FIFA Başkan Adayı Ramon Vega’nın Adaylık Bildirgesi
18 Mart 2027’de gerçekleştirilecek FIFA Başkanlık Seçimleri için adaylığını açıklayan Ramon Vega’nın adaylık bildirgesini, FESAM Uzmanlarından Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu’nun çevirisiyle yayınlıyoruz.

Güçten önce hizmet. Önce futbol.
Bugün FIFA Başkanlığına adaylığımı resmen açıklıyorum.
2022 yılında, FIFA Başkanlığına aday olmak için son girişimimde — zor ve son derece tartışmalı koşullar altında sonuçlanan o girişimde — bir taahhütte bulundum.
O dönemde, küresel futbol ailesinin ve toplumun daha geniş kesimlerinin, oyunumuzun karşı karşıya olduğu sorunları daha açık biçimde fark edeceği, bunların sonuçlarını anlayacağı ve gerçek, köklü bir reform ihtiyacını göreceği bir zamanın geleceğine inanıyordum.
Dört yıl önce — hatta birçok konuda 2015 yılına kadar uzanan bir dönemde — dile getirdiğimiz kaygılar, siyasi avantaj elde etmek için ortaya atılmamıştı. Bunlar futbol dünyasında gördüklerimizden, yaşadıklarımızdan ve insanlardan öğrendiklerimizden doğmuştu. Zaman içinde, daha derin yapısal reformlara ve yönetişim reformlarına duyulan ihtiyacı görmezden gelmenin giderek zorlaşacağına inanıyordum.
Bu nedenle 2022 yılında şöyle demiştim: “Futbol camiası ve toplumun daha geniş kesimleri gerçek reforma hazır olduğunda, bu değişime liderlik etmeye ve onu koordine etmeye hazır olacağım.”
Dört yıl sonra, o dönemde dile getirdiğimiz kaygılar giderek daha görünür hâle geldi:
Örneğin, paydaşlarla anlamlı bir istişare yapılmadan halkın oyununu özelleştirme girişimleri. Futbolun gelişimi için kaynakları FIFA üyesi federasyonlar arasında eşit biçimde dağıtmak yerine 6 milyar ABD doları rezerv biriktirilmesi. Dünya Kupası’nda kırmızı kart kuralına müdahale edilmesi. Skandal düzeydeki Dünya Kupası bilet fiyatları. Otokratik biçimde dayatılan bir barış ödülü.
Bunlar birbirinden kopuk meseleler değildir. Daha 2022 yılında dile getirmekte olduğumuz derin yönetişim sorunlarını yansıtmaktadır.
Ortadan kaybolmadım. Dinlemeye, öğrenmeye, seyahat etmeye ve hazırlanmaya devam ettim.
Dört yıl sonra hâlâ buradayım.
Taahhüdüm değişmedi. Zamanı geldi. Hazırım.
On yılı aşkın süredir — FIFA’da gerçek reformu gerçekleştirmek amacıyla aday olmaya yönelik ilk girişimimde bulunduğum 2015 yılından bu yana — perde arkasında bize destek verenlere sesleniyorum: Bu anı bekliyordunuz. Bu reformlara öncülük etmeye hazırız.
Adayım; çünkü hayatım beni futbola hizmet etmeye hazırladı.
Küresel futbol ailesinin karşısına tevazu, kararlılık ve derin bir sorumluluk duygusuyla çıkıyorum.
Futbol; başkanların, konfederasyonların ya da yöneticilerin değildir. Futbol her makamdan, her bireyden ve her kurumdan daha büyüktür.
O, halkın oyunudur ve herkese aittir: Futbola hayat veren oyunculara, antrenörlere, hakemlere, taraftarlara, gönüllülere, kulüplere, liglere, federasyonlara ve topluluklara.
Futbol, oyunu keşfeden her çocuğa, bir ülkenin umutlarını taşıyan her profesyonel oyuncuya ve tutkularıyla futbolu dünyanın oyunu yapan milyarlarca taraftara aittir.
Futbol her zaman önce gelmelidir.
Ancak bölünmüşlük, çok uzun zamandır futbol ailemizi parçalamaktadır.
