Spor Faaliyetinin Vergisel Çerçevesine Dair Güncel Değerlendirmeler (I)

Türkiye'de 2026 itibarıyla 15 milyona yaklaşan lisanslı sporcu, 26 bini aşkın spor kurumu ve çatı örgütlenmeyi sağlayan 64 federasyon, Türk spor hukukunun ne denli geniş bir etki alanına sahip olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Sporun sadece yarışma boyutunu değil; menajerlerden yayıncılara, sponsorluklardan bahis ekonomisine kadar uzanan çok aktörlü yapısını anlamak, profesyonel ve amatör ayrımının hukuki zeminini doğru kavramaktan geçmektedir.
İşte, iki bölüm halinde yayınlayacağımız makalemizin ilk bölümüyle spor faaliyetinde bulunan tarafların hukuki zeminde verfgi hukuku kapsamında değerlendirmesine başlıyoruz.
1.SPOR FAALİYETİNİN TARAFLARI İLE AMATÖR-PROFESYONEL NİTELİĞİNİN BERLİRLENMESİ
Türkiye'de, 2026 yılı itibariyle spor faaliyetiyle uğraşan yaklaşık 26.200 adet (dernek/iktisadi işletme/kamu kurumu/kamuya yararlı dernek/A.Ş./halka açık A.Ş. statüsünde) spor kurumu ile bunların tescil edildiği, sporcuların lisanslandığı, spor faaliyeti organize eden, düzenleyen, denetleyen 64 adet de Spor Federasyonu bulunmaktadır.
Bu federasyonlardan biri “5894 sayılı TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN” yani özel kanunla kurulmuş Türkiye Futbol Federasyonu; Diğerleri ise “3289 sayılı GENÇLİK VE SPOR HİZMETLERİ KANUNU”nu ile kurulmuş bulunan Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne (SHGM) bağlı, bunun çatışı altında, gözetim ve denetiminde faaliyette bulunan özerk spor federasyonlarıdır. Spor federasyonları, “7405 sayılı SPOR KULÜPLERİ VE SPOR FEDERASYONLARI KANUNU”(7405 Sayılı Kanun) ve ilgili “ SHGM SPOR FEDERASYONLARI YÖNETMELİĞİ” düzenlemeleri uyarınca, spor dalı ile ilgili faaliyetleri yürütmek üzere kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kurulmakta; kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin Resmî Gazete’de yayımlanması ile tüzel kişilik kazanmaktadırlar.
Türkiye’de futbol faaliyeti ise Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı (TFF) çatısı altında amatör ve profesyonel olarak oluşturulan ikili bir sistem yönetilmektedirler. Bu kurumun gözetim ve organizasyonu altında (Türkiye’de mevcut sportif düzenlemelere göre) 35'i anonim şirket 107'si dernek ya da derneğe bağlı iktisadi işletme statüsünde. 4 tanesi de anonim şirketlerden halka açık olmak üzere 142 adet profesyonel futbol faaliyetiyle uğraşan kurum bulunmaktadır.
7405 Sayılı Kanun’un 23 ve 45’nci madde düzenlemeleri uyarınca futbol dışı diğer spor faaliyetiyle uğraşan kurumların amatör statüsünde oldukları kabul edilmektedir.
Türkiye'de 5.000.000’u faal yaklaşık 15.000.000 civarında lisanslı sporcu, 30.000 civarında teknik adam 60.000 civarında hakem spor faaliyeti icra etmektedir.
Bunların dışında sportif faaliyete doğrudan ya da dolaylı olarak dahil olan aktörler olarak sporcu temsilcilerini yani bildik isimleriyle menajerleri, kulüp çalışanlarını ve sporun çevre ekonomisinde bulunan spor malzemesi üreticileri, yayın ve reklam sektöründe çalışanları, bu faaliyet için finansal operasyonlarda bulunanları ve son dönemin popüler konusu olarak yasal ya da yasadışı müşterek bahis faaliyetinde bulunanları ya da sporun icra edildiği güne bağlı (gün içi/maç günü) gelirlerinden pay alanları da katabiliriz.
Sporcu Ücretlerinden Tevkif Yoluyla Alınan Gelir Vergisinin İadesi Hakkında Yönetmeliğin 4’üncü maddesine göre; amatör spor faaliyetleri fiili olarak şu şekilde belirlenmiştir: Türkiye Futbol Federasyonu tarafından düzenlenen süper lig, birinci lig, ikinci lig, üçüncü lig ve profesyonel olarak belirlenecek diğer futbol ligleri dışındaki futbol ligleri kapsamında bulunan futbol faaliyetleri ile diğer spor federasyonlarının bünyesinde yer alan profesyonel şube dışındaki spor dallarına ilişkin spor faaliyetleridir.
Profesyonel spor kavramına ise, 7405 Sayılı Kanunu’nun 23 ve 45’nci maddelerinde; “bir spor dalının profesyonel olarak belirlenmesine, ilgili spor federasyonunun görüşü alınarak Bakanlık tarafından karar verilir” biçiminde değinilmiş olup, ilgili düzenlemede kavram; bir spor dalının Bakanlık tarafından profesyonel olarak belirlenmesi halinde, ilgili spor dalında profesyonel faaliyet yürütülebilmesi için ilgili spor federasyonu bünyesinde profesyonel şube kurulmasına genel kurul tarafından karar verilebilir ve profesyonel şube kurulmasına ilişkin genel kurul kararı Bakanlığın onayına sunulur, profesyonel şube kurulmasına ilişkin genel kurul kararının Bakanlık tarafından onaylanması halinde ilgili spor dalında profesyonel spor faaliyetinde bulunulabilir, profesyonel müsabakalar yapılabilir ve profesyonel lig kurulabilir, şeklinde somutlaştırılmıştır.
Düzenleme uyarınca spor federasyonu tarafından ilgili spor dalında profesyonel şube kurulması halinde, spor kulüpleri ve spor anonim şirketleri profesyonel spor faaliyetlerine katılmak için profesyonel takımları ve profesyonel ferdi sporcuları içerisinde barındıran profesyonel şube açabilir. Profesyonel şube açan spor kulüpleri ve spor anonim şirketleri, ilgili spor dalında ayrıca amatör spor faaliyeti de yürütebilir. Sporcular, profesyonel spor faaliyetinde bulunulmasına izin verilen spor dallarında bir spor kulübü veya spor anonim şirketi ile sözleşme ilişkisi kurarak profesyonel spor faaliyetlerine katılabilir. Bu şekilde profesyonel müsabakalara ve profesyonel takım bünyesinde lig müsabakalarına katılan sporcular için katıldıkları spor faaliyeti onun esas mesleği kabul edilir. Profesyonel sporcunun statüsü ile hak ve yükümlülükleri, faaliyette bulunduğu spor dalının bağlı olduğu spor federasyonu tarafından talimat ile belirlenir.
