top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Bahçeni Yetiştir!

Voltaire’in Candide adlı eserinde kahraman Candide hayatın anlamını ve dünyanın sırrını öğrenmek için uzun bir yolculuğa çıkar. Farklı ülkeleri gezer, savaşları, felaketleri ve insan doğasının çelişkilerini görür. Ancak bütün bu arayışın sonunda kesin bir cevap bulamaz.

Romanın sonunda İstanbul’da karşılaştığı bir bahçıvana sorar..

Hayatın anlamı nedir?’

Bahçıvanın söylediği kısa ama derin anlamlı söz ise tüm bu yolculuğun özeti olur:

“Bahçeni yetiştir.”

Bu söz aslında insanın dünyayı bütünüyle değiştirmeye çalışmak yerine kendi sorumluluk alanına odaklanması gerektiğini anlatır. Herkes elindeki işi en iyi şekilde yapmalı, sorumlu olduğu alanı emekle geliştirmelidir. Çünkü gerçek üretim, büyük sözlerden değil; sabırla ve emekle büyütülen küçük alanlardan doğar.


Sporun Gerçek Bahçesi

Bu düşünce spor dünyasına uyarlandığında çok güçlü bir anlam kazanır.

Sporun gelişmesi yalnızca büyük hedefler koymakla, projeler açıklamakla ya da çok sayıda tesis yapmakla gerçekleşmez. Sporun gerçek gelişimi sporcu yetiştirmekle mümkündür.

Bir bahçıvan nasıl toprağı işler, tohumu eker, sabırla büyümesini bekler ve emek verirse; spor sistemi de aynı sabır ve planlama ile sporcu yetiştirmek zorundadır. Çünkü sporun gerçek ürünü tesisler değil, sporculardır.

Türkiye’de sporun gelişiminden sorumlu birçok kurum ve yönetim yapısı aslında bu büyük spor bahçesinin farklı parçalarını temsil eder. T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı spor politikalarının çerçevesini belirler. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ve Türkiye Milli Paralimpik Komitesi olimpik hareketin ülkemizdeki en önemli temsilcileridir. Belediyeler de spor tesisleri ve alanları oluşturarak altyapıyı güçlendirir. Federasyon başkanları ve yöneticiler branşların gelişimini planlar. Antrenörler ise bu sistemin en kritik halkası olarak sporcuların gelişimine doğrudan katkı sağlar.

Ancak bu yapı içinde görev alan herkes için en temel öncelik “bahçesini yetiştirmek”, yani sporcu yetiştirmek olmalıdır.


Sporcu Yoksa Her Şey Boş

Burada unutulmaması gereken çok temel bir gerçek vardır:

Sporcu yoksa spor sistemi de yoktur.

Sporcu yoksa kurumların, yöneticilerin, tesislerin ya da organizasyonların tek başına bir anlamı kalmaz. Sporun merkezinde her zaman sporcu vardır.

Ancak bu durumun diğer bir gerçeği daha vardır. Sporcuların yetişmesi de güçlü bir spor sistemine ihtiyaç duyar. Doğru planlama yapan kurumlara, vizyon sahibi yöneticilere, nitelikli antrenörlere ve sürdürülebilir bir spor altyapısına ihtiyaç vardır.

Yani sporun merkezinde sporcu vardır; fakat o sporcunun yetişebilmesi için bu bahçeyi birlikte işleyen kurumlar ve insanlar gereklidir.


Seçimlere de Bu Gözle Bakmak

Bu bakış açısıyla spor yönetiminde yapılacak her seçime de aynı perspektiften bakmak gerekir.

Örneğin Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nde 4 Nisan’da yapılacak olağanüstü seçim yalnızca bir yönetim değişikliği olarak değerlendirilmemelidir. Asıl önemli olan, seçilecek başkan ve yönetim kurulunun sporun bahçesini gerçekten yetiştirecek bir anlayışa sahip olmasıdır.