Mevcut yönetim futbolun moralini bozmuştur. Diktatörlük, yıldırma ve şantaj, üye federasyonları bölmüştür. Zayıf yönetişim FIFA’nın itibarına zarar vermiş ve küresel futbol ailesinin güvenini aşındırmıştır. Bu çatışmanın daha da tırmanmasını durdurmalıyız.
Futbol yönetimindeki ego kaynaklı mücadelelerin, en önemli insanlara — dünyanın dört bir yanındaki oyunculara, antrenörlere, hakemlere ve taraftarlara — zarar vermesine asla izin verilmemelidir. Bu çatışmaların sorumlusu onlar değildir. Daha iyisini hak ediyorlar.
Futbol acil serviste, yaşam destek ünitesindedir.
Daha fazla bekleyemeyiz.
FIFA’nın yeni bir yöne ve köklü reforma ihtiyacı vardır.
Futbol ailesini yeniden birleştirmeli, güveni yeniden tesis etmeli, istikrarı sağlamalı ve FIFA’nın yönetişimini çağdaşlaştırmalıyız.
Bu, yüzeysel düzenlemeler değil, kararlı bir değişim gerektirir.
Altındaki sistem değişmeden kaldığı sürece, tepedeki kişinin değişmesi yeterli değildir.
Egonun, açgözlülüğün ve kişisel hırsın oyunumuzu yönetmesine asla izin verilmemelidir. Hiçbir birey ya da kurum futbolun kendisinden daha büyük değildir.
Bu savaşı sürdürmek için değil, sona erdirmek için adayım.
Bu nedenle herkesi sorumlu davranmaya ve bu gereksiz çekişmeye son vermeye çağırıyorum.
Fair play ruhuyla geliyorum; yalnızca eleştirmek için değil, futbol için çalışan, futbol oynayan ve futbolu seven herkesi birleştirmek için.
Dürüstlük, fair play ve karşılıklı saygı futbolun temelleridir. Nasıl yönettiğimize, nasıl rekabet ettiğimize ve birbirimize nasıl davrandığımıza bu ilkeler yön vermelidir.
Bu ilkeleri manipülasyona, zehirleyici tutumlara ve sömürüye karşı savunduğumuzda, bütün futbol ailesi kazanır.
Bu adaylık tek bir kişi ya da tek bir makamla ilgili değildir. Hepimizin paylaştığı oyunun geleceğiyle ilgilidir. Futbol her zaman önce gelmelidir.
FUTBOL BENİM DNA’MDA VAR
Futbol, çocukluğumdan bu yana hayatımı, karakterimi, değerlerimi ve hayallerimi şekillendirdi.
Futbol yalnızca kariyerimin bir parçası değildir. Bugün olduğum kişiyi şekillendirdi; bana disiplini, sorumluluğu, dayanıklılığı, takım çalışmasını ve saygıyı öğretti. Bu değerler hayatım boyunca bana yol gösterdi.
Profesyonel futbolun en üst düzeyinde 16 yıl geçirdim ve İngiltere’de düzenlenen UEFA EURO 1996 dâhil olmak üzere uluslararası düzeyde İsviçre’yi temsil ettim.
Grasshopper Club Zürich ile üç İsviçre ligi şampiyonluğu ve bir İsviçre Kupası kazandım. Cagliari ile Serie A’da oynadım; Tottenham Hotspur ile Premier League’de oynadım ve Lig Kupası’nı kazandım. Celtic’in İskoçya’da üç yerel kupayı birden kazandığı tarihî başarının parçası oldum. Watford FC’de oynadım ve kariyerimi Fransa’da, Paris’te US Créteil ile tamamladım.
Yolculuğum sahada sona ermedi.
Profesyonel bir oyuncu olarak beş farklı ülkede, Avrupa’nın beş üst düzey liginde; farklı kültürlerde, soyunma odalarında, taraftar toplulukları ve futbol gelenekleri içinde oyunu deneyimledim. Aynı zamanda futbolculuk kariyerimi sürdürürken ekonomi ve finans eğitimi aldım.
Ancak futbolculuk kariyerim sona erdiğinde liderlik eğitimim devam etti.