Spor kulüplerinin ve spor faaliyetiyle uğraşan anonim şirketlerinin (spor kulübü/A.Ş.) spor dalı tescilleri ise, faaliyette bulunulacak spor dalı için SGM Spor Kulüpleri ve Spor Anonim Şirketleri Tescil Yönetmeliği ile TFF dahil ilgili spor federasyonları tarafından yayımlanan tescil talimatları hükümlerine göre gerçekleştirilmektedir.
Oysa ki amatörlük ve profesyonellik tanımları kavramları, faaliyetin sportif niteliğinin belirlenmesi dışında vergileme açısından kritik öneme sahiptir. Vergi kanunları pek çok yasal ve idari düzenlemelerde amatörlük ve profesyonellik kavramlarına vergisel sonuç doğurucu bicimde atıf yapmakta ve vergileme ilkelerini buna göre belirlemektedir.
Ana iki kol olarak, “Spor Kulübü Dernekleri” Gençlik ve Spor Bakanlığı (SHGM) veya spor federasyonlarının faaliyetlerine katılmak amacıyla Gençlik ve Spor Bakanlığı’na tescilini yaptıran özel hukuk tüzel kişileri, spor anonim şirketi ise bir spor kulübünün bağlı ortaklığı veya iştiraki olarak ya da spor kulübünden bağımsız şekilde Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulan ve spor faaliyetinde bulunmak amacıyla Gençlik ve Spor Bakanlığı’na tescilini yaptıran anonim şirketleridir. Bu yönüyle, Türkiye'de spor faaliyeti ile uğraşan kurumların çoğu halen sermayesi olmayan Dernek statüsünde bulunmaktadırlar.
7405 sayılı Kanun ile kısmen kullanım alanları azalsa bile, bu Kanunda yer almayan düzenlemeler ve yönetim ve denetim işleyişi bakımında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu bu bağlamdaki temel düzenlemeleri de hem spor kulüpleri hem spor federasyonları açısından amir hükümler içermektedir.
Keza spor kulüpleri açısından dernekler yönetmeliği, kamuya yararlı dernekler açısından Yardım Toplama Kanunu ve yönetmeliği de önemli yasal ve idari düzenlemelerdendir. Gençlik ve spor kulüpleri için aynı zamanda özel düzenleme olarak 7405 sayılı spor kulüpleri ve spor federasyonları kanunu özel kanun statüsünde bulunmaktadır.
Anonim şirket statüsünde faaliyette bulunan spor kulüpleri için Türk Ticaret Kanunu, halka açık şirketler için Sermaye Piyasası kanunu düzenlemelerinin de ayrıca göz önünde bulundurulması gerekir. Bunların yanı sıra, yukarıda da değindiğim üzere, spor kulüpleri açısından Gençlik Spor Hizmetleri Kanunu ve bağlı yönetmelikler, futbol faaliyetiyle uğraşanlar açısından Türkiye Futbol Federasyonu Kanunu ve bu kurum tarafından yayınlanan talimatlar, ilave olarak spor branşı açısından ilgili spor federasyonlarının talimatları ve bunların dışında uluslararası spor konfederasyonlarının düzenlemeleri mevcut. Örneğin TFF Kulüp Lisans ve Finansal sürdürülebilirlik talimatı ya da Gençlik Spor kulüplerine ilişkin yönetmelik 7405 sayılı Kanuna bağlı çıkartılan yönetmelik hem hukuki, hem idari, hem de mali hükümler içermektedir.
Yine faaliyette bulunulan spor dalı için ilgili spor federasyonunun üyesi/bağlı bulunduğu uluslararası birlik ve konfederasyonlar (Örneğin UEFA, FİFA, FİBA vb.) tarafından yapılan düzenlenmelere de riayet edilmesi zorunludur.
Sporcuların faaliyeti bağlamında profesyonelliği, spor hukukunda yalnızca futbol (TFF) mevzuatında ve 7405 Sayılı Kanun’da, şirket statüsüne geçişte bir izne bir koşula bağlanmış biçimde görebiliyoruz. Bu yönüyle spor hukukunda profesyonel spor faaliyeti, bir spor kulübüyle yazılı sözleşmeye dayalı olarak ve spor faaliyetleri kapsamında yaptığı harcamalardan daha fazla miktarda ödeme yapılması halidir. Tanım bu olmakla beraber fiilen profesyonel spor/sporcu statüsünün spor mevzuatımızda (futbol hariç) resmi olarak tanımlanmadığı, gerekli izin ve onayın verilmediğini, işin hem sportif, hem de vergisel açıdan uygulama/fiili durum ile yürütüldüğünü söyleyebiliriz. Dolayısıyla spor hukuku açısından profesyonellik, spor faaliyetinin mali ve vergisel sonuçları itibariyle, spor hukukunda değil (sınırlı niteliğiyle futbol hariç) vergi düzenlemelerinde kaynaklı olarak tanımlanmaya çalışılmaktadır.
3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nda (KDVK), kazanç elde etmek amacıyla yürütülen, hayatını idame ettirmek için gelir elde etmek için gerçekleştirilen faaliyetler profesyonel spor faaliyeti olarak, hobi, boş zaman aktivitesi ve kişisel zaman geçirici, eğlendirici aktiviteler ise varsa sadece faaliyetin idame ettirilmesi için devamı için zorunlu gelirlerin elde edileceği aktiviteler ise amatör faaliyet olarak tanımlanmış durumdadır. Bu bağlamda KDV Genel Uygulama Tebliğinde yapılan idari düzenlemeler aşağıdaki gibidir:
“Profesyonel sanatçıların yer aldığı gösteriler ve konserler ile profesyonel sporcuların katıldığı sportif faaliyetler, maçlar, yarışlar ve yarışmalar tertiplenmesi ve gösterilmesi KDV’ye tabidir. Madde hükmünden anlaşılacağı üzere amatör nitelikli faaliyetler vergi dışında tutulmuştur. Amatör ve profesyonel ayırımının, sanatçı veya sporcunun bu faaliyetleri karşılığında gelir elde edip etmemesine göre yapılması gerekir. Profesyonel terimi, bir kişinin mesleğini amatör gibi zevk için veya heves dolayısıyla değil de kazanç sağlamak ve geçimini temin etmek amacıyla yapmasını; konser kavramı ise, genel veya özel bir toplantıda herhangi bir müzik türünde ve herhangi bir çalgıyla veya sesle veya her ikisi ile birlikte yapılan müzik icrasını ifade eder. Eğer sporcu ve sanatçı söz konusu faaliyetleri nedeniyle gelir elde ediyorsa profesyoneldir. Bu faaliyetini belli bir menfaat karşılığında yapmaktadır. Dolayısıyla amatör ve profesyonel ayırımı yapılırken sporcu ve sanatçıların katıldıkları gösteri, konser, maç, yarış ve benzeri organizasyonlar nedeniyle ferdi olarak veya bağlı bulunduğu kurum, kuruluş, organizasyon, kulüp veya benzeri teşebbüsler aracılığı ile belli bir gelir elde edip etmediğine bakılmalıdır. Ayrıca ticari bir organizasyon içinde yapılan faaliyetlerin tamamı gelir sağlayıcı nitelikte olduğundan, bu tür faaliyetler herhangi bir ayırım yapılmaksızın Kanunun 1/1’inci maddesindeki genel hükme göre vergilendirilir.”