Göreve gelecek kadroların temel hedefi; sporcu gelişimini merkeze alan, olimpik değerlere bağlı, uzun vadeli planlama yapabilen ve Türk sporunun geleceğini büyütecek bir sistem kurmak olmalıdır.

Çünkü sporun gerçek başarısı, yönetimlerin gücüyle değil; o sistemden yetişen sporcuların başarısıyla ölçülür.


Asıl Soru

Spor dünyasında görev alan herkesin kendine sorması gereken basit ama önemli bir soru vardır:

Biz gerçekten bahçemizi yetiştiriyor muyuz?

Eğer yetiştiriyorsak, o bahçede büyüyen sporcular yarının olimpiyatlarında ülkemizi temsil edecektir. Eğer yetiştirmiyorsak, geriye yalnızca binalar, tabelalar ve unvanlar kalır.

Oysa sporun gerçek değeri, yetişen sporcularla ölçülür.


Okullar: Sporun En Büyük Bahçesi

Yetiştirecek en iyi bahçeyi arıyorsak, bu kesinlikle okullarımızdır. Çünkü yaklaşık 17 milyon öğrencinin bulunduğu okullar, spor kültürünün yeşereceği ve sporun temelinin atılacağı en doğal ortamdır. Çocukların sporla ilk tanıştığı, yeteneklerinin keşfedildiği ve spor alışkanlığının kazanıldığı yerler okullardır. Bu nedenle okullar yalnızca eğitim kurumları değil, aynı zamanda sporun filizlendiği en önemli bahçeler olmalıdır.

“Sporun temeli okullarda atılır” sözü aslında spor politikalarının en önemli gerçeğini ifade eder.

Bu nedenle okul sporlarının güçlü bir şekilde desteklenmesi, spor kültürünün yaygınlaşması açısından büyük önem taşır. Bu çerçevede Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve binlerce coşkulu taraftarın katılımıyla gerçekleştirilen Okul Sporları Basketbol Gençler Türkiye Birinciliği Erkekler Finali organizasyonunda ortaya çıkan atmosfer dikkat çekiciydi. Okul Sporları Daire Başkanı İlhan Demir’in dokunuşlarıyla final müsabakası adeta profesyonel bir organizasyon havasında oynandı.

Salon atmosferi, organizasyon kalitesi ve genç sporcuların heyecanı, birçok profesyonel lig organizasyonunu aratmayacak düzeydeydi. Hatta ortaya çıkan görüntü, birçok kişinin aklına NBA atmosferini getirdi.

Bu tür organizasyonlar yalnızca bir final maçı değildir; aynı zamanda genç sporcular için motivasyon kaynağıdır. Türkiye’de yaklaşık 17 milyon öğrenci bulunuyor. Bu öğrencilerin spora yönelmesi, okul yönetimlerinin sporu daha fazla desteklemesi ve gençlerin sporla büyümesi için bu tür etkinliklerin büyük katkı sağlayacağı açıktır.

Benzer organizasyonların yalnızca basketbolda değil; futbol, voleybol, tenis, hentbol gibi birçok branşta da aynı heyecan ve kaliteyle düzenlenmesini bekliyorum. Çünkü bu organizasyonlar gençlerin spora yönelmesi, okul yönetimlerinin sporu daha fazla desteklemesi ve gençlerin sporla büyümesi için bu tür etkinliklerin büyük katkı sağlayacağı açıktır.

Benzer organizasyonların yalnızca basketbolda değil; futbol, voleybol, tenis, hentbol gibi birçok branşta da aynı heyecan ve kaliteyle düzenlenmesini bekliyorum. Çünkü bu organizasyonlar gençlerin spora olan ilgisini artıracak ve spor kültürünün daha geniş kitlelere yayılmasını sağlayacaktır.

Bu vesileyle Bakan Bak, Bakan Yardımcısı Hamza Yerlikaya ve Spor Hizmetleri Genel Müdürü Veli Ozan Çakır ile İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü Muhittin Özbay’a bu güzel organizasyon için kutlamak gerekir.

Yorumlar


bottom of page