Yirmi yılı aşkın süredir Londra merkezli olarak uluslararası finans alanında çalışıyor; farklı kıtalarda, kültürlerde ve piyasalarda faaliyet gösteriyorum. Bu dünya bana disiplinin başka bir biçimini öğretti: Mali sorumluluğu, stratejik düşünmeyi, şeffaflığı, hesap verebilirliği ve uzun vadeli sonuçları olan zor kararlar almanın önemini.
Ardından bu iki dünyayı bir araya getirdim.
Futbol kulüplerine finans, ticari büyüme, strateji ve futbolun gelişimi konularında danışmanlık yaptım ve yönetim kurulu düzeyinde görev aldım. Böylece futbolu yalnızca soyunma odasından ve sahadan değil, yönetim kurulu masasından da tanıdım.
Altı dil konuşan ve Macarca öğrenmeye devam eden biri olarak, aynı derecede önemli başka bir şey daha öğrendim: Liderlik dinlemekle başlar. 211 üye federasyondan oluşan bir futbol ailesini temsil ederken farklı kültürleri, çıkarları ve bakış açılarını anlamak zorunludur.
Bugün, çoğu zaman birbirinden ayrı tutulan üç dünyayı bir araya getiriyorum:
Profesyonel futbol. Uluslararası finans ve iş dünyası. Yönetişim ve liderlik.
Oyunu oynamanın ne anlama geldiğini biliyorum. Kuruluşları finanse etmenin ve yönetmenin ne anlama geldiğini biliyorum. Sorumlu yönetişimin ne gerektirdiğini biliyorum.
Futbolu sahadan yönetim kurulu odasına kadar yaşadım.
Bu adaylığa taşıdığım deneyim budur. Yeni bir makam arayan kariyer yöneticisi olarak değil; oyuna hizmet etmeye hazır bir futbol insanı, uluslararası iş insanı ve bağımsız reformcu olarak geliyorum. Futbolun içinden geliyorum; işin ekonomik boyutunu ve sorumluluğunu anlıyorum.
Liderlik etmeye hazırım.
NEDEN ADAYIM
Hayatımı bir makamın peşinde geçirdiğim için FIFA Başkanlığına aday değilim.
Hayatım beni futbola hizmet etmeye hazırladığı için adayım.
Futbolu; onun dürüstlüğünü, insanlarını ve geleceğini korumak ve savunmak konusunda bir görevim ve toplumsal sorumluluğum olduğuna inanıyorum.
Futbol ailesinin inancı ve güveni derinden zarar görmüştür. Her ikisini de yeniden inşa etmeli, FIFA’nın itibarını yeniden tesis etmeli ve küresel futbol ailesini yeniden birleştirmeliyiz.
Tarafsız ve bağımsız bir aday olarak sistemin dışından geliyorum; ancak futbolun içindenim.
Bir oyuncunun zihniyetini, bir savunmacının disiplinini ve birbirinden çok farklı iki dünyada — üst düzey profesyonel futbol ile uluslararası iş ve finans dünyasında — onlarca yıllık deneyimi bir araya getiriyorum.
Bu birleşim, beni futbolu sahadan yönetim kurulu odasına kadar anlayan bağımsız bir reformcu olarak şekillendirdi.
Sahada bir savunmacıydım. Şimdi futbolu; onun dürüstlüğünü, insanlarını ve geleceğini savunmaya hazırım.
Futbola hizmet etmek gösteriş, ayrıcalık veya güç meselesi değildir. Çok büyük bir sorumluluktur.
Açgözlülüğüm, egom ve güç açlığım yok. Üst düzey profesyonel futbolda ve uluslararası finans alanında başarılı kariyerler kurma şansına zaten sahip oldum. Hayatımda tatmine ve dengeye ulaştım. Kim olduğumu tanımlaması için bir makama ihtiyacım yok.
Ancak sporcu zihniyeti insanı hiçbir zaman terk etmez.
Beni gelişmeye, büyümeye, daha iyi olabilecek şeyleri sorgulamaya ve bütün futbol camiası için anlamlı bir fark yaratmaya yönlendirmeye devam ediyor.