Dolayısıyla sponsorluk, yayın, reklam, isim hakkı ve benzeri gelirlerin profesyonel faaliyet, vergisel ifadeyle ticari kazanç (ticari nitelikte mal teslimi ve hizmet ifasının gerçekleşmesi) kapsamında değerlendirileceği yine KDVK düzenlemeleri üzerinden ve bağlı idari düzenlemelerden açık biçimde anlaşılmaktadır.
Bu perspektif ilgili Tebliğde aşağıdaki gibi çerçevelendirilmiş bulunmaktadır:
“Profesyonel futbol faaliyetleri, 5253 sayılı Dernekler Kanununa göre kurulan ve faaliyet gösteren dernek statüsündeki kuruluşlar ya da kamu idare ve müesseselerine ait idman ve spor müesseseleri eliyle gerçekleştirilmektedir. 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun14, Türkiye Futbol Federasyonu Statüsüne ilişkin (76/5) inci maddesine göre futbolla uğraşan bir kulüp, futbol şubesini ilgili kanun ve yönetmelikler doğrultusunda kurulmuş bir anonim şirkete devredebilir. Bunun sonucu olarak, profesyonel futbol faaliyetleri anonim şirket statüsündeki kuruluşlarca da yapılabilir. 3065 sayılı Kanunun (1/1) inci maddesinde ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin vergiye tabi olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun (1/3- g) maddesinde ise, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ve özel bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınaî, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV’ye tabi olduğu belirtilmiştir. Bu maddelerde hükme bağlandığı üzere dernekler ile kamu idare ve müesseselerinin faaliyetleri doğrudan KDV’nin konusuna alınmamış, bu kuruluşlara ait veya tabi olan müesseselerin yukarıda belirtilen nitelikteki teslim ve hizmetlerinin vergiye tabi olduğu belirlenmiştir. Bu belirleme gereği yukarıda belirtilen idman ve spor müesseselerine sahip dernekler ile kamu idare ve müesseseleri, bu statüleri ile verginin mükellefi olmayıp, yalnızca bu müesseselere ait veya tabi olan iktisadi işletmeleri nedeni ile mükelleftirler. Spor kulübü dernekleri, amatör ve profesyonel spor faaliyetleri yanında çeşitli alanlarda faaliyet gösteren müesseselere sahiptirler. Bir iktisadi işletme niteliğinde olan profesyonel futbol şubeleri ile sosyal tesis, lokal, otopark, spor okulları ve kursları, spor sahaları, sağlık merkezleri, plaj tesisleri ve benzeri iktisadi işletmelerin teslim ve hizmetleri, yapılan açıklamalar çerçevesinde KDV’nin konusuna girmektedir. KDVK’nın (1/3-g) maddesine göre, profesyonel futbol şubelerinin KDV kapsamına giren teslim ve hizmetleri aşağıda sayılmıştır: - Maç hasılatları, - Spor toto-loto ve iddaa isim hakkı gelirleri, - Spor malzemesi ve hediyelik eşya satışı, - Yayın hakkı gelirleri, - Reklam gelirleri, - Diğer gelirler. Faaliyetin zorunlu bir unsuru olarak yapılan futbolcu transferleri ile kiralamaları karşılığı kulüplerce elde edilen bedeller,3065 sayılı Kanunun (1/3-g) maddesi kapsamında sayılamayacağından verginin konusuna girmemektedir. Ancak, anonim şirket statüsünde sportif faaliyetlerde bulunan kuruluşların bütün teslim ve hizmetlerinin KDVK’nın (1/1) inci maddesi gereğince vergiye tabi olduğu ise açıktır.”
Spor faaliyetiyle uğraşan kurumlar, Kurumlar Vergisi Kanunu (KVK) 1,2,4, 6 maddeleri ve Gelir Vergisi Kanunu’nun (GVK) ticari kazanç ile ilgili düzenlemeleri uyarınca bu faaliyetleri neticesinde ticari kazanç elde ettiklerinin kabulü ile Kurumlar Vergisi mükellefi olarak da belirlenmiş bulunmaktadırlar.
2. SPOR FAALİYETİ İLE UĞRAŞAN KURUMLARA YÖNELİK TEMEL VERGİ DÜZENLEMELERİ
2.1. Spor Kulüplerinin Katma Değer Vergisi Karşısındaki Durumu: KDVK’nın 1’inci maddesine göre Türkiye’de ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyetleri kapsamında yapılan mal teslimi ve hizmet ifaları ile her türlü mal veya hizmet ithalatı KDV’nin konusunu oluşturmaktadır. Derneklerin normal faaliyetleri doğrudan katma değer vergisinin konusuna girmemektedir. Ancak, derneklere ait veya tabi olan iktisadi işletmeler ile anonim şirket statüsünde sportif faaliyetlerde bulunan kuruluşların KDV mükellefiyeti bulunmaktadır.
Spor kulüplerine ait iktisadi işletmelerin, sosyal tesis, lokal, otopark, spor okulları ve kursları, spor sahaları, sağlık merkezleri, plaj tesisleri işletmeleri, Spor Toto-Loto ve İddaa isim hakkı gelirleri, spor malzemesi ve hediyelik eşya satışı, yayın hakkı gelirleri, maç hasılatları, reklam gelirleri gibi teslim ve hizmetleri, KDV’nin konusuna giren işlemlere örnek teşkil etmektedir.
Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranlarını belirleme yetkisi ise Cumhurbaşkanlığına verilmiştir. Cumhurbaşkanlığı tarafından çıkarılmış bulunulan kararnamelerle KDV genel oran % 20, indirimli oranlar ise % 10 ve % 1 olarak uygulanmaktadır.
Söz konusu Kararname’ye göre; spor kulüplerinin iktisadi işletmelerini de ilgilendiren, forma, eşofman, çorap, spor çantaları, sırt çantaları, ayakkabılar gibi tekstil ve konfeksiyon ürünlerinin satışı ile otel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama tesislerinde sunulan geceleme hizmetleri; kahvehane, kır kahvesi, çay bahçesi, çay ocağı, kıraathane, kafeterya, pastane, ayakta yemek yenilen yerler, yemeği pakette satan veya diğer şekillerde yemek hizmeti sunan yerler, lokanta, içkili lokanta, kebapçı ve benzeri yerlerde (birinci sınıf lokanta ruhsatı ya da işletme belgesine sahip olan yerler ile üç yıldız ve üzeri oteller, tatil köyleri ve benzeri tesislerin bünyesindeki lokantalar hariç) verilen hizmetler (bu yerlerde verilen hizmetlerin alkollü içeceklere isabet eden kısmı hariç) % 10 oranında KDV’ye tabi iken maç bileti, isim hakkı, yayın hakkı, reklam gelirleri ve spor okullarında KDV oranı % 20’dir.
