top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Status Quo

Status quo Latince bir deyim. “In statu quo res erant ante bellum” un kısaltılmışıdır. Kısacası “savaştan önceki duruma dönüş” anlamınadır.

 

Bu Latince deyim dilimize statüko olarak geçmiştir. Ülkemizde son zamanlarda “statüko”ya bir savaş açıldığı intiba verilse de, yaratılmak istenilen iktidarın kendi statükosudur. Ama unutulmamalıdır ki, değişmeyen tek şey bizatihi değişimin kendisidir.

Futbolda uzun yıllardır statüko hiç değişmedi. Anlaşılan değişmesi de istenmiyor. Türkiye’de futbol aşağıdan yukarıya bir demokratik model içinde yönetilmediği gibi, yukarıdan yönetenlerin de radikal değişimden yani statükoyu değiştirmekten yana hiçbir tavırları yok. Üstelik “savaştan önceki durum” da hiç iç açıcı değil.

Futbolda statükoyu değiştirmek için iki şeye ihtiyaç vardır. Değişim için gerekli ortam, değişimin sonuçlarını sırtlayacak bir lider. Sevgili kardeşim Müftüoğlu yaptığı bir konuşmada “ezber bozacaklarını” söyledi. Yani en azından hakem dünyasındaki statükoyu değiştirmeye niyetli görünüyor. Üstelik yeni atanarak gelmesi; ekibinin genç ve deneyimsiz olması bu statükoyu değiştirmek için bir şans doğurabilir. Yeni atanan bir Başkan ve Kurulun Yönetim Kurulu nezdinde her zaman bir kredibilitesi vardır. O kredibilite bir süre için onlara “gerekli ortamı” sağlayabilir. Genç ve deneyimsiz olmaları onlara “sonuçları sırtlayacak” cesareti verebilir. Müftüoğlu Ekibi bu gerçeğin farkına varıp “statükoyu” değiştirirse tarihe geçer. Yoksa Müftüoğlu yaşayan 12. MHK Başkanı olarak tarihteki yerini alır. İlk yolu seçerlerse statükoyu değiştirmeye çalışmış ve kısmen başarılı olmuş bir abileri olarak işlerinin çok ama çok zor olduğunu söyleyeyim.

Hakem dünyasında statükoyu değiştirmek istiyorlarsa ilk yapabilecekleri iş ismi de tartışılması gereken Merkez Hakem Kurulunun statüsünü değiştirmektir. Profesyonel hakemliğe geçişte mutlaka hakemlerin yöneticileri de profesyonel olmalıdır. Tüm dünya bu yönde ilerlemektedir. Müftüoğlu Merkez Hakem Kurulunu kaldırarak, ya da işlevini değiştirerek 2-3 tam zamanlı profesyonelin yöneteceği bir Hakem Direktörlüğü kurmalıdır. (Bunun için Ana Statü değişikliği gerektiğinin farkındayım.)

Kuruluşunda çok emeğim olan ve hatta manevi babası sayılabileceğim Temsilcilik kurumunun da bir Kurula ihtiyacı yoktur. Profesyoneller Kurulun yaptığı işi fazlasıyla yaparlar. Ama hem atananlar, hem atayanlar açısından politik kazanımlar ve de “amatör” kurul üyeliği için ciddi huzur hakkı ödemeleri varken bu statükoyu değiştirmek çok zordur.

Hakem sayıları, terfi tenzil kuralları, inanılmaz derecede uzun ve gereksiz detaylı MHK Talimatını değiştirmek statükoyu değiştirmek, ezberi bozmak değildir. Zor olan ve yararlı olacak olan yukarıda bahsettiğimdir. Müftüoğlu’na MHK Başkanlığı şansı dilemekten başka elimden bir şey gelmez.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page