Gerçek reformu hayata geçirmeye, oyunumuzun yönetişimini çağdaşlaştırmaya ve gelecek kuşaklara anlamlı bir miras bırakmaya kararlıyım.
Mesele, FIFA Başkanlığının bana ne verebileceği değildir.
Mesele, benim futbola ne verebileceğimdir.
Ve Olimpiyat sloganının ruhuyla:
Daha hızlı. Daha yüksek. Daha güçlü — birlikte.
CLAUDIA BENİM FIRST LADY’M — ORTAKLIK DENEYİM VE KAPSAYICILIK
TEK AMAÇ İÇİN TEK TAKIM
FIFA Başkanlığına aday olan benim; ancak bu yolculuğa tek başıma çıkmıyorum. Adaylığımın merkezinde Macar eşim — First Lady’m Claudia — yer alıyor. Kendisi hayat arkadaşım, FIFA Başkanlığına aday olmaya yönelik ilk girişimimden bu yana gücüm ve sürekli bir bilgelik, cesaret ve ilham kaynağımdır.
Claudia futbola benim aracılığımla girmedi. Onun futbolun içinde kendine ait bir geçmişi var.
Kendi deneyimi, başarıları ve futbola katkıları sayesinde yerini, tanınırlığını ve saygınlığını kendi başına kazandı.
Yirmi beş yıldan uzun bir süre önce, çok az kadına profesyonel erkek futbolunun en üst düzeylerinde çalışma fırsatı verilirken Claudia çoktan engelleri aşmaya başlamıştı. Erkek futbolunda öncü oldu; teknik ve operasyonel görevlerde takımın bir parçası olarak çalıştı, erkekler UEFA Şampiyonlar Ligi, UEFA Kupası ve uluslararası müsabakalarda yedek kulübesinde yer aldı.
Profesyonel futbolu içeriden — soyunma odasından teknik operasyonlara, sahadan yönetim kurulu odasına kadar — deneyimledi; aynı zamanda futbolun diplomatik boyutunda da çalıştı.
Futbolun kapılarını kadınlara açmasını beklemedi. Bu kapıların çok azının açık olduğu bir dönemde öne çıktı ve yeteneği, cesareti ve deneyimiyle yerini kazandı.
Medya, iletişim ve psikoloji alanlarındaki eğitimi, yalnızca bir kurum olarak futbolu değil; onun arkasındaki insanları, baskıları ve insan ilişkilerini de daha iyi anlamasını sağladı.
Futboldan önce Claudia, disiplin, fedakârlık, dayanıklılık ve titizlik gerektiren bale dünyasına 20 yılını adadı. Bu nitelikler karakterini şekillendirdi ve profesyonel futbola taşıdığı temeli oluşturdu. Sahne değişti, ancak değerleri hiç değişmedi. Aynı cesareti, kararlılığı ve mükemmellik arayışını futbola taşıyarak yerini kendi liyakatiyle kazandı.
Ancak Claudia bundan daha fazlasını da getiriyor.
O, dünyanın farklı yerlerinde yaşamış ve çalışmış, insani değerlere bağlı gerçek bir dünya vatandaşıdır. Tutku, empati, sezgi ve ihtiyaç sahibi insanlara derin bir bağlılık taşır. İlerici düşüncesi, uluslararası deneyimi ve eşitlik ile toplumsal dönüşüme duyduğu inanç, futbol vizyonumuza vazgeçilmez bir bakış açısı kazandırıyor.
Kapsayıcılık bir slogana dönüşmeden çok önce, erkek futbolundaki engelleri aşıyordu.
Onun yolculuğu, güçlü biçimde inandığım bir ilkeyi gösteriyor: Yetkinliğin, cesaretin ve liderliğin cinsiyeti yoktur.
DİNLEYEREK ÖĞRENEREK DÜNYAYI DOLAŞARAK VE LİDERLİĞE HAZIRLANARAK GEÇEN ON YIL
Bu adaylık bugün başlamadı. FIFA’ya liderlik etme sorumluluğuna 2015 yılından bu yana hazırlanıyorum.