Bu bağlamda;
-Dernek statüsünde bulunan tüzel kişiler tarafından yapılan teslim ve ifalar verginin konusuna girmemektedir.
-Anonim şirket statüsünde sportif faaliyetlerde bulunan kuruluşlar KDV mükellefi olup, bunlar tarafından gerçekleştirilen bütün teslim ve hizmet ifaları Kanun’un (1/1) inci maddesi gereğince vergiye tabi olacaktır.
-Sportif faaliyetlerin ticari bir organizasyon dahilinde yapılması hali derneğe ait iktisadi işletmelerin oluştuğunu ortaya koyduğundan, bu işletmeler de KDV mükellefi olup, bunlar tarafından yapılan ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve ifalar KDV’ye tabidir.
-KDVK’nın (1/3-c) maddesine göre, profesyonel sanatçıların yer aldığı gösteriler ve konserler ile profesyonel sporcuların katıldığı sportif faaliyetler, maçlar, yarışlar ve yarışmalar tertiplenmesi, gösterilmesi ise her hal ve takdirde KDV ye tabi bulunmaktadır.
-KDVK’nın (17/1) maddesine göre, kamu menfaatine yararlı dernekler tarafından ilim, fen ve güzel sanatları, tarımı yaymak, ıslah ve teşvik etmek amacıyla yaptıkları teslim ve hizmetleri ile tiyatro, konser salonu, kütüphane, sergi, okuma ve konferans salonları ile spor tesisleri işletmek veya yönetmek suretiyle ifa ettikleri kültür ve eğitim faaliyetlerine ilişkin teslim ve hizmetleri ile Kanunun (17/2-b) maddesine göre, 17/1 maddesinde sayılanlara bedelsiz olarak yapılacak teslim ve hizmetlerin KDV den istisna olduğu hükme bağlanmıştır.
2.2. Sporcuların, Teknik Adamların, Hakemlerin ve Sporcu Temsilcileri Tarafından Elde Edilen Gelirlerin Vergilendirilmesi: Bilindiği üzere sporcular Borçlar Kanunu kapsamında hizmet sözleşmesi ile teknik adamlar ve antrenörler ise İş Kanunu kapsamında düzenlenen hizmet sözleşmeleri uyarınca spor kulübelerinde çalışmakta/çalıştırılmakdırlar. Sporcular, İş Kanunu kapsamında bulunmamaktadırlar ve gerek sporcular gerek teknik adamların sözleşmeleri, yazılı tek tip ve ilgili spor federasyonu düzenlemeleri uyarınca çerçevesi belirlenmiş sözleşmelerdir. Sözleşmelerde belli bir ücret gösterilmesi şarttır.
Tanım yapmak gerekirse ücret, sporcunun sözleşmedeki edimleri karşılığı hak kazandığı para ve para ile ölçülebilir diğer değerlerdir. Sporcuların ve teknik adamların ve GVK’nın 61’nci maddesinde tanımlandığı üzere hakemlerin elde ettikleri gelirler, GVK açısından ücret niteliğindedir. GVK’nın 61. maddesi uyarınca ücret, işverene tabi, iş yerine bağlı ve ifa edilen hizmet karşılığı elde edilen gelirler olarak tanımlanmaktadır. Sporculara transfer ücreti, prim, ayni ya da nakdi menfaat, örneğini uçak bileti, lojman, araç tahsisi gibi aynı ve nakdi menfaatlerin tamamı ücret ödemesi kapsamına girer. Aynı şekilde teknik direktörlere de sözleşmeleri kapsamında yapılan bu tarz ödemeler ücretin kapsamında yer almaktadır. Gerek sporculara gerek teknik direktörlere, belirlenen yazılı sözleşme içerisinde yer alsın almasın ödenecek tüm gelir unsurları ücrettir. Özetle, sporcu ve teknik adamlara yapılan ödemeler GVK kapsamında 61'inci, geçici 72'nci, 103’üncü ve 86’ncı maddesindeki düzenlemelere tabi olup bu düzenlemeler göre vergilendirilir.
Yasal bir tanım yapmak gerekirse ücret, GVK’nın 61’nci maddesine göre, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.
Maddenin 5 ve 6’ncı bentlerinde sporcu ve hakemlere yapılan ödemelerin ücret niteliği;
5……, spor hakemlerine ve her türlü yarışma jürisi üyelerine ödenen veya sağlanan para, ayın ve menfaatler;
6. Sporculara transfer ücreti veya sair adlarla yapılan ödemeler ve sağlanan menfaatler
Şeklinde ayrıca belirtilmiştir.
7194 sayılı Kanunla, GVK’nın sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılacak gelir vergisi tevkifatı oranlarını ve vergilendirilmesini belirleyen geçici 72 nci maddesinin uygulama süresi, 31/12/2023 tarihine kadar uzatılmıştır. Ayrıca, söz konusu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan % 15 oranı % 20 olarak belirlenmiştir.
Maddede yapılan değişiklik sonrası, lig usulüne tabi spor dallarında en üst liglerdeki sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan tevkifat oranı %20 olarak belirlenmiş, diğer sporculara yapılan ödemelere ilişkin tevkifat oranlarında bir değişikliğe gidilmemiştir. Buna göre 1/1/2020 tarihinden itibaren sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerden;
a) Lig usulüne tabi spor dallarında;
1) En üst ligdekiler için % 20,
2) En üst altı ligdekiler için % 10,
3) Diğer liglerdekiler için % 5,
b) Lig usulüne tabi olmayan spor dallarındaki sporculara yapılan ödemeler ile milli sporculara uluslararası müsabakalara katılmaları karşılığında yapılan ödemelerden % 5,
oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır. GVK’nın geçici 72’nci maddesi kapsamında yapılan tevkifatın yanı sıra ayrıca aynı Kanunun 94’üncü maddesi kapsamında tevkifat yapılmayacaktır.
1/11/2019 tarihinden sonra akdedilerek geçerlilik kazanan veya 1/11/2019 tarihinden önce imzalanmakla birlikte bu tarihten sonra (süre uzatımı veya ücreti etkileyen değişiklikler gibi nedenlerle) yenilenen sporcu sözleşmelerine istinaden 1/1/2020 tarihinden itibaren yapılan ücret ödemelerinden %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır.
İşverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret kapsamında vergilendirilmekte olup; sporculara, bu faaliyetlerine ilişkin olarak aylık ücret, başarı primi, maç başı ücreti, imza parası, imaj hakkı ve sair adlarla yapılan ödemeler ve taşınmaz veya taşıt verilmesi, konut tedariki ve sair suretle sağlanan menfaatler de ücret kapsamında vergilendirilmektedir.
Sporcu sözleşmesi olmadan çalışan sporcular tarafından elde edilen ücret gelirleri toplamının GVK’nın 103 üncü maddesinde yazılı tarifenin dördüncü diliminde yer alan tutarı (2026 yılı için 5.300.000 TL) aşması halinde, bu gelirler her hâlükârda yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecektir.
Sporcular tarafından elde edilen ücret gelirleri nedeniyle beyanname verilmemesi durumunda, tevkif suretiyle ödenen vergiler nihai vergi olacaktır. Yıllık beyanname verilmesi durumunda ise GVK’nın geçici 72 nci maddesi uyarınca kesilen vergilerin, vergi dairesine yatırılmış olması şartıyla hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilebilmesi mümkün olacaktır.
311 seri numaralı GVK Genel Tebliğinde vergilendirmeye ilişkin muhtelif örnekler verilmiş bulunmaktadır. İlgili yasal ve idari düzenlemelerden açık biçimde görüldüğü üzere, sporcular elde ettikleri ücret geliri bakımından GVK’nın geçici 72’nci maddesi kapsamında vergilendirilirler ve bu maddede sporcunun amatör ya da profesyonel olmasının, statüsünün bir önemi bulunmamaktadır. Burada sporcunun ya da spor kulübünün statüsünün de bir önemi olmaksızın, oyunun, sportif faaliyetin usulüne göre bir vergileme söz konusudur. En üstteki Ligde oynayan sporcu %20, bir alt ligde oynayan sporcu %10, diğer ligler, lig dışı faaliyette bulunan sporcular ve milli müsabakalar kapsamında bu kişilere yapılan ödemeler ise %5 oranında vergilendirilirler. Buradaki ödemenin az önce söylediğim gibi transfer ücreti, aynı, nakdi, menfaat karşılığı ya da son zamanlarda çokça duyduğumuz imza parası, ilk sözleşmeyi aşamasında imza öncesi ödenen, sözleşmenin feshi halinde ödenen fesih bedeli ve başarı primleri de dahildir. Ancak maddede gelir vergisi kanunun 103/ 4’üncü maddesindeki sınırın 2026 yılı için 5.300.000TL’nin aşılması durumunda sporcuların bu tutarı verecekleri yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan etmeleri gerekmektedir.
Bu beyan ile ücret geliri, GVK’nın 103’üncü maddedeki artan oranını vergileme esası yani %15 20 27 35 40 olarak kademelenen oranlarda vergileme söz konusu olacaktır. Yalnız spor kulüpleri tarafından kesilen vergiler, beyanname üzerinden hesaplanacak vergilerden mahsup edilerek sporcunun nihai vergi yükü ve kamu idaresine ödeyeceği vergi tutarı belli edilecektir. Temel düzenleme GVK’nın Geçici 72’nci madde olmak üzere, vergileme ayrıntıları ve uygulama örnekleri 311 seri numaralı gelir vergisi kanunu genel tebliğinde yapılmış bulunmaktadır. Gelir vergisinde tam ve dar mükellefiyet esasına göre vergileme söz konusu. Bilindiği üzere bir takvim yılında 6 aydan fazla oturanlar Türkiye'de yerleşmiş sayılır ve elde ettikleri gelirleri Türkiye'de yıllık beyanname ile beyan etmek durumundadırlar.
Ödül ve ikramiyeler ise gelir vergisi kapsamına girmeyecek; Spor Genel Müdürlüğü ya da spor federasyonları tarafından yapılan ödemeler, ödül ve ikramiye ödemeleri vergiden bağışık tutulacak diğer ikramiye ve ödüller ise verasette intikal vergisi kapsamına girecektir. Sözleşme ile Spor Kulübüne devredilen imaj hakları ve reklam hakları karşılığı spor kulüpleri tarafından sporcu ve teknik adamlara yapılan ödemelerde ücrettir. Ancak sporcunun müstakilen kendi imaj hakları ve reklam gelirleri karşılığında bir elde etti bir kazanç varsa bunların imaj hakları açısından gayrimenkul sermaye iradı; reklam gelirleri açısından ise arızi serbest meslek Kazancı olduğu kabul edilir ve bunlardan ödeyenler tarafından ilgili oranlarda vergi tevkifatı yapılması gerekmektedir.
Spor kulüpleri tarafından sporculara yapılanı ödemelerden kesilen vergiler Spor Hizmetleri Kanunu kapsamında ek 12’nci maddesi uyarınca amatör faaliyetlerde harcamak üzere ve amatör faaliyetlere spor tesislerinin inşası, amatör sporculara yapılan ödemeler, eğitim tesisleri için yapılan harcamalar kapsamında spor kulüplerine beyannameyi takiben 5 gün içerisinde iade edilecektir.
Bununla ilgili uygulama, 22 Temmuz 2023 tarihinde çıkarılan ve Sporcu Ücretlerinden Tevkif Yoluyla Alınan Gelir Vergisinin İadesi Hakkında Yönetmelik’te gösterilmiştir. Buna göre iadeye konu gelir vergisi aşağıdaki harcamaların finansmanında kullanılacaktır:
-Amatör spor faaliyetleri ile altyapı spor eğitim tesislerinde sportif faaliyet gösteren sporculara, bunların çalıştırıcılarına ve diğer spor elemanlarına yapılan ücret ve ücret sayılan ödemeler (Her bir sporcu, çalıştırıcı ve diğer spor elemanları için yıllık olarak yapılacak ödeme, GVK’nın 103 üncü maddesinde yazılı tarifenin üçüncü gelir diliminde yer alan ve ilgili yılda ücretler için geçerli olan tutarın üç katını aşamaz.),
-Sporcular, çalıştırıcılar ve diğer spor elemanlarının, sportif faaliyetlerine ilişkin iaşe, ibate, seyahat, sağlık, eğitim-öğretim harcamaları ile amatör ve altyapı faaliyetlerine ilişkin hazırlık kampları, müsabaka, malzeme ve ekipman, federasyon vize, lisans, tescil ve katılım harcamaları,
-Amatör spor faaliyetlerinin gelişimi ile sporcuların yetiştirilmesi ve eğitimi için spor kulüpleri ve spor anonim şirketleri tarafından kurulan veya kurulacak altyapı spor eğitim
tesislerinin inşası ile bu tesislerin işletilmesi ve idamesi için yapılan harcamalar.
Teknik adamlara ödenen ücretlerde ise GVK’nın Geçici 72’nci maddesi düzenlemesi dikkate alınmayacak; genel beyan sistematiği içerisinde GVK’nın 103’üncü maddesinde yer alan gelir vergisi tarifesi uygulanacaktır.
