top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Terim ve Mandela

“Spor sadece spor değildir.” Bu sözler Fatih Terim’in Avrupa Birliği Erasmus Projesi Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşmanın manşet cümlesiydi.

Terim’in son yıllardaki en kısa ama zengin içerikli konuşmasını dinleyince birden aklıma “Drogba’nın Madibası” yazımda anlatmaya çalıştığım Mandela geldi.

“Spor artık sadece spor değildir. Spor, gelişmiş ülkelerin birbirine üstünlük sağlamaya çalıştığı bir mücadele alanıdır.Spor, bacasız bir sanayi, ciddi paraların dolaştığı, reklam ve bilinirlik için yatırım yapılan önemli bir sektördür. Spor, modern çağda eğitimin kalitesinin artırılmasında ve bilginin davranışa taşınmasında kullanılan etkin bir yöntemdir.Spor, insanlar arası ilişkilerin gücünü ve yaygınlığını artıran bir uygulamadır.Spor bu kadar önemli bir güçtür.”

Bu sözler Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim'e ait..

“Spor, çok az şeyin yapabileceği bir şekilde insanları bir araya getirme gücüne sahiptir. Spor, bir zamanlar sadece üzüntü olan yerde umut yaratabilir. Irksal engelleri ortadan kaldırır. Her türlü ayrımcılığın yüzüne karşı güler. Spor insanlara anlayacakları dilden konuşur.”

Bu sözler ise“Güney Afrikalıları birarada tutabilmek için sporu bir araç olarak gördüm” diyen Mandela’ya ait.

İkisi de farklı açılardan sporu ele alıp bir noktada birleşmişler: Spor; zihniyetleri değiştirebilecek, hatta dünyayı değiştirebilecek bir güçtür.

Mandela; “tepeleri aşarken” spordan istifade etmiş ve “bir tepeyi aştığınızda karşınıza bir yenisi çıkacak” diyen efsanevi bir lider.

Terim ise bu ülkenin futbol tarihine damga vuran bir teknik adam olarak sporun gücüne inanan bir vizyoner..

Futbolun sorunları çözülmeden Türk sporunun sorunlarının da çözülemeyeceğinin de ayrımında.Veya tersini söylemekte mümkün.. Türk sporunun temel yapısal sorunları çözülmeden futbolun geleceğinin de kurtarılamayacağının farkında... Bence bu yüzden Terim söylemlerinde futboldan daha çok bu yüzden sporu ön plana çıkarıyor. 60 yıllık yaşantısında onlarca tepeleri aşarak, bugünlere gelen Terim'in karşısında şimdi de sadece bir tepe değil onlarca tepecik var.. alt yapı sorunları, spor/ eğitim ikilemi, eğiticilerin eğitilmesi, büyük ve iddialı projeler..Yani bir bakıma zihniyet değişimi istiyor Terim..

Öte yandan aşması gereken, daha doğrusu başarması gereken başka bir tepe daha Terim'in..

Hemen her konuda karpuz gibi ikiye bölünmüş, ortak değerlere sahip çıkma, empati kurma, anlama gibi melekeleri rafa kaldırmış, 'karşı'sını gör(e)memekten kuşkuya, nefretten savaşa kadar her boyutta bir kavgaya tutuşmuş bir toplumu sadece tek bir şey kenetleyebilir: Ay-Yıldızlı Milli Takımımız..Terim'den çok fazla şey mi istiyoruz bilmiyorum ama zaten O değil miydi "spor sadece spor değildir" diyen..

Üstelik O, Mandela’nın dediği gibi bir tepeyi aştıktan sonra karşısına daha büyük bir tepe çıkacağını bilerek yürüyen (Mandela’yı anlatan filmin adı gibi) bir “yenilmez.” İkisi de en zor olan için, “zihniyetleri değiştirmek için” yola çıkmış dağcılar, çiftçiler…

Hani bir söz vardır:

“Tohumlar yola düşerse, kuşlar onları yer. Tohumlar taşlara düşerse, büyümezler. Tohumlar iyi bir toprağa düşerse, ürün verirler. Tohumlar sadece iyi topraklarda verimlidir.”

Fatih Terim’le Türk futbolu ve sporu verimli topraklarda, ama ürünü almak için biraz zamana ihtiyacı olacak..

 
 
 

Yorumlar


bottom of page