Önceki adaylık girişimleri siyasi manevralar ve son derece tartışmalı koşullarla engellendi. Ancak biz geri çekilmedik. Seyahat etmeye, dinlemeye, öğrenmeye, uluslararası ilişkiler kurmaya ve farklı kültürler, topluluklar ve konfederasyonlar genelinde futbolu daha derinlemesine anlamaya devam ettik. Bu yolculuk boyunca reform, şeffaflık ve hesap verebilirlik çağrımızı sürekli sürdürdük.
On yılı aşkın süredir Claudia bu görev boyunca yanımda oldu. Dünyayı birlikte dolaştık, futbolun içindeki insanları dinledik ve küresel futbol ailesinin karşı karşıya olduğu farklı gerçekliklerden öğrendik.
Bu nedenle bu sorumluluğun karşısına yalnızca karı koca olarak değil, tek amaç etrafında birleşmiş bir takım olarak, futbola ilişkin iki farklı bakış açısıyla çıkıyoruz. Ben eski bir profesyonel ve millî oyuncu, iş insanı, finans uzmanı ve futbol danışmanı olarak deneyimimi getiriyorum. Claudia ise profesyonel erkek futbolundaki öncü deneyimini, operasyonel bilgisini, insani vizyonunu ve kadınlara çok az kapının açık olduğu bir dönemde bu dünyaya girmiş bir kadının bakış açısını getiriyor.
Bu deneyimler birlikte, futbolu ve her şeyden önce futbolun hizmet etmesi gereken insanları daha geniş bir perspektifle anlamamızı sağladı. Kadınlar ve erkekler, farklı kuşaklar, kültürler ve topluluklar aynı masa etrafında gerçek anlamda yer bulmalıdır.
Yıllar boyunca farklı konfederasyonlardan federasyonlar, bizi bu adaylığı sürdürmeye teşvik etti. Bu destek büyümeye devam etti; duydukları güven için derin bir minnettarlık hissediyoruz. Dünya Kupası’ndan önce FIFA Başkanlığına aday olma niyetimi FIFA başkan yardımcılarından birine zaten iletmiştim.
Bakış açımızda vizyoner, inancımızda reformcu ve yüreğimizde insani değerlere bağlı insanlarız. Ayrılıkları aşmak, küresel futbol ailesini yeniden birleştirmek ve gelecek için yeni bir vizyon sunmak amacıyla buradayız.
Bizim için futbola hizmet etmek bir hırs değildir. Bir sorumluluk ve onur meselesidir.
Tek ortaklık. Tek takım. Tek amaç. Paylaşılan tek hayal: Sevdiğimiz oyuna hizmet etmek.
Şimdi uluslararası futbol için zor bir dönemde; şeffaflık, dürüstlük ve güven konusunda ciddi soruların sorulduğu bir zamanda öne çıkıyoruz. Liderlik en güvenli anı seçmek değildir. Liderliğe en çok ihtiyaç duyulduğunda sorumluluğu kabul etmektir.
KÖKLÜ OPERASYONEL VE YAPISAL REFORM
Oyunun dürüstlüğü pazarlık konusu yapılamaz.
FIFA, siyasi çıkarlara değil futbola hizmet eden; şeffaf, hesap verebilir, güvenilir ve etik bir kurum hâline gelmelidir. Kuruluş; disiplin, sorumluluk ve etkili bağımsız denetimle yönetilmelidir. Kararları, mali işleri ve gelişim programları açık ve şeffaf olmalıdır.
Her üye federasyona, yıldırmadan, siyasi baskıdan veya sadakat sağlamayı amaçlayan koşullardan uzak, saygınlığına uygun ve eşit biçimde davranılmalıdır.
Futbolun gelişimi somut ve kalıcı sonuçlarla değerlendirilmelidir: Daha güçlü federasyonlar, sürdürülebilir altyapı, iyi eğitimli antrenörler, korunan oyuncular, güvenilir müsabakalar, kadınlar ve kız çocukları için daha fazla fırsat, gençlere ve içinde yaşadıkları topluluklara sürekli yatırım.
FIFA’nın kaynakları futbola aittir. Oyunun gelişimine hizmet etmeli ve hiçbir zaman siyasi kontrol araçları olarak kullanılmamalıdır.
Bu, sırf değişiklik olsun diye yapılan bir değişim değildir. Devrimci bir cesaretle ilerleyen, gerekli bir evrimdir.
