusursuz bir "centilmenlik okulu" olmadı. Onu büyük ve büyüleyici kılan tam da bu çift kutupluluğuydu: Zarafet il

Doç. Dr. Recep CENGİZ
22 Tem4 dakikada okunur


2026 Dünya Kupası ve Futbol Aklı Üzerine Değerlendirmeler
2026 Dünya Kupası sona erdi. Sahada kazananlar, kaybedenler, sürprizler ve hayal kırıklıkları vardı. Ancak bu turnuva yalnızca sportif bir rekabet alanı değildi; aynı zamanda futbolun hangi yöne evrildiğini gösteren güçlü bir göstergeydi. Benim açımdan bakıldığında, turnuvanın asıl meselesi kimin kazandığından çok, oyunun neye dönüştüğüydü. FIFA’nın getirdiği yeni kurallar ve turnuva formatındaki değişiklikler, organizasyonun sportif kaygılardan ziyade ticari önceliklerle şek

Tuğrul AKŞAR
22 Tem4 dakikada okunur


Ülke Tanıtımı Bahane, Villa Tanıtımı Şahane!
Bazı yenilgiler sadece sahada yaşanmaz. Bazıları da iletişimde kazanılır.” Geçenlerde yazmıştım… Türkiye, Dünya Kupası’nda sadece futbolu değil, milyarlarca kişiye ulaşabilecek büyük bir ülke tanıtımı fırsatını da kaçırdı. Dünya Kupası artık sadece bir futbol organizasyonu değil; ülkelerin kendilerini dünyaya anlattıkları en büyük küresel vitrindir. Final maçını 1,4 milyardan fazla insan izliyor. Turnuva boyunca milyarlarca kişi ekran başına geçiyor. Gruptan çıkan her takım y

Ömer GÜRSOY
21 Tem3 dakikada okunur


2026 Dünya Kupası’nın ardından
Yüz dört maçlık maraton pazar gecesi başlayıp pazartesi günü sona erdi ve belki de tüm zamanların en tuhaf Dünya Kupası İnfantino ve Trump’ın ellerinde hak eden İspanya milli takımına verildi. Turnuvanın başlangıcından itibaren tuhaflıklar ve akıl almaz uygulamalar kendisini hissettirmeye başladı. FİFA başkanı İnfantino her fırsatta futbolun değil siyasetin tarafını tutmak suretiyle yerini daha en başından belli etmeyi sürdürdü. Hatta bu öylesine garip bir duruma dönüştü ki t

Prof. Dr. Ahmet TALİMCİLER
21 Tem4 dakikada okunur


“Alman Bundesliga’da Değişmeyen Tek Gerçek: Bayern’in Bitmeyen Hakimiyeti”
Futbolda pek çok değişken belirsizliğini korur; ancak bazı gerçekler vardır ki, kolay kolay değişmez. Bayern Münih’in Bundesliga’daki hakimiyeti de bu gerçeklerin başında geliyor. Nitekim 2025/26 sezonunda kazanılan şampiyonlukla, kulüp son 14 sezonun 13'ünü şampiyon olarak tamamladı... Bu serideki tek istisna ise 2023/24 sezonudur. Bayern o yıl Bayer Leverkusen ve Stuttgart’ın gerisinde kalarak ligi üçüncü sırada tamamlamıştır. Bu sonuç, dönemin teknik direktörü Thomas Tuc

Tuğrul AKŞAR
21 Tem8 dakikada okunur


İspanya Dünya Şampiyonu
İspanya, 2 026 Dünya Kupası finalinde Arjantin’i 1-0 mağlup ederek tarihine bir şampiyonluk daha ekledi. Büyük çekişmeye sahne olan finalde, normal sürede gol sesi çıkmazken, uzatmalarda gelen tek gol kupanın sahibini belirledi. Maç boyunca oyunun kontrolünü elinde tutan ve daha net fırsatlar üreten taraf İspanya oldu. Arjantin ise daha çok rakibin oyun ritmini bozarak sonuca gitmeye çalıştı. Karşılaşmanın kırılma anı, uzatmalara dakikalar kala Enzo Fernandez’in gördüğü kırmı

Editör
20 Tem2 dakikada okunur


Final, flamenco-tango, Franco-Videla
Arjantin'de Tango sadece figürlerden oluşan bir dans değil aynı zamanda empati, yüksek beden farkındalığı ve sözsüz iletişim üzerine kurulu yaşayan bir sosyal kültürdür. Lider olan erkek ile takipçisi olan kadın arasında sözsüz bir uyum esastır. Eşlerin birbirlerinin alanına saygı duyması ve anı paylaşması gerekir. Dil, din, ırk veya yaş farkı gözetmeksizin, temel tango dilini bilen herkesin dünyanın her yerindeki bir milongada hiç tanımadığı biriyle dans edebilmesine olanak

Müslüm GÜLHAN
19 Tem3 dakikada okunur


Sporcu mu Yetiştiriyoruz, Müşteri mi?
Dertsizlere benim sözüm benzer kaya yankısına…” Yunus Emre yüzyıllar önce söylemiş. “Dertsizlere benim sözüm benzer kaya yankısına…” Bazı sözler herkes için değildir. Ancak yük taşıyanlar anlar. Bu yazı da öyle… Bu satırlar, sabahın köründe çocuğunu antrenmana götüren anneye… Maaşının önemli bir bölümünü kulüp aidatına ayıran babaya… Sakatlığına rağmen hayalinden vazgeçmeyen sporcuya… Yıllardır aynı salonun rutubet kokusunu içine çeken gençlere yazılıyor. Dertsiz olan için bu

