top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Çok Para Harcamakla Avrupalı Olunmuyor

12 dakika önce
2 dakikada okunur

Avrupa ülkeleri, futbol organizasyonlarını artık finansal yapılarına uygun biçimde hareket eden bir sistem üzerine kurmaya çalışıyor. Bizde olduğu gibi kontrolsüz biçimde büyüyen bir borç sarmalının içine girmenin ve kriz ortamında kalmanın bedelini birçok Avrupa kulübünün nasıl ödediği biliniyor. Dolayısıyla, böyle bir sürece girmenin nelere mal olacağını oldukça iyi biliyorlar.


İşte Portekiz futbolu…Yetiştirici ve yarışmacı prensipler bütünü içerisinde hareket eden Porto, Benfica ve Sporting; hem gelir yaratacak bir scout sistemine bağlı kalıyor hem Avrupa kupalarında varlık göstererek puan üzerinden gelir elde ediyor hem de yetiştirdikleri futbolcuları yüksek bonservis bedelleri karşılığında satıyorlar. Bunun yanı sıra, ülkelerine özgü bir oyun sistemine ve taktiksel bütünlüğe sahipler. Oyunu, bizde olduğu gibi, yalnızca oyuncu yetenekleri üzerinden kurgulamıyorlar; oyuncunun gelişimine katkı sağlayacak ve kapasitesini artıracak bir taktiksel bütünlük uyguluyorlar.


Sporting bu sene Qenda’yı Chelsea’ye 50 milyon avroya, Hyulmand’ı A Madrid’e 40 milyon avroya, Diomande’yi Nottingham’a 40 milyon avroya, Trincao’yu Al Ahli’ye 39,35 milyon avroya ve Santos’u 16,5 milyon avroya sattı. Diğer giden oyuncularla birlikte toplam 200,85 milyon avroluk satış gerçekleştirdiler. Zalazar, Ba, Daumbia, Altimira ve Irankunda’nın da aralarında bulunduğu oyuncular için toplam 123,28 milyon avro harcadılar ve 77,57 milyon avro kâr elde ettiler.Takımın yaş ortalaması 23,6’ya düştü. Üstelik bu kadar büyük bir değişikliğe rağmen, sözde oturmuş bir kadroya sahip Galatasaray’ı 3-1 yendiler. Galatasaray bu yıl da 73,07 milyon avro açık verdi. Galatasaray’ın takım değeri 411,6 milyon avro iken Sporting’in takım değeri 378,7 milyon avro.

Çarşamba günü oyuna baktığımızda, ön alan baskısı yapmaya çalışan Galatasaray’ın baskısını her defasında kıran ve geçiş oyunlarında başarılı olan çaylak (!) bir Sporting gördük. Savunmanın arkasına yapılan koşularla oldukça rahat pozisyonlar buldular. En önemli ayrıcalıkları ise ceza sahası içindeki gol üretme kaliteleriydi. Ceza sahasına az girdiler, ancak girdikleri pozisyonların neredeyse tamamında başarılı oldular. Zaten gollerinin yüzde doksanını ceza sahası içerisinden atıyorlar.


Sporting’i ikinci bölgede set oyunuyla karşılamak hem ekonomik hem de stratejik açıdan daha yararlı olabilirdi. Böylece set oyunu sayesinde geçiş oyunu önlenebilir, rakip uzun toplara zorlanabilir; kazanılan toplarla da boş alanlar bulunarak rakip savunmanın sırtı dönük oyun direnci kırılabilir ve yüzü dönük oynama zaafından yararlanılabilirdi.


Okan Buruk ilk yarıda oyunu dengede tutmasına rağmen, oyuncu değişikliklerindeki zafiyetlerin devreye girmesiyle ikinci yarıda oyun tamamen Sporting’in lehine gelişti. Aslında maça Leão ve Sané ikilisini kenarlara, Yunus’u da on numara pozisyonuna koyarak başlasaydı belki farklı bir sonuç ortaya çıkabilirdi. Leão, bu tür maçlarda oynama kapasitesi oldukça yüksek bir oyuncu. Ve Portekizli…


Yorumlar


bottom of page