İstikrar. Reform. Birlik. Devrim cesareti taşıyan bir evrim.
ALTI KONFEDERASYONUN TAMAMINA MESAJIM
AFC, CAF, CONCACAF, CONMEBOL, OFC ve UEFA’nın her üye federasyonuna:
Bu, herhangi bir kıtaya, konfederasyona veya federasyona karşı yürütülen bir kampanya değildir. Bütün futbol ailesi için yürütülen bir kampanyadır. Gelişim fonları futbola aittir; hiçbir zaman siyasi pazarlık aracına dönüşmemelidir.
Her üye federasyon saygıyı hak eder. Her konfederasyon gerçek anlamda söz sahibi olmayı hak eder. Hiçbir federasyon, meşru tutumunu ifade ettiği ve savunduğu için yıldırılma, dışlanma ya da siyasi misillemeyle karşılaşmamalıdır. Üye federasyonlar, tercihlerinin gelişim kaynaklarına erişimlerini veya FIFA ile ilişkilerini etkileyebileceği korkusu olmadan, özgürce ve bağımsız biçimde seçim yapabilmelidir.
Bölünmüşlüğü boykotlarla gideremeyiz. Boykotlar daha fazla zarar verir ve ayrışmayı derinleştirir. Sorunlara çatışmayla değil, güvenilir çözümlerle karşılık vereceğiz.
Yeni bir güvensizlik oylamasına ihtiyacınız yok. Bana güvenebilirsiniz.
Her üye federasyona tarafsız, bağımsız ve güvenilir bir demokratik alternatif sunuyorum: Kökleri futbolda olan; futbol ile uluslararası iş dünyası arasında köprü kurabilen, kültürleri bir araya getirebilen ve FIFA’yı yetkinlik, dürüstlük ve bağımsızlıkla yönetebilen bir aday.
Öyle bir an gelir ki sessizlik artık tarafsızlık olmaktan çıkar. Yanlışlar biliniyorken, harekete geçme sorumluluğu verilenler sessiz kalıyorsa, sessizlik suç ortaklığına dönüşür.
Güçlü bir FIFA’nın sınırsız güce sahip bir başkana ihtiyacı yoktur. Güçlü kurumlara, paylaşılan sorumluluğa, gerçek bağımsızlığa, birliğe ve kazanılmış güvene ihtiyacı vardır.
Başkan FIFA’ya hizmet etmelidir; onu kontrol etmemelidir. Gerçek liderlik kurumu güçlendirir, futbol ailesini birleştirir ve oyunu bireysel gücün üzerinde tutar.
Bunun için güçlü kurumlar, paylaşılan sorumluluk, bağımsız denetim ve kazanılmış güven gerekir. Gerçek liderlik; konuşma cesareti, harekete geçme kararlılığı ve doğru olanı savunma inancı gerektirir.
Güvenilir bir FIFA, güvenilir bir seçimle başlar.
Birlikte futbol ailesini yeniden birleştirebilir ve FIFA’yı yeniden oyunun hizmetine verebiliriz.
AVRUPA’YA MESAJ
Avrupa, mevcut yönetimin FIFA’nın başına gelmesinde belirleyici bir rol oynadı. Bu nedenle değişimin gerçekleşmesine yardımcı olmak konusunda da büyük bir sorumluluğu vardır; bunu bölünme ya da boykot yoluyla değil, demokratik süreç yoluyla yapmalıdır. Oyuncular, kulüpler, ligler, federasyonlar, konfederasyonlar ve taraftarlar dâhil, bütün küresel futbol ailesinde açık ve şeffaf diyalog çağrısında bulunuyorum.
Oyunumuzu etkileyen önemli kararlar hiçbir zaman dayatılmamalıdır. Bu kararlar, herkesin sesinin duyulduğu ve karar alınmadan önce mümkün olan en geniş uzlaşının sağlandığı gerçek bir istişarenin ardından gelmelidir.
