Tohumlar İyi Topraklarda Filizlenir
- Ömer GÜRSOY

- 4 dakika önce
- 2 dakikada okunur
Her türlü fırtınaya, en çetin koşullara göğüs gererek, hiç durmadan yol almalıyız. Tıpkı bir çiftçi gibi… Çünkü emek vermeden, sabretmeden ve doğru zemini oluşturmadan hasat beklemek mümkün değildir.
Bir düşünürün dediği gibi: “Tohumlar yola düşerse kuşlar onları yer. Tohumlar iyi toprağa düşerse ürün verir. Tohumlar sadece iyi topraklarda verimlidir.”
Yıllardır spor alanında önemli tesisler inşa ettik. Modern salonlar, statlar, yüzme havuzları ve kamp merkezleri kazandırdık. Ancak artık asıl mesele, elimizdeki tohumları doğru topraklarla buluşturabilmektir.
Bu noktada Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın hayata geçirdiği Türkiye Olimpik Hazırlık Merkezleri (TOHM) ve Sporcu Eğitim Merkezleri (SEM) sistemi, sporun geleceğini şekillendiren en önemli yapılardan biri olarak öne çıkıyor. Ne var ki, böylesine stratejik bir yapının kamuoyuna yeterince anlatılamadığını düşünüyorum.
Sistemin ölçeği aslında oldukça çarpıcıdır. Her yıl yaklaşık 1 milyondan fazla öğrenci, yetenek taraması kapsamında fiziksel uygunluk testlerinden geçirilmektedir. Bu geniş tarama havuzundan seçilen çocuklar önce illerdeki eğitim ve gelişim süreçlerine dahil edilmekte, ardından Sporcu Eğitim Merkezleri (SEM) ile sistemli bir şekilde desteklenmektedir.
SEM yapısı 81 ilde faaliyet göstererek, özellikle 10–18 yaş aralığındaki sporculara 25 olimpik branşta gelişim imkânı sunmaktadır. Bu aşama, sporcunun yeteneğinin keşfedildiği ve disiplinli antrenman kültürüyle tanıştığı kritik bir dönemdir.
Bir üst basamakta ise Türkiye Olimpik Hazırlık Merkezleri (TOHM) devreye girmektedir. 18–24 yaş aralığındaki sporcuların yer aldığı bu merkezlerde hem gündüzlü hem de yatılı sistem uygulanmakta, sporculara barınma, beslenme ve eğitim desteği sağlanmaktadır. Bunun yanında belirli oranlarda harçlık desteği, ulusal ve uluslararası kamp ve müsabaka imkânları da sunulmaktadır.
Ben TOHM’u her zaman “tohum” kelimesiyle ilişkilendirdim. Hatta bu nedenle zihnimde onu hep “TOHuM” olarak okudum. Çünkü tohumlar iyi toprağa düştüğünde filizlenir, büyür ve ürün verir. İşte TOHM’lar da sporun verimli topraklarıdır.
Bu değerlendirmeyi yaparken yalnızca teorik bilgilerden hareket etmiyorum. Tenisçi oğlumun altı yıl boyunca TOHM sisteminin içerisinde bulunması ve benim de bürokratik hayatım boyunca bu yapıyı yakından takip etmiş olmam nedeniyle süreci gözlemleme fırsatım oldu.
Geçtiğimiz hafta Türkiye’nin en başarılı şehir kulüplerinden biri olan Adana Tenis Dağ ve Su Sporları Kulübü’nü (ATDSK) ziyaret ettim. Bu vesileyle Adana’daki TOHM ve SEM merkezlerini de gezme imkânı buldum.
Karşılaştığım manzara gerçekten etkileyiciydi. Sporcuların tüm ihtiyaçlarının düşünüldüğü, beş yıldızlı otel konforunda konaklama ve beslenme imkânlarının sunulduğu, fizyoterapi hizmetlerinden psikolojik ve mental desteğe kadar her ayrıntının planlandığı bir yapı gördüm. Atletizm pistinden farklı branşlara kadar birçok spor dalının aynı çatı altında çalışma fırsatı bulabildiği modern bir sistem oluşturulmuş.
Bugün ülkemizde 12 TOHM merkezi ve neredeyse tüm illere yayılmış SEM yapılanması bulunuyor. Böylece sporun tohumları, filizlenebilecekleri en uygun topraklarla buluşturuluyor.
Açıkça söylemek gerekirse Gençlik ve Spor Bakanlığı bu büyük organizasyon sayesinde branşların kaderini yalnızca federasyonlara bırakmıyor. Devlet, sporcunun omzuna dokunuyor; ona rehberlik ediyor, destek oluyor ve geleceğe hazırlanmasında aktif rol üstleniyor.
Olimpiyat kürsülerinde yer almak istiyorsak yalnızca sonuçlara değil, sonuçları doğuran süreçlere de yatırım yapmalıyız. Çünkü madalyalar bir günde kazanılmıyor. Onlar yıllar önce iyi toprağa bırakılmış bir tohumun sabırla büyütülmesinin meyvesidir.
Ve unutmayalım; tohumlar ancak iyi topraklarda filizlenir.






















Yorumlar