Spor hakemlerine yapılan ödemeler veya sağlanan para, ayın ve menfaatlerin de GVK’nın 61’inci maddesinde ücret sayıldığı hükme bağlanmıştır. GVK’nın 29’uncu maddesinin birinci fıkrasının 7194 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesi maddenin 4 numaralı bendinde, tüm spor yarışmalarını yöneten hakemlere ödenen ücretler gelir vergisinden istisna edildiğinden, söz konusu ücretler gelir vergisine tabi tutulmamıştır. Yapılan değişiklikle 1/1/2020 tarihinden itibaren elde edilen ücret gelirlerine uygulanmak üzere GVK’nın 29’uncu maddesinin birinci fıkrasının 4 numaralı bendinde yer alan spor yarışmalarını yöneten hakemlerin aldıkları ücretlere ilişkin istisna hükmü yeniden düzenlenmiştir. Yapılan düzenleme ile;
-Basketbol ve voleybol spor dallarının en üst ligleri hariç amatör spor yarışmalarını yöneten hakemlerin bu görevleri dolayısıyla aldıkları ücretlere yönelik gelir vergisi istisnası aynen korunmuştur.
-Profesyonel spor yarışmalarını yöneten spor hakemleri ile basketbol ve voleybol spor dallarının en üst liglerindeki yarışmaları yöneten spor hakemlerinin aldıkları ücretler istisna kapsamından çıkarılmıştır.
-Profesyonel spor yarışmalarını yöneten hakemler ile basketbol ve voleybol spor dallarının en üst liglerindeki yarışmaları yöneten hakemlere bu faaliyetleri nedeniyle 1/1/2020 tarihinden itibaren yapılan ödemeler ücret hükümlerine göre vergilendirilecektir.
GVK’nın 29/4’uncu maddesi kapsamında “Amatör spor yarışmalarını yöneten hakemlere ödenen ücretler (basketbol ve voleybol spor dallarının en üst liglerinde görev alanlar hariç) Gelir Vergisinden müstesnadır
GVK’nın 94’üncü maddesinde sayılanlar tarafından istisna kapsamına girmeyen spor hakemlerine yapılan ödemeler üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır.
Profesyonel spor yarışmaları ile basketbol ve voleybol spor dallarının en üst liglerindeki yarışmaları yöneten spor hakemlerince elde edilen ücret gelirleri toplamının, gelir vergisi tarifesinin dördüncü diliminde yer alan tutarı (2025 yılı için 4.300.000 TL) aşması halinde bu ödemeler yıllık gelir vergisi beyannamesiyle de beyan edilecektir. Yine, bahse konu spor hakemlerinin birden fazla işverenden ücret geliri elde etmesi ve birden sonraki işverenden elde ettiği ücret gelirleri toplamının, gelir vergisi tarifesinin ikinci diliminde yer alan tutarı (2020 yılı için 300.000 TL) aşması halinde, birinci işverenden alınan ücret geliri dahil tüm ücret gelirleri yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan edilecektir. Yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden tevkif suretiyle ödenen gelir vergisi mahsup edilebilecektir.
Basketbol ve voleybol spor dallarının en üst ligleri hariç amatör spor yarışmalarını yöneten hakemlere ödenen ücretler istisna kapsamında olduğundan, bu ücret ödemelerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayacak ve bu ücret gelirleri için yıllık beyanname verilmeyecektir. Diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de istisna kapsamındaki ücret gelirleri beyannameye dâhil edilmeyecektir.
Görüldüğü üzere, kısaca, profesyonel futbol müsabakaları ile basketbol ve voleybolda en liglerinde yönetilen müsabakalar karşılığı hakemlere ödenen ücretler, önce GVK’nın 94 ve 103’üncü maddeleri kapsamında tevkifata tabi olacak; sonra aynı sporcularda olduğu gibi 103/4 maddedeki bariyer kontrol edilecek ve dolayısıyla bu tutarı aşanlar yıllık beyanname vereceklerdir.
Belli bir ücret karşılığında veya ücretsiz olarak, profesyonel futbolcu sözleşmesi müzakeresi yürütmek amacıyla futbolcu veya kulüpleri temsil eden veya kulüpler arasında transfer müzakeresi yürütmek amacıyla kulüpleri temsil eden ve spor federasyonlarından lisans almış gerçek kişiler olan sporcu temsilcileri (menajerler), sporcuların spor kulüpleri arasındaki transferine aracılık dışında sözleşme düzenledikleri sporcuların mesleklerini icrasıyla ilgili olarak spor kulüpleri ve diğer 3’üncü kişiler nezdinde sözleşme dönemindeki her türlü idari ve hukuki işlemleri yürütürler. Ulusal spor federasyonları tarafından lisanslanan sporcu temsilcileri, TFF düzenlemeleri çerçevesinde kendi adlarına mesleki faaliyet yürütmektedirler.
Sözleşmeli sporcu temsilciliği olarak menajerliğin son yıllarda bazı spor dallarında, bazı spor kulüplerinde ve federasyonlarda yansıması ve bir model olarak uygulanması açısından idari menajerlik/sportif direktörlük kavramından da bahsedilebilir.
Bu boyutuyla idari menajer sportif olarak, i-Yönetim kurulu kararlarını icra etmek, ii- Federasyonu ile ilgili yazışmaları yapmak, toplantılara katılmak, iv- Transfer bütçeleri hazırlamak, iv- Transfer edilecek sporculara yönelik dosya oluşturmak ve araştırmalar yapmak, v-Teknik direktör, antrenör, fizyoterapist, masör gibi elemanların sözleşmelerini düzenlemek. vi- şubeler ve kategoriler arasındaki koordinasyonu sağlamak, vii- sportif projeler üretmek gibi görevler icra edebilmektedirler.
Menajerlik sözleşmesinin adi yazılı şekilde yapılması ve bu metnin imzalanması yeterlidir.
Sporcu temsilcileri, (i)-Sporcu-kulüp arasında yalnızca sözleşme kurulması aşamasında hizmet ifa edebilecekleri gibi, (ii) sporcu-spor kulübü arasında sözleşme dönemi ya da belirli bir dönem boyunca sporcu adına hizmet ifa eden bir niteliği de haiz olabilir.
Buna göre spor/futbol menajerliği (sportif/futbol temsilciliği) faaliyetinin,
• Ticari bir organizasyon kapsamında yürütülmesi halinde elde edilen gelirin ticari kazanç,
• Ticari bir faaliyet kapsamında yürütülmemesi ve işverene tabi olmaksızın kendi nam ve hesabına yapılması halinde ise serbest meslek kazancı olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda Türkiye’de yerleşik gerçek kişiler veya kanuni merkezi ya da iş merkezi Türkiye’de olan tüzel kişiler tarafından icra edilecek sporcu menajerliği faaliyeti sonucu elde edilen gelir/kazanç genel esaslara göre beyan edilerek vergilendirilecektir.