Avrupa’nın futbol ailesinden çekilmesine gerek yoktur; onu yeniden birleştirmeye yardımcı olmalıdır. Çözüm daha fazla çatışma değildir. Çözüm; güveni, dürüstlüğü, şeffaflığı ve birliği yeniden sağlayabilecek güvenilir bir aday, demokratik bir seçim ve açık bir programdır. Yeni bir güvensizlik oylamasına ihtiyacınız yok. Bana güvenebilirsiniz.
AFRİKA’DAKİ KARDEŞLERİMİZE — CAF
Afrika, saygınlığı, bağımsızlığı, gelişimi ve dünya futbolunda gerçek anlamda söz sahibi olmayı hak ediyor.
Futbolculuk kariyerim boyunca çok sayıda olağanüstü Afrikalı oyuncuyla yan yana oynadım ve Afrika futbolunun eşsiz gücüne, yeteneğine ve potansiyeline bizzat tanıklık ettim. Buna rağmen Afrika, hak ettiği takdiri ya da adil mali karşılığı nadiren görüyor.
Afrika, dünyanın önde gelen liglerini güçlendiren oyuncular yetiştiriyor; ancak bu oyuncuların yarattığı değerin çok küçük bir kısmı Afrika futboluna yeniden yatırılıyor. Bu değişmelidir.
Gelişim kaynakları gerçekten Afrika’nın genç oyuncularına, topluluklarına ve geleceğine hizmet etmelidir. Kıta genelinde akademilere, altyapıya ve taban futboluna daha adil mali destek ve sürekli yatırım sağlanmalıdır.
Gelişim fonları hiçbir zaman siyasi sadakat sağlama aracına dönüşmemelidir.
Çok uzun zamandır Afrika’ya yalnızca oylara ihtiyaç duyulduğunda ilgi gösteriliyor; vaatler her dört yılda bir yenilenirken taban düzeyinde çok az ilerleme kaydediliyor.
Bu sona ermelidir.
Afrika artık sömürülmemelidir. Afrika’ya saygı gösterilmeli, Afrika güçlendirilmeli ve kendi futbol geleceğini şekillendirmekte özgür olmalıdır. Afrikalı genç oyuncular yalnızca Afrika futbolunun geleceği değildir; dünya futbolunun geleceğinin de vazgeçilmez bir parçasıdır.
FIFA’YI 21. YÜZYIL İÇİN ÇAĞDAŞLAŞTIRMAK
Geleceğe de bakmalıyız. FIFA yönetilme biçimini çağdaşlaştırmalı ve 21. yüzyılın zorlukları ile fırsatlarına yanıt verebilen bir kuruluş hâline gelmelidir. Reform yalnızca dün yaşananları düzeltmekten ibaret olamaz. Tarihi, içinde yaşamak için değil, ondan ders çıkarmak için inceleriz. Geçmişteki hataları tekrarlamamak için dürüstçe analiz etmeli, ardından ilerleme cesaretini göstermeliyiz. Benim odağım gelecektir. Bu; çağdaş yönetişim, daha fazla şeffaflık ve hesap verebilirlik, daha güçlü kurumlar, sorumlu mali yönetim ve hızla değişen sportif, teknolojik, ticari ve toplumsal çevreye uyum sağlayabilen bir kuruluş demektir.
Ancak çağdaşlaşma, FIFA’nın karar alma biçimini de değiştirmelidir.
Oyunumuzu etkileyen önemli kararlar tepeden dayatılmamalıdır. Oyuncular, kulüpler, ligler, federasyonlar, konfederasyonlar ve taraftarlar dinlenmelidir. İstişare kararlardan sonra değil, önce gelmelidir.
Tevazu, liderlik anlayışımın temel felsefesidir.
Bu adaylık tek bir kişi ya da tek bir makamla ilgili değildir. Hepimizin paylaştığı oyunun geleceğiyle ilgilidir. Futbol her zaman önce gelmelidir.
Amacım açıktır: Futbola ve ona hayat veren insanlara hizmet etmek. Küresel futbol ailesini yeniden birleştirmek, gerçek ve kalıcı reformu gerçekleştirmek, FIFA’yı 21. yüzyıl için çağdaşlaştırmak, istikrarı ve itibarı yeniden sağlamak ve oyunumuzun acilen ihtiyaç duyduğu güveni yeniden inşa etmek için adayım.
