Yine Başa Döndük!
- Prof. Dr. Ahmet TALİMCİLER

- 29 Haz 2014
- 2 dakikada okunur
3 Temmuz tarihi yaklaşırken mahkemenin aldığı karar sonrasında yine başa döndük ve karşılıklı top atışları amansız bir şekilde yeniden başladı.
Türkiye her ne kadar hükümet tarafından son dönemde ‘yeni’ olarak lanse edilmek istense de, alınan karar ve uygulamaların ‘eski’ ülke geleneği ile alınmaya devam ettiği bir yer olmayı sürdürüyor. Her şeyin iç içe geçtiği ve gündemin allak bullak olduğu bir ülkede, futbolun da bundan nasibini almaması beklenemezdi ve öyle de oldu. 17 Aralık süreci ile başlayan ve ardından gelişen siyasal tartışmaların bir ucunda hep futbol duruyordu, Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe üzerinden yürütülen tartışmalar son altı ay içerisinde konunun tekrar canlanmasına yol açtı. Mahkemeden yeniden yargılanma kararı çıktıktan sonra yaşananların ne olduğunu anlamaya çalışan televizyon habercilerinin karşı karşıya kaldığı durum bile işin ne kadar çetrefilli olduğunu bir kez daha gösterdi. Ülke olarak son yıllarda ardı ardına yaşadığımız büyük ve ses getiren davalar ve sonrasında yaşananlar hepimize bu ülkedeki hukuk sisteminin aslında ne kadar sıkıntılı olduğunu da tekrar hatırlatmış oldu.
Şike davasının başından itibaren futbol federasyonunun basiretsiz yönetim anlayışı ile birlikte adli yargılama ile sportif yargılama meselesini birbirinin içine sokmak suretiyle bu günlere geldik. Geçen zaman ülke içerisinde kulüpler arasındaki gerilimlerin artmasına yol açarken düşmanlıkların bilenmesine ve maçların giderek oynanamaz hale dönüşmesinin de önünü açtı. Çanak tutanlar sayesinde futbol kendisi dışında her şeye benzeyen bir alana dönüşmüş oldu. Kutuplaşmaya son derece uygun bir zemin sağlayan ülke yapımız içerisinde futbol ve futbol taraftarlığı da anlamını yitirdi. Artık istediğiniz kadar kendi haklılığınızı ve temizliğinizi vurgulayın ne yazık ki çok geç kaldınız! Bundan sonra Fenerbahçe ile Trabzonspor arasında oynanacak olan karşılaşmaların sağlıklı bir biçimde yapılabilme ihtimali kalmamıştır. Galatasaray ile Fenerbahçe arasındaki ezeli rekabet hangi branş olursa olsun gerçek tadıyla yaşanamayacaktır! Ellerinize sağlık, el birliği ile ülke futbolunun ve ülke sporunun ruhuna onarılamayacak bir yara açmayı başardınız.
Son altı ay içerisinde ülkemizdeki siyasal gelişmelerin sportif alandaki yansımalarını gazetelerden izlediğinizde görebileceğiniz en net ifade; bu mahkeme kararlarını tanımıyoruz! Olacaktır, önce Fenerbahçelilerin söylediği sözlerin benzerlerini bugün Trabzonsporluların söylüyor olması herhalde bize özgü bir acayipliktir. Yaşananların arkasından kendi haklılıklarının ispatlandığını düşünenlerin bir sonraki aşamada ortaya çıkan kararlara isyan etmesi bu ülkenin gerçeklerinden bir tanesidir. Sıkıntı verici olan ise hiç kuşkusuz sportif ortamda rekabet etmesi gereken kurumlar olarak takımların, bu mücadelenin zeminini bel altı vuruşlar üzerinden gerçekleştirmeye çalışmalarıdır. Takım ayrımı yapmaya gerek yok, hepsinin benzer yollardan geçtiğini ve benzer eğilimler ile kendi haklılıklarını ispatlamaya çalıştıklarına şahit olduk ve olmaya devam ediyoruz. Üç yılı tamamlamak üzere olan şike sürecinin yeniden başına dönmüş olmamız, yaz boyunca gündemin bu olacağını gösteriyor. Buna karşın önümüzdeki sezon yeniden futbolun güzelliklerinden bahseden bir medya iledejavu yaşamaya devam edeceğiz de, malum fıkra da olduğu gibi peki biz bu haltı neden yedik!!!





















Yorumlar