Serbest meslek faaliyetiyle uğraşan sporcu temsilcilerine spor kulüpleri tarafından yapılan ödemeler (arızi serbest meslek faaliyeti nedeniyle yapılan ödemeler dâhil) esnasında ödemeyi yapanlar tarafından GVK’nın 94/2-b bendi gereği %20 oranında gelir vergisi tevkifatı (kesintisi) yapılması gerekir. Gerçek kişi sporcular tarafından yapılacak ödemeler üzerinden vergi kesintisi yapılması söz konusu değildir.
2.3. Düzenlenen Sözleşmelerden Alınan Damga Vergisi: 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 12’nci maddesi hükmünce yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan, Kanun’a ekli (I) sayılı listede gösterilen belgeler damga vergisine tabidir.
Mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknameler Kanun’a ekli (I) sayılı listede yer almakta olup damga vergisi oranı binde 8,25 olarak uygulanmaktadır. Bu kapsamda spor kulüpleri, transferini gerçekleştirdiği sporcularla ve teknik adamlarla yapmış oldukları sözleşmede gösterdikleri transfer ücreti üzerinden binde 8,25 oranında damga vergisi ödemek durumundadırlar.
Ancak, 2 sayılı tablonun V/17 numaralı fıkrasıyla kamuya yararlı sayılan derneklerin her türlü işlemlerinde düzenlenen ve damga vergisi bu teşekküllerce ödenmesi gereken kağıtlar damga vergisinden istisna edilmiştir. Bu hüküm gereği sportif faaliyetlerde bulunan ve kamuya yararlı sayılan dernekler her turlu işlemleriyle ilgili olarak düzenlenen (resmi daireler ile düzenledikleri kağıtlar dahil) kağıtlar dolayısıyla damga vergisi ödememektedirler.
Bu bağlamda, spor faaliyetiyle uğraşan dernek, anonim şirket, derneğe ait iktisadi işletme, taraflarınca imzalanması ispat şekli açısından zorunlu olan geçici transfer sözleşmesi dahil tip sporcu ve teknik adam sözleşmesi ile sporcu temsilciliği sözleşmesi ile, spor faaliyeti kapsamında düzenlenen her türlü temlikname, sulhname ve fesihnameler damga vergisine tabidir. Bu işleme taraf olanlar bu verginin mükellefi olup, söz konusu sözleşmelerin doğrudan kamuya yararlı dernek tüzel kişiliği üzerinden veya spor federasyonları tarafından düzenlenmesi vergisel bir bağışıklığa da yol açmamaktadır.
Dolayısıyla spor kulüpleri, sporcular ve menajerler arasında düzenlenen sporcu sözleşmelerinin gerek konusu gerekse tarafları bakımından Damga Vergisi Kanunu’na ekli (2) sayılı tabloda herhangi bir istisna veya muafiyet hükmü bulunmadığından, söz konusu sözleşmenin ihtiva ettiği tutar üzerinden adı geçen Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "I.Akitlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümünün A/1 fıkrası uyarınca 01.01.2021 tarihinden itibaren binde 9,48 nispetinde damga vergisi hesaplanması gerekmektedir.
2.4. Şans Oyunlarından Alınan Veraset ve İntikal Vergisi: 5602 sayılı Kanunda tanımlanan şans oyunları ile gerçek ve tüzel kişilerce düzenlenen yarışma ve çekilişlerde kazanılan ikramiyelerde oran (7061 sayılı kanunun 11 inci maddesiyle çıkarılan ibare; Yürürlük 5/12/2017 tarihini izleyen ay başında) %20 olarak uygulanır. İkramiyenin ayni olarak ödenmesi halinde, fatura değeri esas alınır.
7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun muafiyetleri düzenleyen 3’üncü maddesinin (a) fıkrasında, "Amme idareleri, emekli ve yardım sandıkları, sosyal sigorta kurumları, umumi menfaate hadim cemiyetler, siyasi partiler ve bunlara ait olan veya bunların aralarında kurdukları teşekküllerden Kurumlar Vergisi’ne tabi olmayanların veraset ve intikal vergisinden muaf olduğu hükme bağlanmış; (b) fıkrasında ise (a) fıkrasında sayılanlar dışında kalan hükmi şahıslara ait olup, umumun istifadesi için ilim, araştırma, kültür, sanat, sıhhat, eğitim, sağlık, hayır, imar, spor gibi maksatlarla kurulan teşekküllerin veraset ve intikal vergisinden muaf olduğu" hükmüne yer verilmiştir.
2026 yılında şans oyunları ve yarışmalardan kazanılan ikramiyeler için uygulanan veraset ve intikal vergisi istisna tutarı 66.935 TL olarak belirlenmiştir.
Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun 3’üncü maddesinin (b) fıkrasında belirtilen amaçları gerçekleştirmek için kurulan derneklere bu nitelikleri devam ettiği sürece yapılacak bağış ve yardımlar veraset ve intikal vergisinden muaftır.
2.5. Spor Müsabakalarından Alınan Eğlence Vergisi: 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 17’nci maddesine göre belediye sınırları ile mücavir alanlar içinde düzenlenen spor müsabakaları, bilet satış tutarından KDV düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden % 10 oranında eğlence vergisine tabi bulunmaktadır.
2.6. Spor Müsabakalarına Dayalı Şans Oyunları Üzerinden Alınan Şans Oyunları Vergisi
6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanun ve 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile 320 sayılı Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname uyarınca tertip edilen şans oyunlarından elde edilen hasılatın tâbi tutulacağı esasları düzenlemek üzere yayımlanan 5602 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesine göre her türlü şans oyunları faaliyetinden elde edilen hasılat, şans oyunları vergisine (ŞOV) tabidir.
Verginin oranı; spor müsabakalarına dayalı müşterek bahislerde % 5, at yarışlarında % 7 ve diğer şans oyunlarında % 10’dur.
2.7. Harçlar: 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 59’uncu maddesinin birinci fıkrasının b bendinde “Kamu menfaatlerine yararlı dernekler ile Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıfların iktisap edecekleri gayrimenkullerin ve sair ayni hakların tescilleri ve şerhi gerektiren işlemleriyle bu dernek ve vakıflara ait tesislerin ve bu tesislerin sonradan iktisap edecekleri gayrimenkullerin ve sair ayni hakların tescilleri ve şerhi gerektiren işlemleri ve bunların terkinleri, harçtan müstesnadır” hükmü yer almaktadır.