• Oyunun dürüstlüğünü korumak.
• FIFA’nın yönetişiminde reform yapmak ve onu çağdaşlaştırmak.
• Küresel futbol ailesini birleştirmek ve güveni sözlerle değil, eylemlerle tesis etmek.
• Oyuncuların esenliği ve güvenliğinin korunması futbolun merkezinde olmalıdır. Sağlıklarını koruyan ve nicelikten önce niteliği gözeten, sorumlu bir uluslararası müsabaka takvimine ihtiyacımız var.
• Kadın futbolu, oyunumuzun geleceğinin temel bir parçası olmalıdır. Sürdürülebilir gelişimini hızlandıracak; kadın futboluna hak ettiği kaynakları, saygıyı, fırsatları ve temsili sağlayacağız.
• Gelecek kuşağa yatırım yapmak.
• FIFA’nın siyasete değil, futbola hizmet etmesini sağlamak.
• FIFA’nın kaynaklarının üye federasyonlara daha adil, daha verimli ve daha hızlı ulaşmasını sağlamak; böylece dünya futbolunun yarattığı zenginliği, en çok ihtiyaç duyulan yerlerde oyunun gelişimine yeniden yatırmak.
• Futbolu taraftarlara geri vermek. Onlar yalnızca destekçiler değildir; oyunun ruhudur. Futbol erişilebilir ve ekonomik olarak karşılanabilir kalmalıdır. Hiçbir taraftar, yüksek fiyatlar nedeniyle sevdiği oyundan dışlanmamalıdır. Sıradan taraftarların ve ailelerin futbolu stadyumda yaşama hakkını korumalıyız; çünkü onlar olmadan futbol ruhunu kaybeder.
• Otokratik liderliğe son vermek.
• FIFA’nın kararlarından doğrudan etkilenenler, bu kararların şekillenmesinde gerçek anlamda söz sahibi olmalıdır. Bu nedenle erkek ve kadın futbolundan üye federasyonları, ligleri, kulüpleri ve oyuncuları bir araya getiren kalıcı bir paydaş organının kurulmasını destekliyorum.
Güçlü bir FIFA, sınırsız güce sahip bir başkan gerektirmez. Güçlü kurumlar, paylaşılan sorumluluk, bağımsız yönetişim, şeffaflık, hesap verebilirlik ve kazanılmış güven gerektirir.
Ancak liderlik kültürü değişmeden bunların hiçbiri başarılamaz.
Dinleyen, birleştiren ve hizmet eden bir liderlik. FIFA Başkanlığı bir taht değildir. Bir sorumluluktur. Bu sorumluluk bana emanet edilirse makamdan önce futbola, kişisel çıkardan önce ilkeye, bölünmeden önce birliğe hizmet edeceğim.
Bütün insanların aynı koşullarda doğduğunu ve insanı kibir ile nefretten başka hiçbir şeyin alçaltmadığını daima hatırlayın; bu nedenle gücün sizi başkalarından üstün kıldığına asla inanmayın. Tevazu, saygı ve merhametle liderlik edin!
Küresel futbol ailesini yeniden birleştirebileceğime inanıyorum.
Ve her şeyden önce, futbola hizmet edebileceğime.
Yalnızca vaatlerle değil; yıllara dayanan hazırlık, bilgi, deneyim ve futbola bağlılıkla geliyorum.
Her üye federasyona tarafsız, bağımsız ve güvenilir bir demokratik alternatif sunuyorum: Kökleri futbolda olan; futbol ile uluslararası iş dünyası arasında köprü kurabilen, kültürleri bir araya getirebilen ve FIFA’yı yetkinlik, dürüstlük ve bağımsızlıkla yönetebilen bir aday.
Benim için futbola hizmet etmek kişisel hırs meselesi değildir. Bir sorumluluk, bir görev ve bir onur meselesidir.
Hiçbir birey kurumun üzerinde değildir.
Hiçbir kurum oyunun üzerinde değildir.
Güçten önce hizmet.
Geçmişten öğren. Bugünü çağdaşlaştır. Geleceği inşa et.

























Yorumlar