Avrupa’da Dejavu

Galatasaray’ın bundan sonraki karşılaşmalarda işi çok daha zor olacak gibi gözüküyor çünkü ortada tek bir kişiye endeksli bir takım var ve üzgünüm ama saha kenarında bir teknik direktör de yok! Bir başka deyişle bu takım zihinsel anlamda değişmediği sürece her yıl deja vu yaşamaya devam eder. Geçen yıl 5-1 bitmişti bu yıl ise 3-1 tek fark yenilen gol sayısı olsaydı keşke.
Galatasaray, Şampiyonlar Ligi maçlarına bu gece Sporting Lizbon ile yeniden merhaba dedi ve tam bir yıl önce Eintracht Frankfurt karşılaşmasının neredeyse aynısı bir son gerçekleşti. O karşılaşmada da Galatasaray maça çok iyi başlamış ve 1-0 öne geçmişti ardından da ikinci golü kaçırdıktan sonra maç 5-1’lik bir mağlubiyet ile sonuçlanmıştı. Bu gece oynanan karşılaşmada da maça çok iyi başlayan ve 1-0 öne geçen Galatasaray, Leroy Sane ile yüzde yüzlük bir golü kaçırdı ve ardından adım adım beklenen son gerçekleşti.
İkinci yarıya her zamanki gibi sahada tel tel dökülen oyuncuların bazılarıyla başlama gafletini sürdüren Okan Buruk’un, rakibin kazandığı penaltı sonrasındaki tepkilerinin kameralara yansıma anını dikkatle izlememiz gerekiyor. Çünkü sayın teknik direktör her seferinde benzer davranışlarla bir anlamda kendi kendini rezil etmeyi sürdürüyor. Kameralara sürekli olarak yansıyan ‘Allah Belanızı Versin, O….Çocukları vb.’ cümleler ile Norveçli hakem ve yardımcılarına dönük tepkilerin nasıl bir karşılığı olduğunu sanırım anlatmama bile gerek yok! Bu noktada ülkemizin UEFA nezdinde Şenes Erzik sonrasında herhangi bir etkisinin olmadığını ve her yıl benzer şekilde takımlarımızın haklarının gasp edildiğini de eklemeliyim. Bu gecenin konusu olmayan ancak UEFA nezdindeki lobi yoksunluğumuzun her yıl başımıza iş açmasının en iyi örneği Beşiktaş’ın İsrail takımlarıyla sürekli olarak iç sahada oynaması gereken maçlarını deplasmanda oynamak durumunada bırakılmasıdır. Türkiye Futbol Federasyonunun bu konuda nasıl bir girişimde bulunduğunu gören var mı acaba?
Takımlarımızın her geçen yıl biraz daha fazla para saçtıkları bir futbol ortamı içerisinde sahaya yansıyanların tam tersi bir görünüm sergiliyor olması açıkçası hiç de şaşırtıcı değil. Çünkü ortada kişilere dayalı olan ve bir ekolün olmadığı bir futbol anlayışı söz konusu. Galatasaray takımının Victor Osimhen’in yokluğunda tamamen sıradanlaştığı gerçeğini bir kez daha acı ile tecrübe etmiş olduk. Osimhen’in geçen yılki karşılaşmada da olmadığını hatırlatayım. Rakipleriniz sizden çok mu güçlü hayır değiller ancak bizim ülkemizde yorumcularımızdan başlayarak herkes kendisini dev aynasında görmeyi ve futbol denilen alanı sadece parasal değer üzerinden ölçmeyi maharet zannediyorlar. Oysa eski veya yeni ünlü oyuncuları transfer ederek başarıyı yakalayamıyorsunuz. Başarıyı yakalamanın yolu çok başka bir yerden geçiyor ancak inatla ve ısrarla bu yola doğru meyletmeyi düşünmüyoruz.
Futbol denilen alanın içinde yaşanılan kültürün bir yansıması olduğu gerçeğini biraz olsun anladığımızda işler daha farklı şekilde gerçekleşecektir. Birilerinin sayın Okan Buruk’a saha kenarında sağa sola küfürler yağdırarak, bağırmak suretiyle veya sürekli kart işareti yaparak istenilenin elde edilemeyeceğini anlatması gerekiyor. Galatasaray takımının sağ bek olmayan bir sağ bekle ve stoper olmayan bir stoperle yola nasıl devam edebileceğini hep birlikte göreceğiz ancak bu takım bu haliyle taraftarlarını bir hayli üzmeye devam eder gibi gözüküyor. Maçın başındaki Galatasaray ile maçın ilerleyen dakikalarındaki Galatasaray arasındaki farkın geceyle gündüz kadar fazla olması, bir şeylerin hala oturmadığının göstergesidir. Yazık ki bu takım her yıl Avrupa macerasına başka türlü başlayacağını iddia ediyor ve her seferinde tam aksi durum ortaya çıkıyor. Galatasaray’ın bundan sonraki karşılaşmalarda işi çok daha zor olacak gibi gözüküyor çünkü ortada tek bir kişiye endeksli bir takım var ve üzgünüm ama saha kenarında bir teknik direktör de yok! Bir başka deyişle bu takım zihinsel anlamda değişmediği sürece her yıl deja vu yaşamaya devam eder. Geçen yıl 5-1 bitmişti bu yıl ise 3-1 tek fark yenilen gol sayısı olsaydı keşke.






















Yorumlar