Ömer GÜRSOY
19 Tem3 dakikada okunur


Fatih Terim Haklıydı… Peki Türkiye’de Bunu Yapan Hiç mi Yok?
Geçtiğimiz günlerde Fatih Terim, Fransa’nın Clairefontaine Akademisi’ni anlattı. Aslında anlattığı bir futbol tesisi değildi. Bir sistemdi. Bir çocuğun sadece futbolcu değil, insan olarak yetiştirildiği bir modeldi. Dinlerken yıllar önce yazdığım “Federer Türkiye’de doğsaydı” yazısı geldi aklıma. Çünkü mesele hiçbir zaman Federer değildi. Mesele, Federer’i yetiştiren sistemdi. Yıllardır aynı benzetmeyi yapıyorum. Çiftçi, en kaliteli tohumu gelişigüzel toprağa atmaz. Önce topr

Ömer GÜRSOY
18 Tem2 dakikada okunur


Arjantin’in Devrimci Damarı
Arjantin’in ve dünyanın Maradona ile Messi’yi algılayış şekli farklıdır. Maradona, futbolun amatör yapısının en önemli yeteneğiydi. Messi ise endüstriyel futbolun en önemli figürüdür. Maradona, sadece yeteneklerinden ve oynadıklarından sorumlu değil, esas olarak söylediklerinden ve aldığı tavırlardan daha fazla sorumlu olduğunu ortaya koydu. FIFA ve UEFA ondan nefret ederlerdi, çünkü onların ne mal olduklarını her ortamda yüzlerine vururdu. 2 Nisan 1982’de başlayan, Güney Geo

Müslüm GÜLHAN
16 Tem3 dakikada okunur


Teniste 0-8’i de Konuşmalıyız!
Enka Spor Kulübü uzun zaman sonra ilk kez WTA 125 seviyesindeki ENKA Open‘a ev sahipliği yaptı. Dünya sıralamasında ilk 100’ün kapısını zorlayan isimlerin mücadele ettiği böylesine önemli bir organizasyonun ülkemizde düzenlenmesi elbette sevindirici. Ancak organizasyonun sonunda ortaya çıkan tabloyu da görmezden gelemeyiz. Bu satırların girişindeki bilgiler, son dönemde hem dünya tenisi hem de Türk tenisi üzerine çok değerli analizler kaleme alan Belma Aral’ın Fotospor’daki y

Ömer GÜRSOY
15 Tem3 dakikada okunur


İspanya-Fransa maç sonu değerlendirmesi
İki farklı futbol ekolünü karşı karşıya getiren Fransa-İspanya yarı finalinde sonucu, yıldızların bireysel yeteneklerinden çok İspanya'nın Fransa'nın geçiş oyununu durduran stratejisi belirledi. Topa sahip olarak savunma yapan, alanı daraltan ve kritik eşleşmelerde üstünlük kuran İspanya, oyunun kültürel kodlarının ve taktiksel bütünlüğün en üst seviyede hâlâ belirleyici olduğunu bir kez daha gösterdi. İki kere Dünya Kupası’nı kazanan Fransa ile bir kere kazanan İspanya karşı

Müslüm GÜLHAN
15 Tem2 dakikada okunur


1956 Orta Doğu Hocam Spor Kulübü
ODTÜ Sosyoloji Bölümü’nden mezun olduktan sonra yüksek lisans eğitimime Beden Eğitimi ve Spor alanında devam ederken, bir yandan da sporu farklı yönleriyle anlamaya ve öğrenmeye çalışıyorum. ODTÜ bünyesinde yedi yıldır bayrak futbolu branşında hem sahada hem de saha kenarında ter dökmek, sosyoloji eğitimimin yanında bana sporu yalnızca oyun ya da rekabet olarak değil, bir kulüp deneyimi ve kültür alanı olarak da görme imkânı verdi. Lisans dönemimde Bedensel Engelliler Spor Fe
Zekiye Elif YILDIZ
15 Tem4 dakikada okunur


Geçmişin Gölgesinde Futbol: Nostalji Pazarlanıyor, Yaratıcılık Kayboluyor!
Futbol ekonomisinde son yılların en dikkat çekici eğilimlerinden biri, nostaljinin bir pazarlama aracına dönüşmesi ve bu dönüşümün yaratıcılığı baskılamasıdır. Forma tasarımı özelinde bakıldığında, sektör adeta geçmişe kapanmış, geleceği üretmek yerine geçmişi yeniden paketleyen bir yapıya evrilmiştir. Almanya'dan Jamal Musiala ve Leroy Sane, Dünya Kupası'nda retro temalı ceketler giyiyorlar. (Fotoğraf: Joosep Martinson - FIFA/FIFA via Getty Images) Uruguay’ın turnuvaya grup

Editör
13 Tem2 dakikada okunur


2026 Dünya Kupası Bize Ne Öğretti?
Dünya Kupaları yalnızca kupanın sahibini belirlemez. Aynı zamanda futbolun hangi anlayışla oynandığını, hangi ülkelerin geleceği planladığını, hangi federasyonların kurumsallaştığını ve hangi toplumların spor kültürünü geliştirdiğini de gösterir. Kimi ülkeler turnuvayı şampiyonlukla tamamlar, kimileri ise yeni hedeflerle evine döner. Asıl soru ise şudur: Türkiye bu Dünya Kupası'ndan ne öğrendi? Ne yazık ki uzun yıllardır aynı sorunları konuşuyoruz. Ortak bir futbol modelimiz

Doç. Dr. Recep CENGİZ
13 Tem3 dakikada okunur
bottom of page


