Tenise kırmızı fırçalar
- Ömer GÜRSOY

- 20 May 2013
- 3 dakikada okunur
Önceki yıllarda kaleme aldığım “Siyaha kırmızı fırça” başlıklı yazımda “siyah” Türk futbolunun ve sporunun içinde bulunduğu duruma dikkat çekmiştim.
Yazıma ilham olan ünlü ressam Mustafa Ayaz renk seçimiyle ilgili “siyah boyalar getirin. Çok çok siyah boyalar. Her şeyin anlamsız olduğunu göstermek için kapkara siyah boya…” sözleri Türk sporunun olduğu gibi Türk tenisinin içinde bulunduğu durumu da ortaya koyuyordu adeta.. Ayaz’ın, “Ama küçücük bir kırmızı, küçücük bir ışık gerek. O da yaşadıkça umudum olacak” sözleri ise güzel şeyleri.
Bugün her tarafı kapkaranlık, tünelin ucu bir türlü gözükmeyen ve yıllardır makyajlanarak Davis Cup’ta Bosna Hersek’in ardından Moldova’ya da yenilerek en alt kümeye düşen bir tenisimiz var. “Kol kırılır yen içinde kalır” düsturunun hakim olduğu tenis camiasında yaşananlar eğer bir başka spor dalında yer yerinden oynar. Ama bugün siyahlardan bahsetmek istemiyorum.
100 yıldır bu ülkede hala dört başı mamur bir tenisçi çıkmamasına ve önlerinde bir tane bile rol modeli olmamasına rağmen oğlum gibi binlerce çocuk ve aile hala tenisin peşinde koşuyorlar. İşte küçücük bir kırmızı ve küçücük bir ışık ama en büyük umudumuz da budur.
Tenisin siyahlıklarına küçücük kırmızı fırçalardan birisi memleketim Kırşehir'den geldi. Türkiye’nin en genç ve başarılı Belediye Başkanlarından Yaşar Bahçeci, iline yatırım yapan Galatasaray’ın önceki Başkanı ve işadamı Adnan Polat’tan Kırşehir’e bir spor kompleksi yapmasını ister. Polat, Valilik ve Belediye ile yakın bir işbirliği kurar. Belediye arsası üzerine şimdi, 500 bin lira yatırım bedeli ile ikisi kapalı, ikisi açık olmak üzere toplam 4 kort (ulusal ve uluslararası turnuva düzenlemek için gereken sayı), soyunma odaları, büfeden oluşan bir kompleks yapılmaya başlandı. Herkesin futbol tesisi yaptığı bir ülkede kendisi de tenisi çok seven ve tenis oynayan Bahçeci’nin Türkiye'nin önemli bir işadamını tenis yatırımına yönlendirmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Diğer illerde tenis kulüpleri kapalı kortların ısınması için büyük doğalgaz faturaları öderken ülkemizin ilk jeotermal ısınma sistemine sahip olan kapalı kortlar Kırşehir’de yapılıyor. Kış tenisi için Kırşehir'in önemli bir merkez olacağını şimdiden söyleyebilirim. Bizler büyük şehirlerde çocuklarımız tenis oynasınlar diye hatırı sayılır paralar öderken Kırşehir'li çocuklar Başkan Bahçeci'nin kuracağı sistemle ücretsiz olarak tenisle buluşacaklar. Bahçeci bu yatırımlarından dolayı Kırşehir halkı adına Polat’a minnettar olduklarını ifade ediyor. Tesislerin açılış töreni için de büyük bir etkinlik yapmayı planlıyor. Uzun yıllar ülkesine gelmeyen Nuri Şahin de davetliler arasında olacak. İki elim kanda olsa da ben de orada olacağım.
Tenis hocası Adnan Polat
Bu arada Adnan Polat’ın bir sırrını da sizinle paylaşayım: Öğrencilik yıllarında Amerika’da okuyan Polat babasının gönderdiği paraları hoyratça harcayınca ayın sonunu zor getirir olmuş. Ne yapacağım diye düşünürken Amerikalılara tenis dersi vermeye başlamış. Hem de birkaç yıl sürmüş Polat’ın tenis hocalığı da var. O tarihten sonra da bir daha eline raketi almamış. Adnan Polat yıllar sonra ilk kez Kırşehir’de raketi eline alacak. O zaman kadar da oğlum Deniz, Polat’ı bu gösteri maçına hazırlayacak.
Ertaş'ın deyimiyle “kesik çayır”larda koştuğumuz, “soğuk sular” içtiğimiz Kırşehir'de artık tenis de oynayacağız.
Ülkemizde tenisin ekonomisi 125 milyon liraya yükselirken, Lig Tv ve Sports Tv'nin tenis yayınlarına başlamasını da kırmızı fırça olarak görüyorum.
Şimdi sıra 'Tenisin Obaması' olarak nitelendirdiğim ve destek verdiğim, ancak geçtiğimiz 7 aylık sürede henüz hiç bir projeyi hayata sokmasa da, hala bölgesel maçları başlat(a)masa da, yeni kaynak yaratma konusunda geç kalsa da Federasyon Başkan Osman Tural'da..Çünkü O'nun Başkan olması da tenisin siyalıkları için kırmızı bir fırçadır.
Tural'ın tenisteki siyahlıklara fırça vurup vuramayacağını bilemem ama hiç olmazsa tenisçi olacak gençlerimize küçücük olsa da kırmızı bir umut ışık yaratmasını bekliyorum.






















Yorumlar