Söz konusu istisna hükmü Kanunda ongorülen koşulları haiz derneklerin gayrimenkul ve sair ayni hak iktisabı ve tescil işlemleri ile şerhi gerektiren diğer işlemlerine münhasır olup, anılan derneklerin gayrimenkul ve sair ayni hak satış ve devir işlemlerini kapsamamaktadır. Kanunun 59’uncu maddesinin birinci fıkrasının k bendine göre, Beden Terbiyesi Teşkilatına dahil derneklerin münhasıran sporla uğraşmak üzere kurulan anonim şirketlere sermaye olarak koydukları gayrimenkuller ile bu şirketlere devrettikleri gayrimenkullerle ilgili devir ve iktisap işlemleri harçtan müstesnadır.
2.8. Emlak Vergisi (Bina Vergisi-Arazi Vergisi): 1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 1 inci maddesinde “Türkiye sınırları içinde bulunan binalar bu Kanun hükümlerine göre Bina Vergisine tabidir.”, 2 nci maddesinde “Bu Kanundaki bina tabiri, yapıldığı madde ne olursa olsun, gerek karada gerek su üzerindeki sabit inşaatın hepsini kapsar. Bu Kanunun uygulanmasında Vergi Usul Kanununda yazılı bina mütemmimleri de bina ile birlikte nazara alınır. Yüzer havuzlar, sair yüzer yapılar, çadırlar ve nakil vasıtalarına takılıp çekilebilen seyyar evler ve benzerleri bina sayılmaz.” hükümleri yer almaktadır.
Adı geçen Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının e bendine göre; kamu menfaatlerine yararlı derneklere ait binalar kiraya verilmemek (24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanun kapsamında yapılan işletme hakkı devirleri hariç) şartıyla Bina Vergisinden daimi olarak muaftır. Söz konusu muafiyet için bu binaların Kurumlar Vergisine tabi işletmelere ait olmaması veya bunlara tahsis edilmemiş bulunması gerekir.
Ayrıca aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının o bendine göre; Gençlik ve Spor Bakanlığı Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğüne (10/07/2018 tarihli 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesindeki isim değişikliğiyle- Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğüne) tescil edilmiş amatör spor kulüplerine ait binalar da Gelir veya Kurumlar Vergisine tabi işletmelere ait olmamaları veya bunlara tahsis edilmemeleri şartıyla Bina Vergisinden daimi olarak muaftır. Bu muafiyet hükmü için de söz konusu binaların kiraya verilmemeleri (24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanun kapsamında yapılan işletme hakkı devirleri hariç) şarttır.
1319 Sayılı Kanunun 14/1-c maddesinde yer alan hükme göre; kamu menfaatlerine yararlı derneklere ait arazi kiraya verilmemek (24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanun kapsamında yapılan işletme hakkı devirleri hariç) şartıyla arazi vergisinden daimi olarak muaftır. Bu muafiyet için söz konusu arazinin Kurumlar Vergisine tabi işletmelere ait olmaması veya bunlara tahsis edilmiş bulunmaması zorunludur.
Bu itibarla kamuya yararlı dernek şeklinde örgütlenip sportif faaliyetlerde bulunan kuruluşlara ait bina ve araziler kiraya verilmemek, Kurumlar Vergisine tabi işletmelere ait olmamak veya bunlara tahsis edilmemek şartıyla Bina ve Arazi Vergisinden muaf olacaktır. Gençlik ve Spor Bakanlığı Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğüne tescil edilmiş amatör spor kulüplerine ait binalar da kiraya verilmemek, Gelir veya Kurumlar Vergisine tabi işletmelere ait olmamak veya bunlara tahsis edilmemek şartıyla Bina Vergisinden muaf olacaktır.
2.9. Bu Kurumlara ve Bu Kurumlardan Yapılan Ödemeler Üzerinde Vergi Kesintileri:
2.9.1. Spor Kulübü Derneklerinin Bedelli/Bedelsiz Taşınmaz Kiralama Ve Kiraya Verme İşlemleri: Kurumlar Vergisi Kanunu Genel Tebliği’nin “Dernek veya vakıflara ait taşınmazların kiralanması karşılığında yapılan kira ödemeleri" başlıklı (15.3.2.2.) bölümünde,
"GVK’nın 94’üncü maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi uyarınca, vakıflara (mazbut vakıflar hariç) ve derneklere ait taşınmazların kiralanması karşılığında, bunlara yapılan kira ödemelerinden gelir vergisi kesintisi yapılmaktadır.
Bu kesintinin yapılmasında, kendisine kira ödemesinde bulunulan derneğin, kamuya yararlı dernek ya da vakfın Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıf olması önem arz etmemektedir. Başka bir deyişle, mazbut vakıflar hariç, hiçbir ayrım yapılmaksızın tüm dernek veya vakıflara ödenen kira bedellerinden bu kesintinin yapılması gerekmektedir."
Buna göre, mülkiyeti derneğe ait taşınmazın kiraya verilmesi faaliyetinin, ticari bir organizasyona bağlı olmaksızın yapılması halinde derneğe bağlı bir iktisadi işletme oluşmayacağından söz konusu meskenleri kiralayanlar tarafından, kira ödemelerinden yapılan tevkifat nihai vergilendirme olacaktır.
Dernek tarafından, gerçek kişilerden veya dernek, vakıf ve benzerlerinden gayrimenkul kiralanması halinde, kiralayana ödenen net kira bedelinden brüte gidilerek, ödenecek brüt kira bedelinin tamamı üzerinden %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılarak beyan edilmesi gerekmektedir. Ancak taşınmazın derneklerin kullanımına tahsis edilmesi karşılığında nakden veya hesaben bir ödeme yapılmaması halinde ise GVK’nın 94’üncü maddesi gereğince gelir vergisi tevkifatı yapılması söz konusu olmayacaktır.
Özetle;
Özetle; 2026 yılı itibarıyla Türkiye’de spora taraf olan aktörlerin niteliği ve amatör-profesyonel ayrımı, yalnızca saha içindeki statüleri değil, doğrudan vergileme rejimini, KDV istisnalarını ve stopaj iade mekanizmalarını şekillendiren temel hiyerarşik zemini oluşturmaktadır. Spor kulüplerinden anonim şirket yapılarına, sporculardan teknik adam ve hakemlere kadar uzanan bu geniş ekosistemde mali şeffaflık ile sürdürülebilirliğin sağlanması, mevzuat normlarının sahadaki fiili pratikler ve vergi hukuku ilkeleriyle tam uyum içinde uygulanmasına bağlıdır. Çalışmamızın bu ilk bölümünde ortaya koyduğumuz kurumsal ve hukuki çerçevenin ardından, makalemizin ikinci bölümünde spor kulüpleri ile sporcuların elde ettikleri gelir unsurlarının vergilendirilmesi, Kurumlar Vergisi muafiyetleri ve tevkifat iadelerinin kulüp bilançolarına somut yansımalarını derinlemesine analiz edeceğiz.























Yorumlar